kEditor - Haberler / Yaşam / İnegöl raporu: Amaç ülkeyi Kürt halkına dar etmek!

http://www.keditor.org/haber_4944.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Yaşam

İnegöl raporu: Amaç ülkeyi Kürt halkına dar etmek!

İnegöl raporu: Amaç ülkeyi Kürt halkına dar etmek! İnsan hakları savunucuları Bursa-İnegöl'de 25 Temmuz’da Kürt halkına yönelik gerçekleşen ırkçı linç girişimlerine ilişkin incelemelerinin sonuçlarını İHD İstanbul binasında açıkladı. Heyette yer alan İHD İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa, İnegöl’deki olayların sorumlusunun iktidar partisi ve ana muhalefet olduğunu belirterek, “Buradaki amaç Kürt halkına ülkeyi dar etmektir” dedi.

30 Temmuz İnegöl’e giden heyet içinde yer alan İHD İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa ve İHD Marmara Bölge Temsilcisi Rıza Dalkılıç, hazırladıkları raporu İHD İstanbul bina merkezinde açıkladılar. Heyet içerisinde siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ve sendikalar da yer almıştı.

Bu raporu linç girişimine maruz kalan halktan, esnaftan, demokratik kitle örgütlerinden her kesimin beyanlarını alarak hazırladıklarını belirten Boğa, AKP iktidarının basit olarak indirgemeye çalıştığı linç girişimlerinin esas hedefinin Kürtler olduğunu söyledi.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, İnegöl Kaymakamı Durmuş Gençer, İlçe Emniyet Müdürü ve Garnizon Komutanı tarafından linç saldırılarının üstünün örtülmeye çalışıldığını belirten İHD İstanbul Şubesi Başkanı Abdulbaki Boğa, Kürtlere yönelik saldırıların ardından “Bu etnik bir olay değil”, “Sarhoşluk”, “amigoların provokasyonu” gibi açıklamalara dikkat çekti.

Bunların doğruları yansıtmadığını kaydeden Boğa, yoğunlukta İnegöl'e bağlı Huzur mahallesinde oturan Kürt halkının artık sokağa bile çıkamaz hale geldiğini, her an hayatları tehdit altında olduğunu ifade etti.

Buradaki linç girişimin hedefinin doğrudan Kürt halkı olduğuna dikkat çeken Boğa, olayların sorumlusunun söylemeleriyle halkı iç savaşa sürükleyen iktidarı ve ana muhalefet olduğunu söyleyerek, “Kürt halkına yönelik linç, baskı, şiddet politikaların derhal önüne geçin'' diye uyardı.

TEHDİTLER

Kürt halkının büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bırakıldığını belirten Boğa, Kürtlerin dükkânları açamaz ve işe bile gidemez hale geldiğini kaydederek şunları ifade etti: “İnegöl'de konuştuğumuz tüm görgü tanıkları, sendika temsilcileri, siyasi partiler ve saldırıya uğrayan halktan burada uzun süredir Kürtlere dönük bir ötekileştirme politikası yürütüldüğü cevabını aldık. Muş’ta seneler boyunca devletin emrinde korucu olarak çalışan ve emekli olan, saldırıya uğrayan şoförün babası Bayram bile MHP’li olmasına rağmen sadece Kürt olduğu için hedef seçildiğini söyleyerek 25 kişinin üzerine geldiğini görünce hemen telefonuna sarılıp koruculuk döneminden tanıdığı yüzbaşıyı aradığını açıkça belirti.”

GENEL LİNÇ POLİTİKASI

Boğa, “Şoförün babası Bayram, bu olaydan bir gün önce Kürt minibüsçünün önünün bir grup tarafından kesildiğini, ağza alınmayacak küfürler edilerek 'Siz burada çalışmazsınız' diye tehdit edildiğini aktarması, Sağlık Emekçileri Sendikası Temsilcisinin 'Geçmişte, bu ötekileştirme Gürcülere yapılırdı, Şimdi ise Kürtlere dönük bir yaklaşıma dönüştü. Bir ağaç kesilse, bir bisküvi çalınsa hemen Kürtler yapmıştır deniliyor' diye belirtmesi Kürt halkına yönelik bir genel linç politikasının çoktan beri körüklendiği de ortaya koyuyor'' şeklinde konuştu.

İnegöl Huzur Mahallesinde oturan Kürt halkının çoğunun kirli savaş yüzünden köylerinden sürülmüş insanlar olduğunu belirten Bağa, ''İnsanlar sanki yeniden o günleri yaşıyormuş gibi bir psikoloji içersindeydi. Artık insanlar şehir merkezine gitmek bir yana dışarıya bile çıkmaz haldeydi. Kaymakam ne kadar da güvenlik önlemeleri aldıklarını iddia etse de insanlar evlerinden çıkamıyor. Kimsenin kimseye bunu yaşatmaya hakkı yok'' dedi.

ESAS PROVOKATÖRLER DIŞARDA

53 kişiden 42’sinin serbest bırakıldığına dikkat çekerek sözlerini sürdüren Boğa, ''Sadece göstermelik olarak bir kaç genci tutukladılar ancak esas provokatörler serbest bırakılarak hala bölgede ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar. Buradaki amaç Kürt halkına ülkeyi dar etmektir. Daha dün yeniden fındık toplamaya gitmiş Kürt işçiler yine tehdit edilmiş. Benzer linç girişimlerin süreklilik kazanması ve toplumsal bir kültür haline getirilmeye çalışılması kaygı verici bir durum. Kuşkusuz ki bu linçlerin sorumluları iktidar sevdasıyla milleti birbirine kışkırtan İktidar ve Ana Muhalefettir. Biz insan hakları savunucuları olarak derhal bu söylemlere son verilmesi ve tehlike altında olan Kürt halkını koruyacak önlemler alınmasını istiyoruz'' diye vurguladı.

Kaynak: ANF


YazdırYazdır | kEditor | 04.08.2010, 14:53:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler


 Yukarı çık