kEditor - Haberler / Yaşam / 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlanıyor

http://www.keditor.org/haber_4972.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Yaşam

1 Eylül Dünya Barış Günü kutlanıyor

1 Eylül Dünya Barış Günü kutlanıyor Van, Ankara, Diyarbakır, Mardin, Hatay, Urfa, Adana, Iğdır, Hakkari ve İstanbul'da, 1 Eylül Dünya Barış Günü düzenlenen çeşitli eylem ve etkinliklerle kutlandı. Dünyada ve Türkiye'de savaş ve çatışmaların devam ettiği belirtilen açıklamalarda, bölgede sürdürülen askeri operasyonların durdurulması istendi. Urfa'da sivil toplum örgütleri temsilcileri ve üyeleri, Tugay Komutanlığı nizamiyesine yürüyerek beyaz tülbent bırakmak istedi, ancak polis izin vermedi.

VAN

BDP Van il binası önünde toplanan Barış Anneleri İnisiyatifi üyelerine, BDP Van Milletvekili Fatma Kurtalan, Van Belediye Başkanı Av. Bekir Kaya, Bostaniçi Belediye Başkanı Nezahat Ergüneş ve BDP Van İl Başkanı Cüneyt Caniş de destek sundu. Üzerinde 'Halklar sussun barış konuşsun' pankartı açan anneler adına açıklamayı okuyan Zeliha Tunç, barış anneleri olarak barışa dair taleplerini bir kez daha dile getireceklerini ifade etti. Türkiye'de savaşın en ağır bedellerini kadınların ödediğine dikkat çeken Tunç, şöyle devam etti: 'Kürt sorunu ancak demokratik zeminde diyalog ve toplumsal uzlaşı ile çözülür. PKK'nin açıkladığı eylemsizlik kararı 20 Eylül'de sona erecek. Eylemsizlik kararına rağmen operasyonlar devam etmekte her gün ölümler yaşanmaktadır. Barış için uzatılan el havada kalmasın. Biz anneler olarak alınan kararı çift taraflı olmasını operasyonların bir an önce sona erdirilmesini istiyoruz' diye konuştu.

ADANA

İHD Adana Şubesi, Taş Köprü üzerinde 'Barış zinciri' oluşturdu. Eyleme çok sayıda kişi katılırken, barış zincirinin ardından basın açıklaması yapıldı. 'İnsanlığın zaferi barış olacaktır' pankartı ve 'Hepimizin eşitlik, özgürlük, demokrasi, insan hakları için, kalıcı barışa ihtiyacı var' dövizlerinin açıldığı açıklamada, sık sık 'Silahlar sussun barış hemen şimdi', 'Yaşasın halkların kardeşliğin', 'Bijî aşitî', 'Savaşa hayır barış hemen şimdi' sloganları atıldı. Açıklamayı okuyan İHD yöneticisi Osman Küçükosmanoğlu, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün tarihsel gelişimini anlattı. Türkiye'de 1984 yılından beri yaşanan çatışmalarda, resmi rakamlara göre 50 bin insanın hayatını kaybettiğini belirten Küçükosmanoğlu, 'Yakılan, yıkılan 4 bin köy ile göç ederek topraklarından koparılan milyonlarca Kürt ve 17 bin faili meçhul cinayetlere kurban olarak gösterilen yurttaşımız, bu savaşın bilinen sonuçlarındandır' dedi.

Kürtlerin taleplerinin karşılanması için devam eden operasyonların durdurulması gerektiğini vurgulayan Küçükosmanoğlu, sürecin diyalogla barışa evrilmesinin önünün açılmasını istedi. Açıklamanın ardından kadınlar güvercin uçurdu.

İSTANBUL

1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle İstanbul'da BDP İl Kadın Meclisi basın açıklaması yapıldı. BDP İstanbul il binasında Kadın Meclisi adına yapılan basın toplantısında 'Kadınlar olarak barış istiyoruz, yama anayasayı boykot ediyoruz' pankartının açıldı. Açıklamayı okuyan Türkan Esen, Dünya Barış Günü'nde hayatın ölüme galebe çalması, adalet ve eşitliğin ayrımcılığın yerini alması şiddet ve tahakkümün ortadan kalkması için kadınlar olarak barış istediklerini söyledi. 1 Eylül'de kadınlar olarak, yılmaktan, tükenmekten, takatsizlikten, bıkkınlıktan değil; ağlayarak, dövünerek değil; Ağrı'nın bilgeliği, Munzur'un coşkusu, Fırat'ın bin yıllık bilgisiyle Barışı talep ettiklerini belirten Esen, 'Sadece kendimiz için değil, bu ülkenin tamamı için, bölgemiz için, Cudi'nin, Çırav, Gabar, Munzur dağlarının kadın-erkek-orman-hayvan tüm canlıları, geçit vermez kayalıkları için barış istiyoruz' dedi. Barış için önemli bir fırsat olan KCK'nin eylemsizlik kararına hükümetin yanıt vermemesini de kınadıklarını belirten Esen, 'Hükümet çözüm değil çözümsüzlük üretmekte, çare olarak ezmeyi, yok etmeyi dayatmaktadır' dedi.

