AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Yaşam

'Barış dolu gözler' PKK üyeliği için yeter!

'Barış dolu gözler' PKK üyeliği için yeter! Dersim, Malatya ve Elazığ’da aralarında çocuklarında bulunduğu 6’sı tutuklu toplam 34 kişi hakkında KCK Gençlik yapılanması içersinde yer aldıkları iddiasıyla açılan davada sanıklar hakkında 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Savcılığın gençler hakkında ceza istediği skandallarla dolu iddianamesinde, ‘Barış dolu gözlerinden öperim’ sözü suç unsuru sayıldı.

Dersim, Malatya ve Elazığ’da yaklaşık bir buçuk yıl önce KCK Gençlik yapılanması içersinde yer aldıkları gerekçesiyle eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan ve biri çocuk 6’sı tutuklu 34 kişi hakkında Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada gençler hakkında 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Malatya Cumhuriyet Savcılığı’nın hazırladığı 72 sayfalık iddianame hukuki skandallarla dolu. Gençler hakkında, ‘KCK Gençlik yapılanmasında yer almak’, ‘Örgüt üyeliği’, ‘Örgüt propagandası yapmak gibi iddialarla 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenen iddianame yine ortam dinlemeleri, MSN ve mail görüşmeleri, telefon mesajlarından oluştu. Sanıklar hakkındaki iddialara konu olan suçlamalar ise hem gülünç hem de hukukçuları isyan ettirecek cinsten. Keza, gençler hakkında Dersim’de barajlara karşı düzenlenen "Munzur'uma Dokunma" yürüyüşü, 1 Mayıs Mitingi’ne katılmak, Seyit Rıza, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya’nın gibi Türkiye devrimci hareketi liderlerinin fotoğraflarını bulundurmak, kapatılan DTP ve BDP Dersim İl binasına gitmek suç delili olarak gösterildi.

SAVCI ‘YOLDAŞ’I ‘ÜYELİK’ İÇİN YETERLİ BULDU

Dava kapsamında halen tutuklu bulunan Ferhat Çongar hakkındaki iddialar davanın hukuki dayanaklardan yoksun olduğunu gözlerin önüne seriyor. İddianamede, Çongar’ın barajlara karşı yapılan yürüyüşlere katıldığı yer alırken, Bingöl’de oturan bir arkadaşını arayarak ‘Yoldaş nasılsın’ demesi ise ‘örgüt üyeliği’ için delil gösterildi. Yine, 'Munzuruma Dokunma' yürüyüşünde giyilen tişörtler de 'DTP Gençlik Merkezi' yazılı tişörtler Savcı tarafından 'Tek Tip' elbiseyi giymeyi suç unsuru olarak gösterdi.

Çongar kardeşlerin babası Yusuf Çongar, iddianamedeki iddialara sert tepki göstererek, “Yoldaş kelimesi bile örgüt üyeliğinden ceza almak için yeterli demek bu ülkede” dedi. 12 Eylül'de bile böyle bir adalet sistemi olmadığını söyleyen baba Çongar, çocuklarının barajlarla yok edilmek istenen topraklarına sahip çıkmalarının en doğal hakları olduğunu vurguladı. Bu adaletsizliğin peşini bırakmayacağını vurgulayan Çongar, bu ülkede hukuk işlemediği için AİHM'e başvuracağını söyledi.

‘GÖZLERİN ‘BARIŞ KOKMASI’ ÜYELİĞE GİRDİ’

Yine iddianamede Ahmet Gökşen Demir hakkında, 1 Mayıs ve barajları protesto eylemlerine katılarak ‘Yaşasın 1 Mayıs’ ve ‘Yaşasın halkların kardeşliği sloganlarını atması ‘örgüt propagandası’ olarak gösterildi. Sanıklar hakkındaki iddianamede adeta pes dedirten iddia ise çocuk sanıklardan birinin bir kadın arkadaşına 'Barış kokan gözlerinden öperim' diye mesaj atması ‘örgütsel ilişki ve ‘örgüt propagandası’ olarak değerlendirildi.

34 kişinin yargılandığı davanın dün görülen duruşmasında karar çıkmazken, operasyona ve tutuklamalara neden olan gizli tanığın ise ifadelerini geri çektiği öğrenildi.

‘ESAS AMAÇ KÜRTLERE GÖZDAĞI VERMEK’

Bu davada suç teşkil edebilecek hiçbir fiil ve kanıt olmadığını vurgulayan müdafi avukatlardan Hasan Doğan, davanın tamamen subjektif bir önyargı çerçevesinde Malatya Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlandığını belirtti.

Davanın insanların günlük yaşamlarına müdahale niteliği taşıdığını söyleyen Doğan, "Bu gençlerin çoğu zaten daha çocuk sayılacak yaşta tutuklandılar. Onlara bu suçlamaları yönelttiklerinde bırakın yaşlarına bakmayı, doğru dürüst bir araştırma bile gerçekleştirilmeden, elde somut deliller olmadan hemen 'terörist' ilan edilmeleri iftiradan başka bir şey değildir ve hukuk açısından kabul edilemez bir durumdur. Bazen bu savcıların hukuk okuduğundan gerçekten şüphe ediyorum'' diye konuştu.

Yapılmak istenenin Kürt halkını baskı altında tutarak gözdağı vermek olduğunu kaydeden Doğan, "İnsanlar bu şekilde tehdit edilerek korku ve paranoya içine sokulmak isteniyor. Haksızlık karşısında yükseltecekleri ses karşısında 'Bak tutuklanırsın ona göre' denilerek resmen tehdit ediliyorlar. Toplumda olabilecek bir değişime, gelişmeye karşı koymak için bunun bedelini çocuklardan çıkartıyorlar" diye belirtti.

Doğan, davanın sonucu doğrultusunda hazırlanan iddianameyi özel hayatı istismar ve düşünce ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacaklarını kaydetti.

Kaynak: ANF


YazdırYazdır | kEditor | 07.08.2010, 14:13:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar
Azat'ın çilesi - (Makale)

Okuyucu değerlendirmesi