AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Basın - Yayın

AKP rejiminden Kürt medyasına toplu gözaltı

AKP rejiminden Kürt medyasına toplu gözaltı AKP rejimi bugün Kürt medyasına yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenledi. Özgür Gündem Gazetesi, Dicle Haber Ajansı, Etik Ajans, Gün Matbaası ve Demokratik Modernite’nin aralarında olduğu özgür basın organları bir bütün olarak hedef alındı, onlarca gözaltı var.

Eş zamanlı operasyonların talimatını İstanbul Cumhuriyet Savcılığı verdi. BDP’li seçilmişler, gazeteciler, sendikacılar, insan hakları savucuları, öğrenciler ve aydınlardan sonra bu kez Kürt medyası bir bütün olarak AKP terörüne maruz kaldı. Operasyonlarda Kürt medyasına doğrudan çalışanlar ve Kürt medyası ile zaman zaman haber paylaşan tüm gazeteciler hedef alındı.

Sabahın erken saatlerinde Dicle Haber Ajansı İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Van, Adana ve Mersin ilerinde bulunan bürolarına yönelik eş zamanlı baskın düzenlendi. Bürolarda aramalar sürerken Avukat Serdar Çelebi’nin gözetiminde yapılan aramalarda, haber materyalleri, hard disk ve haber arşivlerine el konulduğu bildirildi.

Büro kapısında bekleyen basın mensuplarına kapı arasından kısa bilgilendirme veren Avukat Serdar Çelebi, Arama ve gözaltı kararının İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talimatı ile yapıldığını kaydetti. Avukat Çelebi’nin konuşması sırasında kapı polisler tarafından kapatıldı.

Polis baskınlarda onlarca kişiyi gözaltına aldı. Bunlar arasında Kürt medyası ile çalışan muhalif gazeteciler ile AFP foto muhabiri ve Vatan gazetesi muhabiri de bulunuyor.

KÜRT MEDYASINA ÇALIŞAN GAZETECİLER İLE AFP FOTO MUHABİRİ DE GÖZALTINDA

İşte gözaltına alınanlardan bazıları:

Arzu Demir (İstanbul), Zeynep Kuray (İstanbul), İsmail Yıldız (İstanbul), Sevinç Tuncelli (İzmir), Dilek Demirel (İzmir). AFP Foto Muhabiri Mustafa Özer, Vatan gazetesi muhabiri Çağdaş Ulus,  Demokratik Modernite dergisi yayın kurulu üyesi Nahide Ermiş

DİHA: Fatma Koçak (sorumlu yazı işleri müdürü), Zuhal Tekiner (İmtiyaz sahibi), Sadık Topalğolu (Urfa), Kenan Kırıkkaya (Ankara), Mazlum Özdemir (Diyarbakır) Evrim Kepenek (Van), Berxwedan Yaruk (İstanbul), Semiha Alankuş, Sadık Topaloğlu, Çağdaş Kaplan, Ömer Çelik.

İstanbul'da ayrıca Etik Ajans Müdürlerinden Davut Uçar ile gazeteci Hüseyin Deniz bu sabah evlerinde gözaltına alındı. Gün Matbaasına baskında matbaa sahiplerinden Şerafettin Sümeli de gözaltına alınırken, Fırat Dağıtım çalışanı Ertuş Bozkurt gözaltına alınanlar arasında.

ÖZGÜR BASIN EMEKÇİLERİ BASKINLARI PROTESTO ETTİ

Özgür Gündem Gazetesi'nin İstanbul'daki merkezi önünde yapılan basın açıklamasına özgür basın emekçileri, siyasi parti temsilcileri, sendikaların da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katılarak destek verdi. Açıklama sırasında gazete içerisinde polis araması devam ederken, gazete çalışanları da Gündem Gazetesi'nin bugünkü sayısını taşıdı, "Dün bomba, bugün gözaltı, özgür basın susturulamaz" ve tutuklu ve gözaltında bulunan gazetecilerin isimlerinin yazılı olduğu pankart açtı. Basın çalışanları da, fotoğraf makinelerini yere koyarak, gözaltıları protesto etti.