Barış Anneleri'nden Başbakan Erdoğan'a 'empati yap' çağrısı

Barış Anneleri Derneği, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle dernek binalarında basın toplantısı yaptı. Açıklamayı okuyan Cemile Akgün, KCK'nin 'eylemsizlik' kararına rağmen operasyonların devam ettiğini ve ölüm haberlerinin gelmeye devam ettiğini hatırlattı. Akgün, 'Yapılan operasyonlardan kaynaklı eylemsizlik döneminde bile gerilla ve askerlerin hayatını kaybetmesi biz anaların acısının devam ettiği anlamını taşımaktadır. İlk önce, bu yaşananların acıları görülmeli ve bunların son bulması için samimi olunmalıdır' dedi. Başbakan Erdoğan'a seslenen Akgün, 'Anaların gözyaşlarından bahsediyorsan anaların acılarını görmelisin ve hissetmelisin. Ancak bu şekilde analarla empati kurabilirsin. Söylemlerimizi ve taleplerimizi dikkate almalısın. Kürt sorununu miting alanlarında polemik haline getirilmemesi gerekir. Sorunu çözümü ortada durunken ötekileştiren ve tasfiye söylemlerinizden kaçmanızı talep ediyoruz' diye konuştu. Basın toplantısında konuşan Döndü Ergil ise, asker annelerine çağrıda bulunarak, akan kanın durmasının ve barış taleplerinin yer bulmasının tek çözümün KCK'nin 'eylemsizlik' kararının çift taraflı hale getirilmesi olduğunu söyledi.

ANKARA

TMMOB'a bağlı Maden Mühendisleri Odası (MMO), 1 Eylül Dünya Barış Günü'ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Nazilerin Polonya'yı işgal ederek ardında elli iki milyon ölü, milyonlarca yaralı, sakat ve moloz yığını haline gelmiş kentler ile acı ve gözyaşı bırakan İkinci Büyük Emperyalist Paylaşım Savaşını başlattığı, insanlık tarihinin en acımasız en kanlı ve en kirli savaşının başladığı gün olan 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edildiği hatırlatılan açıklamada, savaşın üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen dünyada değişen fazla bir şey olmadığına dikkat çekildi. MMO, 1 Eylül Dünya Barış Gününde; Kürt sorununun demokratik çözümü de dahil onurlu ve sürekli bir barışa her zamankinden daha fazla gereksinim duyulduğunun altını çizerek, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti niteliğine sahip, kimliği, kültürü, dili, dini, mezhebi, görüşü ne olursa olsun, eşit haklara sahip yurttaşlar olarak yaşanabilecek, bağımsız, demokratik bir ülke olması gerektiği belirtildi.

Türk-İş' e bağlı Tez-Koop-İş Sendikası tarafından yapılan açıklamada ise, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün yüzyıllardır bir arada yaşayan insanlarımızın arasına dışlanma, ötekileştirme, yok sayma politikalarının terk edildiği eşit adil özgür demokratik bir düzen tesis edilmeye başlayacağı gün olduğu ifade edildi. Açıklamada, Türkiye işçi sınıfı kendi tarihi birikimi kültürü ile sorunları çözebilecek ve barışı tahsis edecek güce de, özgür eşit kardeşçe yaşama iradesine sahip olduğu kaydedildi.

