AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

Barış Grubu Maxmur'a geri döndü

Barış Grubu Maxmur'a geri döndü PKK lideri Öcalan'ın çağrısı üzerine Türkiye’ye giden, ancak gördükleri baskı, soruşturma ve tutuklamalar nedeniyle geri dönüş kararı alan Kandil ve Maxmur Barış Grubu üyelerinin Maxmur Mülteci Kampı'na vardıkları belirtilirken, basın mensuplarının grupları takip etmelerine izin verilmiyor. Barış grubu üyeleri burada basın toplantısı düzenleyecek.

Haklarında açılan davalar ve tutuklama kararları nedeniyle Türkiye'den dönmek zorunda kalan Kandil ve Maxmur barış grupları üyeleri, Maxmur Mülteci Kampı'na vardı. Grupların gelişlerine ilişkin basın toplantısı yapacakları ile ilgili olarak yetkililer önceden bilgilendirilmesine rağmen, asayiş güçlerinin gazetecilerin kampa girmelerine izin vermediği ve kampta bulunan gazetecileri de dışarı çıkardığı belirtildi. Yine canlı yayın araçlarının kampa girişine izin verilmedi. Kamp yetkilileri ve gazetecilerin itirazı üzerine gerginlik yaşandı. 

İnternet bağlantılarının da kesildiği kampın önündeki bekleyiş sürüyor.

BARIŞA KATKI İÇİN GİTMİŞLERDİ

Abdullah Öcalan, "demokratik siyasette ciddi bir tıkanma yaşandığını" belirterek, sürecin önünün açılması için "Barış grupları" benzeri iki grubun Türkiye'ye gelmesi çağrısında bulundu. Öcalan'ın çağrısı üzerine 19 Ekim 2009 tarihinde Kandil ve Maxmur Mülteci Kampı'ndan, 4'ü çocuk 34 kişiden oluşan "Barış Grubu" Silopi'deki Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı.

HÜKÜMET TAVIR DEĞİŞTİRDİ

Türkiye’ye giriş yapan barış grupları onbinlerce kişi tarafından karşılandı. Grupların gelişini olumlu bir adım ve kendi çalışmalarının sonucu olarak yorumlayan o zamana kadar "açılım" ve "barış"tan bahseden hükümet gruplar Habur'dan geçtikten sonra havayı bir anda sertleştirdi. Kandil ve Maxmur'dan gelen grupların ardından Türkiye'ye giriş yapacak olan "Avrupa barış grubunun" gelişi ise hükümetin pasaport işlemlerine yanaşmaması sonucunda gerçekleşmedi. "Barış grubu" üyelerinin Habur Sınır Kapısı'nda sorgulanmaları ve serbest bırakılmalarını "normal" ve "hukuka uygun" olarak değerlendiren ve bu konudaki muhalefetin eleştirilerine tepki gösteren hükümet, daha sona açılan davalara ve tutuklamalara ise ses çıkarmadı.

BASKI, SORUŞTURMA VE TUTUKLAMALAR

6 Nisan 2010 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, "Barış Grubu" üyesi 30 kişi hakkında 490 yıl hapis cezası istemiyle dava açtı. 16 Nisan 2010 Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, "Barış ve Demokratik Çözüm Grubu" üyesi Lütfü Taş'a "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında 10 ay hapis cezası verdi. 1 Haziran'da ise "Barış ve Demokratik Çözüm Grubu" Sözcüsü Mehmet Şerif Gençdal, "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla tutuklandı. 15 Haziran'da ise Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde pasaport başvurusu için karakola giden "Barış ve Demokratik Çözüm Grubu" üyesi Emine Sığar, ifadesi olduğu gerekçesiyle Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. 17 Haziran'da ise "Barış ve Demokratik Grubu" üyesi 17 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşmasında, Ayşe Kara, Abdullah Yaman, Caziye Kabul, Zehra Tunç, Sisin Yaman, Lütfü Taş, Elif Uludağ, Mustafa Ayhan, Nurettin Turgut ve Hüseyin İpek tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Cezaevi ve Diyarbakır D Tipi Cezaevi'ne götürüldü. Barış grubu üyeleri hakkında peş peşe davalar açılmaya başlandı. Barış Grubu Sözcüsü Mehmet Şerif Gençdal ise 17 Temmuz günü tahliye edildi.

Kaynak: ANF ve DİHA


YazdırYazdır | kEditor | 19.07.2010, 16:55:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar
Barış Elçileri - (Makale)

Okuyucu değerlendirmesi