BU MUDUR İLERİ DEMOKRASİ?

Etkin Haber Ajansı editörü Derya Okatan, yaptığı açıklamada operasyonun hükümet planı doğrultusunda yapıldığını söyledi. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "KCK operasyonlarının hepsi koordinasyon içinde tartışılmış, kararlaştırılmış, planlanmış ve yürütülmektedir" sözünü ve cezaevlerinde 66 tutuklu gazeteci bulunduğunu hatırlatan Okatan, "Bu mudur ileri demokrasi? Bu mudur özgürlük, basın özgürlüğü? Başbakan Tayyip Erdoğan'a, Devlet Bakanı Beşir Atalay'a soruyoruz, "Gazetelerin basılması, meslektaşlarımızın gözaltına alınması tasarlanmış, planlanmış ve yürütülmekte olan planın bir parçası mı?" diye sordu.

"Özgür basının susturulduğu yerde, toplumsal vicdanlar da karartılır. Toplum vicdanının karartılmasına izin vermedik, vermeyeceğiz" diyen Okatan, "Özgür basına yönelik gözaltı terörü derhal son bulsun. Dicle Haber Ajansı ve Özgür Gündem gazetesi başta olmak üzere, ezilenlerden yana yayın yapan tüm basına yönelik baskınlar derhal durdurulsun, gözaltına alınan gazeteciler derhal serbest bırakılsın. Basın özgürlüğüne kast eden Terörle Mücadele Yasası bir an önce kaldırılsın, tutuklama mekanizması olarak kurulan Özel Yetkili Mahkemeler dağıtılsın" şeklinde konuştu.

KESKİN: BU BASINA YÖNELİK BİR OPERASYONDUR

Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Avukat Eren Keskin, "Özgür Gündem olarak çıktığımız ilk günden bu güne çok fazla baskıyla karşılaştık. '90'lı yılların başında gazetenin avukatlığını yapıyordum. 20 yıldan fazladır, gazetenin başına gelmeyen kalmadı. Gazetemiz bombalandı. Yazarlarımız katledildi. Küçücük dağıtımcılarımız öldürüldü" diyerek, yaşadıkları baskıları hatırlattı. Keskin, "Bugün KCK adı altında yapılan bu operasyon bu baskıların en açık göstergesi. Bazı basın organlarının bunu KCK operasyonu olarak vermesini protesto ediyorum. Bu basına yönelik bir operasyondur. Kürt basınına yönelik bir operasyondur. KCK'li olarak adlandırdıkları herkes, Kürt sorununda demokratik çözüm isteyen kişilerdir. Bu yüzden biz hepimiz KCK'liyiz diyoruz. Kürt hareketini yok sayarak hiçbir sorunu çözmek mümkün değildir. Biz vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Hepimiz buradayız" dedi.

TAŞ: İLERİ DEMOKRASİ YALANINA KANMADIK, KANMAYACAĞIZ

ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, "Bu yapılanlar, düşünceye, haber alma hakkına dönük bir devlet terörüdür" dedi. Taş, Özgür Gündem'e neden saldırdılar? Çünkü Özgür Gündem halkların bir arada yaşamasını, Kürt sorununun demokratik çözümünü istiyor. Pazar günü binlerce sağlıkçı yürüyüş yaptı. Kaç gazetede gördünüz bu haberi? Haberi gördüğünüz gazetelerden bir Özgür Gündem'dir. Bu aynı zamanda, demokratik mücadeleye halkın haklarını savunma mücadelesine yönelik bir operasyondur. AKP'nin ileri demokrasi yalanına kanmadık, kanmayacağız" dedi. Taş, 26'sında Ahmet Şık ve Nedim Şener için Çağlayan Adliyesi önünde olacaklarını söyledi.

