kEditor - Haberler / Yaşam / İnsan hakları örgütlerinden BDP operasyonuna tepki

http://www.keditor.org/haber_4563.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Yaşam

İnsan hakları örgütlerinden BDP operasyonuna tepki

İnsan hakları örgütlerinden BDP operasyonuna tepki Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) belediye başkanları ve yöneticilerine yönelik gözaltı operasyonuna İHD, TİHV, MAZLUMDER ve Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) tepki gösterdi.

Diyarbakır, Siirt, Urfa, Mardin, Şırnak, Batman, Van, Dersim'de sabahın erken saatlerinde eş zamanlı olarak BDP'li belediye başkanları ile eski DTP'lilere yönelik yapılan operasyonlara İHD, TİHV, MAZLUMDER ve Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) tepki gösterdi.

İHD Genel Başkanı Türkdoğan: Seçilmişlerin gözaltına alınması hukuk skandalıdır

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan: Bizim şube başkanımız Muharrem Erbey bir hukukçudur. Bu tarz iddialar ile onun özelinde derneğimize yönelik bir arama yapılması tam bir hukuk skandalıdır. Bizim Diyarbakır şubemiz toplu mezarlar, faili meçhuller ve çetelerle mücadele eden bunları açığa çıkaran bir şubedir. Buradan savcılara tavsiyem önce faili meçhulleri, toplu mezarları bulun, çeteleri ortaya çıkarın ondan sonra sıra gelirse düşünürsünüz insan hakları savunucularına ne yapacağız diye. Bu yapılanlar derneğimize yönelik bir baskı politikasının parçasıdır. Gözaltına alınan belediye başkanları yasal zeminde faaliyet yürüten insanlardır. Bu şekilde halkın seçilmişlerinin gözaltına alınması bir hukuk skandalıdır. Bu devlet politikasının özel savcılar eliyle yürütülmesidir. Bu tür operasyonlarla Kürt sorununun çözümünü yönünde siyaset yapan insanlar sindirilmek istenmektedir. Hükümet artık savcılara bütün Kürtlerin cezaevine koyun dese daha samimi olur. Zaten niyetleri Türkiye'yi açık cezaevine çevirmektir. Hükümet politikalarını bu denli sadık uygulayan savcıların da halkın ve cumhuriyetin savcısı olduğunu hatırlamaları gerektiğini düşünüyorum. Bu yanlıştan bir an evvel dönülmelidir.

TİHV Genel Sekreteri Bakkalcı: Bu süreç kabul edilemez

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Genel Sekreteri Metin Bakkalcı: Türkiye'de 29 Mart'ta daha dün gibi bir yerel seçim yapıldı. Bu yerel seçimin çok önemli bir sonucu vardı. Milyonlarca Kürt vatandaşımız bu seçimde dedi ki 'biz birlikte yaşamak istiyoruz. Şiddetten öte, demokratik bir zeminde kendimizi ifade etmek istiyoruz.' Bu kadar kıymetli bir mesaja karşı hemen iki hafta sonra 14 Nisan'da bir operasyonla cevap verildi. Bugün devam eden ve hala sürdürülmek istenen bu süreci kabul edilemez olarak görüyoruz. İnsan haklarının her türlü kategorisi olarak kabul edilemez. Bugüne ve yarına ilişkin olağanüstü bir zarar veriliyor. Bu ülkenin bir siyasi partisinin bütün kadroları alındı. Bu gayri adil ve gayri ahlakidir. Ayrıca bugün yapılan baskında İHD Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erbey de var. Yine daha önce de insan hakları örgütlerinin yöneticileri alındı tutuklandı. 12 Eylül Askeri Darbesi'nden sonra KESK Genel Merkezi'ne ilk defa baskın yapıldı ve yöneticileri tutuklandı. Yani bütün kesimlere ilişkin bir tehdit yapılıyor. Bu kabul edilemez ve bir kez daha uyarımızı yapıyoruz. Daha önce tutum belgemizde de açıklamıştık. Herkesi duyarlı ve sorumlu olmaya çağırıyoruz

MAZLUMDER Genel Başkanı Ünsal: Bu operasyon kaygı verici

MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal: DTP'yi kapatmanın hemen ardından Meclis'te kalmaya karar veren ve BDP'ye geçen bir partinin yöneticilerine ilişkin tekrar başlatılan bu operasyonu çok kaygı verici buluyorum. Normalleşmeye gidildiğini düşündüğümüz sırada bunun olması kaygı vericidir. İHD yöneticileri ve dernekleri bölgede özellikle de Diyarbakır gibi hak ihlallerinin çok yaşandığı bir yerde kamu adına denetim yapan derneklerdir. Bizler siyaset değil halk adına devleti denetleyen kurumlarız. Bizden rahatsız olmamaları gerekiyor. Bunlar çok kaygı verici durumlar.

FIDH Başkan Yardımcısı Alataş: Hem 'Sine-i millete' dönmeyin deniliyor, hem gözaltı var

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Alataş: Silahlı eylemlerle düşünce özgürlüğü arasındaki ayırımı dikkatli yapmak lazım. Bizde silahı tutanla düşüncelerini ifade eden aynı cezayı alıyor. Bu içinde bulunduğumuz siyasi sürecin bir ürünüdür. Bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. Bir taraftan demokratik sürece katılım isteniyor. Sine-i millete dönmeyin deniliyor, bir taraftan da belediye başkanları, insan hakları temsilcileri gözaltına alınıyor. Bu çok çelişkili bir durumdur. Umarım tutuklamalar olmaz. Artık bu işler tamamen hukuka aykırı bir hale geldi.

Kaynak: Gundem Online

YazdırYazdır | gulbahar | 24.12.2009, 11:34:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar


 Yukarı çık