TİHV raporu: Kürtlere linç girişimleri arttı
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Dökümantasyon Merkezi, 2010'un ilk 6 ayını kapsayanlk 'Hak İhlalleri Ara Değerlendirme Raporu'nu açıkladı. Yaşam hakkı ihlallerinin kaygı verici bir boyuta ulaştığına dikkat çekilen raporda, 22 tutuklu ve hükümlünün cezaevinde yaşamını kaybettiği, Kürtlere karşı linç girişimlerinin arttığı, işkence ve kötü muamele sonucu 179 kişinin vakfa başvuruda bulunduğu kaydedildi.
TİHV Dökümantasyon Merkezi, 1 Ocak- 30 Haziran tarihleri arasında yaşanan hak ihlallerine ilişkin raporunu açıkladı.
Raporda, 2009 yılında demokratikleşme, millî birlik ve kardeşlik söylemlerine rağmen, ihlallerin gölgesinde kalan bir yıl olduğu hatırlatılarak, 2010 yılının ilk yarısında da çatışmaların yeniden başlamasıyla yaşam hakkı ihlallerinin yükseldiğine dikkat çekildi.
POLİS ÖLDÜRMEYE DEVAM EDİYOR
2010 yılının ilk altı ayında da kolluk kuvvetlerinin doğrudan ya da dolaylı olarak neden oldukları ölüm olaylarında dramatik bir artış olduğuna vurgu yapılan raporda, 'Bunun en son örneği 13 Nisan 2010 tarihinde Kuşadası'nda sivil bir polis memurunun yere yatırarak etkisiz hale getirdiği Umut Tamaç (27) adlı kişiye ateş etmesiyle yaşandı. Benzer bir başka örnek ise 19 Kasım 2009'da İstanbul'un Avcılar İlçesi'nde yaşanmıştı: Alaattin Karadağ adlı kişinin kendisinin açtığı ateşe kolluk kuvvetlerinin karşılık vermesi sonucunda öldürüldüğü açıklanmasına karşın görgü tanıkları aslında silahsız olan Alaattin Karadağ'ın yakalandıktan sonra infaz edildiğini söylemişlerdir' denildi.
LİNÇ VE SALDIRI ARTTI
Kürt sorununda 'barış ve demokrasi' perspektifinin dışındaki yaklaşımların sonucu olarak Edirne ve Muğla'da linç girişimleri yaşandığına, Samsun'da ise kapatılan DTP'nin eski Eşbaşkanı Ahmet Türk'e yönelik saldırı gerçekleştiğine dikkat çekilen raporda, yaşanan 'ırkçı' saldırılarda Şerzan Kurt isimli üniversite öğrencisinin yaşamını kaybettiği ifade edildi.
2010 yılının ilk altı ayında meydana gelen linç girişimlerinde 26 kişinin yaralandığı, 169 kişinin gözaltına alındığı 74 kişinin ise sürgün edildiği kaydedilirken, gelinen sürecin kaygıları daha da arttırdığı belirtildi.
İŞKENCE DEVAM EDİYOR
Raporda, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın 'işkencede sıfır tölerans' söylemine karşın artış yaşandığına vurgu yapılarak şöyle denildi:
'2010'un ilk altı ayında TİHV'in Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezlerine 179 kişi kendisine işkence ve kötü-muamelede bulunulduğu iddiasıyla başvurdu. Bu 179 başvurudan 80'ine 2010 yılı içinde işkence yapıldığını belirtti.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı Dokümantasyon Merkezi'nin derlediği bilgilere göre, 2010 yılının ilk yarısında içinde 3 kişi gözaltında yaşamını yitirdi. 2009'da 6 kişi 2008'de 8 kişi, 2007'de ise 6 kişi gözaltı merkezlerinde yaşamını yitirmişti. TİHV Dokümantasyon Merkezi'nin derlediği verilere göre 2010 yılının ilk altı ayında toplam 224 kişi işkence ve/ya da kötü muameleye maruz kalmıştır. Bu 224 kişiden 156'sı bizzat kolluk güçlerinin işkence ve/ya da kötü muamelesine maruz kalırken; 64 öğrenci okullarda şiddete gördü. Özel güvenlik görevlilerinin işkence ve kötü muamelesine maruz kalanlar 2 kişidir.
