Koşaner'de PKK'yi bitirecek!
26 yıldır yaşanan çatışmalı süreç boyunca görev alan Genelkurmay başkanlarının sayısı 9'a çıktı. Her biri göreve "PKK'yi bitirme kararlılığı" ile başlayan, emekli olduktan sonra da, "yanlış yaptık" diyerek özeleştiri veren Genelkurmay başkanlarına rağmen iddialı başlayan İlker Başbuğ da görev süresini "PKK'yi bitiremeden" başladığı gibi tamamladı. Alışkanlık olduğu üzere göreve yeni başlayacak olan yeni Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner savaş mesajları vererek görevine başladı.
28 Ağustos tarihinde görev süresi dolacak olan Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, veda turlarını sürdürüyor. Önümüzdeki günlerde görevini YAŞ krizi sonrasında atanan yeni Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'e devrecek olan İlker Başbuğ ile birlikte Kürt sorununda çatışmalı sürecin başladığı 1984 yılından bu yana görev tamamlayan 8. Genelkurmay başkanı oldu. Göreve geldiği zaman iştahlı bir şekilde PKK'yi bitirme mesajları veren Başbuğ, çatışmalı sürecin gittikçe arttığı ve PKK'nin kendi istediği ile bir aylık eylemsizlik kararı aldığı koşullarda görevi bırakıyor.
Bitirme iddiasıyla başladı ama...
Genelkurmay Başkanı Başbuğ göreve geldiği 28 Ağustos 2008 tarihinde PKK'yi bitirmeye yönelik mesajlar vermiş ve kamuoyu tarafından da, "Akademik" yönü ön plana çıkarılarak beklentiler artırılmıştı. Başbuğ görevi devraldıktan sadece 7 gün sonra ilk ziyaretini Diyarbakır'a gerçekleştirerek, PKK'yi bitirme mesajları vermişti. 5 Eylül 2008 tarihinde, Diyarbakır'a yaptığı ilk yurt içi ziyaretinde "terörle mücadele süresini kısaltmak"tan bahseden ve bunu MGK toplantısına da getireceğini belirten Başbuğ, gençlerin dağa gidişlerinin engellenmesi için tedbir alınmasını isteyerek, "Bu bölücü terör örgütü etkisiz hâle getirilinceye kadar da bu mücadeleye aynı kararlılıkla devam edecektir" açıklamasında bulunmuştu. Aynı ziyarette, "Sağlayacağımız başarılarla bölücü terör örgütünün beklenenden daha kısa sürede etkisiz hâle getirilebileceğine inanıyoruz. Hedefimiz ve mücadelemiz bu istikamettedir" diyen Büyükanıt, sözlerini "kararlılık ve terörü bitirme" sözleriyle tamamlamıştı.
5 kez bitirdik ama bitmedi!
Başbuğ, görev süresi boyunca Kürt sorunu konusunda çatışma çizgisine yakın bir seyir izlerken, zaman zaman hükümet gibi gelgitlerde yaşadı. Başlarken "terörle mücadeleyi kısaltmaktan" bahseden Büyükanıt, bu konuşmasından 8 ay sonra 14 Nisan 2009 tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı'nda yaptığı konuşmada bu kez "terörle mücadelenin uzun soluklu olduğu" şeklindeki eski resmi söyleme dönerek, "Terörle mücadelenin ana hedefi, terör örgütünün ve destekleyicilerinin başarı umutlarının yok edilmesidir. Böylece, terörle bir yere varılamayacağı herkese gösterilmiş olur. Bunun sağlanması terör örgütünün etkinliğinin tam olarak kırılmasına bağlıdır. Çünkü, terörizm ile teröristler bir bütünün parçalarıdır. Terörle mücadele; farklı boyutları olan, uzun soluklu, dinamik, karmaşık ve süreklilik gerektiren bir süreçtir" değerlendirmesine yöneldi. PKK ile mücadele konusundaki görüşlerin akademik veriler ve alıntılarla güçlendiren ve bu nedenle zaman zaman yaptığı açıklamalar toplum tarafından değişik tartışmalara neden olan Başbuğ, yaptığı son açıklamalarda da PKK ile mücadelede PKK'nin 5 kez yenildiğine yönelik bir hesaplama yaparak, "30 bini etkisiz hale getirildi. Biz öldürüldü deyimini bile pek kullanmıyoruz. Etkisiz hale getirildi diyoruz. Biz, olaya insan odaklı bakıyoruz. Bu öldürülenlerin bir kısmı bizim vatandaşımız. Şimdi 26 yılda, 30 bin teröristi etkisiz hale getiriyorsunuz, 10 bin de yaralı, teslim olan var. Toplam 40 bin. Örgütün dağ kadrosu yıllara göre değişiyor, ortalama 6 bin diyoruz, en fazla 10 bine çıktı. Şu anda 4 binler civarında. Ortalama 6 bin dersek, 30 bini 6'ya bölerseniz, 5 bin çıkıyor. Matematiksel olarak baktığımızda 26 yılda, güvenlik kuvvetleri 5 defa bu PKK terör örgütünü bitirmiş. Bu bir tespittir" diyerek, yürütülen mücadelenin başarısızlığına işaret etmişti.
