Atalay: Öncelikli hedefimiz tasfiye
'Demokratik açılım' çalışmaları hakkında bilgi veren İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Anayasa değişikliğinin söz konusu olmadığını belirterek, gündemlerinde genel affın olmadığını da kaydetti. Öncelikli hedefleri arasında silahların bırakılması ve tasfiye olduğunu savunan Atalay, Suriye ve Irak gibi ülkelerde de sürekli görüşme halinde olduklarını kaydetti. Resmi dil ve eğitim dilinin Türkçe olduğunu belirten Atalay, bu konuda herhangi bir çalışma yapmadıklarını söyledi.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, 29 Temmuz tarihinde 'Demokratik açılım' projesiyle ilgili olarak yürüttüğü çalışmalar hakkında ikinci kez kameralar karşısına geçerek basın açıklaması yaptı. Konuşmasına dün Hakkari'deki patlamada hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyerek başlayan Atalay, 'İnşallah yürüttüğümüz çalışmalar başarıyla sonuçlanırda bu olayları bu acı haberleri yaşamayız' diye konuştu. Daha önce yaptığı açıklamaya işaret eden Atalay, o toplantıda daha çok üslup ve yöntem konusunda görüşlerini dile getirdiğini ve mümkün olduğu kadar en geniş mutabakatla bu işi yapmak istedikleri yönündeki görüşlerini açıkladığını bildirdi. Şimdiye kadar çok değişik çalışmalar yaptıklarını pek çok kesimle görüştüklerini belirten Atalay, yaptığı görüşmeleri de şöyle özetledi:
'Toplumun pek çok farklı kesimini ziyaret ettik dinledik bir araya getirdik, buraya getirdik, meseleye uzun süredir kafa yoran akademisyenler bilim adamlarıyla görüştük ve görüşmeye devam edeceğiz. 5 siyasi partimizin genel başkanları ve yöneticileriyle görüştük. 22 sivil toplum kuruluşuyla 11 meslek örgütü, TOBB, Türk-İş, KESK, Memur-Sen, TBB, şehit ailelerini temsil eden 24 dernek ve kurumla görüştüm ve bireysel tek tek görüşlerine güvendiğimiz insanlarla görüştük. Görüşemediğimiz bazı STK'lar var, bunları yetiştiremedik, imkanlar çerçevesinde bu görüşmeler yürütülüyor. Sayın Hasan Celal Güzel, Tarhan Erdem gibi önemli değerlendirmeleri olan epey kişiyle de görüşmeler yaptık.'
Atalay, yaptıkları görüşmelerden son derece memnun olduğunu dile getirerek, 'Bu bir aylık süre zarfında yaptığımız görüşmeler son derece olumlu ve önemli olmuştur. Mutabakat anlayışı içinde yürütmemiz bizim sorun çözme anlayışımızın bir tezahürüdür. Pek çok öneri ve kaygılarını dinleme imkanımız oldu. Genellikle görüşmelerde maksadımızı, amacımızı ve hassasiyetimi anlattıktan sonra muhatapları dinledik. Geniş bir yelpazede ortak aklın oluşmaya başladığı görülüyor esasen bir ortak akıl yaratmaya çalışıyorduk ve hedefe ulaştık' diye belirtti.
'Herkes sorunun çözümü konusunda mutabık'
Görüşmeler sırasında dile getirilen önerileri de hatırlatan Atalay, çözüm konusunda birçok noktada mutabakat olduğunu belirterek, şunları söyledi:
'Yaptığımız bütün görüşmelerde sorunun çözülmesi gerektiği konusunda toplumun bütününde çok geniş mutabakatın var olduğunu gördük. Herkes terörün bitmesini demokrasi standartların yükseltilmesini istiyor bunlara karşı koyan kimse yok. Bu sorunun ortadan kaldırılması için devlet yetkililerinin ve ilgili bütün kesimlerin sorunlu davranmasını ve elini taşın altına koymasını bekliyor.' Bütün kesimlerin yürütülen çalışmalara yakın ilgi gösterdiklerinin altını çizen Atalay, 'Toplumun duyarlılığını, kaygı sahibi oluşunu, insanlarımızın sorun paylaşma özelliğini bir defa daha edata yeniden keşfettik. Bir önemli meslek kuruluşumuzun başkanı değerlendirmeleri yaptıktan sonra kulağıma eğildi dedi ki, tam 30 gündür yatıyorum bugün bu konunun önemi ve size katkı için kalktım ve geldim dedi. Başka bir önemli kuruluşumuzun temsilcisi, hastaneden aramıştım, bütün arkadaşlarını tatilden çağırmış ve yarım saat bu konuyla ilgili değerlendirmeler yaptı' dedi. Atalay, görüştüğü bütün kesimlerin kendilerine dosya sunduğunu TOBB'un da Türkiye genelinde bir tartışma başlattığını ve hazırlayacağı raporu kendilerine sunacağını dile getirdiler. Yine görüşmeler sırasında değişik görüşleri temsil eden 21 STK'nın temsilcisiyle bir araya geldiklerini bu konuda da önemli tartışmalar yürüttüklerini belirterek, 'O gün o salonda farklı kesimlerden gelen insanların ne kadar rahat bir ortamda kimse kimseyi renci etmeden bu konuyu tartıştıklarını gördüm. Ne kadar güzel bir atmosferi orada yaşadığımı anlatmak istiyorum. Bu benim için büyük bir zevk. Bu Türkiye'de büyük bir olgunlaşma. Bu artık kendi sorunlarımızı tartışıyor olmamızın göstergesi' dedi.