Sağlık emekçilerinden 'diyalog ve demokratik çözüm' çağrısı

SES, Türk Tabipleri Birliği, Devrimci Sağlık İş Sendikası, Türkiye Psikiyatri Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği 1 Eylül Dünya Barış Günü'ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, savaşlarda yoğun insan hakları ihlalleri yaşandığına dikkat çekilerek, askerlerden daha çok sivillerin yaşamlarını kaybettiği belirtildi. Açıklamada, savaştan en fazla kadınların ve çocukların zarar gördüğü hatırlatılarak, ölümden veya sakat kalmaktan kurtulan çocukların ileriki yaşlarında psikolojik travmalar yaşadıkları vurgulandı. Kadınların ise savaşlarda cinsel şiddetin hedefi haline geldiği hatırlatılan açıklamada, ailelerini yitiren, tecavüz edilen, zorunlu olar göç ettikleri yerlerde en düşük ücretlerle çalışmaya mahkum edilen kadınların ağır psikolojik sorunlar yaşadıklarının altı çizildi. Savaşın sadece insanları değil, çevreyi de tahrip ettiği hatırlatılan açıklamada, savaşın bir süre sonra insanların zihinlerinde sorunları çözmenin tek yolu olarak görülmesi tehlikesine işaret edildi. Askeri harcamaların, kalkınma harcamalarından çok daha fazla yer tuttuğu ve kaynakların sağlık harcamaları için kullanılmasının engellendiği belirtilerek, insanların savaşlarda yaşadıkları travmaları en iyi sağlık emekçilerinin bildiği vurgulandı. Yine savaş dönemlerinde sağlık emekçilerinin iktidarlar tarafından ayrımcılık yapmaya zorlandıklarının altı çizilen açıklamada, 'Sağlık emekçileri barışın korunmasında ve geliştirilmesinde önemli rol oynayan aktörlerden biridir. Tüm bu nedenlerle ülkemizde yaşanan çatışmalı ortamın sona ermesini arzu ediyoruz. Hükümeti ve sorumlu kesimleri diyalog esaslı demokratik çözüm için göreve çağırıyoruz' diye kaydedildi.

HAKKARİ

Hakkari İnsan Hakları Derneği (İHD), 1 Eylül'e ilişkin Hakkari Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, Hakkari Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu ve kentteki sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Açıklamayı okuyan İHD yöneticisi Ferzende Taş, savaşın yarattığı tahribatlara dikkat çekerek, 'Savaşın faturası sadece yaşamlarını yitirenlerle sınırlı değil. Yine her yıl on binlerce insan sakat kalıyor, milyonlarca insan yerini, yurdunu, köyünü terk etmek ve mülteci konumuna düşmek zorunda kalıyor. Kadın ve çocuklar tecavüze uğruyor' dedi. Türkiye'de de iç barışın olduğunun söylenemeyeceğini vurgulayan Taş, 30 yılda yaşananları özetledikten sonra, 'Sorunların diyalog ve toplumsal uzlaşma ile çözümü yerine şiddet politikalarında ısrar edilmesi büyük acıların yaşanmasına, Özgürlüklerin kısıtlanmasına yol açmıştır' diye konuştu.

IĞDIR

Iğdır'da1 Eylül'e ilişkin, BDP İl Örgütü bir açıklama yaptı. BDP il binası önünde yapılan basın açıklamasına Belediye Başkanvekili Hüseyin Malk, BDP İl Başkanı Salih Tikiz ve yöneticiler katıldı. BDP İl Başkan Yardımcısı Halit Kum yaptığı açıklamada, 'Sayın Abdullah Öcalan, DTK ve sivil toplum örgütlerinin çağrısına PKK karşılık vererek barışa olan inancını 13 Ağustosta eylemsizlik kararı ile ilan etmiştir. Fakat bu eylemsizlik kararına rağmen yine operasyonlar devam etmekte. Bu eylemsizlik kararının kalıcı hale gelmesi için ne gerillanın ne de askerinin yaşamını yitirmesine seyirci kalınmaması için siyasi otoritenin, aydınların ve barışseverlerin çaba göstermesi gerekmektedir' dedi.

DİYARBAKIR

BDP Lice İlçe Örgütü, ilçe binası ününde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, BDP Lice İlçe Başkanı Sedat Şahinli ve Lice Belediye Başkanı Fikriye Aytin de katıldı. Burada açıklamayı okuna BDP yöneticisi Gülistan İncekara, bölgede 35 yıldır kirli ve haksız bir savaşın yürütüldüğüne dikkat çekerek, KCK'nin eylemsizlik kararına rağmen operasyonların yoğunlaştırılmasının kaygı verici olduğunu kaydetti. Çatışmalarda yaşamını yitiren HPG'lilerin cenazelerinin yakılmasını kınayan İncekara, 1 Eylül Dünya Barış Günü münasebetiyle Kürt halkının uzattığı barış elinin tutulmasını istedi. İncekara, savaşsız bir gelecek ve demokratik bir ortamın oluşması için başta Lice halkı olmak üzere herkesin 12 Eylül'de yapılacak olan Anayasa referandumunu boykot etmesi gerektiğini belirtti.