Eylemsizliğe savaş kararıyla karşılık verildi
PKK'yi bitirme iddiasıyla göreve başlayan Başbuğ, görevde olduğu dönemlerde çok ciddi askeri kayıplar yaşanırken, PKK Tokat Reşadiye, İskenderun gibi iç bölgelerde ciddi eylemler koyarak, askeri birliklere ciddi kayıplar verdirdi. Başbuğ, aynı zamanda Kara Kuvvetleri Başkanlığı yaptığı dönemlerde de, Türkiye Zap'a yaptığı ve başarısız olduğu için tansiyona neden olan operasyonla da akıllarda kaldı. Yine Başbuğ'un katıldığı MGK toplantılarında da değişik kararlar alınması dikkat çekti. Hükümetin de görüşleri doğrultusunda, Temmuz 2009 MGK toplantısında, "açılım" kararı çıkarken, Başbuğ'un son katıldığı 19 Ağustos 2010 MGK toplantısında da alınan eylemsizlik kararına, "Ülkemizin birliğini, bölünmez bütünlüğünü, insanımızın yaşama hakkını ve milletimizin huzurunu hedef alan bölücü terör örgütü ve yandaşlarına karşı halkımızın da desteğiyle çok yönlü olarak yürütülen mücadeleye taviz verilmeksizin devam edileceği hususundaki kararlılık bir kere daha teyit edilmiştir" sözleriyle karşılık verildi. Başbuğ'un PKK ile mücadele konusundaki yaklaşımınlarının yanı sıra, Ergenekon operasyonlarına ilişkin tutumları da dikkat çekti. Yer altından çıkan lav silahlarını, "boru parçası" darbe iddiası belgelerini, "kağıt parçası" şeklinde tanımlayan ve elini masaya vuran Başbuğ, son YAŞ toplantılarında da atamalar nedeniyle hükümetle kriz yaşadı.
Koşaner Başbuğ'un yolunda
Böylece de ortadoğu politikasında önemli bir yere sahip olan İngiltere'de uzun yıllar öğrenim görerek PKK'yi iddiasıyla göreve gelen Başbuğ, veda turları sonunda görevi Koşaner'e devredecek. Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığında görev alan ve AKP'nin onayı ile Genelkurmay Başkanlığına kısa sürede terfi ettirilerek getirilen Koşaner'de göreve henüz başlamadan savaş mesajları verdi. Kara Kuvvetlerindeki devir teslim töreninde konuşan Koşaner, "Birlik ve beraberliğimizi tehdit eden, insanlarımızın can güvenliğini tehlikeye atan ve zulmeden, ülkemizin gelişmesi ve kalkınmasını engelleyen, sayısız cinayetler işleyen, yasalarımızı hiçe sayarak devletin meşru güvenlik güçlerini hedef alan eli silahlı insanlar ülkemizin dağlarında bulunduğu sürece bu mücadele devam edecektir. Bunun bir başka alternatifi de söz konusu değildir. Mücadelenin sadece silahlı güçle yapılmasının yeterli olmayacağı, başka alanlarda da tedbirler alınmasının gerektiği herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Ancak mücadelenin silahlı güç kullanmadan başarıya ulaşması da mümkün değildir" diyerek müzakere tartışmalarının yapıldığı bir süreçte savaş kararını bildirmiş oldu.
Daha önceki Genelkurmay Başkanları da aynı yöntemi denedi
Koşanerle birlikte, PKK ile aktif savaşın yürütüldüğü 1984 yılından bu yana 9. Genelkurmay Başkanı göreve başlamış olacak. Necdet Üruğ ile 1983 yılında başlayan mücadelede, sırasıyla 1987'de Necip Torumtay, 1990'da Doğan Güreş, 1994'te İ. Hakkı Karadayı, 2002 yılında Hilmi Özkök, 2006 Yaşar Büyükanıt, 2008 İlker Başbuğ görev yapmış oldu. Hatta çatışmalı sürecin en yoğun olduğu 1990 yılında göreve gelen Doğan Güreş Tansu Çiller hükümetiyle birlikte topyekün bir savaş konsepti uygulayarak, döneminde 17 bin faili meçhul cinayetin yaşanmasına neden oldu. PKK ile "bitirme iddiasıyla" başlayan Generallerin çoğu PKK'yi bitirmeden tamamladıkları görev sürelerinden sonra özeleştiri verdi. Gazeteci Fikret Bila'nın 3 Kasım 2007 tarihinde Milliyet gazetesinde yayınladığı ve daha sonra "Komutanlar Cephesi" diye kitaplaştırdığı ropörtajlarda, PKK ile savaşan komutanlar Kürt sorunu konusunda yanlış yapıldığına dair özeleştiriler vermesi dikkat çekmişti.
Kaynak: DİHA
Yazdır | kEditor | 26.08.2010, 13:06:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|