kEditor - Haberler / Eğitim / YÖK Başkanı Kürtçe'yi inkar etti

http://www.keditor.org/haber_4408.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Eğitim

YÖK Başkanı Kürtçe'yi inkar etti

YÖK Başkanı Kürtçe'yi inkar etti Devlet, Kürt sorununun çözümsüzlüğünde ısrar ederken, YÖK de üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü açılmaması için bahaneler üretiyor. YÖK Başkanı, “Kürtçe’nin yüzde 65’i Farsça, yüzde 25’i Arapça, birazı Türkçe. Türkçe ve Farsça eğitim olmazsa Kürtçe eğitim de başarılı olamaz” dedi.

Demokratik açılımla birlikte Kürtçe eğitim üzerinde yoğun tartışmaların yaşandığı bir dönemde YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’dan inkar politikalarının devamı niteliğinde bir açıklama geldi. Özcan, “Kürtçe kelimelerin yüzde 65’i Farsça, yüzde 25’i Arapça, bir kısmı da Türkçe’dir” dedi. Üniversitelerde Kürk Dili ve Edebiyatı enstitü veya bölümünün açılabilmesi için güçlü birer Türkçe, Farsça ve Arapça dil edebiyat bölümlerinin olması gerektiğini ileri sürdü. Özcan, “Bunlar olmaksızın zaten Kürdoloji ile ilgili herhangi bir bölüm, enstitü veya ana bilim dalının başarılı olacağını zannetmiyorum. Çünkü Kürt diline bakarsanız, tespitlere göre, yüzde 60-70 Farsça'dan ödünç aldığını, yine yüzde 20-25 arasında Arapça'dan ödünç aldığını ifade ediyorlar. Türkçe'den de kelimeler olduğunu biliyoruz. Bütün bölümler etkileşim içinde olursa daha iyi sonuç elde edebiliriz” diye konuştu.

YÖK Başkanı'nın açıklamalarını Kürt Enstitüsü Başkanı Sami Tan ve Nazım Hikmet Marksist Bilimler Akademisi Eşkoordinatörü Mukaddes Erdoğdu Çelik, gazetemize değerlendirdi.

Kürt halkına hakaret

Sami Tan, bu açıklamaları Kürt diline ve halkına bir hakaret olarak gördüklerini söyledi. Kürt sorununda red ve inkar politikalarının bir devamı olduğunu vurguladı.

Kürt halkının Ortadoğu'da en geniş halk kesimlerinden biri olduğunu belirten Tan, yaklaşık 40 milyon kişinin bu dili konuştuğunu belirtti, “Kürtçe en kadim dillerden birisidir” dedi. Diller konusunda hiyerarşiye karşı olduklarını ifade eden Sami Tan, her dilin bir zenginlik olduğunu vurguladı.

YÖK Başkanı'nın açıklamalarının antibilimsel olduğunu belirten Tan şunları söyledi: “Kürtçe'nin Farsça ile ilişkisi tarihi bir ilişkidir. Diller arasında sözcük alışverişi doğaldır. Kaldı ki Kürtçe içindeki Arapça sözcük, Türkçe'de olduğundan daha azdır. Kürtçe'ye giren Türkçe sözcüklerin sebebi ise asimilasyon politikalarıdır.”

Tan, Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü için yapılan başvurulara karşılık “Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsü” gibi ne olduğu bilinmeyen bir dil kurulmasına karar verildiğini hatırlattı. Kürt Enstitüsü Başkanı, Kürtçe'nin zengin ve güzel bir dil olduğunu, başka dillerden sözcük almasının ise Kürt dilinin varlığı gerçeğini değiştirmeyeceğini belirtti, üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü açılmasının önünde engel olamayacağını vurguladı.

Vardım, varım, var olacağım!

Marksist Bilimler Akademisi Eşkoordinatörü Mukaddes Erdoğdu Çelik de YÖK Başkanı'nın, Kürdoloji Enstitüsü ya da Kürt Dili bölümlerinin açılması taleplerini reddedebilmek için bir manevra daha yaptığını söyledi. Çelik, “Hazret, Türkçe’nin oranını da tam verseydi, Kürtçe’nin hali pür melalini tam anlayacaktık. Ne var ki, hangi nedenle olduğu bilinmez ama o bundan kaçınmış ya da desteksiz attığının farkında olduğu için belirsizliğe sığınmış” dedi. Çelik, Mezopotamya ve Ortadoğu halklarının yaşam koşullarının, yaşam biçimlerinin birbirine karıştığı gibi dillerinin karışıp benzeşmesinin de doğal olduğunu vurguladı.

YÖK Başkanı ve O'na akıl verenlerin Kürtçe konusunda uzman olmadığını belirten Çelik, hepsinin Güneş Dil Teorisi eğitiminden geçtiğini belirtti. Güneş Dil Teorisi için “1930’ların, neredeyse tüm dünya dillerini Türkçe’den doğurtan ırkçı şoven devlet politikasının eseri bir ucube” ifadesini kullandı.

Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kürtçe’nin ölmesi için yapılmadık baskı, hile kalmamışken, onların deyimiyle 29. isyanla yeraltındaki Kürtçe bir kez daha başını kaldırıp “vardım, varım, var olacağım” dedi. Sorun bu. Kürt açılımı diye bir politika ilan etmek zorunda kalan inkarcı siyaset bunu hazmedemiyor, bin bir yalan dolanla kıvranmaya devam ediyor. YÖK Başkanının sıkıntısı bu. İmha ve inkarı Kürt dili üzerinde sürdürebilir miyiz diye didiniyorlar. Bu son çırpınış da YÖK’ü ve Başkanını Kürtçe’nin özgürleşme eyleminin hışmından kurtaramayacaktır. Kürtçe kendi yaşam alanlarını söke söke ele geçirdi, ötesine de onurluca gidecektir. Biz Nazım Hikmet Marksist Bilimler Akademisi olarak, Kürdoloji bölümü açtık; bunu özellikle devletin yasakçılığına karşı bir tutum olarak yaptık. Yeni eğitim dönemimizde de Akademi’mizde Kürtçe öğretmeye devam edeceğiz. Aydınım, ilericiyim diyen herkesi de Kürtlerle kardeşleşmek, eşitlenmek için, anlaşabilmek için Kürtçe öğrenmeye davet ediyoruz.”

Kaynak: Atılım


YazdırYazdır | kEditor | 13.10.2009, 14:59:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar


 Yukarı çık