kEditor - Haberler / Politika / BDP'ye cevap veren Erdoğan barbarlığı savundu

http://www.keditor.org/haber_4907.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

BDP'ye cevap veren Erdoğan barbarlığı savundu

BDP'ye cevap veren Erdoğan barbarlığı savundu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir yandan diyalogun ve siyasi partilerin bir biriyle görüşmesinin önemine işaret ederek, 'Görüşmemenin izah edilemeyeceğini' dile getirirken, diğer yandan ise, BDP ile, kendisine gönderilen ve işkence yapıldığı belirtilen HPG'lilerin cenaze fotoları nedeniyle görüşmediğini belirtti. Kendisi dışında herkesi suçlayan Erdoğan çözüme dair herhangi bir öneride bulunmadı. PKK ile mücadele konusunda her türlü yöntemi devreye soktuklarını belirten Erdoğan AB, ABD, NATO, Rusya ile diplomatik faaliyetler yürütüldüğünü dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında güncel gelişmeleri değerlendirdi. Konuşmasının başında ekonomik gelişmeleri değerlendiren ve hükümetin icraatlarına yer veren Erdoğan, Kürt sorununu 'terör' sorunu olarak nitelendirerek, 'Terörle mücadele salt güvenlik tedbirleriyle çözülemez' dedi. 'Bu işin sosyolojik, örgüt, diplomatik, sosyoekonomik boyutları var. Bunların hepsini masaya yatırarak adım atma zamanı geldi artık' dedi. Erdoğan, bu konuları siyasi partilerle görüştüklerini söyledi.

Diyaloga değindi, ama BDP'ye kapıları kapattı

DSP, SP, BBP ve CHP ile yaptığı görüşmelere dikkat çeken Erdoğan, 'Terörle mücadele gibi ulusal bir meseleyi görüşmek ülkemiz ve milletimiz adına son derece yararladır. Benzeri görüşmeleri her milli ve ulusal meselede yapmak istiyoruz ve bunu samimi şekilde arzuluyoruz' şeklinde konuştu. 'Liderler arasında görüşmeler olması demokrasinin en önemli gereklerinden biridir. Terör gibi meselelerde bir araya gelmemiz ne kadar önemli ise siyasi partiler arasında diyalog kurulması da o kadar önemlidir' değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, siyasi partiler arasında görüşmelerin zorunlu olduğunu belirterek, 'Partilerin bir birine kapılarını kapatması, liderlerin yüz yüze bakamayacak bir tavır içinde olmaları kabul edilemez' diye konuştu.

Yapılan görüşmelerin verimli geçtiğini, demokrasi açısından olumlu olduğunu belirten Erdoğan, milletin de yaptığı görüşmeleri önemsediğini söyledi. Kendilerinin istişarelere açık olduklarını savunan Erdoğan, açılım sürecinde kapıları kapatmadıklarını ileri sürerek, herkesle görüştüklerini ve görüşeceklerini iddia etti. MHP'ye yönelik eleştirilerde bulunurken, 'kimi zaman elimiz havada kaldı' diyen Erdoğan, 'MHP lider ve yöneticileri pek çok konuda olduğu gibi milli birlik ve kardeşlik sürecinde yapıcı bir muhalefet yürütmek yerine son derece itici bir muhalefet yürütmüştür. Şahsıma, partime ve ailelerimize yönelik bir üslup ve nezaketsizlikle saldırılar yapılmıştır, bunlar halen de yapılmaya devam ediyor. Bunlar faydadan çok zarar getiriyor. Bunlar kardeşliğimize hiç bir yarar sağlamadığı gibi tahrip ediyor' dedi. 'MHP şehit cenazelerini de istismar ediyor' diyen Erdoğan, 'Kendilerine 3 kez görüşme talebinde bulunduk, her seferinde uzattığımız el gayri ciddi tavırlarla havada kaldı. Bu kadar ciddi ve hayati bir meselede MHP'nin diyalog ve istişareden kaçıyor olmasını ben aziz milletimizin takdirine havale ediyorum' dedi. Erdoğan, görüşmenin önemine ilişkin yaptığı açıklamaların aksine, BDP ile neden görüşmediğini uzun uzadıya anlattı. BDP ile görüşmemelerinin zaman zaman eleştirildiğini anımsatan Erdoğan neden görüşmediğini de şu gerekçelere dayandırdı:

