Bulanık sanıklarının tahliye talebi reddedildi
Muş'un Bulanık ilçesinde DTP'nin kapatılmasını protesto eden kitleyi tarayarak, 2 kişinin ölümüne neden olan korucular Turan Bilen ve Metin Bilen'in yargılandığı Bulanık davasının 2. duruşmasında sanık avukatları ve savcının, 'meşru müdafaadan' tahliye talepleri reddedildi.
Muş'un Bulanık ilçesinde 15 Aralık 2009 günü DTP'nin kapatılmasını protesto eden halkın üzerine ateş açarak, 2 kişinin ölüme 10 kişinin ise yaralanmasına neden olan Turan Bilen ve Metin Bilen'in yargılandığı Bulanık davasının 2. duruşması Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmanın öğlen yapılan celsesine BDP Muş Milletvekilleri Sırrı Sakır ve Nuri Yaman, BDP Eşbaşkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan'ın yanı sıra mağdur avukatları ve BDP yöneticileri katıldı. Sabah yapılan duruşmada sanık ve mağdur avukatlarının taleplerini değerlendiren mahkeme heyeti, savcının sanıkların meşru müdafaadan yararlanarak tahliye edilmesi talebini delil durumunu göz önüne alarak Turan Bilen ve Metin Bilen'in tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Mağdur avukatlarının bütün taleplerini reddeden mahkeme heyeti, avukatların Turan Bilen'in aradığı Bulanık İlçe Jandarma Komutanı ve İlçe Emniyet Müdürü'nün sanık olarak dinlenmesini reddederek, duruşmayı 29 Temmuz tarihine erteledi. “KATİLLERİ MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR” Mahkeme çıkışı basın mensuplarına açıklama yapan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Muş'ta görülmesi gereken davanın Ankara'da görülmesinin hukukun nasıl siyasallaştığını gösterdiğini belirterek, şunları ifade etti: "Herkes katilleri meşrulaştırmaya çalışıyor. Ortada 2 ölü var. Adalet Muş'ta dağıtılmalıyken ne yazık ki biz buradayız. Umarız, burada herkes hakkettiği cezayı alır. Ne yazık ki; bu güne kadar hukukun siyasallaştığını gördük." “DEVLETİN SİLAHIYLA DEVLET ADINA CİNAYET İŞLEDİLER” BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman ise, tabii hakim ilkesinin ayaklar altına alındığını dile getirerek, "Bu dosyanın içeriği ve alınan ifadelere baktığımız zaman, derin devletin izlerini çok rahat görebiliyoruz. Jandarma, emniyet ve istihbaratın en üst düzeyde ilgililerinin böyle bir katliamın oluşturulması için verdikleri mücadelenin sonucunu görüyoruz. Devlet bu olayın siyasallaşmasında etkili olmuştur. Cinayeti işleyen adam ile devletin üst düzey görevlileri sık sık bir araya gelmiş ve bu 2 korucu devletin silahıyla devlet adına cinayet işlemişlerdir" dedi. Mağdur avukatlarından Nurettin Çoban ise, güvenlikle ilgili bir sorun olmamasına rağmen davanın ısrarla Muş'a gönderilmemesini eleştirerek, "Biz Ankara'da adaletin yerine geleceği umudunu hala taşıyoruz. Bugün yine birçok talepte bulunduk, fakat mahkeme reddetti ama biz hala inancımızı koruyoruz" şeklinde konuştu. Kaynak: ANF Yazdır | kEditor | 30.06.2010, 17:54:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|