AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

Kürtçe propagandaya serbestlik şimdilik sözde kaldı!

Kürtçe propagandaya serbestlik şimdilik sözde kaldı! Seçimlerde Kürtçe propaganda yasağı Meclis’te dün gece yarısına kadar süren görüşmelerle aşıldı. Gece mesaisi yapan Meclis, Kürtçe sözlü propagandaya imkan tanıyan düzenlemeyi 02.00’de ele aldı. MHP ve CHP’nin itirazlarına karşın Türkçe dışında dillerle seçim propagandası konuşması yapmak, yasak olmaktan çıktı.

Artık seçimlerde Kürtçe propaganda yapılabilecek. Meclis’te, dün sabaha karşı süren görüşmelerin sonunda CHP ve MHP’nin itirazlarına karşın Kürtçe propagandaya serbesti tanındı.

Meclis’te dün gece 02:00’de AKP milletvekilleri “Siyasi partiler ve adayların yapacakları propagandalarda Türkçe kullanılması esastır” önergesi kabul edildi.

Öneri üzerine konuşan AKP Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, “Siyasi partiler ve adayların yapacakları propagandalarda Türkçe kullanması esastır, yani ‘Türkçe dışında başka bir dil kullanması yasaktır değil, asıl olan Türkçe, Türkçe kullanmak esastır’ deniyor. Bu hem demokrasinin bir gereği hem de bence insani bir husustur, bunu bu şekilde algılamak lazım” diye konuştu.

YAZILI PROPAGANDA

Aydın, Kürtçe yazılı propagandanın ise Yargıtay kararlarına göre suç olmadığını belirterek, şu örneği verdi:

“El bildirisi dağıtmak suretiyle Seçim Kanunu’na muhalefet etmek suçundan açılan dava Yargıtay’a gittiğinde Yargıtay Savcılığı tebliğnamesinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü maddeleri çerçevesinde azınlık oluşturma kastı olmadıkça Kürtçe konuşulmasının suç olmadığı ve mutlak bir Kürtçe yasağından söz edilemeyeceği belirtmektedir. Yani, burada, sadece sözlü propagandayı değil yazılı propagandanın dahi suç olmadığını Yargıtay ifade ediyor. Yargıtay 8. Ceza Dairesi de bu doğrultuda karar veriyor.”

BDP’NİN ÖNERGESİ REDDEDİLDİ

Meclis’in dünkü görüşmelerinde BDP’nin verdiği “Radyo ve televizyonlarda yapılacak propaganda yayınlarında, diğer seçim propagandalarında Türkçenin yanı sıra farklı dil ve lehçeler de kullanılabilir” önergesi ise reddedildi. Önerge Meclis’te tartışmalara neden oldu.

BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, yasaya “yerel dil ve lehçelerde de sözlü propaganda yapabilirler’ ifadelerinin de eklenmesini isteyerek, şunları söyledi:

“Propaganda bir düşünce ürünüdür. Düşünce özgürlüğünü eğer savunacaksak, düşüncenin her şekilde ifadesini de savunmamız lazım. Bu tasarıda sadece sözlü propagandaya olanak tanınıyor, üstelik sadece seçim döneminde. Seçim dönemi dediğimiz, seçim propagandalarının açıkça yapıldığı son on güne ilişkin bir süredir. Yani, Türkçe dışında propaganda yapmak isteyen siyasetçiler sadece on gün ve sözlü olarak bu dili kullanabilecekler. Bu, dilin özgürce kullanımı anlamına gelmez. Hepimizin, özellikle partimiz grubuna mensup arkadaşlarımızın aleyhine açılan davalar ve Meclise gönderilen fezlekeler Türkçe dışında Kürtçe yaptığımız konuşmalarla ilgilidir. 20 milletvekili için getirilen 600 yaklaşık fezleke vardır. Yazılı pankart, CD, DVD ve başka malzemelerin kullanılması da yine yasaklanıyor. Biz Kürtçe konuşmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar yaptığımız konuşmaların yanında bundan sonra da yazılı olarak da kendimizi ifade edeceğiz, Kürtçe ifade etmeye devam edeceğiz. 30 fezlekemize bir 30 fezleke daha gelse, 600 yıl cezanın yanına bir 600 yıl ceza daha gelse biz kendi ana dilimizi konuşmaya devam edeceğiz. Kürtçenin ve diğer dillerin propagandada serbestçe, özgürce, Türkçede ne kadar kullanılabiliyorsa o kadar kullanılmasına olanak sağlamak lazım. Ortak dilimiz olan Türkçenin yasaklanması sizleri ne kadar rahatsız ediyorsa, edecekse, Kürtçenin yasaklanmasının da bizi bu kadar rahatsız ettiğinin bilinmesi lazım.”

Van Milletvekili Özdal Üçer de Meclis Kürsüsünden Kürtçe konuşmaların da yer aldığı şu anısını anlattı:

“Yaşlı bir kadın vardı, okuma yazma bilmiyordu. Seçim çalışması yaparken biz şöyle tereddüt içerisindeydik ‘Ya nasıl olur?’ diye. Kadın Türkçe de bilmiyordu. Aynen şöyle söyledi ‘…’ Yani ‘Saymayı da mı bilmiyorum?’ diye kendisi buna bir çözüm buluyordu. Mutlak surette, belli yasal engellemeleri aşan belli kesimler olacaktır ama demokrasiyi tam demokrasi bilinciyle algılamak lazım. Kendine göre değil, herkes için eşit paydayı oluşturmak ilkesinden yola çıkmak lazım. Eğer böyle bir demokratik ortamı oluşturabileceksek biz, bu ülkede huzurlu bir yaşamı tesis edebileceğiz.”

Kaynak: ANF


YazdırYazdır | kEditor | 07.04.2010, 18:40:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar

Okuyucu değerlendirmesi