'Niye görüşmedik. Parlamento çatısında arkadaşlarım ve bir kez de ben aslında kendileriyle görüştüm. Bu olayları da görüşmeyi arzu ediyordum. Biz terörle mücadele konusunu görüşmek üzere siyasi partilerden randevu istedik. Ama terörle arasına mesafe koyamayan bir parti ile terörle mücadeleyi, bir konuyu görüşmüş olmayı... Bana gönderilmiş bir mektupla bir taraftan BDP'nin antetli kağıdında BDP'nin amblemi bir yandan meclisin amblemi... Bu yazıda PKK örgütüne mensup terörle mücadele esnasında öldürüldüğünü iddia ediliyorlar. Gönderdikleri ekteki CD ile bunun bir insanlık suçu olduğu ve bunun karşısında ne düşündüğümüzü soruyorlar. Kim? Genel Başkan. AB ülkelerinin BM'nin terör örgütü olarak ilan ettiği bir örgütün avukatlığını yapmak BDP sana mı düştü? Böyle bir yazıyı yazarken şuana kadar güvenlik güçlerimiz ve vatandaşlarımız olarak 10 bin şehidimiz var. Bunlara uygulananlar bunların definleri vs. Onlar da CD mi gönderecek böyle mi diyalog kurulacak. Yaralı gazilerimizin halleri bu konudaki görüşü net ortaya koyuyor. Ayakları olmayan, bu duruma düşmüş olan gazilerimiz var. Onları nereye koyacağız. Bir siyasi partisin senin terör örgütü ile arana mesafe koyman gerekir sana avukatlık yapmak düşmez bu çatı altında bunu yapamazsın. Benim Hakkari Şemdinli ilçe teşkilatımın malzemeleri 3 kez çıkarılıp yakıldı. İlçe teşkilatımız tehdit edildi. Bingöl Karlıova teşkilatıma bomba atıldı. Ondan sonra o kürsüden biz barış yanlısıyız. Köşe yazarları diyor ki buna rağmen git görüş. Kusura bakmayın bizim bu noktada görüşecek hiç bir şeyimiz yok. BDP kendi politikalarını kendi dilini oluşturmaktan uzak bir görüntü oluşturuyor. BDP'nin Milli Birlik ve Kardeşlik projesine karşı çıkması ve süreci tahrik etmesi kendisini ilgilendiren anayasa değişikliğinde milletvekillerinin iradesine ipotek koyması son derece manidardır. O zaman burada bir tuzak yok mu? Deme ki bunlar terörden nemalanıyorlar. Birisi bir boyutundan diğeri diğer boyutundan nemalanıyor. Bize göre milletten oy alan her parti demokrasiye güç vermeli başka adresleri göstermemelidir. BDP'nin Türkiye genelinde aldığı oy oranı belidir. Bunu bir etnik grubun temsilciliği şeklinde yorumlamak doğru değildir. Terör örgütü nasıl Kürtlerin temsilcisi d eğilse BDP'yi de Kürtlerin temsilcisi olarak görmüyorum. BDP ve AKP'nin bölgede aldığı oy oranlarını karşılaştırınca bu durum anlaşılmaktadır. Benim grubumun içinde BDP'nin grubundan çok çok daha fazla Kürt kardeşlerim var. Biz her zaman için sorunların çözüm yeri için demokrasi ve parlamentoyu görüyoruz. Terör ve şiddeti bir yöntem olarak kabullenmek demokrasi değildir.'

Kürtler tezeklerle yapılan binalardan kurtarılacak!

