<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
 <channel>
  <title>kEditor</title>
  <description>RSS Feed keditor.org</description>
  <language>tr-TR</language>
  <copyright>keditor.org</copyright>
  <link>http://www.keditor.org/rss/yazilar/15/1.html</link>
  <atom:link href="http://www.keditor.org/rss/yazilar/15/1.html" rel="self" type="application/rss+xml" />
 <item>
  <title>Bu savaÅŸ kazanÄ±lacak!</title>
  <description>Karlar erimeye toprak Ä±sÄ±nmaya ve bademler tomurcuklanmaya yÃ¼z tuttu.

BÃ¶rtÃ¼ bÃ¶cek kendi telaÅŸÄ±na dÃ¼ÅŸerken, tahakkÃ¼mcÃ¼ mÃ¼lkperestler ile Ã¶zgÃ¼rleÅŸmek isteyen halklarÄ±n Ã§ocuklarÄ± arasÄ±nda muhtemelen Ã§ok Ã§etin geÃ§ecek bir savaÅŸÄ±n hazÄ±rlÄ±ÄŸÄ± yapÄ±ldÄ±.

Taraflar beyanlarda bulundu. 

Bu savaÅŸ kazanÄ±lacak...! 

Ã‡Ã¼nkÃ¼,

HalklarÄ±n kaderine kelepÃ§e vurmak isteyen neo-liberal bir o kadar kimliksiz ve kiÅŸiliksi...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
Karlar erimeye toprak Ä±sÄ±nmaya ve bademler tomurcuklanmaya yÃ¼z tuttu.<br />
<br />
BÃ¶rtÃ¼ bÃ¶cek kendi telaÅŸÄ±na dÃ¼ÅŸerken, tahakkÃ¼mcÃ¼ mÃ¼lkperestler ile Ã¶zgÃ¼rleÅŸmek isteyen halklarÄ±n Ã§ocuklarÄ± arasÄ±nda muhtemelen Ã§ok Ã§etin geÃ§ecek bir savaÅŸÄ±n hazÄ±rlÄ±ÄŸÄ± yapÄ±ldÄ±.<br />
<br />
Taraflar beyanlarda bulundu. <br />
<br />
Bu savaÅŸ kazanÄ±lacak...! <br />
<br />
Ã‡Ã¼nkÃ¼,<br />
<br />
HalklarÄ±n kaderine kelepÃ§e vurmak isteyen neo-liberal bir o kadar kimliksiz ve kiÅŸiliksiz savaÅŸ tamtamcÄ±larÄ± her geÃ§en gÃ¼n daha da zalimleÅŸmekte...<br />
<br />
CumhurbaÅŸkanÄ±'ndan en kÃ¼Ã§Ã¼k hÃ¼crelerindeki Ä°slam soslu TÃ¼rkÃ§Ã¼ tosuncuklarÄ±na kadar her saat daha da kirlenmekte...<br />
<br />
Yazar veya aydÄ±n kÄ±lÄ±klÄ± ÅŸarlatanlar biraz daha beyin tutulmasÄ± yaÅŸamakta...<br />
<br />
KÃ¼rt kadÄ±nlarÄ±na...KÃ¼rt Ã§ocuklarÄ±na ve de halklarÄ±n en ince dokularÄ±na yapÄ±lan ahlaksÄ±z ve erdemsiz yeltenmeler daimileÅŸmekle kalmayÄ±p normalleÅŸtirilmekte...<br />
<br />
Ve yaÄŸmurla coÅŸup bir kÄ±srak baÅŸÄ± gibi Ã¼lkenin dÃ¶rt yanÄ±na yaÅŸam taÅŸÄ±yan nehirlere ket vurulmakta... betonlaÅŸtÄ±rÄ±lÄ±p sonradan gÃ¶rmÃ¼ÅŸler eliyle yaÄŸmalanmakta...<br />
<br />
Yalan...talan...iftira kampanyalarÄ±yla, yarin yanaÄŸÄ±ndan gayri her ÅŸeyi paylaÅŸmÄ±ÅŸ, idama gÃ¶nderilmiÅŸ Anadolu Ã§ocuklarÄ±na yÄ±llar sonra meczupÃ§a saldÄ±rÄ±lmakta...<br />
<br />
ÅžarkÄ±lar ve ÅŸiirlerle bÃ¼yÃ¼tÃ¼lecek genÃ§ler, zikir eÅŸliÄŸinde sermayenin Ã§arkÄ±na sÃ¼rÃ¼lmekte...<br />
<br />
En sahtekÃ¢r en Ã§iÄŸ en bayaÄŸÄ± yÃ¶ntemlerle baÅŸkaldÄ±ran, boyun eÄŸmeyen siyasetÃ§iler... Ã¶ÄŸrenciler... ÅŸairler... kadÄ±nlar ve Ã§ocuklar... hatta ormanlar ve aÄŸaÃ§lar...arÄ±lar ve kelebekler kuÅŸatma altÄ±na alÄ±nmakta...baskÄ±lanmakta...<br />
<br />
Hal bÃ¶yle iken dostlar sÃ¶ylesin...tarih sÃ¶ylesin ve felsefe yargÄ±lasÄ±n...<br />
<br />
Firavunlukta Ã¶nde gidenler...kendi bireysel,aÅŸiretsel,sÄ±nÄ±fsal ve ulusal Ã§Ä±karlarÄ± adÄ±na kim iyilik,gÃ¼zellik ve mutluluk yaratabilmiÅŸ?<br />
<br />
Kim baÅŸkalarÄ±nÄ± yaralayÄ±p ta yaralanmamÄ±ÅŸ?<br />
<br />
AldanmayÄ±n zayÄ±flÄ±k-gÃ¼Ã§lÃ¼lÃ¼k meselesine,uygarlÄ±k safsatalarÄ±yla bezenmiÅŸ modern klancÄ±lÄ±ÄŸa...AkÄ±lcÄ±lÄ±k adÄ±na akÄ±l tutulmasÄ± yaÅŸayanlara...<br />
<br />
Zalimler gÃ¼Ã§lÃ¼ olduÄŸu iÃ§in deÄŸil mazlumlar gÃ¼cÃ¼nÃ¼ bilmediklerindendir baÅŸÄ±na gelenler...ki bu kavramlar bile gÃ¶recelidir...<br />
<br />
Utanma duygusu olanlar ile ar damarÄ± Ã§atlamÄ±ÅŸ sapkÄ±n aÃ§ gÃ¶zlÃ¼ler arasÄ±ndadÄ±r asÄ±l mesele...<br />
<br />
Ä°ÅŸte bu yÃ¼zdendir savaÅŸÄ± kazanacak olanÄ±n veyahut kazananÄ±n insanlÄ±ÄŸa, paylaÅŸÄ±ma, gÃ¼lmeye ve de yaÅŸamÄ± kÃ¶pÃ¼rerek koca bir dalga gibi karÅŸÄ±lamaya meyledenler olmasÄ±...<br />
<br />
AyrÄ±ca bu savaÅŸ her halÃ¼karda yine de yenilenerek kazanÄ±lacak...<br />
<br />
Ã‡Ã¼nkÃ¼,<br />
<br />
MezopotamyanÄ±n Ã§Ä±ÄŸlÄ±ÄŸÄ± Toroslar'daki yaylara aktÄ±...Karadeniz'e, Spil'e uzandÄ±...<br />
<br />
HalklarÄ±n Ã¶ksÃ¼z gÃ¶zyaÅŸlarÄ±nÄ±n dÃ¶kÃ¼lecek yeri kalmadÄ±...<br />
<br />
Bu cendere bu kan ve bencil yaÅŸam yÃ¼reklere sÄ±ÄŸmÄ±yor artÄ±k...<br />
<br />
GenÃ§ler Ã¶zgÃ¼rlÃ¼k...<br />
<br />
KadÄ±nlar kendileri olmak...<br />
<br />
YaÅŸlÄ±lar saygÄ±...huzur..<br />
<br />
Analar ve babalar gÃ¼len Ã§ocuklar istiyor artÄ±k...<br />
<br />
EmekÃ§i emeÄŸini...<br />
<br />
SanatÃ§Ä± sanatÄ±nÄ±...<br />
<br />
Ve ÅŸair dizelerini istiyor...<br />
<br />
Bu savaÅŸ kazanÄ±lacak Ã§Ã¼nkÃ¼ KÃ¼rt savaÅŸÃ§Ä±lar en doÄŸal ve en olanca halleriyle ter akÄ±tÄ±yor...yaÅŸam yaratÄ±yor kadim topraklarda...<br />
<br />
Ve doÄŸa ana en derinden haykÄ±rÄ±yor<br />
<br />
<b>Kurtulun bu alÃ§aklardan..!!</b>
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_851.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_851.html</guid>
  <dc:subject>Bu savaÅŸ kazanÄ±lacak!</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>Yeni anayasa iÃ§in alternatifimiz var mÄ±?</title>
  <description>TBMM bÃ¼nyesinde kurulan uzlaÅŸma komisyonu Anayasa yazÄ±mÄ±nda yeni bir aÅŸamaya geÃ§miÅŸ  gÃ¶zÃ¼kÃ¼yor. BugÃ¼ne kadar daha Ã§ok Ã¶neri toplama ve halk tartÄ±ÅŸmalarÄ± eksenli bir sÃ¼reÃ§ iÅŸletildiÄŸi iÃ§in ciddi bir risk iÃ§ermiyordu. BaÅŸka gÃ¼ndemlere dayalÄ±, partiler arasÄ± gerilimlerden kaynaklÄ± tÄ±kanmalar hariÃ§ bir yol kazasÄ± yaÅŸanmadÄ±.

Toplumun haklarÄ±nÄ± ve anayasadan beklentilerini tartÄ±ÅŸmasÄ± ÅŸÃ¼phesiz son derece Ã¶nemli...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
TBMM bÃ¼nyesinde kurulan uzlaÅŸma komisyonu Anayasa yazÄ±mÄ±nda yeni bir aÅŸamaya geÃ§miÅŸ  gÃ¶zÃ¼kÃ¼yor. BugÃ¼ne kadar daha Ã§ok Ã¶neri toplama ve halk tartÄ±ÅŸmalarÄ± eksenli bir sÃ¼reÃ§ iÅŸletildiÄŸi iÃ§in ciddi bir risk iÃ§ermiyordu. BaÅŸka gÃ¼ndemlere dayalÄ±, partiler arasÄ± gerilimlerden kaynaklÄ± tÄ±kanmalar hariÃ§ bir yol kazasÄ± yaÅŸanmadÄ±.<br />
<br />
Toplumun haklarÄ±nÄ± ve anayasadan beklentilerini tartÄ±ÅŸmasÄ± ÅŸÃ¼phesiz son derece Ã¶nemlidir. Bu tartÄ±ÅŸmalarÄ±n ne Ã¶lÃ§Ã¼de Ã¶zgÃ¼r bir ortamda yapÄ±ldÄ±ÄŸÄ± deÄŸerlendirmesini de ÅŸimdilik bir kenara bÄ±rakalÄ±m. GerÃ§ekten yeni bir anayasa yazma konusunda kararlÄ± ve samimi bir siyasi irade olduÄŸu varsayÄ±mÄ±ndan hareket ederek Ã¶nÃ¼mÃ¼zdeki gÃ¼nlerde yaÅŸanacak muhtemel geliÅŸmeleri ele almaya Ã§alÄ±ÅŸalÄ±m.<br />
<br />
Hem eÅŸitlikÃ§i Ã¶zgÃ¼rlÃ¼kÃ§Ã¼ bir anayasa metnine ulaÅŸmak hem de bunu uzlaÅŸma yolu ile gerÃ§ekleÅŸtirmek ilk etapta oldukÃ§a kulaÄŸa hoÅŸ gelmektedir. TÃ¼rkiye yÃ¶netim geleneÄŸi ve siyaset kÃ¼ltÃ¼rÃ¼nÃ¼ gÃ¶rmezlikten geldiÄŸinizde, bu sÃ¼recin baÅŸladÄ±ÄŸÄ± gibi sonuna kadar gayet baÅŸarÄ±lÄ± biÃ§imde gideceÄŸi beklentisi iÃ§ine girebilirsiniz. Ancak ne yazÄ±k ki TÃ¼rkiye gerÃ§eÄŸinde siyasetin toplumu kamplaÅŸtÄ±ran rolÃ¼nÃ¼, parti iÃ§i karar sÃ¼reÃ§lerinin liderlerin iki dudaÄŸÄ± arasÄ±na sÄ±kÄ±ÅŸmÄ±ÅŸ olduÄŸunu dikkate aldÄ±ÄŸÄ±nÄ±zda, anayasa yazÄ±m sÃ¼recinin kÄ±sa sÃ¼rede krize dÃ¶nÃ¼ÅŸeceÄŸini gÃ¶rmek iÃ§in kahin olmak gerekmiyor.<br />
<br />
Bu tÄ±kanmanÄ±n aÅŸÄ±labilmesi iÃ§in Ã¶nÃ¼mÃ¼zde kabaca iki yol gÃ¶zÃ¼kmektedir. Bunlardan birincisi parlamento Ã§oÄŸunluÄŸuna sahip iktidar partisinin tÄ±kanmadan sonraki sÃ¼reci, 330 sayÄ± sÄ±nÄ±rÄ±na aÅŸmaya yÃ¶nelik Ã§abalarla yÃ¶netmesidir. Yani mutlak dÃ¶rtlÃ¼ uzlaÅŸma yerine hazÄ±rlanacak bir paketi referanduma gÃ¶tÃ¼rebilecek yollarÄ± aramaktÄ±r. Bunu her hangi bir parti ile yapmayÄ± tercih etmesi durumunda izleyeceÄŸi yol haritasÄ± ile partilere raÄŸmen az sayÄ±da milletvekili desteÄŸini alma arayÄ±ÅŸÄ±na girmesi durumundaki yÃ¶ntemi farklÄ± olacaktÄ±r.<br />
<br />
Toplumsal beklenti dolayÄ±sÄ± ile anayasa hazÄ±rlÄ±k masasÄ±ndan kalkmanÄ±n zorluÄŸu, siyasi riskleri abartÄ±larak bir psikolojik baskÄ± aracÄ±na dÃ¶nÃ¼ÅŸtÃ¼rÃ¼lmÃ¼ÅŸtÃ¼r. Partiler masadan kalkmayan ama sahiden temel krizlere Ã§Ã¶zÃ¼m Ã¼retecek bir yaklaÅŸÄ±mla anayasa yapmaya da yanaÅŸmayan bir eÄŸilim iÃ§ine girdiÄŸinde hangi siyasi hamleler geliÅŸebilir?<br />
<br />
Bir sÃ¼re, uzlaÅŸÄ±lan noktalarda yazÄ±m sÃ¼recinin ilerletilmesi tartÄ±ÅŸmalÄ± konularÄ±n geriye bÄ±rakÄ±lmasÄ± bu aÃ§Ä±dan iktidar partisinin elini gÃ¼Ã§lendirecektir. TÄ±kandÄ±ÄŸÄ± noktadan sonraki sÃ¼reci 330 milletvekili desteÄŸini saÄŸlayarak referanduma taÅŸÄ±dÄ±ÄŸÄ±nda propaganda argÃ¼manlarÄ± Ã§ok daha ikna edici olacaktÄ±r. UzlaÅŸmazlÄ±ÄŸÄ±n sorumluluÄŸunu muhalefet partilerine atarak bir Ã¼st perdeden politika yapma eÄŸilimi ve beklenti yÃ¶netme stratejisi tutuklu vekiller konusunda da kendisini aÃ§Ä±kÃ§a gÃ¶stermiÅŸtir.<br />
<br />
Gelelim kimsenin dillendirmeye cesaret edemediÄŸi ikinci alternatife. BaÅŸta uzlaÅŸma komisyonu ve TBMM baÅŸkanÄ± Ã‡iÃ§ek olmak Ã¼zere anayasa gÃ¼ndemini yÃ¶nlendirenler kestirip atsalar da, hÃ¢lÃ¢ en katÄ±lÄ±mcÄ± anayasa hazÄ±rlÄ±k mekanizmasÄ±, asli kurucu halk iradesini de daha anlamlÄ± yansÄ±tacak olan "ANAYASA MECLÄ°SÄ°" dir. Bir Ã§ok Ã¼lkede, mevcut parlamentonun dÄ±ÅŸÄ±nda ve gÃ¶revi sadece anayasa hazÄ±rlÄ±k sÃ¼recini yÃ¶netmek olan bu meclisler son derece baÅŸarÄ±lÄ± sonuÃ§lar elde etmiÅŸtir.<br />
<br />
TÃ¼rkiye'nin gerÃ§ekten katÄ±lÄ±mcÄ± bir sÃ¼reÃ§le yeni anayasa yapabilmesinin en etkin yolu da, daha fazla vakit kaybetmeden bu mekanizmanÄ±n kuruluÅŸunu tartÄ±ÅŸmaya baÅŸlamaktan geÃ§mektedir. Mevcut parlamento tarafÄ±ndan kuruluÅŸ, Ã§alÄ±ÅŸma ve yetki yasasÄ± Ã§Ä±kartÄ±lan bir "ANAYASA MECLÄ°SÄ°" meÅŸruiyet tartÄ±ÅŸmalarÄ±na maruz kalmadan ve kendini mevcut anayasa ile baÄŸÄ±tlamadan yeni bir anayasa yapmak Ã¼zere kurgulayabilir.<br />
<br />
Ã–zellikle toplumsal dinamiklerin edilgen pozisyondan kurtulmasÄ± ve siyasal gerilimlerde parti-lider hesaplarÄ± ile anayasa tartÄ±ÅŸmalarÄ±nÄ±n heder edilmemesi iÃ§in bÃ¶yle bir alternatifin gÃ¼ndeme taÅŸÄ±nmasÄ± son derece hayati Ã¶nem taÅŸÄ±maktadÄ±r.<br />
<br />
BugÃ¼ne kadar Ä±srarla iÅŸletilmek istenen sÃ¼reÃ§ "yeni bir anayasanÄ±n nasÄ±l yazÄ±lamayacaÄŸÄ±nÄ±" gÃ¶stermiÅŸ olduÄŸunda da son derece Ã¶ÄŸretici olacaktÄ±r. Daha fazla Ä±srar ise bir aÅŸamadan sonra "biz yaptÄ±k oldu" noktasÄ±na gelip dayanacaktÄ±r.<br />
<br />
Dostlar alÄ±ÅŸveriÅŸte gÃ¶rsÃ¼n havasÄ±nda bir yeni anayasa yapma sÃ¼reci, bÄ±rakÄ±n Ã¼lke kamuoyunu tatmin etmeyi, dÄ±ÅŸ dÃ¼nyayÄ± oyalamaya bile yetmeyecektir.<br />
<br />
Sivil, demokratik anayasa yazmanÄ±n kendisi bir amaÃ§ deÄŸil, bu yolla daha Ã¶zgÃ¼r bir toplum dÃ¼zeni ve daha eÅŸitlikÃ§i bir yÃ¶netim sistemi hedefleniyorsa, "haklar" eksenli Ã¶neriler toplama ve metni buradan baÅŸlayarak yazmaya kalkmak sadece kendini kandÄ±rmaktÄ±r. BaÅŸlangÄ±Ã§ kÄ±smÄ± ile deÄŸiÅŸtirilmesi teklif dahi edilemeyen maddeler konusu ve belki en az onun kadar Ã¶nemli konu devlet Ã¶rgÃ¼tÃ¼nÃ¼n denge-denetim mekanizmalarÄ±dÄ±r.<br />
<br />
Haklarla ilgili kulaÄŸa hoÅŸ gelen cÃ¼mleleri hayata taÅŸÄ±yacak olan toplumsal dinamiklerin etkin bir gÃ¼ce sahip olmasÄ± ile devlet iÃ§inde gÃ¼Ã§ler ayrÄ±lÄ±ÄŸÄ±nÄ±n iÅŸlevsel kÄ±lÄ±nmasÄ±dÄ±r. Ãœtopik bir ideal anayasa metni yerine katÄ±lÄ±mcÄ± bir sÃ¼reÃ§le temel krizlere Ã§Ã¶zÃ¼m aramak Ã§ok daha akÄ±llÄ±ca deÄŸil mi ?<br />
<br />
Anayasa tartÄ±ÅŸmalarÄ±nÄ±, bÄ±rakÄ±n gÃ¼Ã§ler ayrÄ±lÄ±ÄŸÄ±nÄ± gÃ¶revler ayrÄ±lÄ±ÄŸÄ± bile sayÄ±lmayacak bir yÃ¶netim tarzÄ±na sahip Ã¼lkemizde "cumhurbaÅŸkanlÄ±ÄŸÄ±" makamÄ±nÄ±n yetkilerini artÄ±rarak nihayete erdirmek, OrtadoÄŸu'ya model olmak bir yana, eski OrtadoÄŸu yÃ¶netim alÄ±ÅŸkanlÄ±klarÄ±nÄ± Ã¶rnek almaktan Ã¶te bir durum doÄŸurmayacaktÄ±r.
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_850.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_850.html</guid>
  <dc:subject>Yeni anayasa iÃ§in alternatifimiz var mÄ±?</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>Ä°slam'da TÃ¼rkleÅŸme, devletleÅŸme ve...</title>
  <description>Ä°slam'da TÃ¼rkleÅŸme, devletleÅŸme ve kapitalistleÅŸmenin alternatifi

Sosyal medyada yeni bir hareket baÅŸlamÄ±ÅŸ. MÃ¼slÃ¼man Anti-kapitalist genÃ§ler 1 MayÄ±s alanÄ±na Fatih Camii'nden yÃ¼rÃ¼yeceklermiÅŸ. Ä°ncil'den, Tevrat'tan bÃ¶lÃ¼mler, Kur'andan ayetler, hadislerden alÄ±ntÄ±lar, Ã¼nlÃ¼ Ä°slam dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼rlerinin sÃ¶zlerinden aktarmalarla...

