AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yazılar / Makale

AKP şansını zorlarken, CHP hazırlanıyor


Vedat Çetin / Günlük

AKP şansını zorlarken, CHP hazırlanıyor - Vedat Çetin / Günlük Türk Genelkurmayı savaşı durduramadıklarını, karşıdaki gücü yenemediklerini dolaylı bir dille açıklıyor. Bunu da, ancak bizim gibi geri toplumlarda çok sık kullanılan sözcüklerle ifade ediyor: 'PKK çok şanslı.' Evet, çocukların inanabileceği, çocuklaştırılmış toplumlarda inanılabilecek bir söz. Nasılsa hesap soran, karşı duran yok. Bastırılmış, sindirilmiş ve kendilerine benzetilmiş bir yığın söz konusu.

Bu kadar askerle, modern silahlarla savaşıyorsunuz ve durumu karşı tarafın şansının yaver gitmesiyle açıklıyorsunuz.

Bölge halkının desteğini, duruşunu ve ne istediğini hiç mi hiç dile getirmiyorsunuz.

Bu sorunun savaşla, modern silahlarla bitirilemeyeceğini söyleyemiyorsunuz. Silahların modernleştirilmesi ve yeni tekniklerin ihalelerini verdiğiniz İsrail bile 60 yıldan beridir savaşıyor ve Filistinliler kayıplarının yerlerini doldurmakta zorlanmıyorlar. Onlar da yeni ve modern silahlar ediniyorlar, taktikler geliştiriyorlar.

Ama İsrail savaştığı güçle zaman zaman görüşmeler de yapıyor. Anlaşmaktan yana istekli olmasalar bile, dünyanın gözü önünde düşmanıyla masaya oturuyor.

Türk siyasetçileri neden bundan kaçınıyor, kaçamak güreşi tercih ediyor?

Artık yok saymanın, tek tipleştirmenin yanlış olduğu açıklanabiliyor.

Deneyimli bir Türk siyasetçisi ve diplomatı olan İlter Türkmen, cumhuriyet dönemiyle birlikte Kürtlerin asimilasyona tabi tutulduklarını itiraf ediyor. Artık bunun gizlisi saklısı kalmadığını açıklamaktan çekinmiyor.

Kürtler şimdi bu asimilasyonun kaldırılması için mücadele ediyor, sorun bu.

Bu mücadele karşısında sistemin direnci ve siyasi oyunları sürüyor. Bunları saymakla bitiremeyiz. AKP'ye sorunu çözdürmemek için ciddi taktikler uygulatılıyor. AKP de, iktidarın nimetlerinden uzaklaşmamak, ömrünü uzatmak için sistemle uzlaşmaktan geri kalmıyor. Seçimlere gidilirken operasyonların arttırılması, 'açılım' denilen inanırlığını yitirmiş projenin rafa kaldırılması ve NATO'nun Kandil'e operasyona davet edilmesi bu yazın sıcak günlerine rastlıyor.

Türkiye, AKP hükümetinin basiretsizliğinden kaynaklı olarak şu an ciddi bir çaresizliği yaşıyor. İran ve İsrail'le ilgili dış politikaları iyi yönetemediğinden, duygusal yaklaşımlarla inisiyatif kullandığından kendini zor duruma sokmuş durumda.

Kamuoyunda İsrail'e karşı büyüklük taslayan tavrıyla, İran İslam yönetimini kollama cüretiyle, içinden çıkamayacağı, üstesinden gelemeyeceği dertler açtığının farkına vardığında, artık karizmayı çizdirmişti.

Sistem, AKP hükümetinin İsrail karşısında ezile büzüle yeniden kurdurduğu ilişkiyi kamuoyuna göstermekten çekinmedi. Sistem derken egemenliği, imparatorluğu kastediyorum.

AKP, ılımlı İslam iktidarını kurmaya, politikasını oluşturmaya çalışırken, şamar oğlanına dönüştürüldüler.

Ancak, sistemin aksayan ve yürümeyen bütün aksamlarına müdahale etmekten çekinmedi AKP hükümeti. Kapitalizmin kuralları yoksulluğu arttırmışsa da, eskisine oranla çok daha iyi işliyor.

Ne var ki, Kürt sorununu çözmek isteyen iktidar pozisyonuna girerken, arka planda Kürt özgürlük mücadelesini tasfiye edip Bölge'de tek siyasi güç olmayı önüne koydu. Böylece atılan her adımda, açılan her paketin içinden ikiyüzlülük ve sahtekarlığın yıpranmış, denenmiş renkleri ortaya çıktı.

Genelkurmayı, hükümeti ve diplomasisi itiraflarda bulunuyorlar. Ancak gerçekleri konuşmakta yalana başvurmadan işin içinden çıkamıyorlar.

AKP, açılım projesini yürütememelerinin gerekçesini seçimlerde yaşanacak oy kaybına bağlıyor. Bunu neden böyle yaptıklarını anlamak zor değil.

Sistem, güvenirliğini yitiren AKP yerine yedek güç olarak CHP'yi hazırlıyor. Açılımın yeni bir versiyonu planlanıyor. Kürtleri yeniden sisteme entegre etmek için inandırıcı olacak projelerle çıkılacak Kürt ve Türk toplumu önüne. O nedenle, yeni Kürt raporunun hazırlanacağı açıklaması yapılıyor CHP tarafından.

Bunun başarı şansı da, Alevi Kürt Kılıçdaroğlu'nun performansına bağlı. Şimdiden, etrafına sağlam çit örülüyor. CHP'den uzaklaşmış bütün kadrolar geri getiriliyor, derlenip toparlanıp takviye ediliyor. Hummalı bir çalışma gözleniyor. Çözüm paketinin rengi belirtilmiyor ama yakın zamanda bunu da açık bir şekilde ortaya koyacaklardır.

AKP'nin çözüm girişimine güven duymayıp bu sorunu CHP'nin kucağına ittikleri anlaşılıyor.

Başbakan, PKK'ye karşı Afganistan işbirliğini anımsatıp NATO'ya Kandil'e girmek için davetiye çıkarmakla, kendi sonunu çabuklaştırmaya çalışıyor. Sisteme güven vermek için bu misyonunu yerine getirmeye çabalıyor.

Oysa sistemin geleceğe dair planının startı verildi ve işletiliyor.



Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
 
İlgili haberler

İlgili Yazılar