
Türkiye kamuoyu BaÅŸbakan’ın dünkü konuÅŸmasını dinledi. Hastalıktan sonra BaÅŸbakan, artık kontrolü kaybetmiÅŸ. AÄŸzından çıkanı kulağı duymuyor. “İnsan müsveddeleri” diyor, aÄŸzından köpükler saçılıyor, isim vermeden BDP EÅŸbaÅŸkanına “densiz” diye saldırıyor, “ipini koparmış” haykırıyor: “silahlı efendileriniz, ipinizi gevÅŸetmediÄŸi sürece tuvalete bile gidemezsiniz” Sonra hızını alamıyor; “Molotof kokteylini de silah sayan kanun çıkaracağız” diyor. Molotof ne ki? Resim, ÅŸiir, müzik, günlük makale ve kitap çoktan beri silah ve bomba sayılmakta...
Ve BaÅŸbakan öfkeden titreyerek, daha düne kadar kendisine “Ergenekon cihadında” çuvalla belge taşıyan “taÅŸeron” gazeteciyle dünyanın önünde ağız kavgasına giriyor; gazeteci buna “ben KasımpaÅŸalıdan korkmam” diyor, o gazeteciye “KasımpaÅŸalı olmaktan gurur duyarım” diye yanıt veriyor ve birden karşısında bir gazetenin “taÅŸeron” muhabiri olduÄŸunu unutuyor, onu kendisiyle yarışan bir parti lideri sanıyor ve şöyle rest çekiyor: “Bu ülke bize yüzde 50 oy vermiÅŸse, sen gocun. Kendinizi check edin.”
Belli ki BaÅŸbakan’ın beyni bulandı ve bu da hükümete olduÄŸu gibi yansıdı. Arınç da BaÅŸbakan gibi garip ÅŸeyler söyledi.
Ama önce geçen gün gazetemizde yayınlanan “Topyekun savaşın yeni aÅŸaması: Kitlesel ekonomik terör” baÅŸlıklı yazıdan bir aktarma:
“Altını çizelim: “AsayiÅŸ” sorunu söz konusu olduÄŸu zaman suçluya (ister terörist, ister kaçakçı, ister katil, ister hırsız olsun) obüs ve havan topu kullanılmaz. Uçak hiç kullanılmaz. Çünkü bu silahlar, “suçlu olduÄŸundan şüphelenilenin” hüküm giymeden önce “masum” olduÄŸu ilkesine uymaz. Bu silahların tehdidiyle “suçlu” yakalanamaz, yargı önüne çıkarılamaz, “suçluya” teslim ol çaÄŸrısı yapılamaz. Bu silahları kullanmak bu durumda “yargısız infaz” olur. Suçtur.”
Åžimdi de, BaÅŸbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın geçtiÄŸimiz gece yaptığı açıklamayı okuyalım: “4 saate yaklaÅŸan bir görüntünün varlığı daha önce söylenmiÅŸti. Harekat konusunda talimat verilmiÅŸ. Canlıya karşı öncelikle teslim olması, mukavemet karşısında etkisiz hale getirilmesi durumu var. İşaret fiÅŸekleri ve top atışlarına raÄŸmen grubun hareketi neticesinde bombalama yapılmıştır”. (ANF)
İşte böyle...
Hükümet, hem yürüttüğü harekatın “savaÅŸ” olmadığını , hem de bombardımanı meÅŸru göstermek için, iÅŸte böyle kendini “savundu”.
“Teslim ol” çaÄŸrısı yapmışmış...
Nasıl yaptın?
“İşaret fiÅŸekleri ve top atışlarıyla yaptık...”
Siz “iÅŸaret fiÅŸekleri ve top atışlarıyla”, “teslim ol” çaÄŸrısı yapıldığını duydunuz mu?
Duymadınız. Çünkü böyle “teslim ol” çaÄŸrısı yok. İşaret fiÅŸeÄŸinden 12 yaşındaki çocuk, katır sırtındaki “kaçakçı” ne anlar? Üstelik bu “iÅŸaret fiÅŸeÄŸi”, “kaçakçıyla” ya da “gerillayla” “haberleÅŸme” aracı deÄŸil. Ordu birliklerinin birbirleriyle haberleÅŸme aracı... Top atışının “teslim ol” anlamına geldiÄŸine ise, bütün “Topçu sınıfı subayları” ÅŸeyleriyle gülerler... Hatta mahfelde rakı içerlerken, “bizim Molla Arınç, top denince Ramazan topu sanıyor her halde” filan diyerek dalga geçerler...
“SavaÅŸ deÄŸil asayiÅŸ” teorisi iÅŸte bu zırvayla savunuldu.
Sonra?
Sonra da, 35 kiÅŸinin ölümü şöyle “meÅŸrulaÅŸtırıldı”: “İşaret fiÅŸekleri ve top atışlarına raÄŸmen grubun hareketi neticesinde bombalama yapılmıştır”...
Yani demek istiyor ki, “biz savaÅŸ yöntemi olarak hareket halinde olan her canlıyı yüksek teknikli ve yıkıcı güçte silahlarla yok etmiyoruz, iÅŸaret fiÅŸeÄŸi ve top atışlarıyla ‘teslim ol’ çaÄŸrısı yapıyoruz; ama canlı hareket edince bombalıyoruz”...
Suçun itirafıdır bu...
Bu olay artık yaÅŸananın bir “savaÅŸ” olduÄŸunu inkar etmeyi imkansız hale getirmiÅŸtir. Ortada topyekun bir savaÅŸ var ve Hükümet kuvvetleri, MİT raporunun da belirttiÄŸi gibi, “PKK’ye patlayıcı, mühimmat ve malzeme getiriyorlar” bahanesiyle, “düşmanın cephe gerisindeki sivil halka göz dağı vermek ve onu ekonomik olarak çökertmek için” “kaçakçılara” karşı katliam yapmıştır.
Ve ÅŸimdi bu katliamı, “biz iÅŸaret fiÅŸeÄŸi ve obüs toplarıyla teslim ol dedik, olmadılar, bombaladık” diyerek savunuyor.
“AraÅŸtırmacı gazeteciler”, hükümeti aklama telaşıyla ne yapacaklarını ÅŸaşırdılar. Dürüst bir gazeteci, “PKK’nin lojistik desteklerini yok etme” programının aslını faslını araÅŸtırır. Kürt orta ve küçük sermayesine saldırmak amacıyla hazırlanan yasanın muhtemel sonuçlarını inceler. Bu programın içinde, Baransu tarafından açıklanan MİT raporunda söylendiÄŸi gibi, “PKK’ye metropollerde mühimmat, patlayıcı ve malzemenin kaçakçılar vasıtasıyla saÄŸlandığı” bahanesiyle “düşman sayılan” Botan halkını ekonomik bakımdan çökertme, böylece sınır boylarını boÅŸaltma planı var mı yok mu, ortaya çıkarır...
Çünkü durum asıl ÅŸimdi tehlikeli hale geldi; BaÅŸbakan da hükümet de hasta, AKP halüsünasyon görüyor; molotofu silah, Baransu’yu “ana muhalefet partisi” lideri, Topçu bataryasına “ateÅŸ” emri veren iÅŸaret fiÅŸeÄŸini ve ardından obüs bombardımanını “teslim ol çaÄŸrısı” sanıyor; 12 yaşındaki “Åžahanları” bir tonluk kazan bombalarıyla yok ediyor ve bunu protesto eden Kürtleri de “insan müsveddesi” diyerek buruÅŸturup, yok etmeye hazırlanıyor...