
Deniyor ki, 'Kürtlerin haklarını tanıyın, PKK de silahlı eylemlere son versin!'
O zaman diyorlar ki, 'biz şimdi istediklerini versek, PKK daha fazlasını ister.'
'Tamam, olabilir deniyor, bu durumda iki yol var; ya o fazlasını da tanır, silahlı eylemlerden kurtulursunuz. Ya da şimdi olduğu gibi daha fazla hak tanımamak için, bir otuz yıl daha kan dökülmesine razı olursunuz. Siz savaş dursun diyor musunuz, demiyor musunuz? Dursun diyen hakları tanır, durmasın diyen hak, hukuk tanımaz. Kürtler hangi hakkı istiyorsa, o onların hakkı olduğu için, o hakları vereceksiniz.'
Kızıyorlar. 'Kürtlerin hakkı ne demek, diye bağırıyorlar, hele anlatın da bir anlayalım, bizden ne isteneceğini bilelim.'
Deniyor ki; 'Siz Türklerin ananızdan doğduğunuz anda elde ettiğiniz haklar neyse, onların aynısı da Kürtlerin hakkıdır. İnsanlığın hukuku da, Allah'ın şeriatı da, bütün insanları doğuştan aynı haklara sahip olarak tanımıştır.'
Diyorlar ki; 'Yani ne? Lafı çevirmeyin, somut olarak sayın...'
Deniyor ki: 'Kanunların tuzaklarına düşmemek için sizinle pek açık konuşamayız. Ama biz söylemeyelim de, bizim sorularımıza, eğer cesaretiniz varsa siz cevap verin.'
Diyorlar ki: 'Her Türk anasından cesur doğar.'
Deniyor ki: 'Bir Türk anasından doğduğu gün, Türk kimliği taşıma hakkına sahip midir?
Diyorlar ki: 'Evet.' Deniyor ki: 'Bir Türk anasından doğduğu gün, ana dili Türkçe'yle eğitim yapma hakkına sahip mi?' Diyorlar ki: 'Elbette.'
Deniyor ki: 'Bir Türk anasından doğduğunda, farzedelim, yurdu işgal edilmişse, yurdunu kurtarma, doğup büyüdüğü toprakları vatan edinme, o vatan toprağında devlet kurma hakkına sahip mi?'
Diyorlar ki: 'Ne sandın, bu vatan toprağında bu son Türk devleti zaten bu hakka dayanarak kuruldu.'
Diyorlar ki:'Bütün milletlerin kendi kimliklerine, dillerine, kendi topraklarına ve devletlerine sahip olma hakkı olacak, ama Türkler bu milletlerle eşit sayılmayacak, dense, Türklerin bu denilene isyan etme hakkı var mı?' 'Olmaz mı?'
Deniyor ki: 'O halde söyleyin sayın Türk, siz Türklerin bütün milletlerle aynı haklara sahip olduğuna inanan bir kimse olarak, Kürtlerin de Türklerle aynı haklara sahip olduğunu düşünüyor musunuz?'
Diyorlar ki: 'Düşünmez olur muyuz, ta Şeyh Said isyanından beri biz bu sorunun yanıtını düşünüyoruz, doluya koyuyoruz olmuyor, boşa koyuyoruz dolmuyor, böylece düşün, düşün, şeydir işin diyerek yuvarlanıp gidiyoruz.'
Deniyor ki: 'Sayın Türk arkadaş, bu kadar düşündüğün yeter, uyan artık. Çünkü Kürtler pek çok nedenle, Türklerle aynı haklara sahip olduklarını bildikleri halde, bazı haklarından, hem genel olarak Türkiye halklarının, hem bölge halklarının, hem de insanlığın çıkarlarını düşünerek feragat ediyorlar. O nedenle siz siz olun, onların bazı haklarından feraget ediyor olmalarını bir şans olarak kullanın.'
Kızıyorlar: 'Neymiş Kürtlerin vazgeçtikleri haklar, söyleyin de bu hakların boyunu ölçüp, biçelim.'
'Türklerin en vazgeçilmez hakkı nedir sayın Türk?'
'Elbette kendi devletini kurmak, onun bölünmez bütünlüğünü kanının son damlasına kadar korumak ve onu ebediyen yaşatmak; ne Mutlu Türküm diyene...'
Adamı sakinleştiriyorlar ve diyorlar ki: 'İşte, tam üstüne bastın, Kürtler Türklerin bu aziz, mukaddes hakkını ayrı devlet kurma yönünde kullanmaktan vazgeçiyorlar, Türklerle ortak vatanda eşit olarak, yani demokratik özerklik koşullarında kendi kimlikleri ve dilleriyle özgürce yaşamak istiyorlar...' Bizimki şaşkın, yardım ister gibi etrafına bakınıyor.
'İyi dedin de kardeşim, bunlara güven olur mu, hani biz elimizi versek, kolumuzu kapacaklar; şimdi demokratik özerklik vereceğiz, yarın federasyon diyecekler, federasyonu vereceğiz, bu defa ayrı devlet diye tutturacaklar... Bunlara güven olmaz, domuzdan post, Kürtten dost olmaz...'
Deniyor ki: 'Ey Türk, sen Kürdün hangi hakkını tanıdın da, O sana 'yetmez' diyerek kazık attı? Dilini mi tanıdın, mezhebini mi tanıdın, kimliğini, Kürtlüğünü mü tanıdın, kendi kimliğiyle, kendi diliyle özgürce örgütlenme hakkını mı tanıdın, o örgütüyle politik, toplumsal, ekonomik ve kültürel yaşama katılma hakkını mı tanıdın, Türklerin çoğunlukta olduğu illerde ya da iller topluluğunda da, Kürtlerin çoğunlukta olduğu illerde ya da iller topluluğunda da aynı, eşit, Ankara vesayetinden uzak, demokratik, özerk yerel yönetimlerde, kendi kendilerini yönetme hakkını mı tanıdın? Sen hangi hakkı tanıdın da 'güvenilmez' dediğin Kürt senin suratına çemkirdi, sen bu hakları tanıdın da, O Kürt, 'yetmez, ben kendi ulus devletimi isterim' mi dedi. İnsaf...'
Diyorlar ki: 'Doğru dediniz de, ya fazlasını isterlerse?...'
Deniyor ki: 'Ya fazlasını istemezlerse?'
Sonuç: Denemediğiniz için kan akmaya devam ediyor. Deneyin, siz haklı çıkarsanız, yine kan dökersiniz. Öyle ya, 'siz bu işi iyi bilirsiniz.'