Ã‡aÄŸrÄ±larÄ± ÅŸÃ¶yle: "

1 MayÄ±s HakkÄ± MÃ¼dafaa GÃ¼nÃ¼dÃ¼r!

EmeÄŸi, ekmeÄŸi, alÄ±n terin...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
Ä°slam'da TÃ¼rkleÅŸme, devletleÅŸme ve kapitalistleÅŸmenin alternatifi<br />
<br />
Sosyal medyada yeni bir hareket baÅŸlamÄ±ÅŸ. MÃ¼slÃ¼man Anti-kapitalist genÃ§ler 1 MayÄ±s alanÄ±na Fatih Camii'nden yÃ¼rÃ¼yeceklermiÅŸ. Ä°ncil'den, Tevrat'tan bÃ¶lÃ¼mler, Kur'andan ayetler, hadislerden alÄ±ntÄ±lar, Ã¼nlÃ¼ Ä°slam dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼rlerinin sÃ¶zlerinden aktarmalarla...<br />
<br />
Ã‡aÄŸrÄ±larÄ± ÅŸÃ¶yle: "<br />
<br />
1 MayÄ±s HakkÄ± MÃ¼dafaa GÃ¼nÃ¼dÃ¼r!<br />
<br />
EmeÄŸi, ekmeÄŸi, alÄ±n terini ve hakkÄ± mÃ¼dafaa etmek Ä°Ã§in! Zincirleri kÄ±rmak ve 'kÃ¶lelere Ã¶zgÃ¼rlÃ¼k!' demek iÃ§in!<br />
<br />
Adalet, Ã¶zgÃ¼rlÃ¼k ve eÅŸitlik iÃ§in! Ä°ÅŸÃ§inin, emekÃ§inin, iÅŸsizin, yoksulun ve mahrumun hakkÄ± iÃ§in, 'Asgari Ã¼cret azami kÃ¶leliktir' demek iÃ§in! AVM ÅŸantiyelerinde yanan, barajlarda boÄŸulan iÅŸÃ§iler ve cezaevlerinde tecavÃ¼ze uÄŸrayan Ã§ocuklarÄ±n feryadÄ± olmak iÃ§in!<br />
<br />
Hrantlar, Uludereliler, Roboskililer, Ceylanlar ve daha niceleri hangi suÃ§larÄ±ndan Ã¶tÃ¼rÃ¼ Ã¶ldÃ¼rÃ¼ldÃ¼ demek iÃ§in!<br />
<br />
BaskÄ± ve sindirmeyle yok sayÄ±lan KÃ¼rt halkÄ±nÄ±n talepleri, taleplerimizdir demek iÃ§in! Ã–lÃ¼m deÄŸil Ã§Ã¶zÃ¼m demek ve barÄ±ÅŸa bir ses vermek iÃ§in!<br />
<br />
ErkekÃ§iliÄŸe ve erkek egemenliÄŸine karÅŸÄ±, bedeni metalaÅŸtÄ±rÄ±lan, kiÅŸilikleri deÄŸil diÅŸilikleri kimlikleÅŸtirilen, kapitalizmin ve tarih boyunca tÃ¼m sÃ¶mÃ¼rÃ¼ dÃ¼zenlerinin en etkili silahlarÄ±ndan biri olarak kullanÄ±lan, din, Ã¶rf, tÃ¶re adÄ±na haklarÄ± elinden alÄ±nan ve yok sayÄ±lan kadÄ±nlarÄ±n Ã¶zgÃ¼rlÃ¼ÄŸÃ¼ ve eÅŸitliÄŸi iÃ§in!<br />
<br />
YalÄ±n ayaklÄ±larÄ±n, kimsesizlerin, horlanan gÃ¶Ã§menlerin, diri diri gÃ¶mÃ¼len seks kÃ¶lesi kadÄ±nlarÄ±n sessiz Ã§Ä±ÄŸlÄ±klarÄ±nÄ± duymak ve duyurmak iÃ§in!<br />
<br />
Tutsaklarla dayanÄ±ÅŸmak, 'siyasi-askeri operasyonlara son!' demek iÃ§in! Ã‡ocuklarÄ±mÄ±zÄ± robotlaÅŸtÄ±ran ve senelerce resmi ideoloji yoluyla uyutan zorunlu eÄŸitimin dayatmacÄ± yÃ¼zÃ¼yle hesaplaÅŸmak iÃ§in!<br />
<br />
Zorunlu askerliÄŸin zulÃ¼m, vicdani reddin ise insani bir hak olduÄŸunu haykÄ±rmak iÃ§in!<br />
<br />
Katliamlarla, sÃ¼rgÃ¼nlerle, tehcirlerle varlÄ±klarÄ±na kastedilen Ermeni ve Alevi yurttaÅŸlarÄ±mÄ±zÄ±n hakkÄ± iÃ§in! YeryÃ¼zÃ¼nde bozgunculuk yapanlara, ekini ve nesli ifsat edenlere karÅŸÄ± ses Ã§Ä±karmak, 'GÃ¼neÅŸ, rÃ¼zgar bize yeter! NÃ¼kleere ve Hes'lere HayÄ±r!' demek iÃ§in!<br />
<br />
Yaratan'Ä±n bizlere emanet ettiÄŸi ancak kapitalizmin yok etmek Ã¼zere olduÄŸu dÃ¼nyamÄ±za sahip Ã§Ä±kmak, bu saldÄ±rganlÄ±ÄŸa karÅŸÄ± doÄŸanÄ±n ve tÃ¼m canlÄ±larÄ±n isyanÄ±na isyan katmak iÃ§in!<br />
<br />
DÃ¼nya halklarÄ±nÄ±n emek, adalet ve Ã¶zgÃ¼rlÃ¼k mÃ¼cadelelerini selamlamak, SÃ¶mÃ¼rÃ¼ye, savaÅŸa, iÅŸgale, emperyalist ve faÅŸist saldÄ±rganlÄ±ÄŸa 'dur' demek iÃ§in! HalkÄ±n ve hakkÄ±n sesini yÃ¼kseltmek iÃ§in! Firavunlara, Karunlara, Hamanlara, taÄŸutlara, kula kulluÄŸa ve kÃ¶leliÄŸe geÃ§it vermemek iÃ§in! SÄ±nÄ±fsÄ±z, sÄ±nÄ±rsÄ±z bir barÄ±ÅŸ yurdu iÃ§in!<br />
<br />
1 MayÄ±s'ta Taksim MeydanÄ±'ndayÄ±z!"<br />
<br />
Ä°slam'Ä±n sosyal iÃ§eriÄŸini bu topraklarda ilk dile getiren TÃ¼rkiyeli komÃ¼nistler oldu. YeÅŸil Ordu Nizamnamesini okuyanlar bilir. Halk Ä°ÅŸtirakÄ±yyÃ¼n FÄ±rkasÄ± bildirilerini de. Sonra her ÅŸey deÄŸiÅŸti. SÃ¶mÃ¼rÃ¼yÃ¼ yÄ±kan devlet kendini "korumaya" kalkÄ±nca, "MÃ¼slÃ¼man Åžark"tan uzaklaÅŸtÄ±. Kemalistlere yakÄ±nlaÅŸtÄ±. Ve iÅŸte bu da, bizim "felaketimiz" oldu. Kemalist her ÅŸeyi BatÄ±'dan alÄ±nca, biz de her ÅŸeyi BatÄ±'dan aldÄ±k. Lenin, "Marksizmi kendi dilinize Ã§evirin" diye sanki boÅŸ yere konuÅŸtu. Biz "Ã§evirmedik", "adapte" etmedik. OlduÄŸu gibi aldÄ±k. Dar manada "tercÃ¼me" ettik.<br />
<br />
AnlamadÄ±ÄŸÄ±mÄ±z ÅŸuydu: Ä°slam "sosyalleÅŸmeden", Ã¼lke "sosyalistleÅŸemez." Civciv nasÄ±l kendi kabuÄŸundan doÄŸarsa, sosyalizm de iÃ§inde yaÅŸadÄ±ÄŸÄ± toplumun kÃ¼ltÃ¼rel, dinsel, mezhebi kabuÄŸunu gagalayarak gÃ¶zlerini dÃ¼nyaya aÃ§abilir. KÃ¼rt Ã–zgÃ¼rlÃ¼k Hareketi bÃ¶yle yaptÄ±.<br />
<br />
SanÄ±rÄ±m toplumsal "yumurta"nÄ±n kabuÄŸunu ÅŸimdi GenÃ§ MÃ¼slÃ¼man Anti-kapitalistler gagalÄ±yor. Yeni bir doÄŸumdur bu. "Sosyalizmi" Ä°slami fundamentalizm iÃ§in kullanan, Kaddafilerin, NasÄ±rlarÄ±n, BAAS'Ä±n "Ä°slam sosyalizmi" deÄŸil. Kur'an'Ä± "beÅŸeri kurtuluÅŸ" iÃ§in okuyan bir "kurtuluÅŸ teolojisi"nin sosyal tabanÄ± ortaya Ã§Ä±kÄ±yor. Ä°slamÄ± "devletleÅŸtiren ve kapitalistleÅŸtiren", "TÃ¼rk-Ä°slam" geleneÄŸinden farklÄ± olarak "Ä°slam sosyalleÅŸiyor"...<br />
<br />
Bu kÃ¼ltÃ¼rel ve toplumsal hareket bÃ¼yÃ¼k bir geleceÄŸin habercisi olabilir. Onun baÄŸrÄ±ndan, "insanÄ±n kurtuluÅŸ teolojisi" de Ã§Ä±kar, yepyeni bir "idealist Ä°slam felsefesi" de, "gerÃ§ek materyalizm" de Ã§Ä±kar, sosyalizm de Ã§Ä±kar, Ä°slami "ekolojik" bir dÃ¼nya da kurulur. "ErkekÃ§iliÄŸin inkarÄ±" da. Ä°nsan "yaratÄ±mÄ±" olan "uluslarÄ±" silip sÃ¼pÃ¼ren "Ã¼mmet" de burada yeniden doÄŸar, bÃ¼yÃ¼k "enternasyonalist" Ã¼topya da burada yeniden "dirilir". "Vel -BasÃ¼ Badel-Mevti Hakkun." Sosyalizmin "Ã¶lÃ¼mÃ¼nden" sonra "diriliÅŸinden" sÃ¶z ediyorum.<br />
<br />
GenÃ§ MÃ¼slÃ¼man Anti-kapitalistleri ÅŸimdiden kutlamak gerekir. Onlar "kapitalist TÃ¼rk-Ä°slam sentezi"nin Ä°slam iÃ§i alternatifi olma yoluna koyulmuÅŸ bulunuyorlar. BaÅŸarÄ±p baÅŸaramayacaklarÄ± Ã¼zerine konuÅŸmak erken. Ama bu gerÃ§ek bir baÅŸlangÄ±Ã§tÄ±r. BaÅŸarmak iÃ§in Ã¶nlerinde bÃ¼yÃ¼k bir Ã¶rnek var:<br />
<br />
KÃ¼rt Ã–zgÃ¼rlÃ¼k Hareketi yalnÄ±z KÃ¼rtlerin ulusal demokratik birliÄŸini saÄŸlamakla kalmadÄ±; KÃ¼rdistan'da SÃ¼nni ve Alevi mezheplerini saflarÄ±nda Ã¶rgÃ¼tleyerek MÃ¼slÃ¼manlarÄ±n da birliÄŸini kurdu ve SÃ¼ryaniler baÅŸta olmak Ã¼zere HÄ±ristiyanlarla MÃ¼slÃ¼manlarÄ± birleÅŸtirerek, dinler arasÄ±ndaki ayrÄ±lÄ±klarÄ± ortadan kaldÄ±rma yoluna koyuldu. Åžimdi beklenen "sosyal Ä°slam"Ä±n, "TÃ¼rkmen AleviliÄŸi"nin, kÄ±yÄ±lardaki "laik TÃ¼rklerin" TÃ¼rkiye soluyla birleÅŸerek kendi aralarÄ±nda bir "tarihsel blok" kurmasÄ± ve KÃ¼rt halkÄ±yla birleÅŸmesidir. AKP rejiminin alternatifi bÃ¶yle yaratÄ±labilir. 1 MayÄ±s bu yolda bir adÄ±m olabilir.
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_849.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_849.html</guid>
  <dc:subject>Ä°slam'da TÃ¼rkleÅŸme, devletleÅŸme ve...</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>Rezillik duraÄŸÄ±ndaki yasakÃ§Ä±lar</title>
  <description>DÃ¼n Ä°stanbul Valisi'nin "yasaklama" kararÄ±nÄ± ele almÄ±ÅŸ ve ÅŸÃ¶yle demiÅŸtim: "Bu hÃ¼kÃ¼met Vali'nin bu yasaklama kararÄ±na evet derse biliniz ki artÄ±k bu Ã¼lkede kanun manun kalmamÄ±ÅŸtÄ±r."

YazÄ±nÄ±n yazÄ±lmasÄ±ndan sonra gÃ¶rdÃ¼k ki, meÄŸer yasaklama kararÄ± Amed'i de kapsÄ±yormuÅŸ ve bu karar hÃ¼kÃ¼met adÄ±na Ä°Ã§iÅŸleri BakanÄ±'nÄ±n marifetiymiÅŸ.

Bu Ã¼lkenin tÃ¼m aydÄ±nlarÄ±na, AKP hÃ¼kÃ¼metine destek veren aklÄ± baÅŸÄ±nda insan...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
DÃ¼n Ä°stanbul Valisi'nin "yasaklama" kararÄ±nÄ± ele almÄ±ÅŸ ve ÅŸÃ¶yle demiÅŸtim: "Bu hÃ¼kÃ¼met Vali'nin bu yasaklama kararÄ±na evet derse biliniz ki artÄ±k bu Ã¼lkede kanun manun kalmamÄ±ÅŸtÄ±r."<br />
<br />
YazÄ±nÄ±n yazÄ±lmasÄ±ndan sonra gÃ¶rdÃ¼k ki, meÄŸer yasaklama kararÄ± Amed'i de kapsÄ±yormuÅŸ ve bu karar hÃ¼kÃ¼met adÄ±na Ä°Ã§iÅŸleri BakanÄ±'nÄ±n marifetiymiÅŸ.<br />
<br />
Bu Ã¼lkenin tÃ¼m aydÄ±nlarÄ±na, AKP hÃ¼kÃ¼metine destek veren aklÄ± baÅŸÄ±nda insanlara sesleniyorum: HÃ¼kÃ¼metin Newroz pazar gÃ¼nÃ¼ deÄŸil, Ã§arÅŸamba gÃ¼nÃ¼ kutlansÄ±n sÃ¶zlerinden ne anladÄ±ÄŸÄ±nÄ±zÄ± halka aÃ§Ä±klayÄ±n.<br />
<br />
Bu kararÄ±n amacÄ± BDP'ye ve Newroz'u kutlamaya hazÄ±rlanan halka saldÄ±rmaktÄ±r.<br />
<br />
Namuslu, vicdanlÄ±, ahlaklÄ± ve iz'anlÄ± hiÃ§ kimse, bir hÃ¼kÃ¼metin milyonluk bir gÃ¶steriyi "tatil gÃ¼nÃ¼nde deÄŸil, iÅŸgÃ¼nÃ¼nde yapÄ±n" demesini kabul edemez. Bunu kabul eden kiÅŸi namussuzdur, vicdansÄ±zdÄ±r, ahlaksÄ±zdÄ±r, iz'ansÄ±z bir alÃ§aktÄ±r.<br />
<br />
Bu konuda yalnÄ±z onlar deÄŸil, hÃ¼kÃ¼metin Ã§atÄ±ÅŸmaya davetiye Ã§Ä±kartan bu kararÄ± karÅŸÄ±sÄ±nda susanlar, kÃ¶ÅŸelerinde bu provokasyonu mahkum etmeyenler, bu konuda yazmayanlar, konuÅŸmayanlar da namustan, vicdandan, ahlaktan ve iz'andan nasibini almamÄ±ÅŸ zavallÄ±lardÄ±r.<br />
<br />
AKP'nin Ã¶dÃ¼ patlamÄ±ÅŸtÄ±r. Newroz'un muzzam bir kitlesellikte kutlanacaÄŸÄ±nÄ± bÃ¼tÃ¼n ajanlarÄ±, kiraladÄ±klarÄ± bÃ¼tÃ¼n rezil elemanlarÄ±, bÃ¼tÃ¼n ispiyoncularÄ±, bÃ¼tÃ¼n lÃ¼mpen halk dÃ¼ÅŸmanlarÄ± hÃ¼kÃ¼meti uyarmÄ±ÅŸtÄ±r. Bu Newroz'un gÃ¶rÃ¼lmedik bir kitlesellikte geÃ§eceÄŸini anlatmÄ±ÅŸlardÄ±r. Polis teÅŸkilatÄ±ndan MÄ°T'e, JÄ°TEM'in yerini alan kontrolara kadar herkes bu gerÃ§eÄŸi gÃ¶rmÃ¼ÅŸtÃ¼r.<br />
<br />
Ä°Ã§iÅŸleri BakanÄ±nÄ±n suret-i haktan gÃ¶rÃ¼nÃ¼p, "Newroz 21 marttadÄ±r, ona uygun kutlanmalÄ±dÄ±r" diyerek insan aklÄ±yla dÃ¼pedÃ¼z dalga geÃ§mesi bu korkunun hÃ¼kÃ¼meti nasÄ±l bir saÃ§malÄ±ÄŸa yuvarladÄ±ÄŸÄ±nÄ± gÃ¶stermiÅŸtir.<br />
<br />
HÃ¼kÃ¼metin amacÄ± anlaÅŸÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. Newroz'u pazar gÃ¼nÃ¼ yasaklayÄ±p, Ã§arÅŸamba gÃ¼nÃ¼ serbest bÄ±rakma maskaralÄ±ÄŸÄ±nÄ±n amacÄ± provokasyondur, Ã§atÄ±ÅŸma yaratmaktÄ±r.<br />
<br />
O nedenle, Ã§Ä±kacak olaylardan HÃ¼kÃ¼met sorumludur. Tek bir kiÅŸinin burnunun kanamasÄ± hÃ¼kÃ¼metin suÃ§u olacaktÄ±r.<br />
<br />
Ä°Ã§iÅŸleri BakanÄ± Valilere belli ki emir vermiÅŸtir. Valilerin "gerekÃ§eleri" aynÄ±dÄ±r. Ã–yle ki, Valiler aynÄ± gerekÃ§eyle yasaklama kararÄ± almÄ±ÅŸlardÄ±r.<br />
<br />
YasaklamanÄ±n gerekÃ§esi Newroz'un "tarihiyle" ilgilidir. Bu valiler demektedirler ki, "Newroz madem ki 21 marttadÄ±r, tam 21 Mart'ta kutlanacaktÄ±r, 21 Mart dÄ±ÅŸÄ±nda kutlama yasaktÄ±r."<br />
<br />
Milyonluk bir kitlenin aylardÄ±r hazÄ±rlandÄ±ÄŸÄ± ve kutlama izni iÃ§in 15 gÃ¼n Ã¶nce baÅŸvurusu yapÄ±lan bir kutlamayÄ±, gÃ¶steriye Ã¼Ã§ gÃ¼n kala, bÃ¶yle bir gerekÃ§eyle yasaklayan HÃ¼kÃ¼met KÃ¼rt halkÄ±na saldÄ±rmak iÃ§in bahane aradÄ±ÄŸÄ±nÄ± tÃ¼m dÃ¼nyaya gÃ¶stermiÅŸtir.<br />
<br />
Valiliklerin kararÄ± "olay Ã§Ä±kacak, kamu gÃ¼venliÄŸi zarar gÃ¶recek, o sÄ±rada aynÄ± yerde bilmem ne pisliklerinin de gÃ¶sterisi var" gibi gerekÃ§elere dayanmÄ±yor.<br />
<br />
Yani pazar gÃ¼nÃ¼ gÃ¶steri yapmanÄ±n hiÃ§ kimseye bir zararÄ± olmayacaÄŸÄ± bÃ¶ylece itiraf ediliyor.<br />
<br />
HiÃ§ kimseye zararÄ± olmayacak bir kutlama Deli Dumrul kafasÄ±yla "Pazar gÃ¼nÃ¼ olmaz, Ã§arÅŸamba gÃ¼nÃ¼ olur" denerek yasaklanÄ±yor.<br />
<br />
ZavallÄ± kafa... Bu yasakla belki Newroz'a katÄ±lÄ±mÄ± dÃ¼ÅŸÃ¼rÃ¼rÃ¼z diye dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼yor.<br />
<br />
YalnÄ±z bu kadarÄ±nÄ± dÃ¼ÅŸÃ¼nmÃ¼yor. Ä°nsanÄ± isyan ettiren bu yasaÄŸa karÅŸÄ± Newroz'un meÅŸruiyetini gÃ¶lgeleyecek eylemleri de kÄ±ÅŸkÄ±rtÄ±yor. Bu yasaÄŸÄ±n arkasÄ±ndaki gÃ¼Ã§ler ÅŸu anda, "ah bir yerlerde bombalar patlasa, Newroz sÄ±rasÄ±nda birkaÃ§ yerde kan dÃ¶kÃ¼lse" diye dua ediyor.<br />
<br />
Roboski'den beri imamesi ÅŸaÅŸan AKP'nin silaha, bombaya, Ã¶lÃ¼me deÄŸil, barÄ±ÅŸÃ§Ä±l Ã§Ã¶zÃ¼m iradesini ortaya koyacak halk iradesine karÅŸÄ± olduÄŸu bir kere daha kanÄ±tlanmÄ±ÅŸtÄ±r. Bir hÃ¼kÃ¼met kendi yurttaÅŸlarÄ±nÄ± bÃ¶yle ahlak ve insanlÄ±k dÄ±ÅŸÄ± yÃ¶ntemlerle Ã§atÄ±ÅŸmalÄ± sÃ¼reÃ§lere zorlar mÄ±?<br />
<br />
BÃ¶ylesine keyfi, bÃ¶ylesine karakuÅŸi, bÃ¶ylesine hukuk dÄ±ÅŸÄ± bir yasaklama kararÄ±na Cumhuriyet tarihinde rastlanmamÄ±ÅŸtÄ±r.<br />
<br />
EÄŸer hÃ¼kÃ¼met "ben Newroz'un kutlanmasÄ±nÄ± bu yÄ±l tehlikeli bulduÄŸum iÃ§in yasaklÄ±yorum" deseydi, HÃ¼kÃ¼met yanlÄ±larÄ± bu gerekÃ§eyi savunabilir, biz ise bu gerekÃ§enin sahtekarca bir yalana dayandÄ±ÄŸÄ±nÄ± anlatmaya Ã§alÄ±ÅŸÄ±rdÄ±k.<br />
<br />
Durum bÃ¶yle deÄŸil. HÃ¼kÃ¼metin bu gerekÃ§esini savunabilecek her hangi bir yazarÄ±n, kendine aydÄ±nÄ±m diyenin, ister MÃ¼slÃ¼man olsun, ister demokratÄ±m desin, ister liberal diye geÃ§insin, her kim olursa olsun, ben alnÄ±nÄ± karÄ±ÅŸlarÄ±m. BÃ¶yle bir gerekÃ§eyi savunabilecek olanÄ±n ahlakÄ±ndan, namusundan, vicdanÄ±ndan, aklÄ±ndan, fikrinden ÅŸÃ¼phe bile etmem, bunlardan nasibini almadÄ±ÄŸÄ±nÄ± sÃ¶ylerim.<br />
<br />
Deneyin bakalÄ±m.<br />
<br />
HÃ¼kÃ¼met yasaÄŸÄ± denesin.<br />
<br />
HÃ¼kÃ¼met yanlÄ±larÄ± da bu yasaÄŸÄ± hele bir savunsun.<br />
<br />
GÃ¶relim...<br />
<br />
Karar halkÄ±ndÄ±r. BDP halkÄ±n kararÄ±na tercÃ¼man olacaktÄ±r. Ve bu Ã¼lkenin bÃ¼tÃ¼n vicdanlÄ±, namuslu, ahlaklÄ±, saÄŸduyulu, aklÄ± baÅŸÄ±nda insanlarÄ± Newroz'u kutlayacak halkÄ±n kararÄ±nÄ± desteklemelidir.<br />
<br />
NasÄ±l ki bir devlet, "Ey Ahmet senin doÄŸum gÃ¼nÃ¼n Ã§arÅŸamba gÃ¼nÃ¼dÃ¼r, pazar gÃ¼nÃ¼ doÄŸum gÃ¼nÃ¼nÃ¼ kutlayamazsÄ±n" diyemezse, KÃ¼rt halkÄ±nÄ±n doÄŸum gÃ¼nÃ¼ olan Newroz'u da o halkÄ±n istediÄŸi gÃ¼n kutlamasÄ±na karÄ±ÅŸamaz.<br />
<br />
KarÄ±ÅŸÄ±rsa ne olur?<br />
<br />
Bir kere daha rezil olur. Rezillik yenilgiden Ã¶nceki duraÄŸÄ±n adÄ±dÄ±r.
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_848.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_848.html</guid>
  <dc:subject>Rezillik duraÄŸÄ±ndaki yasakÃ§Ä±lar</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>Reel Siyasetin KarmaÅŸÄ±klÄ±ÄŸÄ± ve KÃ¼rt Sorunu</title>
  <description>GÃ¶rÃ¼nen o ki bir sÃ¼redir dÃ¼nyanÄ±n Ã§eÅŸitli bÃ¶lgelerinde kar altÄ±nda kalan insanlÄ±k, mevcut siyasal yÃ¶ntemler nedeniyle de bÃ¼yÃ¼k sÄ±kÄ±ntÄ±lar yaÅŸÄ±yor, yaÅŸayacak...

