Ekonomik soykırım uygulandı
Meclis 2010 bütçesini görüşürken, Demokratik Toplum Kongresi'nin Diyarbakır'da düzenlediği 'Ekonomi Çalıştayı'nda Bölge'de ekonomik soykırımın uygulandığına dikkat çekildi.
Bölge halkı develete muhtaç edildi
Çalıştayda konuşan DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, Bölge'nin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının talan edilerek, ekonomik soykırım yapıldığını söyledi. Dicle, hükümetlerin izlediği iki politikaya dikkat çekti: 'Halk önce devlete muhtaç edildi, sonra batıya sürülerek asimile edildi.'
Açılan 30 paket sonuç vermedi
'25 yılda açılan 30 paket başarısızlıkla sonuçlandı' diyen Hatip Dicle, Bölge'deki açlık ve yoksulluğun ancak katılımcı-demokratik bir ekonomik politikayla aşılabileceğini belirtti. Çalıştayda, kaynakların artık savaşa akıtılmamasına sık sık vurgu yapıldı. Sayfa 4'te
Dicle: Ekonomik soykırım uygulanıyor
Demokratik Toplum Kongresi'nin iki gün sürecek 'Tekelciliğe Karşı Demokratik Katılımcı Ekonomik Politikalar Çalıştayı' Diyarbakır Sümerpark Ortak Yaşam Alanı'ndaki Resepsiyon Salonu'nda başladı. Çalıştaya belediye başkanları, il genel meclis başkanları, kalkınma uzmanları, Bölge iş örgütleri başkanları, İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, Prof. Dr. Ayşe Buğra, Prof. Erol Katırcıoğlu, Doç. Dr. Şemsa Özar gibi akademisyenler ile çok sayıda gazeteci ve yazar katıldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, sistemin ürettiği ve toplumun en önemli sorunlarından birinin de 'emek sermaye eşitsizliği', bölgeler arası eşitsizlik' ve ' yoksulluk' olduğunu belirtti.
Kaynak savaşa aktarılıyor
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, 'Sosyo-ekonomik gelişmişlik bakımından Türkiye'deki 81 ilin en yoksul 20 il içinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 18 ilin olmasının piyasa ekonomisinin kuralı ile kim açıklayabilir?' diye sordu. Kaynakların askeri harcamalara aktarıldığını dile getiren Baydemir, 'Bu alana yakından bakıldığında herkese izah edilebilir gerçek tabloyu çıkarmak mümkündür. İddia edilen kaynakların askeri güvenlik ile bölgeye getirisi olmayan enerji yatırımlarına ayrıldığı görülecektir' diye konuştu.
Ekonomik soykırım uygulandı
DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle ise, bir halkın dili ve kültürünün yasaklanmasının kültürel soykırım anlamına geldiğini belirterek 'Yine bir halkın ekonomik dinamiklerinin gelişmesine set çekilmesi ve ince ekonomik politikalarla özgürce gelişmesinin engellenmesi, yer altı ve yerüstü kaynaklarının bir halkın refah ve kalkınma düzeyinin yükseltilmesinde kullanılmaması ya da diğer bir deyimle talan edilmesi de ekonomik soykırım anlamına gelmektedir' diye konuştu.
85 yıllık yoksulluk
Bölge coğrafyasının son 85 yılda yoksulluk ve sefaletin diğer adı olduğunu vurgulayan Dicle, şöyle konuştu: 'Bugün kişi başına düşen Milli Gelir anlamında bölgesel bir kıyaslama yapıldığında, Batı illeri ile Bölge illeri arasında 11 kat fark vardır. Yani Yunanistan ve Bangladeş yan yana bir devletin sınırları içinde yaşamaktadır. Oysa topraklarımız hiç de fakir değildir. Bugün Türkiye'nin ürettiği elektrik enerjisinin yüzde 70'i Bölge'deki barajlardan elde edilmektedir. Yine petrolün yüzde 95'i bu topraklarda çıkarılmaktadır. Coğrafyamız krom, bakır hatta uranyum rezervlerine sahiptir. Su kaynakları bakımından Ortadoğu'nun gözbebeğidir. Tarım ve hayvancılık açısından en elverişli topraklar üzerindeyiz. Ama tüm bunlara rağmen neden halkımız aç, sefil ve yoksuldur? Bu soru hayatidir.'