'Bu sorun şiddetle çözülmüyor'

BDP Hani İlçe Örgütü ise 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle ilçe binasında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan BDP Hani İlçe Başkanı M. Zeki İdik, 30 yıldır süren çatışmalı sürece dikkat çekerek, 'Gerilla cesetlerinin parçalanıp yakılmasıyla, köylerin ve ormanların bombalanmasıyla, yakıp yıkma, tutuklanıp ağır ceza ile cezalandırmaları ile bu sorun çözülseydi şimdiye dek defalarca denenen yöntemlerle çözülürdü' dedi. Kürt halkının uzattığı barış elinin tutulması gerektiğini belirten İdik, sivil toplum örgütlerine de çağrı yaparak, barış için mücadele etmelerini istedi.

Bismil'de yürüyüş

BDP Bismil İlçe Örgütü de, yüzlerce kişinin katılımıyla yürüyüş düzenledi. Bismil Belediye Başkanı Cemile Eminoğlu, BDP İlçe Başkanı Mehdi Tanrıkulu, Bismil Kültür Sanat Derneği Başkanı Murat Baran, MEYA-DER yöneticilerinde aralarında bulunduğu yüzlerce kişi, BDP ilçe binası önünde bir araya gelerek Bismil Belediyesi yanına doğru yürüyüşe gerçi. 'Her savaş Barışla sonuçlanır bir an önce barış', 'Ya onurlu bir barış yada görkemli bir direniş', 'Barış muhataplarla yapılır muhatap İmralı'dadır,' 'Proleterlerin kavgasına katılalım', 'Halkın Partisi Geliyor' dövizlerin taşındığı yürüyüşte sık sık 'Yaşasın halkların kardeşliği' 'biji aşiti' 'Biji serok apo' sloganları attı. Belediye binası önünde son bulan yürüyüşün ardından açıklama yapan BDP Bismil İlçe Başkanı Mehdi Tanrıkulu, 'Kürt halkı olarak soruyoruz; ey AKP hükümeti ve devleti, sizin bu saldırılarınızın katliam mantığından farkı nedir? Sizin farkınız ne? Sayın Abdullah Öcalan'ın ısrarla barış çağrılarına ve KCK'nin ilan ettiği eylemsizlik kararına, inkar-imha operasyonları ile cevap vermek ne anlama geliyor?' dedi.

Yapılan açıklamanın ardından kitle 5 dakikalık saygı duruşun ardından BDP ilçe teşkilatına yürüdü.

URFA

Urfa Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle Ali Şelli Parkı'ndan 20. Zırhlı Tugay Komutanlığı önüne doğru yapmak istediği yürüyüş polis engeline takıldı. Öğle saatlerinde parka gelen Demokrasi Platformu üyesi yaklaşık 5 yüz kişi, burada açıklama yaptı. Açıklamaya, Urfa BDP Milletvekili İbrahim Binici, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın kardeşi ve BDP PM üyesi Mehmet Öcalan, BDP il Eşbaşkanı İbrahim Ayhan ve Barış Anneleri İnisiyatifi aktivistleri katıldı. Açıklamanın ardından kitle, 20. Zırhlı Tugay Komutanlığı nizamiyesine kadar yürüyüp beyaz tülbent bırakmak istedi. Urfa Milletvekili İbrahim Binici ile görüşen polis, 'açıklamayı burada yapın' diyerek kitlenin yürümesine izin vermeyeceklerini belirtti. Binici ise, 'Asker bu annelerin de askeri. Barış çağrısı yapacaklar. Ortamı germeyin ve bırakın yürüyelim' diyerek, annelerin beyaz tülbent bırakma taleplerini iletti. Kitle yürüyüşe geçince, polis açıklamanın parkta yapılıp, Tugayın kapısına yakın tel örgülere temsili bir grubun tülbent bırakmasına izin verileceğini belirtmesi üzerine açıklama Ali Şelli Parkı'nda yapıldı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı açıklamayı Demokrasi Platformu Sözcüsü Eğitim Sen Şube Başkanı Sıtkı Dehşet yaptı. 'Bıji aşıti' sloganlarının atıldığı ve 'Kürt sorununa demokratik çözüm istiyoruz' pankartının açıldığı açıklamada Dehşet, 'Ülkemizde otuz yıldır devam eden savaşın son bulması için; tarihi bir fırsat olarak gördüğümüz KCK'nin 20 Eylül'e kadar ki eylemsizlik kararını çok anlamlı buluyoruz. Kürler üzerinde ki linç girişimleri her geçen gün artmakta. Gerilla cenazelerine savaş hukukunu hiçe sayan hakaretler yapılmakta. Yine demokratik siyaset yapanlar tutuklanmakta, ormanlarımız yakılmakta, çocuklarımız cezaevlerine tıkılmakta. Tüm bu yaşananlara rağmen; Kürt sorununda barışçıl bir zemin yaratılması, savaş ve şiddet yerine siyasetin öne çıkması için Kürtler sorumlu yaklaşmak-tadırlar. AKP hükümetinin Kürtlerin bu sağduyulu yaklaşımlarına karşılık, bu tarihi fırsatı sabote etmeye yönelik tutum içerisinde olduklarını görmekteyiz' dedi.

