kEditor - Haberler / Yaşam / Hatip Dicle: Bir daha duruşmaya çıkmak istemiyorum

http://www.keditor.org/haber_4669.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Yaşam

Hatip Dicle: Bir daha duruşmaya çıkmak istemiyorum

Hatip Dicle: Bir daha duruşmaya çıkmak istemiyorum DTK'nın 14 Haziran 2009’da yapılan kongresinin sonuç bildirgesini okuduğu için yargılanan DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, 8 saat elleri kelepçeli bir şekilde bir salonda bekletildiğini belirterek, bir daha duruşmaya çıkmak istemediğini belirtti. 

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Hatip Dicle hakkında "yasadışı örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla açılan davanın duruşması Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada Dicle ile avukatı Feride Laçin hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan Dicle, 35 yıldır siyaset yaptığını belirterek, "Bu sürecin yer yer hem tanığı, hem sanığı, hem mağduru oldum. AKP Hükümeti açılım tartışmalarını başlatarak, 'iyi şeyler olacak' dedi. Bunun yanısıra PKK, 14 Nisan 2009’da eylemsizlik kararını verdi. 35 yıldır Kürt sorununun demokratik çözümü için çabalıyorum" dedi.

Açılım tartışmalarının başladığı süreçlerde ‘iyi şeyler’ olacak umuduyla ve çözüme hizmet etmek amacıyla DTK'yi 800 kişi ile oluşturduklarını kaydeden Dicle şunları kaydetti: "800 kişi içerisinde aydınlar, yazarlar, siyasetçiler ve birçok demokratik çevreler yer alıyor. 800 kişi ile oluşan bir kongredir. Bende DTK'nin hem Eşbaşkanı hem de sözcüsüyüm. Bizler Kürt sorununun çözümü konusunda elimizi taşın altına koyduk. Sayın Öcalan şu an İmralı Cezaevi'ndedir. Bizler Kürt siyasetçileri olarak diğer dünya deneyimlerinden yola çıktık. Mesela Hindistan'da Mahatma Gandhi, Güney Afrika'da Nelson Mandela gibi dünya deneyimleri vardır. Diğer dünya deneyimlerinde nasıl sorunlar çözüldüyse bizde onlara dayanarak, Kürt sorununun çözülebileceğine inandık."

3,5 MİLYON İNSAN DİKKATE ALINMALI

DTK'nin ortak hazırladığı sonuç bildirgesini okuduğunu ifade eden Dicle, "Muhataplık konusunda ‘neden Öcalan?’ diye soru sorabilirsiniz. Biz yasalar anlamında inandığımız şeyleri söylüyoruz. 3,5 milyon insan notere giderek, 'Sayın Öcalan'ı siyasi iradem olarak kabul ediyorum' dilekçelerini verdi. Bu dilekçeler TBMM'ye teslim edildi. Belki Kürtlerin tamamı değildir ama 3,5 milyon insan önemli bir sayıdır. Biz siyasetçiler reel anlamda çözüm arıyorsak bunları dikkate almak zorundayız. Devletin de 3,5 milyon insanı dikkate alması gerektiğini söyledik. Biz bu açıklamamızı Kürt sorununun demokratik çözümü için yaptık. Anayasa'ya göre AHİM'e göre ırkçı düşünceler, savaş kışkırtıcılığı yapmak, şiddete çağrı gibi hususların düşünce özgürlüğü kapsamında sayılmaz. Biz ne savaş kışkırtıcılığı yapmadık, şiddete bir çağrı yapmadık" diye konuştu.

Devletle sorunları olsa da Türk halkıyla, Kürt halkının hiçbir sorunlarının olmadığına dikkat çeken Dicle, şöyle konuştu: "DTK bildirisinde kardeşlik vurguları vardı. Barışa vurgu vardı ama savaşa kışkırtıcılık yoktu. Bu açıklama bir suç işleme kastı ile yapılmadı. Ben bu davadan propagandadan yargılanıyorum. Ancak BDP'lilere yönelik 14 Nisan operasyonunda gözaltına alınan ve tutuklananlarla ilgili ortam dinlemeleri var. Sanırım bir aya kadar iddianame hazır olur. Benimde ismim geçiyor. Bu nedenle bu davamın 14 Nisan operasyonunda tutuklananların davasıyla birleştirilmesini talep ediyorum" dedi. Talebi değerlendiren iddia makamı, 14 Nisan 2009'daki operasyonunda tutuklananlarla ilgili henüz iddianamenin hazır olmadığını, bu nedenle uzayacağını belirterek, talebin reddedilmesini istedi.

KELEPÇEYLE 8 SAAT BEKLETİLDİ

İddia makamının talebini değerlendiren mahkeme heyeti de talebin reddine karar verdi. Mütalaayı sunan iddia makamı, Dicle'nin "Örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla ceza verilmesini talep etti. Dicle ve avukatı mütalaayı kabul etmediklerini belirtti. Av. Laçin, Dicle'nin yapmış olduğu açıklamanın tümünün dosyaya konulmasını talep ederek, "Açıklamanın tümü dosyaya konulmalı. Ve açıklama tümüyle incelenmeli. O zaman müvekkilimin söyledikleri daha iyi anlaşılacaktır. Sadece açıklamanın belli kısımları alınmış ve bu anlam farklılığına yol açar" dedi. Mahkeme heyeti duruşmayı 29 Nisan’a ertelerken, söz alan Dicle, 8 saat boyunca elleri kelepçeli bir şekilde bekleme odasında bekletildiğini ve bu nedenle daha önce suç duyurusunda bulunduğunu ifade etti. Dicle, duruşmaya katılmak istemediğini de sözlerine ekledi.

DTK'nın 14 Haziran 2009 yılında 800 delegenin katılımıyla kongresini gerçekleştirmiş ve Koşuyolu'na kadar düzenlenen bir yürüyüşle sonuç bildirgesi açıklanmıştı. Açıklamaya kapatılan DTP’nin belediye başkanları, yazar, sendikacı, sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra on binlerce kişi katılmıştı.

Kaynak: ANF

YazdırYazdır | kEditör | 18.03.2010, 19:24:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar
Dördüncü çocuk - (Makale)
Azat'ın çilesi - (Makale)


 Yukarı çık