DeÄŸiÅŸim ve dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼mÃ¼n hÄ±zlÄ± olduÄŸu bir Ã§aÄŸda yaÅŸadÄ±ÄŸÄ±mÄ±za kuÅŸku yok. Sorun ÅŸu ki, bÃ¼tÃ¼n bu olup bitenler kÃ¶klÃ¼ bir zihinsel dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼mÃ¼n Ã¼rÃ¼nÃ¼ olmaktan ziyade iktidarlarÄ±n el deÄŸiÅŸimiyle sÄ±nÄ±rlÄ±. Reel dÃ¼nya siyasetine bakÄ±ldÄ±ÄŸÄ±nda...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
GÃ¶rÃ¼nen o ki bir sÃ¼redir dÃ¼nyanÄ±n Ã§eÅŸitli bÃ¶lgelerinde kar altÄ±nda kalan insanlÄ±k, mevcut siyasal yÃ¶ntemler nedeniyle de bÃ¼yÃ¼k sÄ±kÄ±ntÄ±lar yaÅŸÄ±yor, yaÅŸayacak...<br />
<br />
DeÄŸiÅŸim ve dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼mÃ¼n hÄ±zlÄ± olduÄŸu bir Ã§aÄŸda yaÅŸadÄ±ÄŸÄ±mÄ±za kuÅŸku yok. Sorun ÅŸu ki, bÃ¼tÃ¼n bu olup bitenler kÃ¶klÃ¼ bir zihinsel dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼mÃ¼n Ã¼rÃ¼nÃ¼ olmaktan ziyade iktidarlarÄ±n el deÄŸiÅŸimiyle sÄ±nÄ±rlÄ±. <strong>Reel dÃ¼nya siyasetine bakÄ±ldÄ±ÄŸÄ±nda eski politik yÃ¶ntemlerden esasen vazgeÃ§ilmediÄŸi, deÄŸiÅŸimin daha ziyade taktiksel olduÄŸu rahatÃ§a gÃ¶rÃ¼lecektir.</strong> ABD de dÃ¢hil birÃ§ok Ã¼lkeye ve sokakta ki vatandaÅŸa oldukÃ§a karmaÅŸÄ±k gelen bu durum, aslÄ±nda sistemlerde meydana gelen Ã§atlaklÄ±klarÄ±n giderilmesi konusunda yapÄ±lan hesaplarÄ±n kendi aralarÄ±ndaki Ã§atÄ±ÅŸmasÄ±ndan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil. Ã–rneÄŸin son yÄ±llarda yÄ±kÄ±lan veya devrilen hÃ¼kÃ¼metlerin, kiÅŸilerin yerine geÃ§enlerin, sistemlerini en azÄ±ndan daha demokratik daha yaÅŸanÄ±labilir daha eÅŸitlikÃ§i yapmaya Ã§aba gÃ¶sterdikleri pek sÃ¶ylenemez. Libya'da olanlar bunun en bariz Ã¶rneÄŸi.<br />
<br />
KarmaÅŸÄ±klÄ±ÄŸÄ±n temel nedeni dÃ¶nemsel olarak aÅŸÄ±lmasÄ± gereken yÃ¶netimlerin altÄ±nda birden Ã§ok deÄŸiÅŸik dinamiklerin, aktÃ¶rlerin olmasÄ±. ÅžÃ¼phesiz her kesim, kartlarÄ±n yeniden daÄŸÄ±tÄ±lacaÄŸÄ± sÃ¼reÃ§lerde elini gÃ¼Ã§lendirmeye, en azami kazanÄ±mÄ± elde etmeye Ã§alÄ±ÅŸÄ±r. Fakat geleneksel dÃ¼ÅŸÃ¼nce biÃ§iminin dÄ±ÅŸÄ±na Ã§Ä±kamayan muhalefetin, iktidarÄ± eline geÃ§irdiÄŸinde ne yapacaÄŸÄ±nÄ± kestirmek Ã§ok zor deÄŸil. Arap Ã¼lkelerinde olanlar ortada. <strong>Zaten geleneksel dÃ¼ÅŸÃ¼nce biÃ§imine sahip yasal veya yarÄ± yasal gÃ¼Ã§lerin yeniden yapÄ±lacak dizayn Ã§erÃ§evesinde oynayacaÄŸÄ± rol Ã¶zsel anlamda imaj deÄŸiÅŸikliÄŸine konu olmaktan Ã¶teye geÃ§memekte.</strong> Yeri gelmiÅŸken SayÄ±n Ã–calan'Ä±n zihinsel devrimle ilgili tespitlerinin, dÃ¼ÅŸÃ¼nsel yoÄŸunluÄŸunun oldukÃ§a Ã¶nemli ve baÄŸÄ±msÄ±z sosyalist hareketler aÃ§Ä±sÄ±ndan  fevkalade hayati olduÄŸunun altÄ±nÄ± Ã§izmekte fayda var.<br />
<br />
Bu paralelde <strong>AKP hÃ¼kÃ¼metinin icraatlarÄ±nÄ±n nedenselliÄŸini ve nereye evirileceÄŸini kestirmek fazla bir Ã§abayÄ± gerektirmiyor.</strong><br />
<br />
DÄ±ÅŸta uluslararasÄ± sermayenin desteÄŸini alarak iÃ§te ise maÄŸduriyet edebiyatÄ±yla demokratik anlamda deÄŸiÅŸimi vaat ederek Ã§ok uygun bir zeminde iktidarÄ± kapan AKP'nin kendini saÄŸlama aldÄ±ktan sonra mevcut saldÄ±rganlÄ±ÄŸÄ±nÄ±n temelinde genlerinde geleneksel iktidar kodlarÄ±nÄ± taÅŸÄ±masÄ± yatÄ±yor. Bu tÃ¼r partilerden kÃ¶klÃ¼ demokratik atÄ±lÄ±mlar beklemenin yanlÄ±ÅŸlÄ±ÄŸÄ±nÄ± tuhaf bir biÃ§imde bugÃ¼ne kadar bizzat destekleyicilik yapan yandaÅŸlarÄ± dile getiriyor. O kadar ki kan kardeÅŸi sayÄ±lan GÃ¼lencilerle bile hasÄ±m olabildiler. <strong>Sermayenin doÄŸasÄ± gereÄŸi sÃ¼rekli dÃ¼ÅŸman Ã¼rettiÄŸi dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼lÃ¼rse, oldukÃ§a palazlanan koalisyon partisi AKP'nin kendi iÃ§inde bu tÃ¼r iktidar oyunlarÄ± yaÅŸamasÄ± fazla yadsÄ±namaz.</strong> Kendileri aÃ§Ä±sÄ±ndan oldukÃ§a tehlikeli gÃ¶rÃ¼nen Demokratik KÃ¼rt Hareketine yapmadÄ±ÄŸÄ±nÄ± bÄ±rakmayan bu koalisyonun daha da zÄ±vanadan Ã§Ä±kÄ±p PozantÄ± Ã‡ocuk Cezaevinde olanlar gibi bin bir tÃ¼rlÃ¼ oyun tezgÃ¢hlayacaÄŸÄ± ise aÃ§Ä±k.<br />
<br />
<strong>Ä°mralÄ± tecridini ve aylardÄ±r sÃ¼ren KCK operasyonlarÄ±nÄ± AKP koalisyonunun hem kendi aralarÄ±nda hem de CumhuriyetÃ§ilerle yaÅŸadÄ±ÄŸÄ± iktidar oyunlarÄ±na (ve elbette bÃ¶lgesel ve uluslararasÄ± dengeleri de hesaba katarak) baÄŸlamak belki eksik ama pek yanlÄ±ÅŸ olmaz.</strong> Klasik devlet politikalarÄ±nÄ±n dÄ±ÅŸÄ±nda geliÅŸen aÄŸÄ±r yÃ¼klenmeleri dÃ¶nem hÃ¼kÃ¼metlerinin tasarrufu altÄ±nda olduÄŸu gÃ¶z Ã¶nÃ¼nde tutulduÄŸunda bu sonuÃ§ Ã§Ä±kÄ±yor. Nitekim buna Ã‡iller dÃ¶nemi ilginÃ§ bir Ã¶rnek sayÄ±lÄ±r.<br />
<br />
YakÄ±n tarihte yapÄ±lmasÄ± beklenen <strong>Suriye ve Ä°ran mÃ¼dahalesi</strong>nin ertelenmesi ise baÅŸta yine mevcut dinamiklerin karmaÅŸÄ±k konumuyla alakalÄ± gÃ¶zÃ¼kÃ¼yor. Zira bÃ¶lgede hesap yapmayan yerel ve uluslararasÄ± gÃ¼Ã§ yok gibi. Konuyla ilgili <strong>Obama</strong> ve en son <strong>GÃ¼l</strong>'Ã¼n yaptÄ±ÄŸÄ± aÃ§Ä±klamalar askeri mÃ¼dahalenin ÅŸimdilik yapÄ±lmayacaÄŸÄ± yÃ¶nÃ¼nde. DiÄŸer bir etken ise yakÄ±n tarihlerde <strong>ABD ve Fransa'da yapÄ±lacak seÃ§imler.</strong> SeÃ§im Ã§alÄ±ÅŸmalarÄ± yÃ¼rÃ¼ten hÃ¼kÃ¼metlerin askeri mÃ¼dahale gibi bir maceraya atÄ±lmamasÄ± bu aÅŸamada anlaÅŸÄ±lÄ±r bir durum.<br />
<br />
Ã–te yandan geleneksel dÃ¼ÅŸÃ¼nce zihniyetinden kopma avantajÄ±nÄ± saÄŸlayan ve bÃ¶lgede oldukÃ§a etkin rol Ã¼stlenen <strong>Demokratik KÃ¼rt Hareketine karÅŸÄ± geliÅŸtirilen yoÄŸun saldÄ±rÄ±larÄ± bir baÅŸka aÃ§Ä±dan deÄŸerlendirmek gerekirse; onun yeniden dizayn edilmek istenen bÃ¶lge politikasÄ±nda karmaÅŸÄ±k gÃ¼Ã§ler arasÄ±nda dÃ¼ÅŸÃ¼nsel anlamda berraklÄ±ÄŸÄ± ve netliÄŸi yaÅŸamasÄ± sÃ¶ylenebilir</strong>. Demokrasi, iktidar ve savaÅŸ konusunda ideolojik aÃ§Ä±dan oldukÃ§a netleÅŸen KÃ¼rt Hareketinin pratik aÃ§Ä±dan ciddi taktiksel hatalar yapmazsa kartlarÄ±n yeniden daÄŸÄ±tÄ±lacaÄŸÄ± bÃ¶lgeye damgasÄ±nÄ± vuracaÄŸÄ± ise gayet aÃ§Ä±k.
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_847.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_847.html</guid>
  <dc:subject>Reel Siyasetin KarmaÅŸÄ±klÄ±ÄŸÄ± ve KÃ¼rt Sorunu</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>DÃ¶rdÃ¼ncÃ¼ Ã§ocuk</title>
  <description>"TaÅŸ atan Ã§ocuklar" diye bilinenlerden biriydi Mazlum...

DiyarbakÄ±r'da bir KÃ¼rtÃ§e gazete daÄŸÄ±tÄ±yor, harÃ§lÄ±ÄŸÄ±nÄ± Ã§Ä±karÄ±yordu.

2006'nÄ±n Mart sonu, mezarlÄ±k dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼ Ã§Ä±kan olaylarda, polisle taÅŸlaÅŸma seansÄ±ndan sonra yakalandÄ±.

Ã‡evik Kuvvet polisi, ensesinden tutup dÃ¶ve dÃ¶ve sÃ¼rÃ¼kledi Mazlum'u... HenÃ¼z 13 yÄ±l gÃ¶rmÃ¼ÅŸ boyu, ancak polislerin beline geliyordu. Ä°syan edince aÄŸzÄ±na bir cop yedi. DudaÄŸÄ± patl...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
"TaÅŸ atan Ã§ocuklar" diye bilinenlerden biriydi Mazlum...<br />
<br />
DiyarbakÄ±r'da bir KÃ¼rtÃ§e gazete daÄŸÄ±tÄ±yor, harÃ§lÄ±ÄŸÄ±nÄ± Ã§Ä±karÄ±yordu.<br />
<br />
2006'nÄ±n Mart sonu, mezarlÄ±k dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼ Ã§Ä±kan olaylarda, polisle taÅŸlaÅŸma seansÄ±ndan sonra yakalandÄ±.<br />
<br />
Ã‡evik Kuvvet polisi, ensesinden tutup dÃ¶ve dÃ¶ve sÃ¼rÃ¼kledi Mazlum'u... HenÃ¼z 13 yÄ±l gÃ¶rmÃ¼ÅŸ boyu, ancak polislerin beline geliyordu. Ä°syan edince aÄŸzÄ±na bir cop yedi. DudaÄŸÄ± patladÄ±.<br />
O dayak, o cop, kararlÄ±lÄ±ÄŸÄ±nÄ± perÃ§inledi.<br />
<br />
"Kininin davacÄ±sÄ± bir nesil"e dÃ¢hil olmuÅŸtu artÄ±k...<br />
<br />
* * *<br />
<br />
Sonra "Ä±slah" baÅŸladÄ±.<br />
<br />
BÃ¶lgede "Ä±slah"tan kasÄ±t, dayak ve hapisti.<br />
<br />
Cop darbelerinden sol el kemiÄŸi Ã§atlamÄ±ÅŸtÄ±. O halde dÃ¶vÃ¼lerek polis otobÃ¼sÃ¼ne kondu, TerÃ¶rle MÃ¼cadele'ye gÃ¶tÃ¼rÃ¼ldÃ¼.<br />
<br />
"LeÅŸte (bu "cenaze" anlamÄ±nda kullanÄ±lÄ±yor) taÅŸ atan sen miydin" diye sordular.<br />
<br />
Ä°ÅŸkence gÃ¶rdÃ¼. Ã‡ocuk Åžube'ye sevk edildi. 40 yaÅŸlarÄ±nda bir komiser Mazlum'la arkadaÅŸlarÄ±nÄ±, "Nerede kaldÄ±nÄ±z biriciklerim, sizi bekliyordum" diye karÅŸÄ±ladÄ±. Bir posta da orada dÃ¶vÃ¼ldÃ¼.<br />
<br />
Ã‡Ä±rÄ±lÃ§Ä±plak soyulup arandÄ±. AjanlÄ±ÄŸa zorlandÄ±.<br />
<br />
Mahkemeye kelepÃ§e takÄ±larak yollandÄ±.<br />
<br />
Ama en zoru cezaeviydi.<br />
<br />
BugÃ¼n PozantÄ± Cezaevi'nde aÃ§Ä±ÄŸa Ã§Ä±kan zulmÃ¼n canlÄ± tanÄ±ÄŸÄ±ydÄ± Mazlum...<br />
<br />
23 Nisan'da TÃ¼rkiye Ã‡ocuk BayramÄ±'nÄ± kutlarken o, hapse mahkÃ»m oldu. 28 kiÅŸilik koÄŸuÅŸunda 37 kiÅŸiyle yatÄ±yordu.<br />
<br />
* * *<br />
<br />
TerÃ¶rle MÃ¼cadele Kanunu MaÄŸduru Ã‡ocuklar iÃ§in Adalet Ã‡aÄŸÄ±rÄ±cÄ±larÄ±, bÃ¶lgeye gittiklerinde konuÅŸmuÅŸtu Mazlum'la...<br />
<br />
Aktivist Mehmet Atak, onu "4. Ã§ocuk" diye kaydetmiÅŸti defterine:<br />
<br />
"Zeki ve muzip bir Ã§ocuk... Kocaman bir gÃ¼lÃ¼ÅŸÃ¼ var. HukukÃ§u veya tiyatrocu olmak istiyor. Ama dil takÄ±ntÄ±sÄ± yÃ¼zÃ¼nden eÄŸitime devam etmek istemiyor. Gece uykularÄ±nda Ã§Ä±ÄŸlÄ±klar atÄ±yor, o koÅŸullarda ayakta kalabilmek iÃ§in daha milliyetÃ§i bir tondan konuÅŸuyor."<br />
<br />
Hapisten Ã§Ä±ktÄ±ktan sonra "KÃ¼Ã§Ã¼k General" diye bir facebook sayfasÄ± aÃ§tÄ± Mazlum...<br />
<br />
Mehmet Atak'la yazÄ±ÅŸÄ±yorlardÄ±.<br />
<br />
"Mezopotamya, uygarlÄ±ÄŸÄ±n beÅŸiÄŸi sayÄ±lÄ±r, ama biz o beÅŸikte Ã§ocukluÄŸumuzu yaÅŸayamadÄ±k. Hayal kurmamÄ±z bile suÃ§... Niye hÃ¢lÃ¢ 'BarÄ±ÅŸ' deyip duruyoruz ki" diye yazmÄ±ÅŸtÄ± bir seferinde...<br />
<br />
"DaÄŸa gitmekten baÅŸka yolum yok" demiÅŸti.<br />
<br />
Atak, vazgeÃ§irmeye Ã§alÄ±ÅŸtÄ±. "DaÄŸa Ã§Ä±kanlar ortalama 3 sene iÃ§inde Ã¶lÃ¼yor Mazlum... Bekle, ben gelince ayrÄ±ntÄ±lÄ± konuÅŸuruz" diye mesaj yazdÄ±.<br />
<br />
Ama artÄ±k Ã§ok geÃ§ti.<br />
<br />
* * *<br />
<br />
17 yaÅŸÄ±nda silahlanÄ±p daÄŸa Ã§Ä±ktÄ± "DÃ¶rdÃ¼ncÃ¼ Ã‡ocuk"...<br />
<br />
Kim bilir kaÃ§Ä±ncÄ± Ã§ocuktu bunu yapan...<br />
<br />
GeÃ§en haziranda, henÃ¼z 18'indeyken, Ã‡emiÅŸgezek'te bir Ã§atÄ±ÅŸmada, "devlet dersinde" Ã¶ldÃ¼rÃ¼ldÃ¼.<br />
<br />
Mehmet Atak, "Onun resmini bilgisayarÄ±mÄ±n aÃ§Ä±lÄ±ÅŸ sayfasÄ±na koydum. Her gÃ¶rdÃ¼ÄŸÃ¼mde aÄŸlÄ±yorum. Onu vazgeÃ§iremediÄŸim iÃ§in suÃ§luluk duyuyorum" diyordu.<br />
<br />
Ona gelene dek ne Ã§ok suÃ§lu vardÄ±.<br />
<br />
* * *<br />
<br />
Åžimdi PozantÄ± cehennemini yaÅŸayanlar, yÃ¼zlerinin gÃ¶rÃ¼nmesinden Ã¼rkerek, enselerinden konuÅŸuyorlar.<br />
<br />
Ä°ÅŸkenceyi, tecavÃ¼zleri anlatÄ±yor, isyanÄ± haykÄ±rÄ±yorlar.<br />
<br />
Mazlum'un gizleyeceÄŸi bir yÃ¼zÃ¼ yok artÄ±k...<br />
<br />
O, yeni terlemiÅŸ bÄ±yÄ±klarÄ±yla gÃ¶zÃ¼mÃ¼zÃ¼n iÃ§ine bakarak konuÅŸuyor:<br />
<br />
Bize sokaktakilerin, iÃ§erdekilerin, daÄŸdakilerin, onlarÄ± daÄŸa sÃ¼renlerin, bÃ¼yÃ¼yen bir kinin Ã¶ykÃ¼sÃ¼nÃ¼ anlatÄ±yor ve soruyor: "DÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼n ve sÃ¶yleyin: Beni kim Ã¶ldÃ¼rdÃ¼?"
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_846.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_846.html</guid>
  <dc:subject>DÃ¶rdÃ¼ncÃ¼ Ã§ocuk</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>Ã–calan'Ä±n uyarÄ±sÄ± ve sezgiye dayalÄ± tehlike</title>
  <description>Ã–calan kardeÅŸiyle gÃ¶rÃ¼ÅŸmeyi reddetti.

Ne dedi?

Durum "hassas"!

PKK Ã¶nderinin bu tek sÃ¶zle anlattÄ±ÄŸÄ± gerÃ§ek herkesin kafasÄ±na dank etmeli. Ä°mralÄ±'da yaÅŸanan "direniÅŸ" her demokrat iÃ§in "Ã¶rnek" olmalÄ±.

ÃœÃ§ yÄ±ldÄ±r sÃ¼ren "kanlÄ± saldÄ±rÄ±lar ve kitlesel tutuklamalar"Ä±n "son perdesine" yaklaÅŸÄ±yoruz.