Barış Anneleri Tugay'ın tellerine beyaz tülbent bağladı

Açıklamanın ardından Binici, Ayhan ve Dehşet'in eşlik ettiği bir heyet, 20. Zırhlı Tugay Komutanlığı nizamiyesine yakın tel örgülerine kadar yürüdü. Burada Barış Anneleri İnisiyatifi aktivistleri, başlarındaki beyaz tülbentleri tel örgülere bağlarken, İnisiyatif üyesi Zelal Özkan, iki taraftan da ölenlerin kendi çocukları olduğunu belirterek, '1 Eylül dolayısı ile artık yeter diyoruz. Duysunlar annelerin feryadını. Askerde gerillada bizim evladımız. Barış isteğimize kulaklarını kapatmasınlar' dedi. Demokrasi platformu bileşenleri ve barış anneleri daha sonra dağıldı.

HATAY

Hatay Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış günü dolayısıyla bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eğitim Sen binası önünden Ulus alanına kadar grup 'Barış hemen şimdi', 'Biji Aşiti' , 'Yaşasın halkların kardeşliği' sloganları attı. Ulus alanında konuşan Hatay Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü ve İHD Hatay Şube Başkanı Mithat Can, 'Gencecik bedenlerin toprağa düşmemesi, anaların ağlamaması, için bu fırsat heba edilmemelidir. Umuyor ve bekliyoruz ki; Gündem, İmralı ile kimin görüştüğüne takılıp kaçırılmaz. Hükümet mi? Devlet mi? Devletin kurumları mı? Kimin görüştüğü önemli değil. Önemli olan Kürt sorununun demokratik-barışçıl çözümüne, dolayısıyla kanın durmasına hizmet etmektir. Yedincisi ilan edilen tek taraflı ateşkesin kalıcılaşması ve şiddetin tamamen yöntem olmaktan çıkması için operasyonların acilen durdurulması ve 'eğer çözüm gelişecekse' bu güne kadar olduğu gibi Öcalan ile görüşmekten ve çözümün parçası olmasından imtina edilmemelidir. Bu konuda hükümeti sorumlu davranmaya ve operasyonları durdurmaya davet ediyoruz' dedi.

MARDİN

Mardin Demokrasi Platformu bileşenleri, l Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Mardin'in Yenişehir Semti'nde platform adına basın açıklamasını okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) Mardin Şube Başkanı Erdal Kuzu, barış adına her fırsatı, her zemini değerli bulduklarını kaydetti. Kuzu, Türkiye'de savaşın artık sona ermesi gerektiğine vurgu yaptı. Kuzu, barışın kendileri için çok önemli olduğuna vurgu yaparak, 'Çocuklarını yitirmiş ana-babalar, kardeşler, eşler ve yetimlerle bu sayı neredeyse milyona yaklaşıyor. Hiçbir mezarlığımız yok ki savaşta yitirdiğimiz bir bedenimiz yatmasın. Bugün buradan dünyanın barış içinde yaşamak isteyen sıradan insanları olarak haykırıyoruz. Savaş' durdurun, savaşı durdurun, savaşı durdurun. Barış adına her fırsatı, her zemini değerli buluyoruz. Bu nedenle mevcut 'eylemsizlik kararım' önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Operasyonların ve tutuklamaların durdurulması, diyalog yönünde bir adım atılması için bir kez daha bir eşikteyiz. Şimdi zaman cesur davranma zamanı' dedi.

Kaynak: DİHA


YazdırYazdır | kEditor | 01.09.2010, 15:46:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok


 Yukarı çık