DTP Eşbaşkanı Türk: Amaç tasfiyedir
İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın bugün ‘açılım’a ilişkin açıklamalarını sert eleştiren DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, “Amaç burada tasfiyedir. 30 yıldan beri tasfiye çalışmalarını ortaya koydunuz. Başarılı olabildiniz mi?" dedi.
Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) 'Onurlu Bir Barışa Evet' sloganı ile Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda yarın yapacağı 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingi öncesi Sümerpark'ta 'barış nöbeti' çadırı kuruldu. Çadırın açılışına DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, DTP'li milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum örgütleri ve demokratik kitle örgütleri temsilcilerinin de aralarında bulunduğu yüzlerce kişi katıldı. Park içinde "Barış ve kardeşlik için demokratik çözüm", "Bursa'dan güneşin sıcaklığıyla barış kenti Amed'i selamlıyoruz" gibi Kürt sorununda demokratik çözüm talep eden yazılı pankartlar açıldı. Kurulan çadır içerisinde Türkçe ve Kürtçe marşlar çalınırken, kalabalık çalınan müzik eşliğinde halay çekti. 'Barış nöbeti'ne ulusal ve uluslararası basının ilgisi dikkat çekerken, barış nöbetine giren DTP'lileri çok sayıda vatandaşın gece boyunca ziyaret etmesi bekleniyor. Barış nöbeti yarın İstasyon Meydanı'nda yapılacak büyük mitinge kadar devam edecek. "BÜYÜK UMUTSUZLUK YARATTI" DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, nöbetin başlangıcında İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın 'demokratik açılım' açıklamalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Barış mesajlarını vermek için halkın iradesi ile seçilmiş olan temsilcilerin miting saatine kadar barış nöbetini tutacaklarını söyleyen Türk, alanlara gelecek halkı buradan karşılayacaklarını söyledi. Barışın evrensel bir kavram olduğunu söyleyen Türk, Atalay'ın açıklamalarını değerlendirerek, "Özlediğimiz bir süreçtir. Ancak şunu çok açıklıkla ifade edeyim ki bugün hükümet adına Sayın İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın açıklaması toplumda ve özellikle Kürt halkında büyük bir şaşkınlık ve büyük bir umutsuzluk yaratmıştır. Biz Kürt sorununun barışçıl çözümlerinin tartışılacağı bir sürecin içine girdiğimizi söylerken bugün yaptığı açıklamada ne Kürt sorununun çözümünden ne Kürt açılımdan ne de demokratik açılımdan söz ettiğini göremedik" dedi. "DAĞ FARE BİLE DOĞURMADI" Hükümetin başlarken 'Kürt sorununu çözeceğiz' diye yola çıktığını hatırlatan Türk, "Önce 'Kürt açılımı' dediler, arkasından 'demokratik açılım' dediler. Ama bugün ki açıklamada Kürtleri dışarıda tutan bir milli mutabakat metni olarak açıklaması olarak önümüze geldi. Yıllardan beri barışın önemini vurguladık. Kürt halkının temel taleplerinin yerine getirilmesinde Türkiye'de güçlü bir demokrasi güçlü bir kucaklaşmasını ifade ettik. Bugün görüyoruz ki bir tabir var. 'Dağ fare doğurdu' diyorlar. Oysa bugün ki açıklamada 'dağ fare bile doğurmadı' Yine 72 milyonun hassasiyetinden söz edildi. Ama bugün 72 milyonun hassasiyeti değil. Birilerini tatmin etmek için Kürtlerden söz etmeyen, Kürtlerin varlığından bile söz etmeyen sadece belli bir kesime mesaj veren bir mantığın ortada olduğunu gördük" diye konuştu. "KÜRTLERİN HASSASİYETİNİ GÖZ ÖNÜNDE TUTMAK ZORUNDASINIZ" Görüştükleri sivil toplum örgütlerinden Kürtlere kadar, meslek odalarına kadar hiç birinin düşüncesinin bugün ki açıklamaya yansımadığını ifade eden Türk, "Sadece ve sadece görüşmediklerinin düşünceleri ve talepleri açıklamaya yansıdı. Elbette ki barış uğruna çok ciddi çabalar ortaya koyduk. Ama bu mantıkta bu anlayışta Kürt sorununun çözülmeyeceğini herkesin bilmesi gerekir. Bugün eğer bir Kürt tartışması gündemde ise Kürtlerin de hassasiyetini göz önünde tutmak zorundasınız. Ama satır başları ile baktığımızda yeni bir Anayasa'dan söz edilmiyor. Yeni bir Anayasa olmadan bırakın Kürt sorununun çözümünü açılımları bile yapamazsınız. Yine eğitim hakkından söz edilmiyor. Bir halkın dilini kimliğini ve kültürünü gündeminize getirmezseniz nasıl bir barışı sağlayacaksınız" diye sordu. "30 YILDIR TASFİYE EDEMEDİNİZ" Atalay'ın 'amaç tasfiye' sözüne sert tepki gösteren Türk, şunları söyledi: "Yine burada bir tek sözcük vardır; 'amaç tasfiye' zaten 30 yıldan beri tasfiye projelerinizi çabalarınızı çalışmalarınızı ortaya koydunuz. Tasfiye edebildiniz mi? Yani imha ve inkâr politikalarının devamı anlamına gelecek bir anlayışı gördüğümüzü ve böyle bir mantığını işlediğini maalesef üzüntüyle izledik. Barış kaçınılmazdır. Kucaklaşmayı sağlamak kaçınılmazdır. Barış konusunda bütün bu olumsuzluklara rağmen bu uygulanan politikaların gerçekten çözüme değil aldatmaya yönelik olduğunu bütün dünyayla paylaşacağız. Ve barış çabalarımızı bu mantığa rağmen sürdüreceğiz." Kaynak: ANF Yazdır | kEditor | 31.08.2009, 18:34:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|