2009'la karşılaştıracak olursak, 2009 TİHV'in Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezlerine işkence ve kötü-muamele gördüğü gerekçesiyle 459 kişi başvurmuştu. Bu 459 başvurudan 259'u 2009 yılı içinde işkence gördüğünü belirtmişti. TİHV Dokümantasyon Merkezi'nin derlediği verilere göre, 2009 yılı içinde toplam 532 kişi işkence ve/ya da kötü muameleye maruz kalmış, 6 kişi gözaltında yaşamını yitirmişti. Söz konusu 532 kişiden 381'i bizzat kolluk güçleri tarafından gerçekleştirilen işkence ve/ya da kötü muamele uygulamalarına maruz kalırken 86 öğrenci ise okullarda şiddet görmüştü. Özel güvenlik görevlileri tarafından gerçekleştirilen işkence ve kötü muamele uygulamalarına maruz kalanlar 11 kişiyken belediye zabıtalarının saldırısına uğrayan kişi sayısı 13'tü'
İŞKENCECİLER CEZASIZ KALIYOR
Yapılan işkence ve kötü muamelerere rağmen kolluk güçlerinin cezalandırılmadığına dikkat çekilen Raporda, 'Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde TİHV'in İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yaptığı bilgi edinme başvurusuna 02.06.2010 tarihinde verilen cevaba göre 14 Şubat 2005 ile 01 Haziran 2010 tarihleri arasında 5237 Sayılı TCK'nun 94 ve 95'inci (İşkence) maddelerine muhalefet ettikleri gerekçesiyle haklarında adli soruşturma açılan 309 polisten ancak 2'si ceza almıştır. 50 polis berat ederken, 131 polis hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. 61 polisin mahkemesi ise halen devam etmektedir.
Yine aynı tarih aralıklarında TCK'nun 256. (Zor Kullanım Yetkisine İlişkin Sınırın Aşılması) maddesine muhalefet ettikleri gerekçesiyle haklarında adli işlem başlatılan 2032 polisten ancak 20'si ceza almıştır (8 hapis, 1 memuriyetten men, 11 para cezası). 170 polis beraat ederken, 1362 polis hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. 9 polis hakkında açılan davalar düşürülmüş, 19 polis hakkında hükmün açıklanması geri bıraktırılırken 450 polisin mahkemesi ise halen devam etmektedir. Keza, İzmir Cumhuriyet Savcılığına benzer şekilde yapılan bilgi edinme başvurusuna 15 Aralık 2009 tarihinde verilen cevaba göre 2009 yılında İzmir sınırları dâhilinde TCK'nın 94, 256 ve 84'üncü (yaralama) maddelerine muhalefet ettikleri gerekçeleri ile haklarında adlî işlem başlatan 558 güvenlik görevlisinden ancak 99'u hakkında kamu davası açılmış, 459'u hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir' denildi.
22 TUTUKLU CEZAEVİNDE YAŞAMINI YİTİRDİ
Hak ihlallerinin cezaevlerinde de hız kesmeden devam ettiği belirtilen raporda, '2010 yılının ilk altı ayında 22 tutuklu ya da hükümlü cezaevlerinde yaşamını yitirdi.22 tutuklu ya da hükümlüden 13'ünün intihar ettiği açıklandı. İntihar ettiği açıklanan 13 kişiden 3'ünün işkence ve kötü muamele sonucu öldüğü ileri sürüldü. Yedi kişi hastalıksonucu; bir kişi mahkûmlar arası kavgada yaralanarak yaşamını yitirirken, bir kişinin de ölüm nedeni açıklanmadı. Halen cezaevlerinde 97 ileri tetkik ve tedaviye gereksinim duyan ağır hasta tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır' diye kaydedildi.
146 KİŞİ 900 YILA MAHKUM OLDU
2010 yılının ilk yarısında kolluk güçlerinin müdahale ettiği toplantı ve gösterilerde 68 kişinin yaralandığı, 1263 kişinin gözaltına alındığı, bunlardan 129 kişinin ise tutuklandığı belirtilen raporda, '2010 yılının ilk altı ayında 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanun'a muhalefet ettikleri gerekçesiyle 146 kişi 900 yıl 1 ay 27 güne mahkûm oldu. 82 kişinin yargılanması halen devam etmektedir. 2009 yılında toplantı ve gösterilere katıldıkları gerekçesiyle, TMK'nın çeşitli maddeleri uyarınca, ağır ceza mahkemelerinde görülen 42 davada yargılanan toplam 177 çocuk, 772 yıl 2 ay 26 gün hapis cezasına çarptırıldı' denildi.
İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskıların da arttığına dikkat çekilen raporda, birçok kişinin tutuklandığı ya da yargı sürecinin devam ettiği belirtildi.
SONUÇ
Raporun sonuç kısmında şöyle denildi:
'Yukarıda yer alan verilerden de görülebileceği gibi, 60. Hükümet'in işkenceye sıfır tolerans, demokratik açılım ve benzeri içerikli sözlerine rağmen, 2010 yılının ilk yarısı, başta Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümüne aykırı politikalarda ısrar nedeniyle, yoğun insan hakları ihlallerinin yaşandığı ve çatışmaların yeniden başlamasıyla yaşam hakkı ihlallerinin kaygı verici bir boyuta ulaştığı bir dönem oldu'
Kaynak: ANF
Yazdır | kEditor | 09.07.2010, 12:16:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|