KOÇALİ: SÜRPRİZ OLMADI

BDP Eşbaşkan Yardımcısı Filiz Koçali, "Sürpriz olmadı. Saklamıyorlar zaten. İçişleri Bakanı, Başbakan bu operasyonların siyasi operasyon olduğunu açık açık ilan ediyor. Liste Başbakanlık'ta hazırlanıyor" diyerek tepki gösterdi. Gözaltılarına ve baskınların Kürt sorununda çözümsüzlükle siyasi yönü olduğunu belirten Koçali, "Bir de basın özgürlüğü yanı var. Uluslararası kuruluşlar Türkiye'de basın özgürlüğü konusunda alarm veriyor. Türkiye basın özgürlüğünün alt sıralarında, şu yaptıklarıyla daha da alt sıralara inecek. Ama gerçek susmaz" şeklinde konuştu.

ÇİÇEK: FAŞİST DEVLET TERÖRÜNE DAYANIŞMAYLA YANIT VERDİK

Atılım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Çiçek de, yaptığı konuşmada, 3 Aralık 1994'te Özgür Gündem'e yapılan baskını ve devrimci sosyalist basının dayanışmasını hatırlattı. "O günden bu güne özgür basın üzerindeki baskılar son bulmadı. Ne zaman halkı susturmak isteseler, ne zaman toplumu dize getirmek isteseler ilk saldırıyı basına yaptılar. Kürt hareketinin sesini, Kürt hareketinin iradesini susturmaya çalışıyorlar" diyen Çiçek, "Şimdiye kadar sosyalistler ve devrimciler olarak faşist devlet terörüne dayanışmayla yanıt verdik. Bundan sonra da, dayanışma ve birleşik mücadele kazanacak. Türkiye işçi sınıfını, Türk ulusunun bütün ezilenlerini birleşmeye Kürt halkıyla ve özgür basınla birleşmeye çağırıyoruz. Hepimizi dayanışma özgürleştirecektir. İçerideki tutuklu gazeteci arkadaşlarımıza da selam gönderiyoruz. Onlar için de mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.

TAKSİM’DE YÜRÜYECEKLER

"Bugün kapkara bir uygulamayla daha karşılaştık. AKP Hükümeti, AKP'nin yanında olmayan bütün kurumları baskı altına alıyor. Bu baskıyı yasadışı biçimde uyguluyor" diyen DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün de, "Türkiye, en çok gazetecinin tutuklandığı ülkelerin başında geliyor aynı zamanda Türkiye iş kazalarında dünyada 3. Avrupa'da 1. durumda. Gelir dağılımının en adaletsiz olduğu ülkelerden biri. Bize düşense, önce basın özgürlüğüne sahip çıkmaktır. Bu uygulamayı eleştiriyoruz. Yargıçları, savcıları AKP'nin sopası, maşası olmamaya çağırıyoruz. Onların suçsuz olduğunu biliyoruz. İçeride gazeteciler, sendikacılar var, onlara selam gönderiyoruz. Dirensinler, dayansınlar. Türkiye bu karanlıktan yakın zamanda kurtulacaktır" diye seslendi.

Açıklamaların ardından yapılan çağrıda, bugün akşam 19.00'da gazetecilerin Taksim Meydanı'ndan Galatasaray Meydanı'na yürüyeceği duyuruldu.

DÜNYANIN EN BÜYÜK CEZAEVİ

İnsan Hakları Derneği’ne göre Türkiye’de şu anda 71 gazeteci cezaevinde bulunuyor. AKP hükümeti ülkeyi gazeteciler açısından dünyanın en büyük cezaevi haline getirdi. Mevcut durumda DİHA’nın 13 gazetecisi cezaevinde bulunuyor, bunlardan 8’sinin cezası kesinleşmiş. 19 Aralık günü BDP’li belediyelere yönelik baskınlarda Siirt’in Kurtulan ilçesinde DİHA muhabiri Abdullah Çetin de gözaltına alınmıştı.

Kaynak: ANF'den derlenmiştir

YazdırYazdır | kEditör | 20.12.2011, 14:29:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar
İnat ve ısrar - (Makale)

Okuyucu değerlendirmesi