ANF dÃ¼n Ankara kaynaklÄ± bir "kulis" haberi verdi. ÅžÃ¶yle:

"AKP'nin Ã¶nemli isimlerinden BaÅŸbakan YardÄ±mcÄ...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
Ã–calan kardeÅŸiyle gÃ¶rÃ¼ÅŸmeyi reddetti.<br />
<br />
Ne dedi?<br />
<br />
Durum "hassas"!<br />
<br />
PKK Ã¶nderinin bu tek sÃ¶zle anlattÄ±ÄŸÄ± gerÃ§ek herkesin kafasÄ±na dank etmeli. Ä°mralÄ±'da yaÅŸanan "direniÅŸ" her demokrat iÃ§in "Ã¶rnek" olmalÄ±.<br />
<br />
ÃœÃ§ yÄ±ldÄ±r sÃ¼ren "kanlÄ± saldÄ±rÄ±lar ve kitlesel tutuklamalar"Ä±n "son perdesine" yaklaÅŸÄ±yoruz.<br />
<br />
ANF dÃ¼n Ankara kaynaklÄ± bir "kulis" haberi verdi. ÅžÃ¶yle:<br />
<br />
"AKP'nin Ã¶nemli isimlerinden BaÅŸbakan YardÄ±mcÄ±sÄ± BÃ¼lent ArÄ±nÃ§'Ä±n, yakÄ±n Ã§evresine, 'YargÄ± Anayasa'nÄ±n 14'Ã¼ncÃ¼ maddesine gÃ¶re hareket edip meclisteki dokunulmazlÄ±k sÃ¼recini beklemeden BDP milletvekillerini gÃ¶zaltÄ±na alabilir' dediÄŸi Ankara kulislerine yansÄ±dÄ±. HÃ¼kÃ¼meti, bu sÃ¼reÃ§te bu duruma bir mÃ¼dahalesi olamayacaÄŸÄ±nÄ± savunan ArÄ±nÃ§'Ä±n, bu olasÄ±lÄ±ÄŸÄ±n ancak, 'Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi sÃ¼reci ile aÅŸÄ±labileceÄŸini' sÃ¶ylediÄŸi Ã¶ÄŸrenildi."<br />
<br />
Demek ki, Ã–calan'dan, onun avukatlarÄ±ndan, seÃ§ilmiÅŸ belediye baÅŸkan ve Meclis Ã¼yelerinden, BDP baÅŸkan yardÄ±mcÄ±larÄ± ve yÃ¶neticilerinden, medya Ã§alÄ±ÅŸanlarÄ±ndan ve "rÃ¼ÅŸvet" karÅŸÄ±lÄ±ÄŸÄ± Roj TV'nin karartÄ±lmasÄ±ndan sonra, sÄ±ra zaten altÄ±sÄ± hapiste olan, BDP'li vekillere geldi.<br />
<br />
SÄ±radakiler bu kadar da deÄŸil: Roboski KatliamÄ±'nÄ± Hakkari'de patlayan bomba izledi. BÃ¶ylece sivil halka karÅŸÄ± doÄŸrudan saldÄ±rÄ±lar da gÃ¼ndemde. AKP'nin "yeÅŸil Ergenekonu" iÅŸbaÅŸÄ±nda.<br />
<br />
Roboski KatliamÄ±, AKP'yi beklenmedik Ã¶lÃ§Ã¼lerde sarstÄ±, bunun arkasÄ±ndan Hrant Dink davasÄ±ndaki skandala karÅŸÄ± bÃ¼yÃ¼k tepki, AKP baÅŸlarÄ±nÄ± ÅŸaÅŸkÄ±na Ã§evirdi. Hakkari'deki bombayÄ± PKK'ye yÄ±kma yelteniÅŸinin de Ã§Ã¶kmesi bu ÅŸaÅŸkÄ±nlÄ±ÄŸÄ± paniÄŸe dÃ¶nÃ¼ÅŸtÃ¼rdÃ¼.<br />
<br />
AKP'nin muhtemel hedefini aydÄ±nlatmak iÃ§in, spekÃ¼latif de olsa, bazÄ± Ã¶ngÃ¶rÃ¼lerde bulunmanÄ±n zamanÄ± geldi.<br />
<br />
AKP hÃ¼kÃ¼meti asÄ±l hedefe giden yolu ÅŸu ana kadar attÄ±ÄŸÄ± "kanlÄ± saldÄ±rÄ±lar, kitlesel tutuklamalar, psikolojik savaÅŸ ve provokasyonlar"la aÃ§maya Ã§alÄ±ÅŸÄ±yor.<br />
<br />
Bu asÄ±l hedef nedir?<br />
<br />
Bana Ã¶yle geliyor ki, AKP'nin asÄ±l hedefi KÃ¼rt Ã–zgÃ¼rlÃ¼k Hareketi'ne karÅŸÄ± "alternatif" bir "devlet yanlÄ±sÄ± KÃ¼rt hareketi" yaratmak... AKP KÃ¼rt halkÄ±nÄ± kazanamayacaÄŸÄ±nÄ± anladÄ±. "Benim KÃ¼rdÃ¼m, bana karÅŸÄ± bu halkÄ± kazansÄ±n" diyor olamaz mÄ±? Lanetli iÅŸaretler hÄ±zla birikiyor.<br />
<br />
GeÃ§tiÄŸimiz seÃ§imlerde, bir Ã¶nceki dÃ¶nem seÃ§ilmiÅŸ KÃ¼rt vekillerin toptan tasfiyesi, yerlerine KÃ¼rtlÃ¼kle ilgilerini kesmiÅŸ kimisi rantÃ§Ä± ve silik kiÅŸilikli isimlerin seÃ§ilmesi, bir ihtimal olarak sÃ¶ylÃ¼yorum, ÅŸimdi anlam kazanÄ±yor. BunlarÄ±n tasfiyeye "sessizce" katlanmalarÄ±nÄ±n arkasÄ±nda, elbette hepsine deÄŸil, ama etkili isimlere verilen bir "misyon" var gibi gÃ¶rÃ¼nÃ¼yor: "Ã–nleri aÃ§Ä±ldÄ±ÄŸÄ±nda", Ã¶rneÄŸin BDP'li vekiller de tutuklandÄ±ÄŸÄ±nda, gÃ¼ya bu politikayÄ± "eleÅŸtiren" bir "muvazaa partisi"ni devreye sokmak; bu "danÄ±ÅŸÄ±klÄ± dÃ¶vÃ¼ÅŸ" partisine Burkay ve benzerlerini "monte" etmek, mÃ¼mkÃ¼nse yasal KÃ¼rt hareketinden "tutuklanmamÄ±ÅŸ" birkaÃ§ "iltihakla" bu "sahte partiyi" gÃ¼Ã§lendirmek; Ã–zgÃ¼r Medya'yÄ± Roj TV'yi, gazetemizi mÃ¼mkÃ¼nse birkaÃ§ aylÄ±ÄŸÄ±na susturarak, KÃ¼rt yurtsever kamuoyunu, bu partiye yÃ¶nlendirmek...<br />
<br />
Eski AKP'li vekillerle ilgili bu yÃ¶nlÃ¼ sÃ¶ylentiler, BDP'ye alternatif bir "muvazaa partisi" giriÅŸimi ihtimalini akla getirmekte.<br />
<br />
BaÅŸka...<br />
<br />
Son gÃ¼nlerde medyaya yansÄ±yan bir haber, bu "muvazaa partisine" ek olarak, "PKK'ye alternatif" bir Ã¶rgÃ¼t kurma ihtimalini de gÃ¼Ã§lendirmekte... Haberlerin konusu "Hizbullah"tÄ±r. 1990'larda Susurluk Ã§etesinin kullandÄ±ÄŸÄ± bu Ã¶rgÃ¼t, ÅŸu sÄ±ralar yeniden ve tehlikeli sinyaller vererek hareketleniyor. BilindiÄŸi gibi Hizbullah yÃ¶neticileri, Dink DavasÄ±nda deÅŸifre olan Ã–zel Yetkili Mahkemeler tarafÄ±ndan tahliye edilmiÅŸler ve Ã¶rgÃ¼tÃ¼n baÅŸÄ±na yeniden geÃ§miÅŸlerdi.<br />
<br />
Ã–zetle, benim sezgilerim, AKP derin devletinin karanlÄ±k dehlizlerinde, "yedekte tutulan" eski AKP'li vekiller, PKK karÅŸÄ±tÄ± "solcu" KÃ¼rt kalÄ±ntÄ±lar, varsa Ã¶zgÃ¼rlÃ¼k hareketinin yasal kolundan koparÄ±lacak "kÄ±ymÄ±klar" ile bir alternatif "BDP" tezgahlandÄ±ÄŸÄ± ve yeniden canlandÄ±rÄ±lan Hizbullah-Cemaat ittifakÄ±na dayalÄ± bir alternatif "PKK" kuruluÅŸ hazÄ±rlÄ±klarÄ±nÄ±n olgunlaÅŸtÄ±ÄŸÄ± yÃ¶nÃ¼nde. Tekrar ediyorum; bunlar ÅŸimdilik "sezgi"den ibaret dÃ¼ÅŸÃ¼nceler.<br />
<br />
Devlet OsmanlÄ±'dan devralÄ±nan devlettir. Siyasi cinayet geleneÄŸi nasÄ±l sÃ¼rÃ¼yorsa, "muvazaa partileri" kurarak muhalefeti tasfiye geleneÄŸi de canlÄ±dÄ±r.<br />
<br />
Neden bÃ¶yle "spekÃ¼latif" bir olasÄ±lÄ±ÄŸÄ± kÃ¶ÅŸeme taÅŸÄ±dÄ±ÄŸÄ±ma gelince...<br />
<br />
Binde bir ihtimalden az bile olsa, bÃ¶yle bir planÄ±n varlÄ±ÄŸÄ± hakkÄ±nda "konuÅŸmak", kendi baÅŸÄ±na, eÄŸer binde bir ihtimalle bu plan varsa, onu Ã§Ã¶kertmenin en etkili yoludur.<br />
<br />
Cinayeti kÄ±lÄ± kÄ±pÄ±rdamadan izleyen kiÅŸinin, maktulÃ¼n tabutunu omuzlamasÄ±na karÅŸÄ± uyanÄ±k olmanÄ±n zamanÄ±dÄ±r.<br />
<br />
Binde bir ihtimal dahi olsa, bÃ¶yle bir ihtimal karÅŸÄ±sÄ±nda "konuÅŸmak" aynÄ± zamanda, AKP derin devletinin "kullanmak" istediÄŸi Ã§evreleri bu tehlikeli oyuna karÅŸÄ± uyarmanÄ±n ve onlarla "diyalog" kurarak, bu oyunu bozmaya onlarÄ± teÅŸvik etmenin de en etkili yoludur. Eski AKP'li vekiller KÃ¼rtlÃ¼klerini, Hizbullah Ã§evreleri de, "mÃ¼nafÄ±klara" karÅŸÄ± MÃ¼slÃ¼manlÄ±klarÄ±nÄ± asla unutmamalÄ±dÄ±r.<br />
<br />
Ã–calan "durum hassas" dedi. UyardÄ±. FransÄ±z ÅŸirketi Roj TV'yi kararttÄ±. BDP'li vekillerle ilgili sÃ¶ylentiler yoÄŸunlaÅŸtÄ±. Roboski bombardÄ±manÄ±nÄ± Hakkari bombasÄ± izledi. Tutuklamalar sÃ¼rÃ¼yor.<br />
<br />
BugÃ¼n konuÅŸmayan, yarÄ±n, yani BDP tasfiye edildiÄŸi zaman "konuÅŸtuÄŸunda" ihanetini ve suÃ§unu itiraf etmiÅŸ olacak...<br />
<br />
Åžimdi konuÅŸun!
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_845.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_845.html</guid>
  <dc:subject>Ã–calan'Ä±n uyarÄ±sÄ± ve sezgiye dayalÄ± tehlike</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>Dante buna ne derdi?</title>
  <description>BugÃ¼n de yalÄ±nÄ±z, mutsuz ve umutsuzum. GÃ¶zlÃ¼klerimi takmak, aynaya bakmak bile iÃ§imden gelmiyor. Nereye baksam, savaÅŸ uÃ§aklarÄ± tarafÄ±ndan bombalanarak vÃ¼cutlarÄ± paramparÃ§a edilen 35 genÃ§ cansÄ±z bedenin battaniyelere sarÄ±larak yan yana dizilmiÅŸ halleri duruyor karÅŸÄ±mda. 

KÃ¼Ã§Ã¼k odam, iÃ§inde Ã§ok eÅŸya olmamasÄ±na karÅŸÄ±n, nedense daÄŸÄ±nÄ±k geliyor gÃ¶zÃ¼me. AlgÄ±lamadaki fluluk miyop olmamdan deÄŸil, tatsÄ±z tuzsuz olmam...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
BugÃ¼n de yalÄ±nÄ±z, mutsuz ve umutsuzum. GÃ¶zlÃ¼klerimi takmak, aynaya bakmak bile iÃ§imden gelmiyor. Nereye baksam, savaÅŸ uÃ§aklarÄ± tarafÄ±ndan bombalanarak vÃ¼cutlarÄ± paramparÃ§a edilen 35 genÃ§ cansÄ±z bedenin battaniyelere sarÄ±larak yan yana dizilmiÅŸ halleri duruyor karÅŸÄ±mda. <br />
<br />
KÃ¼Ã§Ã¼k odam, iÃ§inde Ã§ok eÅŸya olmamasÄ±na karÅŸÄ±n, nedense daÄŸÄ±nÄ±k geliyor gÃ¶zÃ¼me. AlgÄ±lamadaki fluluk miyop olmamdan deÄŸil, tatsÄ±z tuzsuz olmamdan kaynaklÄ± biliyorum.<br />
<br />
YaÅŸamlarÄ±nÄ±n baharÄ±nda 35 genÃ§ diyorum, katliam diyorum, Ã¶lÃ¼m diyorum. AklÄ±ma nedense 35 yaÅŸ ÅŸiiri geliyor. Dante geliyor, TarancÄ± geliyor... Anlam veremiyorum... DÃ¼ÅŸÃ¼ncelerimden sÄ±yrÄ±lmak istiyorum.<br />
<br />
Radyo haberleri, yaÅŸadÄ±ÄŸÄ±m ÅŸehirde fÄ±rtÄ±nalar koptuÄŸunu, Ã§atÄ±larÄ±n uÃ§tuÄŸunu haber veriyor. Ã‡oktandÄ±r birinin karÅŸÄ±sÄ±nda oturup kendisini seyretmesine hasret televizyonumun dÃ¼ÄŸmesine basÄ±yorum. Evlerin Ã¼zerine yÄ±kÄ±lmÄ±ÅŸ koca aÄŸaÃ§ gÃ¶vdeleri, kiremitleri uÃ§tuÄŸu iÃ§in Ã§Ä±plak kalmÄ±ÅŸ Ã§atÄ±lar, otobanlarda devrilmiÅŸ araÃ§lar gÃ¶rÃ¼yorum. Kendime kÄ±zÄ±yorum. FÄ±rtÄ±nalar kopmuÅŸ, ben Ã§ift camlÄ± pencerelerimi sÄ±kÄ± sÄ±kÄ±ya kapatmÄ±ÅŸ, kendimi dÃ¼nyadan koparmÄ±ÅŸÄ±m. Oysa bir kez olsun pencereye gidip baksam, kafamÄ± uzatsam fÄ±rtÄ±naya bizzat ÅŸahit olacakmÄ±ÅŸÄ±m. '<i>Hadi kalk, uyuÅŸukluÄŸundan kurtul</i>' diyorum.<br />
<br />
Haber spikerinin zorunlu olmadÄ±kÃ§a sokaÄŸa Ã§Ä±kÄ±lmamasÄ±, Ã§Ä±kÄ±lsa bile dikkatli olunmasÄ± gerektiÄŸi yÃ¶nÃ¼ndeki uyarÄ±sÄ± bir kulaÄŸÄ±mdan giriyor diÄŸerinden Ã§Ä±kÄ±yor.<br />
<br />
SÄ±k sÄ±k uÄŸradÄ±ÄŸÄ±m kÃ¼Ã§Ã¼k gÃ¶lÃ¼n kÄ±yÄ±sÄ±ndayÄ±m yine. 'Neden herkes gibi kalabalÄ±k yerlere takÄ±lmÄ±yorsun, deÄŸiÅŸik yerler keÅŸfetmiyorsun; yeni insanlar tanÄ±mÄ±yorsun. Belki Ã§abalasan, yalnÄ±zlÄ±ÄŸÄ±nÄ± yenersin' diyor iÃ§imdeki ses. Sus diyorum, sussss... <br />
<br />
Havamda deÄŸilim, anladÄ±m. GeldiÄŸim gibi evin yolunu tutuyorum. Evime yakÄ±n uzun sokaÄŸÄ± arÅŸÄ±nlarken, Ã§atÄ±lara yakÄ±n yÃ¼rÃ¼memeye dikkat ediyorum. N'olur n'olmaz diyorum, bakarsÄ±n kiremitler yaÄŸÄ±verir yukarÄ±dan baÅŸÄ±ma. <br />
<br />
SokaÄŸÄ±n ortasÄ±na vardÄ±ÄŸÄ±mda, kulaklarÄ± saÄŸÄ±r eden bir uÄŸultuyla birlikte fÄ±rtÄ±na kopuyor. Ã‡ok gÃ¼Ã§lÃ¼ bir rÃ¼zgar esiyor Ã¶nce. ArabalarÄ±n arasÄ±na sinersem korunmuÅŸ olurum diyorum. Ancak felaket sandÄ±ÄŸÄ±mdan daha bÃ¼yÃ¼k. Adeta yeri emen, ne bulduysa iÃ§ine alÄ±p yutan hortumu gÃ¶rdÃ¼ÄŸÃ¼mde, saklanmanÄ±n iyi bir fikir olmadÄ±ÄŸÄ±na karar veriyorum. PustuÄŸum yerden Ã§Ä±karak, geldiÄŸim yÃ¶ne doÄŸru var gÃ¼cÃ¼mle koÅŸuyorum; kÃ¶ÅŸeyi dÃ¶nersem kurtulurum umuduyla. Ancak nafile, dÃ¶ndÃ¼kÃ§e daha da bÃ¼yÃ¼yen hortum beni de iÃ§ine Ã§ekiyor. ArtÄ±k kulaklarÄ±m duymuyor, gÃ¶zlerim gÃ¶rmÃ¼yor. Bir yapraktan farkÄ±m yok ÅŸimdi. Kendi dairemde boÅŸlukta her geÃ§en an biraz daha hÄ±zla dÃ¶ndÃ¼ÄŸÃ¼m hissi, hatÄ±rladÄ±ÄŸÄ±m son ÅŸey oluyor.<br />
<br />
*** <br />
<br />
UyanÄ±r gibi oluyorum; bunu biliyorum ama en kÃ¼Ã§Ã¼k bir ÅŸey hatÄ±rlamÄ±yorum geÃ§miÅŸe ve o ana dair. Kimim, neredeyim? Dakikalar geÃ§iyor, Ã§evreme bakÄ±yorum. DaÄŸlar arasÄ±nda dÃ¼z bir tepe. Ä°nsanlar gÃ¶rÃ¼yorum, genÃ§ erkekler. BulduklarÄ± koca taÅŸlarÄ±n Ã¼zerine oturmuÅŸlar. Hepsi yÃ¼zÃ¼me bakÄ±yor. Sonra yavaÅŸ yavaÅŸ fikir yÃ¼rÃ¼tme yeteneÄŸime yeniden kavuÅŸuyorum. GenÃ§ adamlarÄ±n yÃ¼zleri tanÄ±dÄ±k geliyor nedense. <br />
<br />
Ã‡evrede bidonlar, Ã§uvallar, hayvan leÅŸleri gÃ¶rÃ¼yorum. Bir kÄ±smÄ± parÃ§alanmÄ±ÅŸ... Karlar erimiÅŸ, toprak yanmÄ±ÅŸ. CanlÄ± adÄ±na ne varsa yanmÄ±ÅŸ kÃ¼l olmuÅŸ. Toprakta koca Ã§ukurlar gÃ¶rÃ¼yorum; toprak da parÃ§alanmÄ±ÅŸ. Etrafta ÅŸarapnel parÃ§alarÄ±... Ãœzerinde sarÄ± renkli rakamlarla seri numarasÄ±nÄ±n yazÄ±ldÄ±ÄŸÄ± kÃ¼Ã§Ã¼k ÅŸarapnel parÃ§asÄ±nÄ± alÄ±p cebime koyuyorum. Ã–temde, sÄ±nÄ±r taÅŸÄ±na benzer bir taÅŸ...<br />
<br />
Az ilerde kuleye benzer yapÄ±lar duruyor. Askeri gÃ¶zetleme kuleleri olmalÄ± diyorum. Evet doÄŸru, ÅŸimdi kulelerde hareket halinde olan silahlÄ± askerleri de seÃ§ebiliyorum. GÃ¶rÃ¼nmemek iÃ§in siniyorum... ArtÄ±k ÅŸÃ¼phe yok: BurasÄ± Uludere.<br />
<br />
GenÃ§ adamlar halen yÃ¼zÃ¼me bakÄ±yor... HayÄ±r olamaz, bu mÃ¼mkÃ¼n deÄŸil; siz Ã¶ldÃ¼nÃ¼z. Bu nasÄ±l ÅŸey diyorum. Bendeki telaÅŸ ve ÅŸaÅŸkÄ±nlÄ±ÄŸÄ±n zerresi onlarda yok. <br />
<br />
'<i>Åžimdi anladÄ±n mÄ± kim olduÄŸumuzu. Bunlar Ã‡etin'le Bedran. En kÃ¼Ã§Ã¼klerimiz. HenÃ¼z 12 yaÅŸÄ±ndalar. Erkan'la ÅžÄ±wan onlardan bir yaÅŸ bÃ¼yÃ¼k. Bunlar da Mehmet, Bilal, Aslan, Adem... SavaÅŸ, Orhan, FadÄ±l...Mahsum, Cihan, Vedat, Cemal, Serhat ve diÄŸerleri...</i>'<br />
<br />
Sen diyorum peki, sen kimsin? Åžervan diyor, '<i>benim adÄ±m Åžervan.</i>' ArtÄ±k eminim, bir zamandan kopmuÅŸ, bir mekandan Ã§Ä±kmÄ±ÅŸ baÅŸka bir zaman ve mekana girmiÅŸtim. RahatlÄ±yorum nedense. BaÅŸÄ±ma gelecekler artÄ±k umurumda bile deÄŸil. Peki neden ben diyorum, neden beni seÃ§tiniz. <br />
<br />
'<i>TesadÃ¼f deÄŸildi... 35 yaÅŸ ÅŸiirini dÃ¼ÅŸÃ¼ndÃ¼ÄŸÃ¼n anÄ± hatÄ±rlÄ±yor musun. Ä°ÅŸte o an senin doÄŸru kiÅŸi olduÄŸuna karar verdik.</i>' <br />
<br />
Åžervan anlatÄ±yor: '<i>Biliyormusun, en sevdiÄŸim ÅŸiirdi. Hep 35 yaÅŸÄ±mda nasÄ±l bir adam olurum diye merak ederdim. Kader mi desem, yazÄ± mÄ± desem. 35 olamadÄ±m, hiÃ§bir zaman da olamayacaÄŸÄ±m ama 35'in iÃ§indeyim ÅŸimdi.</i>'<br />
<br />
EtrafÄ±ma bakÄ±yorum, bombalarla parÃ§alanmÄ±ÅŸ 35 yÃ¼rek karÅŸÄ±mda duruyor. Rahatlar, gazete manÅŸetlerinde gÃ¶rdÃ¼ÄŸÃ¼m parÃ§alanmÄ±ÅŸ, yanmÄ±ÅŸ bedenleri ÅŸimdi sapasaÄŸlam. O sÄ±rada, tepemizden geÃ§en helikopterin Ã§Ä±kardÄ±ÄŸÄ± Ã¼rkÃ¼tÃ¼cÃ¼ sesi duyuyor ve saklanmaya Ã§alÄ±ÅŸÄ±yorum. Korkma diyor Åžervan, '<i>korkma, onlar artÄ±k bizi gÃ¶remez. Seni de gÃ¶remezler. Onlara gÃ¶re biz Ã¶lÃ¼yÃ¼z</i>.'<br />
<br />
<b>Dante gibi deÄŸil yarÄ± Ã¶mrÃ¼mÃ¼z<br />
35'tir sayÄ±mÄ±z<br />
KalleÅŸ bir gecede vurdular<br />
AkÄ±ttÄ±lar kanÄ±mÄ±z<br />
TerÃ¶rist dediler, ÅŸaki dediler<br />
KÄ±ymeti harbiyesi yok, beÅŸ para etmez canÄ±nÄ±z<br />
Bilmediler oysa; anamÄ±za kuzuyuz, atamÄ±za nazlÄ±yÄ±z<br />
Åžair, meseli sen rast eyle<br />
KÃ¼rdÃ¼z, Ã§ocuÄŸuz, kaÃ§akÃ§Ä±yÄ±z<br />
ÅžakaklarÄ±mÄ±za kar yaÄŸmayacak, aÄŸarmayacak saÃ§Ä±mÄ±z<br />
HiÃ§bir zaman olmayacak aynamÄ±z taraÄŸÄ±mÄ±z<br />
GÃ¶rdÃ¼ÄŸÃ¼mÃ¼z son beyaz, kefendeki akÄ±mÄ±z<br />
Resimler sararsa da duracak zamanÄ±mÄ±z<br />
Gizli sevdik, sÃ¶zlÃ¼ydÃ¼ bazÄ±larÄ±mÄ±z<br />
Baba olamayacak, Ã¶ksÃ¼z kalacak sevdamÄ±z<br />
Bir andÄ±:<br />
GÃ¶kyÃ¼zÃ¼ kÄ±zÄ±la boyandÄ± sÄ±Ã§rayÄ±nca kanÄ±mÄ±z<br />
Aleviyle eridik, ateÅŸlerde yandÄ± canÄ±mÄ±z<br />
KuÅŸlar deÄŸil, demir canavarlardÄ± uÃ§anÄ±mÄ±z<br />
Neylersin Ã¶lÃ¼m herkesin baÅŸÄ±nda<br />
Lakin namert olmayaydÄ± dÃ¼ÅŸmanÄ±mÄ±z<br />
MahÅŸerden Ã§Ä±ktÄ±k, dost meclisi ÅŸimdi mekanÄ±mÄ±z<br />
Hepsi kardeÅŸ-bacÄ±, can yoldaÅŸÄ±mÄ±z<br />
Åžair, dÃ¶rt cihana duyur ÅŸu  andÄ±mÄ±z<br />
Biline ki; artÄ±k direniÅŸtir adÄ±mÄ±z.<br />
</b><br />
'<i>ArtÄ±k direniÅŸtir adÄ±mÄ±z, artÄ±k direniÅŸtir adÄ±mÄ±z...</i>' Ses adeta binlerin aÄŸzÄ±nda Ã§Ä±kÄ±yor ÅŸimdi. YÃ¼kseliyor, yÃ¼kseliyor... Bir an kulaklarÄ±m patlayacak, beynim parÃ§alanacak sanÄ±yorum. Åžervan, Bedran, ÅžÄ±wan, Cihan... YavaÅŸ yavaÅŸ yok oluyorlar. GÃ¶rÃ¼nmez... Ellerimle kulaklarÄ±mÄ± kapatÄ±yorum. BaÅŸÄ±mda dayanÄ±lmaz aÄŸrÄ±lar, kendimden geÃ§iyorum.<br />
<br />
*** <br />
<br />
Temiz ve aydÄ±nlÄ±k bir hastane odasÄ±nda, sÄ±cak bir yatakta aÃ§Ä±yorum gÃ¶zlerimi. BaÅŸÄ±mda bekleyen sarÄ±ÅŸÄ±n hemÅŸire seviniyor. DÃ¼n gece hastaneye getirildiÄŸimi, baygÄ±n durumda olduÄŸumu anlatmaya Ã§alÄ±ÅŸÄ±yor. Dinlemiyorum bile. Pantolonumu ver diyorum. ÅžaÅŸÄ±rÄ±yor. Elimi cebime atÄ±yorum ve avucumda ÅŸimdi Ã¼zerinde sarÄ± renkli rakamlarÄ±n olduÄŸu ÅŸarapnel parÃ§asÄ±. GÃ¼lÃ¼msÃ¼yorum; sarÄ±lamadÄ±ÄŸÄ±ma, hatÄ±rÄ±mÄ± alamadÄ±ÄŸÄ±ma hayÄ±flanÄ±yorum. '<i>Beyefendi, dÃ¼n gece size ne olduÄŸunu hatÄ±rlÄ±yor musunuz?</i>' SÃ¶ylesem de anlamayacak, inanmayacak. Biliyorum, nasÄ±l olsa hiÃ§ kimse inanmayacak. Mutluyum. Sadece, fÄ±rtÄ±nanÄ±n uÃ§urduÄŸu kiremit kafama dÃ¼ÅŸtÃ¼ diyorum.
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_844.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_844.html</guid>
  <dc:subject>Dante buna ne derdi?</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>2011'den sonra dÃ¼nya solu</title>
  <description>ÅžÃ¶yle ya da bÃ¶yle, en dardan en geniÅŸ anlamÄ±na kadar 2011 dÃ¼nya solu iÃ§in gÃ¼zel geÃ§ti.