30 paket açıldı!
Bölge'deki çatışmaların yaratmış olduğu tahribata değinen Dicle, hükümetlerin Bölge'nin makus talihini yenmek için 25 yılda 30 ekonomik paket açıkladığını ama hiçbirinin hakkıyla uygulanmadığını vurguladı. Uygulanan ekonomik politikaların çok bilinçli oluşturulduğu kanaatinde olduklarını belirten Dicle şöyle konuştu: 'Bu bir yönüyle insanlarımızı aç bırakıp devlete muhtaç hale getirmek siyaseti olduğu kadar, diğer yönüyle Bölge'yi insansızlaştırma politikasıdır. İnsanlarımız aç ve işsiz kalarak Batı'daki metropollere akacak, orada hem ucuz işgücü olacak, hem asimile edilecek, hem sözüm ona Kürtlerin Türkiye'ye entegrasyonu tamamlanacak. On yıllardır uygulanan ekonomik politikanın çarkı işte budur.' Dicle, bölgede katılımcı-demokratik bir ekonomik politikayı ve ilkelerini tartışacaklarını bunun araçlarının nasıl inşa edileceğini planlayacaklarını söyledi.
'Bölge'ye pozitif ayrımcılık uygulanmalı'
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Diyarbakır'da, iki günlük bir toplantı yaparak 'Ekonomik Açılım' raporu açıklandı. Toplantıya katılan 17 ilin esnaf temsilcileriyle birlikte Dedeman Otel'de basın toplantısı düzenleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Bölge'deki esnafların gördüğü zararın ortadan kaldırılması ve çözüm önerilerini tespit etmek amacıyla toplantıyı gerçekleştirdiklerini söyledi. Palandöken'in, Bölge'deki esnaf ve sanatkarların mevcut ekonomik ve sosyal durumlarının geliştirilmesi, sorunlarının çözülmesi ve beklentilerinin karşılanması için şu taleplerde bulundu: 'Perakende sektörünün sorunlarının çözümüne ilişkin yasal kuralların bir an önce eşit ve adil bir anlayışla hayata geçirilmeli; Bölge'deki esnaf ve sanatkarların vergi ve sosyal güvenlik primleri yüzde 50 oranında düşürülmeli, halen borçlu bulunan esnaf ve sanatkarların vergi ve prim borçlarının uygun bir formülle yeniden yapılandırılmalı; Esnaf-sanatkarların işyerlerinde kullandığı elektrik, doğal gaz ve su tarifelerinde yüzde 50 oranında indirim yapılmalı; Hava ve deniz ulaşımında diğer kesimlere uygulanan akaryakıt indirimlerinden bölgedeki nakliyeci esnaflar da yararlandırılmalı; Bölge'ye yatırım yapmak isteyen tüm yatırımcılar için pozitif ayrımcılık yapılarak, farklı ve özel kredi programlar hazırlanmalı; Bölge'deki hayvancılık ve tarım sektörünün desteklenmesi, bu kapsamda GAP idaresine bağlı olarak sürdürülen başta tarımsal olmak üzere tüm yatırımların hızlandırılması amacıyla bütçe ödenekler arttırılmalı; Bölge'deki istihdamı ve ekonomiyi sürekli canlı tutmak amacıyla devletin kendisinin Bölge'ye bizzat yatırım yapmalı, kar amacı gütmeden, gerekirse ortaya çıkacak zararı da sübvanse ederek, bu yatırımları desteklemeli ve devamlılığını sağlamalı, Bölge'deki özelleştirmeleri durdurmalı; Gösteri yürüyüşleri ve sokak hareketlerinden işyerleri zarar görerek mağdur olan esnaf ve sanatkarların zararları tazmin edilmeli'
Kaynak: Gundemonline
Yazdır | gulbahar | 21.12.2009, 10:26:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|