kEditor - Haberler / Politika / 94 belediye başkanı BDP'ye geçti

http://www.keditor.org/haber_4560.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

94 belediye başkanı BDP'ye geçti

94 belediye başkanı BDP'ye geçti Kapatılan DTP'nin 98 belediye başkanından 94'ü Diyarbakır'da düzenlenen bir törenle Barış ve Demokrasi Partisi'ne (BDP) geçti. Törende konuşan BDP Genel Başkanı Demir Çelik, DTP'nin kapatılmasıyla sorunların çözülmediğini belirterek, PKK'nin çatışmasızlık kararı ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Kürt sorununun çözümüne ilişkin hazırladığı yol haritasının hala büyük bir fırsat olduğunu kaydetti.

Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan DTP'nin 98 belediye başkanından siyasi yasaklı olan 4'ü haricinde hepsi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu'nda düzenlenen tören ile Barış ve Demokrasi Partisi'ne (BDP) geçti. Haklarında siyasi yasak kararı verilen eski DTP'li milletvekili Aysel Tuğluk ile belediye başkanları Nejdet Atalay, Selim Sadak ve Ferhan Türk de törende hazır bulunurken, Cizre Belediye Başkanı Aydın Budak ise, çalışmalarından dolayı törene katılamadı. Basının yoğun ilgi gösterdiği törenin açılış konuşmasını yapan BDP Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Ali Aydın, DTP'nin kapatılmasını ibretle ve büyük bir demokrasi ayıbı ile izlediklerini belirterek, verilen kararın Kürt halkının gönlünde meşru olarak görülmediğini ifade etti. 'DTP kapatılmış olsa da BDP bayrağını dalgalandırarak mücadelemize devam edeceğiz' diyen Aydın, belediye başkanlarına 'Özgürlük ve demokrasinin yeni adresine hoş geldiniz' dedi.

'Türkiye değişmek zorunda'

BDP Genel Başkanı Demir Çelik, Kürtlerin adalet ve eşitlik yönlü taleplerinin arttığını ve yıllardır verdiği mücadele kazanımlarının arttığını belirterek, Kürt halkının coğrafyasını, ülkesini ve insanlığı değiştirebilecek tek dinamik güç olduğunu kaydetti. Yıllardır savaşın sürdüğü bölgeden barış elinin uzatılmasının anlamlı olduğunu dile getiren Çelik, 'Verilen mücadele insanlığın kurtuluşunun umudu olmuştur' dedi. Kürtlerin demokratik devlet stratejisiyle devleti milletin hizmetine sunan bir stratejiyi gerçekleştirdiğini ifade eden Çelik, Kürtlerin yerel yönetimlere verdiği öneme dikkat çekti. 'Kürtlerin, Alevilerin, emekçilerin kısacası tüm ezilenlerin yükselttiği mücadele dünya vatandaşlığına doğru giden bir süreçten geçildiği bilinmelidir' diyen Çelik, dünya ülkeleri gibi Türkiye'nin de değişmek zorunda olduğunu söyledi. Türkiye'nin de bu gerçekliğin farkında olduğuna vurgu yapan Çelik, 'Türkiye sınır devletlerine 'düşman' gözüyle bakmaktan vazgeçerek, bu değişime ayak uydurmaya çalışıyor. Devlet, çok istemese de dış dinamiklerin ortaya çıkardığı değişim dinamikleriyle süreç karşısında harap olmama kaygısı gütmektedir' diyerek, Türkiye'nin bir yol arayışı içinde olduğunu vurguladı.

'Kürtsüz muhatapsız çözüm dayatılıyor'

Kürt mücadelesinde yaratılan değerlere dikkat çeken Çelik, yeni süreçte DTP'nin kapatılmasıyla Kürt iradesinin hapsedilmek istendiğini, ancak Kürt mücadelesinin yarattığı gücün buna engel olduğunu ifade etti. Kürtlerin barış taleplerindeki ısrarlarına vurgu yapan Çelik, AKP politikalarını eleştirerek, 'Tarih geri döndürülemez. İleriye götürmek anlayışıyla ancak sorunlar çözülür. Önce 'Kürt açılımı', sonra 'Demokratik açılım' son olarak da 'Milli birlik' projesi olarak adlandırdıkları proje ile ne kast ettikleri açık ve nettir. Değişmek zorunda olduklarını biliyorlardı. Onun için en az kayıpla, en çok kazanımla elde etmenin peşindedirler. Kürtsüz muhatapsız bir çözüm dayatılmak isteniyor' dedi. Çelik, anayasanın değişmesinin devletin ve siyasetin demokratikleşmesi için şart olduğunu ancak bu konuda büyük zaaflar yaşandığını söyledi.

'Fırsat hala kaçmadı'

'Eğer bir ülke birden fazla etnisiteye ve dile sahipse tüm bu farklılıkların bir arada yaşaması demokratik bir ülke ile mümkündür' diyen Çelik, PKK'nin çatışmasızlık kararı ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Kürt sorununun çözümüne ilişkin hazırladığı yol haritasının Türkiye'nin demokratikleşmesi için büyük bir fırsat olduğunun altını çizdi. Bu fırsatın hakla kaçmadığını ve bunun değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Çelik, 'Bütün bunlar önemli bir fırsatken toplum bundan uzak tutuldu. 1999 uluslar arası bir konseptle Türkiye'ye getirilen Sayın Abdullah Öcalan bu süreçte önemli bir olanaktı. Ama o dönemin hükümeti ve bu günün hükümeti tarafından bu görülmedi. Çözüm bulmak yerine çözümsüzlüğü dayattı' dedi. Belediye başkanlarına 'Türkiye'nin demokratikleşmesi sizlerin bunu yüklenmesiyle mümkündür' diyen Çelik halkın barış talebinin terörize edilerek toplumun dışına tutulmaya çalışıldığını ifade etti. Barış Grupları'nın gelişiyle başlayan tartışmaları da değerlendiren Çelik, 'Barış Grupları'nın gelmesiyle gelişen tepkiler aslında 'Ölümü neden istemiyorsunuz, barışı niye istiyorsunuz' yönünde itirazlardı' dedi.

Belediye başkanlarına rozetleri Tuğluk taktı

Yapılan konuşmaların ardından Çelik ve eski DTP'li milletvekili Aysel Tuğluk İl Belediye başkanlarına BDP rozeti taktı. Karanfillerle hatıra fotoğrafı çeken belediye başkanlarının ardından İl Genel Meclis üyeleri de BDP'ye geçerek rozetlerini aldı. İl Genel Meclis başkanları adına kısa bir konuşma yapan Van İl Genel Meclis Başkanı Semire Varlı, 'Güldük, toprağa düştük, çınarlaşmak istiyoruz. Yarın yine kapatılırsak güneş olmaya adayız' dedi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de törende konuşarak, 'Bir meşe ağacının, yaşa ve yaşat, felsefesinin sembolü olduğunu biliyoruz. Aynı zamanda uzun yaşamanın sembolü olduğunu da biliyoruz. Doğanın en inatçı ve direngen ağacıdır. Emekle, alın teriyle, sevgiyle, hoş görüyle sulayacağız. Bütün coğrafyamızda mutlaka onurlu barış ve özgür yaşamı birlikte kurgulayacağız' dedi. BDP'nin 72 milyon rozeti bulunduğunu ifade eden Baydemir, bu rozetleri 72 milyona ulaştıracaklarını kaydetti.

Kaynak: DİHA

YazdırYazdır | kEditor | 23.12.2009, 16:18:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar


 Yukarı çık