Bunun temel nedeni dÃ¼nyanÄ±n Ã§oÄŸunun kÃ¶tÃ¼ etkilendiÄŸi ekonomik koÅŸullar oldu. 2011'de iÅŸsizlik arttÄ± ve artmaya da devam ediyor. BirÃ§ok devlet yÃ¼ksek borÃ§ seviyeleriyle ve azalan gelirleriyle yÃ¼zleÅŸtiler. Buna bulduklarÄ± Ã§Ã¶zÃ¼m ise bir yandan hem bankalarÄ± korumak hem de halka kemer sÄ±kma politikalarÄ±nÄ± empoze etmek. 

BÃ¼tÃ¼n...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
ÅžÃ¶yle ya da bÃ¶yle, en dardan en geniÅŸ anlamÄ±na kadar 2011 dÃ¼nya solu iÃ§in gÃ¼zel geÃ§ti.<br />
<br />
Bunun temel nedeni dÃ¼nyanÄ±n Ã§oÄŸunun kÃ¶tÃ¼ etkilendiÄŸi ekonomik koÅŸullar oldu. 2011'de iÅŸsizlik arttÄ± ve artmaya da devam ediyor. BirÃ§ok devlet yÃ¼ksek borÃ§ seviyeleriyle ve azalan gelirleriyle yÃ¼zleÅŸtiler. Buna bulduklarÄ± Ã§Ã¶zÃ¼m ise bir yandan hem bankalarÄ± korumak hem de halka kemer sÄ±kma politikalarÄ±nÄ± empoze etmek. <br />
<br />
BÃ¼tÃ¼n bunlar % 99 ile Wall Street'i Ä°ÅŸgal Et hareketinin kÃ¼resel isyanÄ±nÄ±n ortaya Ã§Ä±kmasÄ± sonucunu doÄŸurdu. Bu isyan, zenginliÄŸin eÅŸitsiz paylaÅŸÄ±mÄ±, yozlaÅŸmÄ±ÅŸ hÃ¼kÃ¼metler ve aslÄ±nda hÃ¼kÃ¼metlerin Ã§ok partili rejimlerinin demokratik olmayan doÄŸalarÄ±na karÅŸÄ±ydÄ±. <br />
<br />
Sadece Wall Street hareketi iÃ§in deÄŸil, Arap BaharÄ± ya da Ä°spanya'daki Ingidnados (Ã–fkeliler) hareketi iÃ§in de arzulanan ÅŸeyler aynÄ±ydÄ±. Bu onlar iÃ§in neo-liberalizmin ideolojik mantralarÄ± olan eÅŸitsizlik, adaletsizlik ve dekolonizasyon sÃ¶ylemlerini dÄ±ÅŸlayan bir dÃ¼nyayÄ± deÄŸiÅŸtirme iÅŸiydi. SÄ±radan insanlar artÄ±k sistemi garanti altÄ±na almÄ±yorlardÄ±; uzun zaman sonra ilk kez yaÅŸadÄ±klarÄ± sistemin doÄŸasÄ±nÄ± tartÄ±ÅŸÄ±yorlardÄ±. <br />
<br />
Åžimdi dÃ¼nya solu asÄ±l iÃ§in soru, bu hareketlerin nasÄ±l ilerletileceÄŸi ve baÅŸlangÄ±Ã§taki sÃ¶ylemlerin nasÄ±l baÅŸarÄ±lÄ± bir ÅŸekilde siyasal dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼me uÄŸratÄ±labileceÄŸidir. Sorun ortaya basit bir ÅŸekilde konabilir. Sadece ekonomik terimlerle ifade etmeye kalkarsak, kÃ¼Ã§Ã¼k bir grupla (% 1) bÃ¼yÃ¼k bir grup (% 99) arasÄ±nda gittikÃ§e bÃ¼yÃ¼yen bir uÃ§urum var. Elbette bu bir siyasi bÃ¶lÃ¼nmenin bulunduÄŸunu gÃ¶stermez. DÃ¼nya Ã§apÄ±nda saÄŸ-merkezin gÃ¼cÃ¼ halen nÃ¼fusun yarÄ±sÄ± kadarÄ±nÄ± yÃ¶netiyor ya da bu kiÅŸiler en azÄ±ndan siyasete katÄ±lÄ±yorlar. <br />
<br />
Bu yÃ¼zden dÃ¼nyayÄ± dÃ¶nÃ¼ÅŸtÃ¼rmek iÃ§in dÃ¼nya solunun -henÃ¼z gerÃ§ekleÅŸmese de- siyasi birliÄŸine ihtiyaÃ§ var. AslÄ±nda hem uzun vadeli hem de kÄ±sa vadeli taktikler arasÄ±nda derin anlaÅŸmazlÄ±klar sÃ¶z konusu. Elbette bu anlaÅŸmazlÄ±klar tartÄ±ÅŸÄ±lmÄ±yor deÄŸildir. Aksine bu konular hararetle tartÄ±ÅŸÄ±lÄ±yor ve bÃ¶lÃ¼nmenin Ã¼stesinden gelmek iÃ§in kÃ¼Ã§Ã¼k de olsa ilerlemeler kaydediliyor. <br />
<br />
Soldaki bu bÃ¶lÃ¼nmeler yeni deÄŸil. Tabii bu, sorunun Ã§Ã¶zÃ¼mÃ¼nÃ¼ kolaylaÅŸtÄ±rmÄ±yor. Burada baÅŸlÄ±ca iki tartÄ±ÅŸma var. Ä°lki seÃ§imlerle ilgili. Ä°kincisi yok, Ã¼Ã§Ã¼ncÃ¼sÃ¼ ise seÃ§imlerle ilgili pozisyonlarla ilgili. SeÃ§imlerden bÃ¼yÃ¼k derecede ÅŸÃ¼phe eden bir grup var ki sadece politik aÃ§Ä±dan etkisizliÄŸini deÄŸil aynÄ± zamanda dÃ¼nya sisteminin varlÄ±ÄŸÄ±nÄ±n meÅŸruluÄŸunu pekiÅŸtirdiÄŸini de tartÄ±ÅŸÄ±yorlar. <br />
<br />
DiÄŸerleri de seÃ§im sÃ¼recinde yer almanÄ±n Ã¶nemli olduÄŸunu dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼yor. Ama bu grup da ikiye bÃ¶lÃ¼nmÃ¼ÅŸ durumda. Bir tarafta pragmatik olma iddiasÄ±nda olanlar vardÄ±r. Bu kiÅŸiler dÃ¼zgÃ¼n Ã§alÄ±ÅŸan Ã§ok partili bir seÃ§im sisteminde ya da de facto olarak parlamenter alternansa izin verilmediÄŸinde bÃ¼yÃ¼k bir merkez sol partisi iÃ§inde Ã§alÄ±ÅŸmak istiyorlar. <br />
<br />
Ve tabii ki bu ehven-i ÅŸer adÄ± verilen seÃ§im politikasÄ±nÄ± kÄ±nayanlar da var. SeÃ§im politikasÄ±nÄ± kÄ±nayanlar alternatif partilerle "samimi" sol partilere verilen oy desteÄŸi arasÄ±nda anlamlÄ± bir fark olduÄŸu konusunda Ä±srar ediyorlar. <br />
<br />
Hepimiz bu tartÄ±ÅŸmaya aÅŸinayÄ±z ve konu hakkÄ±nda Ã§okÃ§a argÃ¼man duyduk. Ancak, en azÄ±ndan benim iÃ§in aÃ§Ä±k bir ÅŸey bu: eÄŸer bu sÃ¶zÃ¼nÃ¼ ettiÄŸimiz Ã¼Ã§ grup, seÃ§im taktikleri iÃ§in bir araya gelmiyorsa, dÃ¼nya solunun kÄ±sa ve uzun vadede siyasete hÃ¢kim olma ÅŸansÄ± pek yok gibi gÃ¶rÃ¼nÃ¼yor. <br />
<br />
Ben bir tÃ¼r uzlaÅŸma olduÄŸuna inanÄ±yorum. O da kÄ±sa vadeli taktiklerle uzun vadeli stratejiler arasÄ±nda bir ayrÄ±m yapmaktan geÃ§iyor. Devlet gÃ¼cÃ¼nÃ¼n Ã¶nemsiz olduÄŸunu dÃ¼ÅŸÃ¼nenlere tamamen katÄ±lÄ±yorum ve bÃ¶ylesi bir durum dÃ¼nya sisteminin dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼m ihtimalini tehlikeye atar. Bir dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼m stratejisi olarak, bu defalarca denendi ve her seferinde de baÅŸarÄ±lÄ± olmadÄ±. <br />
<br />
Bundan, kÄ±sa vadede seÃ§imlere katÄ±lmanÄ±n zaman kaybÄ± olacaÄŸÄ± sonucu Ã§Ä±kmaz. AslÄ±nda % 99'un bÃ¼yÃ¼k bir kÄ±smÄ± kÄ±sa vadede sÃ¼rekli acÄ± Ã§ekiyor. Bu kÄ±sa vadedeki acÄ± Ã§ekme hali onlarÄ±n temel kaygÄ±sÄ±. Onlar hayatta kalmak iÃ§in Ã§alÄ±ÅŸÄ±yorlar, hayatta kalmak iÃ§in ve akrabalarÄ±na ve arkadaÅŸlarÄ±na yardÄ±m etmek iÃ§in. EÄŸer toplumsal dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼mÃ¼n potansiyel ajanlarÄ± olarak hÃ¼kÃ¼meti gÃ¶rÃ¼yorsak, -ancak onlarÄ±n acil politika kararlarÄ± ile kÄ±sa vadeli acÄ± etkileyebilir yapÄ±lar olarak, dÃ¼nya solu onlarÄ± acÄ±larÄ±nÄ± azaltacak kararlar almak zorunda bÄ±rakacaklardÄ±r. <br />
<br />
AcÄ±yÄ± azaltmak iÃ§in Ã§alÄ±ÅŸmak seÃ§men katÄ±lÄ±mÄ± gerektirir. Peki, ehven-i ÅŸer savunucularÄ±yla samimi sol partileri destekleyenler arasÄ±ndaki tartÄ±ÅŸma ne? <br />
<br />
Bu, Ã¼lkenin bÃ¼yÃ¼klÃ¼ÄŸÃ¼, resmi siyasi yapÄ±sÄ±, demografik, jeopolitik konumu ve siyasi tarih gibi birÃ§ok faktÃ¶re baÄŸlÄ± yerelliklerin kararÄ± olur. Bunun basmakalÄ±p bir cevabÄ± yoktur, olamaz da. 2012'nin cevabÄ± da ister istemez 2014 ya da 2016 iÃ§in geÃ§erli olmayacaktÄ±r. Bu, en azÄ±ndan benim iÃ§in, her Ã¼lkede, bir ilke tartÄ±ÅŸmasÄ±ndan ziyade bir taktiksel durumdur. <br />
<br />
DÃ¼nya solundaki ikinci temel tartÄ±ÅŸma ise "kalkÄ±nmacÄ±lÄ±k" adÄ±nÄ± verdiÄŸimiz kavram ile medeniyet deÄŸiÅŸikliÄŸi arasÄ±ndaki Ã¶ncelik arasÄ±ndadÄ±r. BÃ¶ylesi bir tartÄ±ÅŸmayÄ± dÃ¼nyanÄ±n birÃ§ok yerinde izleyebiliriz. <br />
<br />
Bunlardan birini Latin Amerika'daki sol hÃ¼kÃ¼metler ve "Ã¶fkeli" yerli halk hareketleri arasÄ±nda devam eden ve oldukÃ§a gergin geÃ§en tartÄ±ÅŸmalarda gÃ¶rÃ¼rÃ¼z. Ã–rneÄŸin, Bolivya'da, Ekvador'da, VenezÃ¼ella'da. Bu tartÄ±ÅŸmalardan bir baÅŸkasÄ±nÄ± da Kuzey Amerika ve Avrupa'da Ã§evreciler / YeÅŸiller ile tutucu ve mevcut istihdamÄ± artÄ±rmaya Ã¶ncelik veren sendikalar arasÄ±nda gÃ¶rÃ¼rÃ¼z. <br />
<br />
Bir taraftan ekonomik bÃ¼yÃ¼me olmaksÄ±zÄ±n kalkÄ±nma olmayacaÄŸÄ±nÄ± sÃ¶yleyen sol hÃ¼kÃ¼metler ya da sendikalar tarafÄ±ndan ileri sÃ¼rÃ¼len kalkÄ±nmacÄ± seÃ§enek, gÃ¼nÃ¼mÃ¼z dÃ¼nyasÄ±nÄ±n ekonomik dengesizliklerini dÃ¼zeltmek iÃ§in bir yol bÄ±rakmÄ±yor, her ne kadar sÃ¼rekli olarak Ã¼lkeler iÃ§i ya da Ã¼lkeler arasÄ± kutuplaÅŸmalardan sÃ¶z etsek de. Bu grup en azÄ±ndan nesnel ve muhtemelen Ã¶znel bir ÅŸekilde saÄŸcÄ± gÃ¼Ã§lerin Ã§Ä±karlarÄ±nÄ± destekleyen rakiplerini suÃ§luyor. <br />
<br />
KalkÄ±nmacÄ± gÃ¶rÃ¼ÅŸÃ¼n karÅŸÄ±sÄ±nda duran seÃ§eneÄŸi savunanlar ekonomik bÃ¼yÃ¼me iÃ§in Ã¶ncelikli konsantrasyonun iki gerekÃ§eyle yanlÄ±ÅŸ olduÄŸunu sÃ¶ylÃ¼yorlar. Bu sadece kapitalist sistemin en kÃ¶tÃ¼ Ã¶zelliklerini devam ettiren bir politika. Bu politika, ekolojik ve sosyal olarak onarÄ±lamaz zararlara sebep oluyor. <br />
<br />
Bu bÃ¶lÃ¼nme eÄŸer mÃ¼mkÃ¼nse, seÃ§men katÄ±lÄ±mÄ± konusunda daha da fazla ateÅŸlidir. Bunu Ã§Ã¶zmek iÃ§inse tek yol bÃ¶yle bir durumda tavizler talep etmek. EÄŸer mÃ¼mkÃ¼nse, her iki grup da iyi niyetle birbirlerinin sol kimliklerini tanÄ±malÄ±lar. Ancak bu kolay olmayacak. <br />
<br />
Gelecek beÅŸ on yÄ±lda soldaki bu bÃ¶lÃ¼nmeler aÅŸÄ±labilir mi? Bundan emin deÄŸiliz. Ancak bu bÃ¶lÃ¼nmeler aÅŸÄ±lamazsa kapitalist sistemin Ã§Ã¶kmesi kesin olsa da Ã¶nÃ¼mÃ¼zdeki 20-40 yÄ±l iÃ§inde dÃ¼nya solunun buna alternatif getirebileceÄŸine -savaÅŸtan galip Ã§Ä±kacaÄŸÄ±na- inanmÄ±yorum.  <br />
<br />
Kaynak: iwallerstein.com / bianet<br />
<br />
Ã‡eviri: Can SemercioÄŸlu
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_843.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_843.html</guid>
  <dc:subject>2011'den sonra dÃ¼nya solu</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>ObÃ¼s topuyla 'teslim ol' Ã§aÄŸrÄ±sÄ± Kazan bombasÄ±yla 'yakalama'</title>
  <description>TÃ¼rkiye kamuoyu BaÅŸbakan'Ä±n dÃ¼nkÃ¼ konuÅŸmasÄ±nÄ± dinledi. HastalÄ±ktan sonra BaÅŸbakan, artÄ±k kontrolÃ¼ kaybetmiÅŸ. AÄŸzÄ±ndan Ã§Ä±kanÄ± kulaÄŸÄ± duymuyor. "Ä°nsan mÃ¼sveddeleri" diyor, aÄŸzÄ±ndan kÃ¶pÃ¼kler saÃ§Ä±lÄ±yor, isim vermeden BDP EÅŸbaÅŸkanÄ±na "densiz" diye saldÄ±rÄ±yor, "ipini koparmÄ±ÅŸ" haykÄ±rÄ±yor: "silahlÄ± efendileriniz, ipinizi gevÅŸetmediÄŸi sÃ¼rece tuvalete bile gidemezsiniz" Sonra hÄ±zÄ±nÄ± alamÄ±yor; "Molotof kokteyli...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
TÃ¼rkiye kamuoyu BaÅŸbakan'Ä±n dÃ¼nkÃ¼ konuÅŸmasÄ±nÄ± dinledi. HastalÄ±ktan sonra BaÅŸbakan, artÄ±k kontrolÃ¼ kaybetmiÅŸ. AÄŸzÄ±ndan Ã§Ä±kanÄ± kulaÄŸÄ± duymuyor. "Ä°nsan mÃ¼sveddeleri" diyor, aÄŸzÄ±ndan kÃ¶pÃ¼kler saÃ§Ä±lÄ±yor, isim vermeden BDP EÅŸbaÅŸkanÄ±na "densiz" diye saldÄ±rÄ±yor, "ipini koparmÄ±ÅŸ" haykÄ±rÄ±yor: "silahlÄ± efendileriniz, ipinizi gevÅŸetmediÄŸi sÃ¼rece tuvalete bile gidemezsiniz" Sonra hÄ±zÄ±nÄ± alamÄ±yor; "Molotof kokteylini de silah sayan kanun Ã§Ä±karacaÄŸÄ±z" diyor. Molotof ne ki? Resim, ÅŸiir, mÃ¼zik, gÃ¼nlÃ¼k makale ve kitap Ã§oktan beri silah ve bomba sayÄ±lmakta...<br />
<br />
Ve BaÅŸbakan Ã¶fkeden titreyerek, daha dÃ¼ne kadar kendisine "Ergenekon cihadÄ±nda" Ã§uvalla belge taÅŸÄ±yan "taÅŸeron" gazeteciyle dÃ¼nyanÄ±n Ã¶nÃ¼nde aÄŸÄ±z kavgasÄ±na giriyor; gazeteci buna "ben KasÄ±mpaÅŸalÄ±dan korkmam" diyor, o gazeteciye "KasÄ±mpaÅŸalÄ± olmaktan gurur duyarÄ±m" diye yanÄ±t veriyor ve birden karÅŸÄ±sÄ±nda bir gazetenin "taÅŸeron" muhabiri olduÄŸunu unutuyor, onu kendisiyle yarÄ±ÅŸan bir parti lideri sanÄ±yor ve ÅŸÃ¶yle rest Ã§ekiyor: "Bu Ã¼lke bize yÃ¼zde 50 oy vermiÅŸse, sen gocun. Kendinizi check edin."<br />
<br />
Belli ki BaÅŸbakan'Ä±n beyni bulandÄ± ve bu da hÃ¼kÃ¼mete olduÄŸu gibi yansÄ±dÄ±. ArÄ±nÃ§ da BaÅŸbakan gibi garip ÅŸeyler sÃ¶yledi.<br />
<br />
Ama Ã¶nce geÃ§en gÃ¼n gazetemizde yayÄ±nlanan "Topyekun savaÅŸÄ±n yeni aÅŸamasÄ±: Kitlesel ekonomik terÃ¶r" baÅŸlÄ±klÄ± yazÄ±dan bir aktarma:<br />
<br />
"AltÄ±nÄ± Ã§izelim: "AsayiÅŸ" sorunu sÃ¶z konusu olduÄŸu zaman suÃ§luya (ister terÃ¶rist, ister kaÃ§akÃ§Ä±, ister katil, ister hÄ±rsÄ±z olsun) obÃ¼s ve havan topu kullanÄ±lmaz. UÃ§ak hiÃ§ kullanÄ±lmaz. Ã‡Ã¼nkÃ¼ bu silahlar, "suÃ§lu olduÄŸundan ÅŸÃ¼phelenilenin" hÃ¼kÃ¼m giymeden Ã¶nce "masum" olduÄŸu ilkesine uymaz. Bu silahlarÄ±n tehdidiyle "suÃ§lu" yakalanamaz, yargÄ± Ã¶nÃ¼ne Ã§Ä±karÄ±lamaz, "suÃ§luya" teslim ol Ã§aÄŸrÄ±sÄ± yapÄ±lamaz. Bu silahlarÄ± kullanmak bu durumda "yargÄ±sÄ±z infaz" olur. SuÃ§tur."<br />
<br />
Åžimdi de, BaÅŸbakan YardÄ±mcÄ±sÄ± ve HÃ¼kÃ¼met SÃ¶zcÃ¼sÃ¼ BÃ¼lent ArÄ±nÃ§'Ä±n geÃ§tiÄŸimiz gece yaptÄ±ÄŸÄ± aÃ§Ä±klamayÄ± okuyalÄ±m: "4 saate yaklaÅŸan bir gÃ¶rÃ¼ntÃ¼nÃ¼n varlÄ±ÄŸÄ± daha Ã¶nce sÃ¶ylenmiÅŸti. Harekat konusunda talimat verilmiÅŸ. CanlÄ±ya karÅŸÄ± Ã¶ncelikle teslim olmasÄ±, mukavemet karÅŸÄ±sÄ±nda etkisiz hale getirilmesi durumu var. Ä°ÅŸaret fiÅŸekleri ve top atÄ±ÅŸlarÄ±na raÄŸmen grubun hareketi neticesinde bombalama yapÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r". (ANF)<br />
<br />
Ä°ÅŸte bÃ¶yle...<br />
<br />
HÃ¼kÃ¼met, hem yÃ¼rÃ¼ttÃ¼ÄŸÃ¼ harekatÄ±n "savaÅŸ" olmadÄ±ÄŸÄ±nÄ± , hem de bombardÄ±manÄ± meÅŸru gÃ¶stermek iÃ§in, iÅŸte bÃ¶yle kendini "savundu".<br />
<br />
"Teslim ol" Ã§aÄŸrÄ±sÄ± yapmÄ±ÅŸmÄ±ÅŸ...<br />
<br />
NasÄ±l yaptÄ±n?<br />
<br />
"Ä°ÅŸaret fiÅŸekleri ve top atÄ±ÅŸlarÄ±yla yaptÄ±k..."<br />
<br />
Siz "iÅŸaret fiÅŸekleri ve top atÄ±ÅŸlarÄ±yla", "teslim ol" Ã§aÄŸrÄ±sÄ± yapÄ±ldÄ±ÄŸÄ±nÄ± duydunuz mu?<br />
<br />
DuymadÄ±nÄ±z. Ã‡Ã¼nkÃ¼ bÃ¶yle "teslim ol" Ã§aÄŸrÄ±sÄ± yok. Ä°ÅŸaret fiÅŸeÄŸinden 12 yaÅŸÄ±ndaki Ã§ocuk, katÄ±r sÄ±rtÄ±ndaki "kaÃ§akÃ§Ä±" ne anlar? Ãœstelik bu "iÅŸaret fiÅŸeÄŸi", "kaÃ§akÃ§Ä±yla" ya da "gerillayla" "haberleÅŸme" aracÄ± deÄŸil. Ordu birliklerinin birbirleriyle haberleÅŸme aracÄ±... Top atÄ±ÅŸÄ±nÄ±n "teslim ol" anlamÄ±na geldiÄŸine ise, bÃ¼tÃ¼n "TopÃ§u sÄ±nÄ±fÄ± subaylarÄ±" ÅŸeyleriyle gÃ¼lerler... Hatta mahfelde rakÄ± iÃ§erlerken, "bizim Molla ArÄ±nÃ§, top denince Ramazan topu sanÄ±yor her halde" filan diyerek dalga geÃ§erler...<br />
<br />
"SavaÅŸ deÄŸil asayiÅŸ" teorisi iÅŸte bu zÄ±rvayla savunuldu.<br />
<br />
Sonra?<br />
<br />
Sonra da, 35 kiÅŸinin Ã¶lÃ¼mÃ¼ ÅŸÃ¶yle "meÅŸrulaÅŸtÄ±rÄ±ldÄ±": "Ä°ÅŸaret fiÅŸekleri ve top atÄ±ÅŸlarÄ±na raÄŸmen grubun hareketi neticesinde bombalama yapÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r"...<br />
<br />
Yani demek istiyor ki, "biz savaÅŸ yÃ¶ntemi olarak hareket halinde olan her canlÄ±yÄ± yÃ¼ksek teknikli ve yÄ±kÄ±cÄ± gÃ¼Ã§te silahlarla yok etmiyoruz, iÅŸaret fiÅŸeÄŸi ve top atÄ±ÅŸlarÄ±yla 'teslim ol' Ã§aÄŸrÄ±sÄ± yapÄ±yoruz; ama canlÄ± hareket edince bombalÄ±yoruz"...<br />
<br />
SuÃ§un itirafÄ±dÄ±r bu...<br />
<br />
Bu olay artÄ±k yaÅŸananÄ±n bir "savaÅŸ" olduÄŸunu inkar etmeyi imkansÄ±z hale getirmiÅŸtir. Ortada topyekun bir savaÅŸ var ve HÃ¼kÃ¼met kuvvetleri, MÄ°T raporunun da belirttiÄŸi gibi, "PKK'ye patlayÄ±cÄ±, mÃ¼himmat ve malzeme getiriyorlar" bahanesiyle, "dÃ¼ÅŸmanÄ±n cephe gerisindeki sivil halka gÃ¶z daÄŸÄ± vermek ve onu ekonomik olarak Ã§Ã¶kertmek iÃ§in" "kaÃ§akÃ§Ä±lara" karÅŸÄ± katliam yapmÄ±ÅŸtÄ±r.<br />
<br />
Ve ÅŸimdi bu katliamÄ±, "biz iÅŸaret fiÅŸeÄŸi ve obÃ¼s toplarÄ±yla teslim ol dedik, olmadÄ±lar, bombaladÄ±k" diyerek savunuyor.<br />
<br />
"AraÅŸtÄ±rmacÄ± gazeteciler", hÃ¼kÃ¼meti aklama telaÅŸÄ±yla ne yapacaklarÄ±nÄ± ÅŸaÅŸÄ±rdÄ±lar. DÃ¼rÃ¼st bir gazeteci, "PKK'nin lojistik desteklerini yok etme" programÄ±nÄ±n aslÄ±nÄ± faslÄ±nÄ± araÅŸtÄ±rÄ±r. KÃ¼rt orta ve kÃ¼Ã§Ã¼k sermayesine saldÄ±rmak amacÄ±yla hazÄ±rlanan yasanÄ±n muhtemel sonuÃ§larÄ±nÄ± inceler. Bu programÄ±n iÃ§inde, Baransu tarafÄ±ndan aÃ§Ä±klanan MÄ°T raporunda sÃ¶ylendiÄŸi gibi, "PKK'ye metropollerde mÃ¼himmat, patlayÄ±cÄ± ve malzemenin kaÃ§akÃ§Ä±lar vasÄ±tasÄ±yla saÄŸlandÄ±ÄŸÄ±" bahanesiyle "dÃ¼ÅŸman sayÄ±lan" Botan halkÄ±nÄ± ekonomik bakÄ±mdan Ã§Ã¶kertme, bÃ¶ylece sÄ±nÄ±r boylarÄ±nÄ± boÅŸaltma planÄ± var mÄ± yok mu, ortaya Ã§Ä±karÄ±r...<br />
<br />
Ã‡Ã¼nkÃ¼ durum asÄ±l ÅŸimdi tehlikeli hale geldi; BaÅŸbakan da hÃ¼kÃ¼met de hasta, AKP halÃ¼sÃ¼nasyon gÃ¶rÃ¼yor; molotofu silah, Baransu'yu "ana muhalefet partisi" lideri, TopÃ§u bataryasÄ±na "ateÅŸ" emri veren iÅŸaret fiÅŸeÄŸini ve ardÄ±ndan obÃ¼s bombardÄ±manÄ±nÄ± "teslim ol Ã§aÄŸrÄ±sÄ±" sanÄ±yor; 12 yaÅŸÄ±ndaki "ÅžahanlarÄ±" bir tonluk kazan bombalarÄ±yla yok ediyor ve bunu protesto eden KÃ¼rtleri de "insan mÃ¼sveddesi" diyerek buruÅŸturup, yok etmeye hazÄ±rlanÄ±yor...
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_842.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_842.html</guid>
  <dc:subject>ObÃ¼s topuyla 'teslim ol' Ã§aÄŸrÄ±sÄ± Kazan bombasÄ±yla 'yakalama'</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>Genelkurmay'Ä±n yalanlarÄ± ve gerÃ§ekler </title>
  <description>Tayyip ErdoÄŸan ve ekibinin yere gÃ¶ÄŸe sÄ±ÄŸdÄ±ramadÄ±ÄŸÄ± TÃ¼rk ordusuna baÄŸlÄ± savaÅŸ uÃ§aklarÄ± katliam gerÃ§ekleÅŸtirdi. Daha Ã¶nceden tepsi edilen ve sivil olduklarÄ± bilenen hedef F16 savaÅŸ uÃ§aklarÄ±yla vuruldu. 36 sivil KÃ¼rt katledildi. 

