AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yazılar / Makale

'Boynu bükük Kürtler'


Veysi Sarısözen / Gündem Online

'Boynu bükük Kürtler' - Veysi Sarısözen / Gündem Online

Artık anlaşılıyor ki, Hewler'de yapılacak olan konferansa 'Kürtlerin her parçadaki bütün örgütleri' katılacak. Ve öyle görünüyor ki, Türkiye'nin de 'gözlemci' olarak hazır bulunacağı bu konferans seçim öncesinde söylendiği gibi bir 'dağdan indirme' konferansı olmayacak, 'demokratik çözüm ve barış' Konferansı olacak...

Alın size önemli bir seçim sonucu daha...

DTP seçim zaferiyle bu Konferans'a başı dik gidecek. Çıkan haberlere bakılırsa, Türkiye, PKK'nin katılması durumunda bile Konferansa gözlemci gönderecek. Doğal olanı bu. Masa her zaman savaş alanlarından daha önemlidir. Hiçbir savaş yoktur ki, tarafları şöyle ya da böyle savaş alanından masaya doğru götürmesin. Şimdi olması gereken bu. Kan çözümle sarılır, akması durdurulur.

Ben bunları yazarken, bir Kürt arkadaşım şöyle deyiverdi: 'Acaba AKP içindeki Kürt vekiller ne yapacak? Konferansa katılmak istemeyecekler mi? Katılmamak onlar için yalnız DTP'ye, PKK'ye destek verenlerden değil, tüm parçalardaki Kürtlerden uzak düşmek olmayacak mı? Dünyanın bütün Kürtleri bir araya gelmişken, onlar, Tayyip Erdoğan'ın gölgesinde ve elleri böğürlerinde öyle uzaktan mı bakacaklar konferansa?..

Bir an onların konferansa AKP kimlikleriyle katıldıklarını düşünelim: Konferansa katılan bir KDP'li, onlara dese ki, 'ya biz de vaktiyle Saddam'ın BAAS partisine katılsaydık şimdi ne durumda olurduk?' Bu soru, Kürt vekillerin sanırım vicdanını yaralardı. Bir devlet çatısı altında ortak yaşamakla, kendi kimliğinde ve dilinde kendi örgütünde temsil edilmek arasındaki farkı bu soru onlara anlatabilirdi.'

Arkadaşımın sözlerini düşündüm. Doğru söylüyordu.

Olur. Yanılmak insana mahsustur. Nasıl bir ara önemli Kürt kesimleri, askerî vesayetin zulmünden bunalıp da, 'bizi bu zulümden AKP kurtarır' diye yanıldıysa, AKP'den ikbal bekleyenleri bir yana bırakalım, ama kimisi de belki gerçekten samimi olarak 'kurtuluş' bekleyen Kürt vekiller de yanılmış olabilirler. AKP tercihini denemeleri belki de yararlı oldu. Bu deney çöktü ve iflası yerel seçimlerde onaylandı.

'Kişisel ve süfli ikbal' dışında AKP'den beklenecek bir gelecek yok belli ki Kürtler için.

Onlar şimdi dünyanın bütün Kürtleri içinde yapayalnızlar. AKP'nin gölgesinde, kimlikleri belirsiz. İran'dakilerin, Irak'takilerin, Suriye'dekilerin karşısında arkadaşımın dediğine bakılırsa 'boyunları bükük.' Ne acı bir manzara!.. Yerel seçimler öncesindeki durumlarıyla, seçimler sonrasındaki durumları arasındaki uçurum ne kadar derin!..

Verilen sahte umutlar artık boş. Artık hiç kimse Fethullah'ın 'uçan halısı'na binemeyecek, ABD-Türkiye-Bağdat yollarında safa süremeyecek, petrolle abdest alıp, Müslüman'ın inancıyla alay edemeyecek...

Plan çöktü.

Büyük bir halk direnciyle zayıflayan inkar ve imha güçlerinin şu son planı, Kürt toplumunun verdiği oyla, vurduğu bir fiskeyle yıkıldı.

AKP yanlısı yazarların DTP'lilerin yüzlerine karşı, 'bölgenin birinci partisi AKP değil mi?' diye sordukları alaycı sorulardan geriye hiç bir şey kalmadı. Vicdan sahibi olanlar AKP'lilere DTP'nin seçim zaferini hatırlatmaya başladı bile. Aralarında hakkında 'bölücülükten' soruşturma için fezleke hazırlanan AKP'li Kürt vekillerin bile olduğu rivayet ediliyor.

Kürt ulusal birliğinin demokratik zaferi, Türkiye emekçi halkının sınıfsal birliğinin yollarını da açacak. Az kaldı.

Artık ya DTP'yle birlikte barışa ve çözüme...

Ya da AKP'yle birlikte savaşa ve çözümsüzlüğe...

Tercih sizindir...




Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
 
İlgili haberler

İlgili Yazılar