Ekonomik olarak bölgeye yaptıkları yatırımlarını anlatan ve son 7.5 yılda bölgeye 25 katrilyon TL harcadıklarını savunan Erdoğan, bunları güvenlik güçlerinin yardımı ile sürdüreceklerini söyledi. Özellikle Hasankeyf'e yapılan baraja karşı çıkılmasını isim vermeden eleştiren ve bu barajları yapmaya devam edeceklerini dile getiren Erdoğan, 'Çok şükür halen canını ortaya koyan müteahhitlerimiz var, güvenlik güçlerimiz onlara yardım ederek barajlar yapılacak' diye konuştu. Kürtleri medeniyetle buluşturmak istediklerine işaret eden Erdoğan, TOKİ yatırımlarına dikkat çekerek, 'Tezeklerle yapılmış olan binalardan halkımızı kurtarıp modern yapıları yapmak istiyoruz oradan istemezuk diyorlar. Hem bunları yapıyorlar ön kesiyorlar, arkasından da bak devlet gelmiyor diyorlar. Buna rağmen barajları yapmaya devam edeceğiz' dedi.

'Askerin bir dediğini iki etmedik'

Son günlerde konuşulan ve hükümetin çalışmasını yaptığı profesyonel ordu tartışmalarına da dikkat çeken Erdoğan, 'Bu personelin eğitilmesi yönetiminin zenginleştirilmesi, bunlar güvenlik kuvvetleri ve emniyet birimleriyle sürekli değerlendiriliyor. Gerek MGK ve Bakanlar Kurulu, terörle daha etkin mücadele vermenin yolları aranıyor. Terörle mücadele kısa süreli değildir akşamdan sabaha değildir' dedi. Erdoğan savunma sanayi konusunda hiç bir fedakarlıktan kaçınmadıklarını ve askerin her istediğini yerine getirdiklerini belirterek, 'Biz savunma sanayi tarihinde olmadığı kadar yatırımlar yaparak teknolojiyi geliştirdik. Şunu güvenlik güçlerine söyledik, 'Eksiğiniz var mı varsa söyleyin'. Bize hiç bir eksiğimiz yok dediler. Bütün bunlar ortadayken, bu gayreti ortaya koyarken, hala bazı TV'lerde garip garip şeyler konuşuluyor. Bunlar sizleri aldatmasın. Şuanda tamamen yerli olan 150 mini insansız hava aracı görev yapıyor' dedi. Erdoğan bugün yerli heronların da hizmete alınacağını dile getirirken önümüzdeki yıllarda istihbarat amaçlı yerli Türk uydusunun da fırlatılacağını söyledi.

Profesyonel personel 5+4 yıl görev yapacak

Özel ordu tartışmalarına ilişkin de Erdoğan, 'İyi eğitilmiş yeterince uzman personel görevlendirilmiş durumda. Arazi şartlarını bilen ve terör örgütlerinin taktiklerine cevap verecek bir personel yetiştirilmeye çalışılıyor. Eğitilmiş de olsa er ve erbaş yerine tamamen profesyonel personelle bu iş yapılması gerekiyor. Sınır hattında bunların görev yapması gerekiyor. Bunlar ayrı bir ordu ve özel bir ordu değildir. Bunlar özel hudut birlikleri olacak. Mevcut yapı içinde 5 yıl 5+4 yıl süre de görev yapacak personel olacak. Bunların değerlendirilmesi yapılıyor, sonra oturup bunların değerlendirmesini yapacağız ve yasalarını çıkaracağız' dedi.

Her türlü yöntem devrede

Erdoğan TOKİ'nin sınırda 150 iyi korunaklı karakol, 142 gözetleme kulesi, yol yapımı yaptığını belirterek, 'Terörle mücadele konusunda çok boyutlu çalışmalar yaptık psikolojik, sosyolojik yöntemleri devreye soktuk, her türlü fedakarlığı yaptık. AB, Rusya, ABD, NATO ile yoğun diplomatik görüşmeler yapıyoruz. Dışarıdan gelen perdelemeyi kesmezsek bu saldırılar devam edecek. Demokrasi güvenlik ekseninden asla taviz vermeyeceğiz' şeklinde konuştu.

Kaynak: DİHA


YazdırYazdır | kEditor | 16.07.2010, 13:20:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar
'Sıkışan' kim? - (Makale)


 Yukarı çık