KatliamÄ± kamuoyu ve dÃ¼nya ROJ TV ve ANF aracÄ±lÄ±ÄŸÄ±yla Ã¶ÄŸrendi. TÃ¼rk basÄ±nÄ±, TÃ¼rk haber kanallarÄ± saatlerce sustu. KatliamÄ± gÃ¶rmedi. HÃ¼kÃ¼metin emir eri gibi davrandÄ±. 

TÃ¼rk basÄ...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
Tayyip ErdoÄŸan ve ekibinin yere gÃ¶ÄŸe sÄ±ÄŸdÄ±ramadÄ±ÄŸÄ± TÃ¼rk ordusuna baÄŸlÄ± savaÅŸ uÃ§aklarÄ± katliam gerÃ§ekleÅŸtirdi. Daha Ã¶nceden tepsi edilen ve sivil olduklarÄ± bilenen hedef F16 savaÅŸ uÃ§aklarÄ±yla vuruldu. 36 sivil KÃ¼rt katledildi. <br />
<br />
KatliamÄ± kamuoyu ve dÃ¼nya ROJ TV ve ANF aracÄ±lÄ±ÄŸÄ±yla Ã¶ÄŸrendi. TÃ¼rk basÄ±nÄ±, TÃ¼rk haber kanallarÄ± saatlerce sustu. KatliamÄ± gÃ¶rmedi. HÃ¼kÃ¼metin emir eri gibi davrandÄ±. <br />
<br />
TÃ¼rk basÄ±nÄ± katliamÄ± 9 saat susarak gÃ¶rmedi, ancak TÃ¼rk genelkurmay baÅŸkanlÄ±ÄŸÄ±nÄ±n katliamÄ± dolaylÄ± Ã¼stlenen ve aynÄ± zamanda kelime oyunlarÄ±yla, yalan bir takÄ±m iddialarla perdelemeye Ã§alÄ±ÅŸan aÃ§Ä±klamasÄ±nÄ± anÄ±nda gÃ¶rdÃ¼. BÃ¼yÃ¼k bir utanmazlÄ±k Ã¶rneÄŸi sergileyerek, katliamÄ± perdeleme iÅŸine baÅŸladÄ±. <br />
<br />
Ancak TÃ¼rk basÄ±nÄ± da TÃ¼rk genelkurmayÄ±nÄ±n yalanlarla dolu aÃ§Ä±klamasÄ±nÄ± Ã§uvala sÄ±ÄŸdÄ±rmadÄ±. Ã‡Ã¼nkÃ¼ ErdoÄŸan'Ä±n bir numaralÄ± 'adamlarÄ±ndan' ve kamuoyunda 'KimyacÄ± ' olarak Ã¼n salan Necdet Ã–zel'in baÅŸÄ±nda bulunduÄŸu genelkurmay yaptÄ±ÄŸÄ± aÃ§kÄ±lamayla katliamÄ± gizleme telaÅŸÄ± iÃ§inde yakayÄ± ele verdi. YaptÄ±ÄŸÄ± 8 maddelik aÃ§Ä±klamada gerÃ§ekleri gizlemek iÃ§in battÄ±kÃ§a battÄ±. Yalan Ã¼stÃ¼ne yalan att. <br />
<br />
Ä°ÅŸte TÃ¼rk genel kurmayÄ±nÄ±n Robiski'de 36 KÃ¼rdÃ¼n Ã¶ldÃ¼rÃ¼ldÃ¼ÄŸÃ¼ katliamÄ± gizlemek iÃ§in attÄ±ÄŸÄ± yalanlar ve gerÃ§ekler..<br />
<br />
<b>Yalan 1</b><br />
<br />
"TÃ¼rk SilahlÄ± Kuvvetlerinin sÄ±nÄ±r Ã¶tesi harekatÄ±, TBMM tarafÄ±ndan 17 Ekim 2007 tarihinde kendisine verilen ve birer yÄ±llÄ±k sÃ¼relerle yenilenen yetki gereÄŸi sÃ¼rdÃ¼rÃ¼lmektedir."<br />
<br />
<b>GerÃ§ek </b><br />
<br />
TÃ¼rk ordusu 1983 yÄ±lÄ±ndan beri GÃ¼ney KÃ¼rdistan'a yÃ¶nelik askeri operasyonlar dÃ¼zenliyor. Bu gÃ¼ne kadar yaklaÅŸÄ±k olarak 30 yakÄ±n ve zaman zaman 50 bin kiÅŸilik orduyla bu operasyonlar yaptÄ±.1Ekim 2007'den beride TBMM verdiÄŸi tezkereyle deÄŸil, Irak'Ä±n hava sahasÄ±ndan sorumlu ABD'nin tanÄ±dÄ±ÄŸÄ± izin ile hava saldÄ±rÄ±larÄ± yapmaktadÄ±r. TBMM'de AKP'nin Ã¼Ã§ kezdir uzattÄ±ÄŸÄ± tezkere ise soykÄ±rÄ±ma 'uluslar arasÄ± hukukta' dayanak bulmak iÃ§indir. <br />
<br />
<b>Yalan 2</b><br />
<br />
"TerÃ¶r Ã¶rgÃ¼tÃ¼ elebaÅŸÄ±larÄ±nÄ±n son dÃ¶nemde verdikleri kayÄ±plar iÃ§in gruplara misilleme talimatÄ± verdikleri ve bu doÄŸrultuda Ã¶zellikle sÄ±nÄ±r Ã¶tesinde Sinat-Haftanin'e takviye maksadÄ±yla Ã§ok sayÄ±da terÃ¶rist gÃ¶nderildiÄŸi bilgisi alÄ±nmÄ±ÅŸtÄ±r."<br />
<br />
<b>GerÃ§ek</b><br />
<br />
KatliamÄ± gizlemek iÃ§in uydurulmuÅŸ sÄ±radan, beÅŸ para deÄŸeri olmayan bir yalandÄ±r. KaldÄ± ki katliamÄ±n gerÃ§ekleÅŸtiÄŸi alan sÄ±nÄ±rÄ±n TÃ¼rkiye kesimindedir. Haftanin ise sÄ±nÄ±rÄ±ndan yaklaÅŸÄ±k 10 kilometre iÃ§tedir. <br />
<br />
<b>Yalan 3</b><br />
<br />
"Ã‡eÅŸitli kaynaklardan alÄ±nan istihbarat ve yapÄ±lan teknik analizler sonucunda, iÃ§lerinde Ã¶rgÃ¼t elebaÅŸÄ±larÄ±nÄ±n da bulunduÄŸu terÃ¶rist gruplarÄ±n bÃ¶lgede bir araya geldikleri ve sÄ±nÄ±r hattÄ±ndaki karakol ve Ã¼s bÃ¶lgelerimize yÃ¶nelik saldÄ±rÄ± hazÄ±rlÄ±ÄŸÄ± iÃ§inde olduklarÄ± anlaÅŸÄ±lmÄ±ÅŸ ve ilgili birlikler ikaz edilmiÅŸtir."<br />
<br />
<b>GerÃ§ek</b><br />
<br />
HiÃ§ bir dÃ¶nemde TÃ¼rk ordusu elindeki geliÅŸmiÅŸ tekniÄŸe raÄŸmen gerillanÄ±n nasÄ±l hareket edeceÄŸini ve nerede vuracaÄŸÄ±nÄ± tespit edememiÅŸtir. Ã–rneÄŸin gerilla Irak-TÃ¼rkiye sÄ±nÄ±rÄ±ndan yÃ¼zlerce kilometre iÃ§erde de, Hatay, Samsun, Trabzon, Dersim, Amed ve Serhat'ta da baÅŸarÄ± eylemler yapmÄ±ÅŸtÄ±r. Bu yalan katliama dolaylÄ± gerekÃ§e yaratmadÄ±r..<br />
<br />
<b>Yalan 4</b><br />
<br />
"GeÃ§miÅŸte bÃ¶lÃ¼cÃ¼ terÃ¶r Ã¶rgÃ¼tÃ¼ tarafÄ±ndan gerÃ§ekleÅŸtirilen saldÄ±rÄ±larda, terÃ¶ristlerin, kullandÄ±ÄŸÄ± aÄŸÄ±r silah, cephane ve patlayÄ±cÄ±larÄ± yÃ¼k hayvanlarÄ± ile Irak'tan getirerek sÄ±nÄ±rdan iÃ§eri soktuklarÄ±, teslim olan terÃ¶rist ifadelerinden bilinmektedir."<br />
<br />
<b>GerÃ§ek</b><br />
<br />
DÃ¼nya alem de biliyor ki PKK gerillalarÄ± 'sÄ±nÄ±r dÄ±ÅŸÄ±nda' olduÄŸu kadar 'sÄ±nÄ±r iÃ§inde' de Ã¼stlenmiÅŸlerdir. Daha Ã¶nce yapÄ±lan eylemlerden de Ã§ok rahat anlaÅŸÄ±lacaÄŸÄ± gibi 'sÄ±nÄ±r iÃ§inde' yeterli Ã¼stlenmeleri vardÄ±r. Bu nedenle bu kÄ±ÅŸ gÃ¼nlerinde 'sÄ±nÄ±r dÄ±ÅŸÄ±ndan' askeri mÃ¼himmat taÅŸÄ±malarÄ± akla uygun deÄŸildir. Bu dÃ¼pedÃ¼z yalandÄ±r. <br />
<br />
<b>Yalan 5</b><br />
<br />
"BÃ¶lÃ¼cÃ¼ terÃ¶r Ã¶rgÃ¼tÃ¼ mensuplarÄ±nÄ±n, Irak Kuzeyinden gelerek hududumuza yakÄ±n karakol ve Ã¼s bÃ¶lgelerimize eylem yapacaÄŸÄ±na dair istihbaratÄ±n artmasÄ± Ã¼zerine, keÅŸif ve gÃ¶zetleme gayretleri sÄ±nÄ±r boylarÄ±nda artÄ±rÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. Bu kapsamda, 28 AralÄ±k 2011 gÃ¼nÃ¼ saat 18.39'da, Irak sÄ±nÄ±rlarÄ± iÃ§inde hududumuza doÄŸru bir grubun hareket halinde olduÄŸu Ä°nsansÄ±z Hava AracÄ± gÃ¶rÃ¼ntÃ¼leri ile tespit edilmiÅŸtir."<br />
<br />
<b>GerÃ§ek</b><br />
<br />
TÃ¼rk ordusu 24 saat boyunca insansÄ±z hava araÃ§larÄ±yla keÅŸif ve gÃ¶zetleme yapmaktadÄ±r. Bu insansÄ±z uÃ§aklar kusursuz gÃ¶rÃ¼ntÃ¼ geÃ§mektedir. Bu gÃ¶rÃ¼ntÃ¼lerde sÄ±radan bir kiÅŸi dahi hareket halinde olanlarÄ±n sivil mi, yoksa gerilla olduklarÄ±nÄ± gÃ¶re bilir. Bu nedenle katledilen insanlarÄ±n sivil olduklarÄ± baÅŸÄ±ndan beri genelkurmay tarafÄ±ndan bilinmektedir. 18.39 olarak verilen saat ise katliamÄ± perdeleme yalanÄ±na inandÄ±rÄ±cÄ±lÄ±k kazandÄ±rmak iÃ§indir. UydurulmuÅŸ olmasÄ± bÃ¼yÃ¼k bir ihtimaldir. <br />
<br />
<b>Yalan 6</b><br />
<br />
"Grubun tespit edildiÄŸi bÃ¶lgenin terÃ¶ristler tarafÄ±ndan sÄ±kÃ§a kullanÄ±lan bir yer olmasÄ± ve geceleyin hududumuza doÄŸru bir hareketin tespit edilmesi Ã¼zerine hava kuvvetleri uÃ§aklarÄ± ile ateÅŸ altÄ±na alÄ±nmasÄ± gerektiÄŸi deÄŸerlendirilmiÅŸ ve saat 21.37-22.24 arasÄ±nda hedef ateÅŸ altÄ±na alÄ±nmÄ±ÅŸtÄ±r."<br />
<br />
<b>GerÃ§ek</b><br />
<br />
Katledilen sivil insanlar sÄ±nÄ±r ticareti yaptÄ±klarÄ± bilinmektedir. Gerillalarla asla aynÄ± gÃ¼zergahÄ± kullanmalarÄ± mÃ¼mkÃ¼n deÄŸildir. GerillalarÄ±n sanki dÃ¼zenli yolcularmÄ±ÅŸ gibi bir gÃ¼zergahlarÄ±nÄ±n olduÄŸunu iddia etmek baÅŸlÄ± baÅŸÄ±na bir yalandÄ±r. KaldÄ± ki gerillalar sÄ±nÄ±r ticareti yapanlarla aynÄ± gÃ¼zergahÄ± kullandÄ±klarÄ±na dair hiÃ§ bir kanÄ±t sÃ¶z konu deÄŸildir. MantÄ±kla izah edilecek bir yanÄ± yoktur. BÃ¼yÃ¼k ihtimalle aynÄ± gÃ¼zergah defalarca sÄ±nÄ±r ticareti yapan ve katledilen bu insanlar tarafÄ±ndan kullanÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. Heronlar ilk kez deÄŸil, belki onlarca kez bu gÃ¶rÃ¼ntÃ¼leri elde etmiÅŸtir. Yani hedef daha Ã¶nce net olarak bilinmektedir. <br />
<br />
<b>Yalan 7</b><br />
<br />
"OlayÄ±n meydana geldiÄŸi yer, bÃ¶lÃ¼cÃ¼ terÃ¶r Ã¶rgÃ¼tÃ¼nÃ¼n ana kamplarÄ±nÄ±n konuÅŸlu olduÄŸu, sivil yerleÅŸim bulunmayan, Irak kuzeyindeki Sinat-Haftanin bÃ¶lgesidir."<br />
<br />
<b>GerÃ§ek</b><br />
<br />
Bu tÃ¼mÃ¼yle yalandÄ±r. GenelkurmayÄ±n 'Sinat' dediÄŸi yerle katliamÄ±n yapÄ±ldÄ±ÄŸÄ± yer arasÄ±nda en az 30 kilometre bir mesafe sÃ¶z konusudur. Katliam TÃ¼rkiye sÄ±nÄ±rlarÄ± dahilinde yapÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. KatliamÄ± sÄ±nÄ±r dÄ±ÅŸÄ±nda yapÄ±lmÄ±ÅŸ gibi gÃ¶stermek iÃ§ine dÃ¼ÅŸÃ¼len telaÅŸÄ±n bir Ã¼rÃ¼nÃ¼dÃ¼r. <br />
<br />
<b>Yalan 8</b><br />
<br />
"Olay hakkÄ±nda idari ve adli inceleme ve iÅŸlemler devam etmektedir."<br />
<br />
<b>GerÃ§ek</b><br />
<br />
Buda bÃ¼tÃ¼n yalanlarÄ±n toplamÄ±dÄ±r. TÃ¼rk ordusu, polis ve hÃ¼kÃ¼meti yaptÄ±ÄŸÄ± hiÃ§bir katliamda doÄŸru dÃ¼rÃ¼st bir soruÅŸturma yapmamÄ±ÅŸtÄ±r. KÃ¼rtlere karÅŸÄ± yapÄ±lan katliamlardan dolayÄ± yargÄ±lanan tek bir asker dahi sÃ¶z konusu deÄŸildir. 21 AÄŸustos'ta Kotrek'te 7 sivili katleden, 22 Ekim'de Kazan vadisinde kimyasal silahlarla 36 KÃ¼rt gencini Ã¶ldÃ¼ren bir ordudan gerÃ§ek bir soruÅŸturma ve inceleme beklemek ham hayaldir.
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_841.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_841.html</guid>
  <dc:subject>Genelkurmay'Ä±n yalanlarÄ± ve gerÃ§ekler </dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>F-16 bombasÄ±/ParamparÃ§a bedenimdeki...</title>
  <description>UmarÄ±z, Uludere'de tarihe dÃ¼ÅŸen 'kara leke', BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan iÃ§in yeteri Ã¶lÃ§Ã¼de uyarÄ±cÄ± olur.

