
Kış geldiğinde, hava sıcaklıklarının, İç ve Batı kesimlerde 5-6 derece azalırken, yoğun kar yağışının Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da hayatı felç ettiğini duyurur hava durumu bültenleri. Ne kadar kanıksadığımız bir haberdir bu değil mi?
Altı ay boyunca karla kaplıdır bizim oraların dağları. Köyün ortasındaki çeşmeden durmaksızın akan su donmuştur. Saçaklarından sarkan buzlar korku salar görenlerin içine. Evlerin kapıları açılmaz kardan; kapıların kapanmaması için kürek elde, mütemadiyen kar temizler kadınlar. Elektrikler sürekli gelir gider, muhtarın evindeki telefon ya çalışır ya çalışmaz. Köy okullarında öğrenciler olsa öğretmen olmaz, öğretmen olsa öğrenciler…
Hane halkı kerpiçten evlerinde, sobanın yandığı odada hep birlikte yaşar. Radyodan kimi zaman yanık sesli bir türkü kimi zaman medeniyetler dünyasından gelen haberler çalınır kulaklara. Akşamları yemekten sonra, keyfi de yerindeyse, ninen zulasındaki yemişleri paylaşır seninle..
Kış zordur, daha yalnızsınızdır ve pek çok konuda daha çaresiz. Elbette her kışın sonu bahardır, yazdır. Yeniden çağıldayan çeşmenin sesi, çiçeklerin tomurcukları, kelebeklerin kanat çırpışı. Munzur’un uyanışı..
Munzur’un kışı da güzeldir ama yazı bambaşkadır. Munzur vadisi Dersim-Ovacık arasında 42 bin hektarlık bir alan üzerinde bulunur. 1971 yılında milli park ilan edilmiştir. Vadi de 1518 bitki çeşidi vardır ve bunlardan 43 tanesi sadece bu bölgede bulunur. Kırmızı pullu alabalığı, meşe ormanlarıyla kaplı dağları, sadece bu yöreye özgü hayvan türleriyle tam bir doğa harikasıdır. Munzur’un eşsiz doğasına karşı bir bardak çay içmenin keyfi eşsizdir.
Tüm bu eşsiz doğa güzelliklerine karşı bir güç var karşımızda ‘devlet’. Munzur vadisine baraj yapıp enerji elde etmek istiyorlar. Bilim insanları ise Munzur’a yapılacak barajın Türkiye enerjisinin yüzde 1’ini dahi karşılayamayacağını söylüyor.
Vadi üzerinde toplam 8 tane baraj projesi bulunmakta ve bunlardan 4’ü devletin daha önce milli park ilan ettiği alanda yer alıyor. Yapılması tasarlanan baraj projeleri gerçekleşirse o güzelim doğa, insanların nefes alma alanları, sular altında kalacak. Devlet yüzde 1’lik enerji ihtiyacını karşılayamayacak hatta kendi maliyetini bile çıkaramayacak bir proje için, doğa katliamı yapmış olacak. Bölgeyi insansız, çiçeksiz, ormansız, hayvansız bırakacak.
Yeterli enerji üretimi sağlanamayacak bir projeye devlet neden para harcamakta bu kadar ısrarlı dersiniz? Bu ülkeyi yönetenlerin aklı, mesele ülkenin doğusu ve güneyi olduğunda, neden bir tutulma yaşıyor dersiniz? Devletin son derece siyasal bu hamlelerinin sonu bir gün gelecek mi derseniz? Açılımlar, paketler yüzünü bir gün gerçekten Doğu’ya samimiyetle dönecek mi dersiniz? Ben bilmiyorum, şimdilik umutlarımı da iyi niyetlerimi de saklı tutmaya çalışıyorum..
Munzur'un Festivali...
Bu yıl 9’uncusu düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa festivalinin ana teması, Munzur’un 1. derecede sit alanı ilan edilmesi. Eğer Munzur vadisi sit alanı ilan edilirse büyük bir doğa ve insanlık ayıbının eşiğinden dönülmüş olacak.
Buradan sonra sözümün gerisini, bu yıl festivale ilk gün verdiği konserle katılıp destek veren Sezen Aksu’ya bırakmak istiyorum. Çünkü, Sezen Aksu'nun sözleri Munzur'dan kuş olup uçtu ve kalbimizin en güzel yerine kondu..
''Türkiye, İstanbul, İzmir, Ankara değil. Ben bunun çok farkındayım. Bu nedenle sizinle birlikte burada beraber olmaktan, şarkıların sihiri ile müziğin sihiri ile olağanüstü bir birlik oluşmasına tanık olmaktan o kadar büyük bir mutluluk duyuyorum ki, bu yüzden her gün tanrıya şükrediyorum..... Bir tek şey söylemek istiyorum. Doğa ile ilgili doğanın değerleriyle ilgili olarak bütün kalbimle şuna inanıyorum. Doğanın hakkı, aynen insan hakları gibi bir şey. Hatta gibi bir şey de değil, aynen insan haklarıdır. Taşın, toprağın, denizin, ağacın, suyun hakkı var. Bu bir ekolojik hak, bu dengeyi bozdukça hepimiz bozulduk. O yüzden bu doğanın hakkının karşısında tıpkı insan haklarının karşısında eğildiğim gibi saygı ile eğilmek istiyorum. Havanın, suyun, dağın, taşın hatta sivrisineğin önünde bile eğiliyorum. Sesimizi yükselttikçe herkes doğanın ilahi dengenin sesine kulak verecektir.”