TÃ¼rkiye, 2011 yÄ±lÄ±nÄ± kara, kapkara bir leke ile noktaladÄ±. ÅžÄ±rnak Uludere'de 'Ä°HA'lardan (Ä°srail yapÄ±mÄ± Heron'lar, insansÄ±z hava araÃ§larÄ±) edinilen 'istihbarat'la F-16'lar, aralarÄ±nda birÃ§ok Ã§ocuk, 35 vatandaÅŸÄ±mÄ±zÄ± bombalayarak paramparÃ§a etti. 

1943'te Van'Ä±n Ã–zalp ilÃ§esinde kaÃ§akÃ§Ä±lÄ±k yapan 33 vatan...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
<b>UmarÄ±z, Uludere'de tarihe dÃ¼ÅŸen 'kara leke', BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan iÃ§in yeteri Ã¶lÃ§Ã¼de uyarÄ±cÄ± olur.</b><br />
<br />
TÃ¼rkiye, 2011 yÄ±lÄ±nÄ± kara, kapkara bir leke ile noktaladÄ±. ÅžÄ±rnak Uludere'de 'Ä°HA'lardan (Ä°srail yapÄ±mÄ± Heron'lar, insansÄ±z hava araÃ§larÄ±) edinilen 'istihbarat'la F-16'lar, aralarÄ±nda birÃ§ok Ã§ocuk, 35 vatandaÅŸÄ±mÄ±zÄ± bombalayarak paramparÃ§a etti. <br />
<br />
1943'te Van'Ä±n Ã–zalp ilÃ§esinde kaÃ§akÃ§Ä±lÄ±k yapan 33 vatandaÅŸÄ±n kurÅŸuna dizilmesi olayÄ± hafÄ±zalardan silinmemiÅŸken 2011 ÅžÄ±rnak Uludere'de aynÄ± mesleÄŸi icra eden 35 canÄ±n F-16 bombalarÄ± altÄ±nda paramparÃ§a edilerek can vermesi de 'tarih sicili'ne geÃ§ti. <br />
Bu kara leke, kapkara leke silinmez. <br />
<br />
Bu, iÅŸin tarihle ilgili kÄ±smÄ±. GÃ¼ncel yaÅŸam anlamÄ±nda tÃ¼m TÃ¼rkiye, baÅŸta gÃ¶rsel medya ve kaÃ§Ä±nÄ±lmaz olarak hÃ¼kÃ¼met, koca 'ayÄ±p'Ä±n altÄ±nda kaldÄ±, ezildi. <br />
<br />
Televizyon kanallarÄ±, Genelkurmay'dan yapÄ±lan 'tevil' nitelikteki aÃ§Ä±klamaya kadar, bu 'katliam'Ä±n haberini vermediler, veremediler. Sosyal medya dÃ¶nemindeyiz. Ä°nsanlar, yine de, Ã¶zellikle Twitter Ã¼zerinden durumdan haberdar oldular. <br />
<br />
Twit'lerden birinde ÅŸÃ¶yle deniyordu: "TÃ¼rk televizyonlarÄ± Uludere'deki katliam haberini vermeyince KÃ¼rtlerin haberi yok mu zannediyor? Bu alÃ§aklÄ±ÄŸÄ±nÄ±zÄ± gÃ¶rmÃ¼yorlar mÄ± sanÄ±yorsunuz?" <br />
<br />
Ã–fkeli, kimisi alaycÄ± Twit'ler sosyal medya ortamÄ±nÄ± kapladÄ±. Bunlardan birinde "TÃ¼rkiye'nin daha makbul bir yerinde 35 makbul kiÅŸi Ã¶ldÃ¼rÃ¼lseydi tÃ¼m kabine orada, TV'ler canlÄ± yayÄ±ndaydÄ±" deniyordu. <br />
<br />
GeÃ§en yasama dÃ¶neminde AK Parti Batman Milletvekili Emin Ekmen ise "BaskÄ±na gelen terÃ¶risti kaÃ§akÃ§Ä±; mazot taÅŸÄ±yan, kekik toplayan kÃ¶ylÃ¼yÃ¼ terÃ¶rist sanan kafaya Kurmay zekÃ¢sÄ± diyorlar" derken, bir baÅŸta Twit'te "Ä°Ã§iÅŸleri sÃ¶zcÃ¼ÄŸÃ¼nde 30 sivili Ã¶ldÃ¼rene devlet; ÅŸiirle, makaleyle, resimle uÄŸraÅŸana terÃ¶rist deniyor" ifadesiyle Ä°Ã§iÅŸleri BakanÄ± Ä°dris Naim Åžahin'e gÃ¶nderme yapÄ±lÄ±yordu. <br />
<br />
Ãœlke nabzÄ± 'Uludere katliamÄ±' Ã¼zerine bÃ¶yle atÄ±yor. 'Uludere katliamÄ±'nÄ±n faturasÄ± Ã§Ä±kmak zorunda. Birileri, 'fatura'yÄ± Ã¶demeli. YaygÄ±n biÃ§imde, Genelkurmay BaÅŸkanÄ±'nÄ±n, Hava Kuvvetleri KomutanÄ±'nÄ±n ve Ä°Ã§iÅŸleri BakanÄ±'nÄ±n istifa etmesi gereÄŸi Ã¼zerinde duruluyor. <br />
Ã‡ukurca'da iki ay Ã¶nceki 24 askerin ÅŸehit dÃ¼ÅŸtÃ¼ÄŸÃ¼ PKK saldÄ±rÄ±sÄ±na son derece duyarlÄ± davranan ve enerjik bir tavÄ±r alan hÃ¼kÃ¼metin, Ã‡ukurca'ya oldukÃ§a yakÄ±n bir noktada cereyan eden 'Uludere katliamÄ±'na da basmakalÄ±p aÃ§Ä±klamalarÄ±n Ã¶tesine geÃ§en bir duyarlÄ±lÄ±k gÃ¶stermesi zorunlu. <br />
<br />
Birileri 'fatura'yÄ± Ã¶demek zorunda. HÃ¼kÃ¼met, 'Uludere faturasÄ±'nÄ± birilerine Ã¶detmek zorunda. Aksi halde, inandÄ±rÄ±cÄ±lÄ±ÄŸÄ± kalmaz, otoritesi ciddi erozyona uÄŸrar. <br />
PKK ile mÃ¼cadele gerekÃ§esiyle 'asayiÅŸ politikalarÄ±'na saparsanÄ±z, 'gÃ¼venlik eksenli' bir politikaya Ã¶ncelik verirseniz; 'ÅŸiddet sarmalÄ±'na Ä°HA'lara gÃ¼venerek girerseniz, gÃ¼venlik birimlerinin daha Ã¶nce hiÃ§ gerÃ§ekleÅŸmediÄŸi iddiasÄ±na dayalÄ± iÅŸbirliÄŸi ve eÅŸgÃ¼dÃ¼mÃ¼ne bel baÄŸlamayÄ± politikanÄ±zÄ±n esasÄ± haline getirirseniz, bunun kaÃ§Ä±nÄ±lmaz sonuÃ§larÄ±ndan biri 'Uludere katliamÄ±' olur. <br />
<br />
'Uludere katliamÄ±', daha nice benzer katliamlarÄ±n habercisidir. Ä°dris Naim Åžahin zihniyetinin kanlÄ± iflasÄ±nÄ±n belgelenmesidir. 'Teknolojik Ã¼stÃ¼nlÃ¼k'le 'bu kez' sorunun Ã¼stesinden gelineceÄŸini iddia eden, hatta 'Ã¼Ã§ aylÄ±k' (iki ayÄ± doldu bile) sÃ¼re biÃ§en kafa yapÄ±sÄ±nÄ±n nelere mal olacaÄŸÄ±nÄ±n acÄ± gÃ¶stergesidir. <br />
<br />
Tutulan yolun yol olmadÄ±ÄŸÄ±nÄ± aylardÄ±k dile getirdik. UmarÄ±z, Uludere'de tarihe dÃ¼ÅŸen 'kara leke', BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan iÃ§in yeterli Ã¶lÃ§Ã¼de uyarÄ±cÄ± olur. <br />
<br />
GÃ¼n, Ahmed Arif'i hatÄ±rlama gÃ¼nÃ¼. 1943 Van-Ã–zalp Mustafa MuÄŸlalÄ± olayÄ±ndan ilham alarak Ã¼zerine yazdÄ±ÄŸÄ± Ã¶lÃ¼msÃ¼z ÅŸiiri '33 KurÅŸun', sanki dÃ¼n F-16 bombalarÄ± altÄ±nda paramparÃ§a olan '35 Can' iÃ§in de yazÄ±lmÄ±ÅŸ: <br />
<br />
"Bin yÄ±llardan bu yana bura uÅŸaÄŸÄ±/Gel haberi nerden verek/Turna sÃ¼rÃ¼sÃ¼ deÄŸil bu/GÃ¶kte yÄ±ldÄ±z burcu deÄŸil/OtuzÃ¼Ã§ kurÅŸunlu yÃ¼rek/OtuzÃ¼Ã§ kan pÄ±narÄ±'Akmaz,/GÃ¶l olmuÅŸ bu daÄŸda... <br />
<br />
VurulmuÅŸum/DaÄŸlarÄ±n kuytuluk bir boÄŸazÄ±nda/Vakitlerden bir sabah namazÄ±nda/YatarÄ±m/KanlÄ±, upuzun... <br />
<br />
VurulmuÅŸum/DÃ¼ÅŸÃ¼m, gecelerden kara/Bir hayra yoranÄ±m Ã§Ä±kmaz/CanÄ±m alÄ±rlar ecelsiz/SÄ±ÄŸdÄ±ramam kitaplara/VurulmuÅŸum hiÃ§ sorgusuz, yargÄ±sÄ±z <br />
Kirvem, hallarÄ±mÄ± aynÄ± bÃ¶yle yaz/Rivayet sanÄ±lÄ±r belki/GÃ¼l memeler deÄŸil/Domdom kurÅŸunu/ParamparÃ§a aÄŸzÄ±mdaki... <br />
<br />
Ã–lÃ¼mÃ¼ acÄ±masÄ±z uyguladÄ±lar,/Mavi daÄŸ dumanÄ±nÄ±/Ve uyur-uyanÄ±k seher yelini/Kanlara buladÄ±lar. <br />
<br />
Kirveyiz, kardeÅŸiz, kanla baÄŸlÄ±yÄ±z/KarÅŸÄ±yaka kÃ¶yleri, obalarÄ±yla/KÄ±z alÄ±p vermiÅŸiz yÃ¼zyÄ±llar boyu,/KomÅŸuyuz karÅŸÄ± yakaya/Birbirine karÄ±ÅŸÄ±r tavuklarÄ±mÄ±z/Bilmezlikten deÄŸil,/FÄ±karalÄ±ktan,/Pasaporta Ä±sÄ±nmamÄ±z iÃ§imiz/Budur katlimize sebep suÃ§umuz,/GayrÄ± eÅŸkiyaya Ã§Ä±kar adÄ±mÄ±z/KaÃ§akÃ§Ä±ya/Soyguncuya/HayÄ±na... <br />
<br />
Kirvem hallarÄ±mÄ± aynÄ± bÃ¶yle yaz/Rivayet sanÄ±lÄ±r belki/GÃ¼l memeler deÄŸil/Domdom kurÅŸunu/ParamparÃ§a aÄŸzÄ±mdaki..."<br />
<br />
2011 sonundayÄ±z. GÃ¼ncelleÅŸtirmek gerek.<br />
<br />
F-16 bombasÄ±/ParamparÃ§a bedenimdeki...
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_840.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_840.html</guid>
  <dc:subject>F-16 bombasÄ±/ParamparÃ§a bedenimdeki...</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>AcÄ± niye herkesin acÄ±sÄ± deÄŸil?</title>
  <description>"Ay ve gÃ¼neÅŸ herkesin lambasÄ±dÄ±r, hava herkesin havasÄ±dÄ±r, su herkesin suyudur da, 
Ekmek neden herkesin ekmeÄŸi deÄŸildir? 
AcÄ± niye herkesin acÄ±sÄ± deÄŸildir? "
Åžeyh BedreddÃ®n 

Hak, adalet ve kardeÅŸlik uÄŸruna zulme ayak direyen Bedreddin'im daraÄŸacÄ±na giderken kendine ve insanlÄ±ÄŸa bu soruyu soruyordu... 

Aradan geÃ§en yÃ¼zyÄ±llar bu sorunun yanÄ±tÄ±nÄ± bulmaya yetti mi sizce? 
Yetseydi, insanlÄ±ÄŸÄ±mÄ±z bu denli iÃ§ler acÄ±sÄ±...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
<i>"Ay ve gÃ¼neÅŸ herkesin lambasÄ±dÄ±r, hava herkesin havasÄ±dÄ±r, su herkesin suyudur da, <br />
Ekmek neden herkesin ekmeÄŸi deÄŸildir? <br />
AcÄ± niye herkesin acÄ±sÄ± deÄŸildir? "<br />
Åžeyh BedreddÃ®n <br />
</i><br />
Hak, adalet ve kardeÅŸlik uÄŸruna zulme ayak direyen Bedreddin'im daraÄŸacÄ±na giderken kendine ve insanlÄ±ÄŸa bu soruyu soruyordu... <br />
<br />
Aradan geÃ§en yÃ¼zyÄ±llar bu sorunun yanÄ±tÄ±nÄ± bulmaya yetti mi sizce? <br />
Yetseydi, insanlÄ±ÄŸÄ±mÄ±z bu denli iÃ§ler acÄ±sÄ± duruma gelmezdi. <br />
<br />
Fatura yatÄ±rmak iÃ§in gittiÄŸi vezne Ã¶nÃ¼nde Ã¶len vatandaÅŸÄ±n cesedine raÄŸmen faturalarÄ±nÄ± Ã¶deme telaÅŸÄ±nÄ± sÃ¼rdÃ¼ren "insanlÄ±ÄŸÄ±" anÄ±msarsÄ±nÄ±z. <br />
AynÄ± "insanlÄ±ÄŸÄ±n" bir yaz gÃ¼nÃ¼ sahilde yatan Ã¶lÃ¼ye kafasÄ±nÄ± bile Ã§evirmeden saatlerce yÃ¼zebildiÄŸi de hatÄ±rÄ±nÄ±zdadÄ±r. <br />
<br />
"Emekli 5 yÄ±l yaÅŸasÄ±n, sonra Ã¶lsÃ¼n" diyen de bu "insanlÄ±k"... <br />
<br />
Madendeki gÃ¶Ã§Ã¼ÄŸÃ¼n yarÄ±m bÄ±raktÄ±ÄŸÄ± yaÅŸamlarÄ± kaderle aÃ§Ä±klayan da bu "insanlÄ±k"... <br />
<br />
GÃ¼ler Zere'yi ve onlarcasÄ±nÄ± Ã¶lÃ¼m dÃ¶ÅŸeÄŸinde zindana mahkÃ»m eden, iÅŸkenceden geÃ§iren ve daha 17'sinde ipe Ã§eken de aynÄ± "insanlÄ±k"... <br />
<br />
Emperyalizmin, elindeki bol sÄ±fÄ±rlÄ± dolar rezervleri ve geliÅŸmiÅŸ teknik donanÄ±mlarÄ±na raÄŸmen, aÃ§lÄ±k ve Ã¶lÃ¼me terk ettiÄŸi Somali'nin, Ã§Ã¶zÃ¼mÃ¼ bizce malum dertlerine, Ã§are olamayan "insanlÄ±k" bu uÄŸurda attÄ±ÄŸÄ± her gÃ¶stermelik adÄ±mÄ± televizyon ekranlarÄ±ndan aÄŸzÄ±nÄ± ÅŸapÄ±rdata ÅŸapÄ±rdata anlatmadÄ± mÄ±? <br />
<br />
AynÄ± "insanlÄ±k", memleketimin doÄŸusunda, babasÄ±nÄ±n kara gÃ¶zlÃ¼ kÄ±zÄ±, kÃ¼Ã§Ã¼k Ceylan'Ä±n bombalarla paramparÃ§a edilen cesedine gÃ¶zÃ¼nÃ¼n ucuyla dahi bakmamÄ±ÅŸtÄ±. <br />
<br />
Somalili Ã§ocuklar da bizimdi. KÃ¼Ã§Ã¼k Ceylan da... <br />
<br />
Daha yirmili yaÅŸlarÄ±nÄ± bile devirme fÄ±rsatÄ± bulamayan, vatan-millet aÅŸkÄ±yla ve dÃ¼ÄŸÃ¼n dernek coÅŸkusuyla uÄŸurlanarak, omzuna silah oturtulan, memleketimin dÃ¶rt bir yanÄ±ndan fukara Ã§ocuklarÄ±nÄ±, cephede ateÅŸin ortasÄ±na atan aynÄ± "insanlÄ±k." <br />
<br />
KardeÅŸi kardeÅŸe kÄ±rdÄ±ran, acÄ±masÄ±z bir sÃ¶mÃ¼rgen olan "insanlÄ±k". <br />
Åžimdilerde sloganlarÄ±nÄ±n ilk kelimesini "Katliam"la baÅŸlatan "insanlÄ±k". <br />
AnalarÄ±n acÄ±sÄ±nÄ± duymayan, acÄ±larÄ± daha da deÅŸen "insanlÄ±k"... <br />
<br />
Her ana iÃ§in dÃ¼nyanÄ±n sahip olunan en deÄŸerli varlÄ±ÄŸÄ± deÄŸil midir evladÄ±? <br />
Yitip giden bir evladÄ±n yerini ne doldurabilir? <br />
Ä°ster siper baÅŸÄ±nda topraÄŸa dÃ¼ÅŸen Mehmet ister Van ellerinde toprakla karÄ±ÅŸan Baran olsun. <br />
<br />
<br />
Asker cenazelerinde atÄ±lan intikam sloganlarÄ±, katliam aÅŸklarÄ±yla edilen yeminler mi dindirecek, evladÄ± kendinden Ã§ok daha iyi yaÅŸasÄ±n diye gecesini gÃ¼ndÃ¼zÃ¼ne katan, onun karnÄ± tok, sÄ±rtÄ± pek olmadÄ±kÃ§a gÃ¶zÃ¼ne uyku girmeyen analarÄ±n feryadÄ±nÄ±? <br />
<br />
Okumayan, sorgulamayan, yaÅŸama dair sÃ¶yleyecek tek bir dÃ¼ÅŸÃ¼ncesi olmayan o mÃ¼thiÅŸ "insanlÄ±k", birilerini demokrasi havarisi ilan edip baÅŸ tacÄ± ederken, dÃ¼nyanÄ±n dÃ¶rt kÃ¶ÅŸesinde emperyalist sÃ¶mÃ¼rÃ¼ye baÅŸkaldÄ±ran insanlarÄ±n linÃ§ edilme sahnelerini defalarca izleyerek kahkahalarla gÃ¼lmedi mi? <br />
<br />
Bu "insanlÄ±k", Van'da, bir doÄŸal afetin yÃ¼zlerce canÄ± topraÄŸa gÃ¶mdÃ¼ÄŸÃ¼, binlercesi Ã¼zerinde fiziksel ve ruhsal yaralar aÃ§tÄ±ÄŸÄ± ÅŸu gÃ¼nlerde, bu acÄ±larÄ± yÃ¼reÄŸinin en derin yerlerinde hissediyor mu dersiniz? BaÅŸlarÄ±na gelmedikÃ§e hiÃ§bir dert umurlarÄ±nda deÄŸil mi yoksa? <br />
<br />
Toprak altÄ±na giren onca beden deÄŸil de, bizim insanlÄ±ÄŸÄ±mÄ±z olmasÄ±n sakÄ±n? <br />
<br />
99 depreminde Ã¶lÃ¼lerin boyunlarÄ±ndan altÄ±n kolyelerini, aÄŸÄ±zlarÄ±ndan altÄ±n diÅŸlerini sÃ¶kenlere duyduÄŸumuz o dinmek bilmeyen Ã¶fkeyi de mi unuttuk? <br />
O zaman biraz daha insandÄ±k bence, ya ÅŸimdi? <br />
<br />
Åžimdi dÃ¼zenin ekmeÄŸi ile nemalanan bazÄ± medya kuruluÅŸlarÄ± ve Ã§alÄ±ÅŸanlarÄ±nÄ±n, toplumu, Ä±rk, dil, din, mezhep ayrÄ±mcÄ±lÄ±ÄŸÄ± ile kamplara ayÄ±ran, bu farklÄ±lÄ±klarÄ± deÅŸerek ve birinin diÄŸeri Ã¼zerindeki hÃ¢kimiyetine yol aÃ§arak bÃ¶l-parÃ§ala-yÃ¶net komutunun neferi olan tavrÄ±na ne demeli? Onlara alkÄ±ÅŸ tutan, sorsan memleketinin dÃ¼nyanÄ±n neresinde olduÄŸunu bile anlatmaktan aciz Ã¶zne ise yine aynÄ± "insanlÄ±k"... <br />
<br />
"DoÄŸu'da olan depremden bana ne? Gebersinler!" diyen ve dedirten bu zihniyet var oldukÃ§a bu Ã¼lkede insanlÄ±k hep tÄ±rnak iÃ§inde yazÄ±lacak. <br />
<br />
Her ÅŸeye raÄŸmen yarÄ±nlara dair sÃ¶zÃ¼ olan, sadece bu Ã¼lkenin deÄŸil, dÃ¼nyanÄ±n her karÄ±ÅŸ topraÄŸÄ±nÄ± kendi topraÄŸÄ±ymÄ±ÅŸ gibi seven, her insanÄ±na kendi canÄ±ymÄ±ÅŸ gibi bakan, bizler, insanlÄ±k kelimesinin tÄ±rnak iÃ§ine alÄ±nmayacak, olsa olsa altÄ± Ã§izilecek bir kelime olduÄŸunun farkÄ±ndayÄ±z. <br />
<br />
Ã–lÃ¼mÃ¼ bile "Nerelisin?" diye sorgulayan bu "insanlÄ±k" ile vatan-daÅŸ deÄŸil, olsa olsa ancak toprak-daÅŸ olunacaÄŸÄ±nÄ± gÃ¶rdÃ¼k. <br />
<br />
Bir kez daha anladÄ±k; aynÄ± havayÄ± solumanÄ±n, aynÄ± suyu iÃ§menin ve aynÄ± topraÄŸa basmanÄ±n ortak bir ruhu kurulamamÄ±ÅŸ. <br />
<br />
Yine de soruyoruz hala Ä±srarla, "Bu nasÄ±l insanlÄ±k? Ve acÄ±, niye herkesin acÄ±sÄ± deÄŸil?"
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_839.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_839.html</guid>
  <dc:subject>AcÄ± niye herkesin acÄ±sÄ± deÄŸil?</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>Van depremi: Ä°ki program sunucusunun Ä±rkÃ§Ä± hezeyanlarÄ± ve Yunus cinayeti</title>
  <description>DoÄŸal felaketler genelde insanlar arasÄ±nda dayanÄ±ÅŸmayÄ± gÃ¼Ã§lendirir, derler. DÃ¼nyanÄ±n yÃ¼zlerce Ã¼lkesinde bunun Ã¶rnekleri vardÄ±r. DoÄŸal felaketlerin yaÅŸandÄ±ÄŸÄ± dÃ¶nemlerde, birbirine dÃ¼ÅŸman Ã¼lkeler arasÄ±ndaki iliÅŸkiler duygusal etkileÅŸimle sakinleÅŸir, bazen olumlu bir yÃ¶nde ilerler. DoÄŸal felaketlerin yarattÄ±ÄŸÄ± etkiyle bazen savaÅŸlara ve Ã§atÄ±ÅŸmalara dahi ara verilir. 

Van depreminde ise tersine, insanlÄ±ÄŸÄ±mÄ±zÄ±n...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
DoÄŸal felaketler genelde insanlar arasÄ±nda dayanÄ±ÅŸmayÄ± gÃ¼Ã§lendirir, derler. DÃ¼nyanÄ±n yÃ¼zlerce Ã¼lkesinde bunun Ã¶rnekleri vardÄ±r. DoÄŸal felaketlerin yaÅŸandÄ±ÄŸÄ± dÃ¶nemlerde, birbirine dÃ¼ÅŸman Ã¼lkeler arasÄ±ndaki iliÅŸkiler duygusal etkileÅŸimle sakinleÅŸir, bazen olumlu bir yÃ¶nde ilerler. DoÄŸal felaketlerin yarattÄ±ÄŸÄ± etkiyle bazen savaÅŸlara ve Ã§atÄ±ÅŸmalara dahi ara verilir. <br />
<br />
Van depreminde ise tersine, insanlÄ±ÄŸÄ±mÄ±zÄ±n bittiÄŸi yer olarak tarihe bir dipnot dÃ¼ÅŸtÃ¼k. Van'da bir deprem yaÅŸandÄ± ve yÃ¼zlerce insan yaÅŸamÄ±nÄ± yitirdi. Binlerce insan sokaklarda kalÄ±yor. YÃ¼zlerce bina yÄ±kÄ±ldÄ±. KÃ¶yler yerle bir olmuÅŸ durumda. <br />
<br />
BÃ¶ylesi durumlarda devlet denen yapÄ± kendi kurumlarÄ±nÄ± devreye sokar. En kÄ±sa zamanda afet yerine mÃ¼dahalede bulunur. Ä°nsan yaÅŸamÄ± her ÅŸeyin Ã¼zerindedir. O anda Ã§ocuk, kadÄ±n, yaÅŸlÄ± herkes yaÅŸam mÃ¼cadelesi iÃ§erisindedir. YaÅŸam iÃ§in zamanla bir yarÄ±ÅŸ vardÄ±r. Saniyeler Ã¶nemlidir, Ã§Ã¼nkÃ¼ Ã¶lÃ¼mle yaÅŸam arasÄ±nda en ince Ã§izginin bulunduÄŸu andÄ±r. Enkazlar altÄ±nda insan sesleri duyulduÄŸunda yÃ¼reklerin hÄ±zla attÄ±ÄŸÄ± zamandÄ±r. Birini kurtarmak iÃ§in eliyle, tÄ±rnaÄŸÄ±yla betonlara sarÄ±lÄ±r, duyulan sese ulaÅŸmak ister. Ä°ÅŸte bÃ¶yle bir anda kendisini 'bÃ¼yÃ¼k-gÃ¼Ã§lÃ¼ gÃ¶ren devlete' bakar, ne zaman gelecek de enkaz altÄ±ndaki canÄ± kurtaracak. UmutlarÄ±nÄ± korumak ister, sonuÃ§ta bir canÄ±n kurtarÄ±lmasÄ± her ÅŸeyden Ã¶nemlidir. Ama devletin politik yaklaÅŸÄ±mÄ± devreye girer. Bir ÅŸey yapmaz ve iÅŸleri aÄŸÄ±rdan alÄ±r, ne kadar zarar verirse kendisine kar gÃ¶rÃ¼r. Ne de olsa deprem, savaÅŸ bÃ¶lgesinde olmuÅŸ, bir hafta Ã¶nce orada 100'Ã¼n Ã¼zerinde asker Ã¶lmÃ¼ÅŸ. Ä°ntikamÄ±nÄ± bÃ¶yle almak ister. Yalova depreminde bÃ¼tÃ¼n askeri gÃ¼Ã§ler kurtarma Ã§alÄ±ÅŸmalarÄ±na katÄ±lÄ±rken, KÃ¼rt coÄŸrafyasÄ±nda ise savaÅŸ naralarÄ± atÄ±lÄ±yor. YÃ¼zlerce insan kurtarÄ±lmayÄ± beklerken, ordu tanklarÄ±yla, uÃ§aklarÄ±yla deprem bÃ¶lgesini bombalÄ±yor. <br />
<br />
Bundan dolayÄ± iÅŸler tersine iÅŸliyor. Ã–rneÄŸin KÄ±zÄ±lay denen bir kurum var. SorumsuzluÄŸun en basit Ã¶rneÄŸini sergilemeye devam ediyor. BaÅŸbakan, bakanlar Van merkez olmak Ã¼zere deprem bÃ¶lgesine gittiler. Sanki bir ÅŸey olmamÄ±ÅŸ gibi davrandÄ±lar. YardÄ±m dediler, hala bÃ¶lgeye giden bir ÅŸey yok. Ä°nsanlarÄ±n Ã¶lÃ¼m Ã§Ä±ÄŸlÄ±klarÄ± yÃ¼kseliyor. Ã‡ocuÄŸunu kurtarmak iÃ§in aÄŸÄ±tlarla acÄ±sÄ±nÄ± dinlendiren anneyi dinliyoruz ekranlarda. <br />
<br />
Ã–rneÄŸin depremin sembolÃ¼ haline gelen Yunus'un Ã¶lÃ¼mÃ¼ bir cinayettir. Herkesin yÃ¼reÄŸini yakan Yunus, kurtulmayÄ± beklerken gÃ¶z gÃ¶re gÃ¶re Ã¶ldÃ¼rÃ¼ldÃ¼. Yunus, enkaz altÄ±nda adÄ±nÄ± bilmediÄŸimiz ve kahraman olarak tanÄ±mlanan birisi tarafÄ±ndan Ã¶lmemek iÃ§in korunmaya alÄ±nmÄ±ÅŸ. Kendisini feda ederek vÃ¼cudunu siper etmiÅŸ. Yunus gÃ¶zlerini aÃ§mÄ±ÅŸ, Ã¼zerinde yÃ¼zlerce ton enkaz altÄ±nda kurtulmayÄ± bekliyor. Yunus'un yaÅŸamla mÃ¼cadele anÄ± saniye saniye gÃ¶rÃ¼ntÃ¼leniyor. Peki, kurtaracak birileri var mÄ±? Yok. Ekipler var mÄ±? Yok. KurtarÄ±cÄ± araÃ§larÄ± var mÄ±? Yok. SonuÃ§ta kurtarÄ±lacak olan Yunus, enkazlar altÄ±nda geÃ§irdiÄŸi iÃ§ kanama nedeniyle yaÅŸama veda ediyor. Kendisini korumaya Ã§alÄ±ÅŸan 'isimsiz kahraman' gibi Ã¶lÃ¼yor. Sorumlusu, Van KÃ¼rt bÃ¶lgesi olduÄŸu iÃ§in yardÄ±mlarÄ± geciktiren devlettir. <br />
<br />
Bu olaylarda politik yorum yapmak Ã§ok saÃ§ma gelir. SonuÃ§ta bir doÄŸal felaket denilir. Ama TÃ¼rkiye'ye baktÄ±ÄŸÄ±nda bir deprem dahi politik Ã§Ä±karlara, Ä±rkÃ§Ä±-histerik duygulara kurban ediliyor. Ä°ÅŸte en tipik iki Ã¶rnek: Birincisi HabertÃ¼rk spikeri Duygu CanbaÅŸ, canlÄ± yayÄ±nda "Her ne kadar Van'da olsa da acÄ±mÄ±z bÃ¼yÃ¼k" diyor. 'Her ne kadar Van da olsa' yine de Ã¼zÃ¼lmÃ¼ÅŸ CanbaÅŸ. Ne demek istiyor HabertÃ¼rk spikeri: AslÄ±nda KÃ¼rt olduÄŸu iÃ§in Ã¼zÃ¼lmeye deÄŸmez ama biz yine de Ã¼zÃ¼lÃ¼yoruz. Bir bÃ¼yÃ¼klÃ¼k yapÄ±yor KÃ¼rtler iÃ§in. KÃ¼rtler yok edilmesi gereken varlÄ±klar ama "yine de Ã¼zÃ¼ldÃ¼k"... Ä°ÅŸte bu insanlÄ±ÄŸÄ±n bittiÄŸi yerdir. Ä°nsanlÄ±ktan nasibini almamÄ±ÅŸ birinin haber sunuculuÄŸu yapmasÄ± TÃ¼rkiye'nin insanlÄ±k gerÃ§eÄŸini ortaya koyuyor. <br />
<br />
Ä°kincisi ise ATV'de yayÄ±mlanan TatlÄ± Sert programÄ±nÄ±n sunucusu MÃ¼ge AnlÄ±'nÄ±n ÅŸu ifadeleri: "Herkes haddini bilecek. Yeri geldi mi taÅŸ atacaksÄ±n, MehmetÃ§ik'i kuÅŸ avlar gibi avlayacaksÄ±n sonra zor gÃ¼nlerde canÄ±m cicim deyip, yardÄ±m isteyeceksin. O polisler hemen yardÄ±mÄ±na koÅŸtu oradakilerin. O taÅŸ atanlarÄ±n eli kÄ±rÄ±lsÄ±n. Askerlerimize polislere zeval vermesin." <br />
<br />
Åžimdi MÃ¼ge AnlÄ±'nÄ±n derdini biliyoruz. UzatmalÄ± sevgilisi evli bir Emniyet MÃ¼dÃ¼rÃ¼. Ona vermek istediÄŸi bir mesaj. Ama insanlÄ±ÄŸa dair en ufak bir Ã¶zellik taÅŸÄ±mayan bir mahlÃ»k. Van'da bebelerin enkaz altÄ±nda Ã§Ä±ÄŸlÄ±klarÄ± yÃ¼kseliyor, bir televizyonun programcÄ±sÄ± ise "size yardÄ±m yok, Ã¶lÃ¼n" diye baÄŸÄ±rÄ±yor. Yani afet bÃ¶lgesine yardÄ±m gÃ¶nderilmesini istemiyor. Politik bir olayÄ± doÄŸal bir afette kullanÄ±yor. Bu histerik duygulara sahip olan biri sevgilisinden olacak Ã§ocuÄŸunu gerÃ§ekten sevebilir mi? Diyor ki "canÄ±m, cicim deyip yardÄ±m isteyeceksiniz." Ä°nsanlÄ±ÄŸÄ±nÄ± yitirmiÅŸ, annelik duygusunun ne olduÄŸunu bilmeyen, iÅŸkenceci sevgilisi Emniyet MÃ¼dÃ¼rÃ¼'nden dayak yiyen, erkekleÅŸmiÅŸ bir kadÄ±nÄ±n KÃ¼rt toplumuna bu ÅŸekilde hakaret etmesi, kendisinin Ã¶zel yeteneÄŸi olmayÄ±p bir piyon gibi konuÅŸturulmasÄ±ndan geliyor. <br />
<br />
Bundan dolayÄ±, Ã§alÄ±ÅŸtÄ±klarÄ± televizyon kanallarÄ±ndan bu iki kiÅŸiye ciddi bir tepki gelmedi. Ã‡Ã¼nkÃ¼ devletin mantÄ±ÄŸÄ±nÄ± dÄ±ÅŸa vuruyorlar. Politik alandaki baÅŸarÄ±sÄ±zlÄ±klarÄ± karÅŸÄ±sÄ±nda, deprem gibi doÄŸal afetleri kullanarak histerik duygularÄ±nÄ± tatmin etmek istiyorlar. <br />
<br />
Bu yaratÄ±klarÄ±n unuttuÄŸu bir gerÃ§eklik var: Anadolu ve Mezopotamya halklarÄ±nÄ±n tarihsel ortak Ã¶zelliÄŸi zor anlarda dayanÄ±ÅŸmayÄ± baÅŸarabilmeleridir. Bu depremde de aynÄ± duygular iÅŸleyecektir. HiÃ§ kimsenin ÅŸÃ¼phesi olmasÄ±n.
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_838.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_838.html</guid>
  <dc:subject>Van depremi: Ä°ki program sunucusunun Ä±rkÃ§Ä± hezeyanlarÄ± ve Yunus cinayeti</dc:subject>
 </item>
 <item>
  <title>UluslarÄ±n mutsuzluÄŸu ve sokaÄŸÄ±n ruhu</title>
  <description>UluslarÄ±n ZenginliÄŸi'ni daha 1770'lerde yazdÄ±ÄŸÄ±nda Adam Smith, inandÄ±ÄŸÄ± "gÃ¶rÃ¼nmez el "in, kapitalizme Ã¶lÃ¼msÃ¼zlÃ¼k kazandÄ±racaÄŸÄ±na inanmÄ±ÅŸ mÄ±ydÄ± bilinmez, ama 2000'lerin dÃ¼nyasÄ±nda Smith'in piyasanÄ±n gÃ¼cÃ¼ tezine  iman edenler hÄ±zla azaldÄ±. Krizden Ã§Ä±kmak iÃ§in "GÃ¶rÃ¼nmez el"den mucizesini gÃ¶stermesi  bekleyenler hayal kÄ±rÄ±klÄ±ÄŸÄ± yaÅŸadÄ±lar. Onun yerine  "gÃ¶rÃ¼nÃ¼r devlet", sermayeye, hem de finans kapital denil...</description>
  <content:encoded>
<![CDATA[
<b>UluslarÄ±n ZenginliÄŸi</b>'ni daha 1770'lerde yazdÄ±ÄŸÄ±nda <b>Adam Smith</b>, inandÄ±ÄŸÄ± "gÃ¶rÃ¼nmez el "in, kapitalizme Ã¶lÃ¼msÃ¼zlÃ¼k kazandÄ±racaÄŸÄ±na inanmÄ±ÅŸ mÄ±ydÄ± bilinmez, ama 2000'lerin dÃ¼nyasÄ±nda Smith'in piyasanÄ±n gÃ¼cÃ¼ tezine  iman edenler hÄ±zla azaldÄ±. Krizden Ã§Ä±kmak iÃ§in "GÃ¶rÃ¼nmez el"den mucizesini gÃ¶stermesi  bekleyenler hayal kÄ±rÄ±klÄ±ÄŸÄ± yaÅŸadÄ±lar. Onun yerine  "gÃ¶rÃ¼nÃ¼r devlet", sermayeye, hem de finans kapital denilen asalak kesime can simidi atÄ±p bunu da toplumun vergilerini savurarak yapÄ±nca, Ã¼stelik bundan bir sonuÃ§ Ã§Ä±kmayÄ±nca,  kitleler Ã§ileden Ã§Ä±ktÄ±. Sokaklar Avrupa'dan Wall Street'e kadar ayaÄŸa kalktÄ±...<br />
<br />
YaÅŸadÄ±ÄŸÄ±mÄ±z gÃ¼nlerde "<b>UluslarÄ±n MutsuzluÄŸu</b>", artÄ±k Ã§ok ortada. OECD, 12 Ekim'de <b>'YaÅŸam NasÄ±l?' (How's Life)</b> adlÄ± bir rapor yayÄ±mladÄ±. GeliÅŸmiÅŸlik, 'iyi olma' (well being) kavramÄ±yla Ã¶lÃ§Ã¼lÃ¼yor artÄ±k. "Ä°yi hissetme, iyi olma" hali de hem maddi yaÅŸam koÅŸullarÄ±yla hem de yaÅŸam kalitesiyle ilgili. OECD, araÅŸtÄ±rma kuruluÅŸu Gallup'un iÅŸbirliÄŸi ile  10'dan fazla temel kriterle 40'Ä± aÅŸkÄ±n Ã¼lkede bunu Ã¶lÃ§Ã¼yor.<br />
<br />
<img align="middle" alt="OECD araÅŸtÄ±rmasÄ±" vspace="2" hspace="2" border="0" src="/uploads/yazilar/oecd_anket_2010.jpg" /><br />
<br />
<i>Kaynak, OECD, How's life? Measuring well-being, Grafikte 41 Ã¼lkeden18'i alÄ±nmÄ±ÅŸtÄ±r. <br />
</i><br />
OECD araÅŸtÄ±rmasÄ±, ekonominin 2009 daralmasÄ±nÄ± takip eden ve gÃ¶rece toparlanma yaÅŸanan 2010 yÄ±lÄ±na ait olsa da, 40 dolayÄ±ndaki Ã¼lkede "mutsuzluÄŸun" bir hayli Ã¶ne Ã§Ä±ktÄ±ÄŸÄ±nÄ± gÃ¶steriyor. YÃ¼ksek bÃ¼yÃ¼me hÄ±zlarÄ± ve krizde kuyruÄŸu dik tutuÅŸlarÄ±yla dikkatleri Ã§ekmelerine raÄŸmen <b>Ã‡in ve Hindistan</b>'da, kitleler pek de mutlu olmadÄ±klarÄ±nÄ± ifade etmiÅŸler. HiÃ§ ÅŸaÅŸÄ±rtÄ±cÄ± deÄŸil. Ucuz emek sÃ¶mÃ¼rÃ¼sÃ¼ne dayanan "ihracatÃ§Ä± sanayici" bu ekonomilerde bÃ¶lÃ¼ÅŸÃ¼m iyileÅŸmiyor, demokratik haklarda iyileÅŸme yok. <b>Rusya</b> da aynÄ± durumda. Krizdeki Portekiz'de,Yunanistan'da, Ä°spanya ve Ä°talya'da da mutsuzluk, OECD ortalamasÄ±nÄ±n Ã¼stÃ¼nde.<br />
<br />
<b>Ya TÃ¼rkiye'de</b>? Yalaka medyanÄ±n gayretiyle sergilenen gÃ¶rÃ¼ntÃ¼nÃ¼n aksine halk, yaÅŸam koÅŸullarÄ±ndan hiÃ§ memnun olmadÄ±ÄŸÄ±nÄ± ifade etmiÅŸ ve 40 kÃ¼sur Ã¼lkenin en mutsuz 10 ulusu arasÄ±nda yer almÄ±ÅŸ TÃ¼rkiye. "BÃ¼yÃ¼mede  OECD birincisi olduk, herkes bize gÄ±pta ediyor" tÃ¼rÃ¼ avunmalarÄ± OECD bulgularÄ± dikkate almÄ±yor ; toplam istihdamda, kadÄ±n istihdamÄ±nda yerlerde sÃ¼rÃ¼nÃ¼yoruz, iÅŸ kazalarÄ±nda da birincilik bizde!...TÃ¼rkiye yurttaÅŸlarÄ±nÄ±n yÃ¼zde 40'Ä±, barÄ±ndÄ±ÄŸÄ± konutta tamir gerektiren bir sorunu olduÄŸunu ifade etmiÅŸ.  TÃ¼rkiye, tuvaleti olmayan evlerde oturanlarÄ±n oranÄ±nÄ±n yÃ¼zde 12.4 olduÄŸu Ã¼lke olarak yine birinci...<br />
<br />
***<br />
<br />
Gelelim mutsuzlarÄ±n mutsuzluklarÄ±nÄ± ifade etmelerine, haksÄ±zlÄ±ÄŸa direnmelerine, bunu sokakta ifade etmelerine...OECD sÄ±ralamasÄ±nda en dipte olan DoÄŸu Ã¼lkelerinde haksÄ±zlÄ±klara direniÅŸ, haksÄ±zlÄ±klarla mÃ¼cadele, bunun dÄ±ÅŸavurumu dÃ¼ÅŸÃ¼k dÃ¼zeyde. UzaÄŸa bakmaya gerek yok, kendi Ã¼lkemizi , TÃ¼rkiye'yi alÄ±n...Bunca yokluk ve yoksulluÄŸa karÅŸÄ± bÃ¼yÃ¼k bir teslimiyet, bÃ¼yÃ¼k bir <b>baskÄ± ile susturulmuÅŸluk</b> hakim.<br />
<br />
Durum, Avrupa ve Amerika'da ise pek Ã¶yle deÄŸil. Kitleler mutsuzluklarÄ±nÄ± sokaÄŸa taÅŸÄ±yorlar. Sokakta haksÄ±zlÄ±klara karÅŸÄ± itirazlarÄ±nÄ± haykÄ±rÄ±yor, iletiÅŸim teknolojisini kullanarak hÄ±zla Ã¶rgÃ¼tleniyor ve tepkilerini dile getiriyorlar. Avrupa'daki sendikal mÃ¼cadele ve sosyalizm, sosyal-demokrasi geleneÄŸinin kÃ¶klÃ¼lÃ¼ÄŸÃ¼ , sokaÄŸÄ±n direncinin pek Ã§ok ÅŸeye gebe olabileceÄŸini dÃ¼ÅŸÃ¼ndÃ¼rtÃ¼yor. ABD'de bir kesim memnuniyetsizin Wall Street Ã¶zelinde haksÄ±zlÄ±klarÄ± protesto etmesi, herkesi ÅŸaÅŸÄ±rttÄ±. Bu tepkinin kalÄ±cÄ± olup olmamasÄ±, neye evrileceÄŸi, nasÄ±l ete kemiÄŸe bÃ¼rÃ¼neceÄŸi de  herkesin merakÄ±.<br />
<br />
AnlaÅŸÄ±lan o ki, artÄ±k sÄ±ksÄ±k,  Ã¶zellikle her cumartesi, dÃ¼nyanÄ±n birÃ§ok yerinde sokaklar ÅŸenlenecek, daha adil, daha demokratik bir dÃ¼nya iÃ§in sokaklarda buluÅŸulacak, orada oluÅŸturulan ortak dil, ortak ruh, birÃ§ok deÄŸiÅŸimin de kapÄ±sÄ±nÄ± aralayan temel gÃ¼Ã§ olacak.<br />
<br />
<i>Kaynak: mustafasonmez.net</i>
]]>
</content:encoded>
  <link>http://www.keditor.org/yazilar_837.html</link>
  <guid>http://www.keditor.org/yazilar_837.html</guid>
  <dc:subject>UluslarÄ±n mutsuzluÄŸu ve sokaÄŸÄ±n ruhu</dc:subject>
 </item>
 </channel>
</rss>