'YÖK ile görüşülecek'
Kurumlarla yaptıkları görüşmelerin dışında, halkın vatandaşların görüşlerini öğrenmek için kamuoyu araştırmalarını yaptıklarını bunlardan yararlandıklarını belirten Atalay, 'Bölgesel bazda siyasi partilerin tabanları bazında araştırmalar yaptırdık. Bunların sonuçları bunların sonuçları elimizde sonuçlarını veri olarak kullanıyoruz' dedi. Sürecin bilimsel yönünü önemsediklerini akademisyenlerle görüşmelerinin sürdüğünü belirten Atalay, YÖK ve bazı üniversitelerle görüşerek birlikte çalışma yürüteceklerini dile getirdi.
Atalay, görüştükleri kesimlerin hazırlıklı olduklarını ve bunun çözüme ilişkin beklentilerini ve umutlarını arttırdığını belirterek, 'Ben çok umutluyum. Yani STK'lar meslek kuruluşları odalar meğer bu konuda ne kadar çok çalışma yapmışlar yılardır, bu yeni bir konu değil, bu yüzden bu konuya kafa yormuşlar. Artık eski alışkanlıklarımızı terk edelim ve kendi kurumlarımıza güvenelim her açılımın arkasında bir el aramaktan vazgeçelim' dedi. Muhalefetin yaptığı eleştirileri 'Türkiye'nin büyüklüğünün ve gücünün farkında olalım, bu meseleyi biz çözeceğiz' diyerek cevaplandıran Atalay şöyle konuştu:
'Bu özgüven ve kararlılığa lütfen sahip olalım. Yürüttüğümüz çalışmaları bir yabancı düşünce kuruluşunun raporuyla ilişkilendirmek en hafif tabirle siyasi kompleksin bir tezahürüdür. Böyle bir iddia da bulunmak Türkiye'nin bu konudaki bilgisinden birikiminden haberdar olmamaktır. Türkiye'ye haksızlıktır. Bu kendi insanımıza güvenmemektir. Diğer insanlar uluslar arası kurulmuşların ne kadar çok konuda çalışma yaptıklarını bilirler. Türkiye'de bu kurumların elinde analizler var. Bunların bir kısmı yayınlandı. Niye bunlardan söz etmiyoruz. Bir tane bilmem kaçıncı sınıf düşünce kuruluşu bir yerde Türkiye ile birkaç satır yazdı diye diye kendimizi küçümseyerek bu tür değerlendirmeler yapıyoruz. İnsafla düşünün. Bizim bunları düşünecek devlet adamımız siyaset adamız yoktur. Bu konulara kafa yoracak terör uzmanımız yoktur. Bizim bu kadar ömrünü terörün içinde geçmiş komutanlarımız emniyetçilerimiz yoktur. Niye kendimize haksızlık yapıyoruz. Yeter ki arayalım bu konuda Türkiye de büyük zenginlik var. Ön yargıları kaldırdığımızda bu zenginliği keşfederiz. Üzülüyorum kendi insanımıza bunu yapmamalıyız. Kendi insanımıza güvenmeliyiz.'
'Bir yandan projeyi açıklamamakla öte yandan bölücülük yap
Kendilerine verilen raporları titizlikle değerlendirdiklerini ve görüşmeleri yapmaya devam edeceklerini belirterek, 'Elimizdeki raporları en ince ayrıntısına kadar çalışılmaktadır' dedi. Demokrasinin standartlarının yükseltilmesi konusunda ortak bir mutabakat olduğunu dile getiren Atalay, hakarete başvurmadan sorunun tartışılması gerektiğini belirten Atalay, insanların kaygılarını göz önünde bulunduklarını dile getirdi. 'Demokratik açımlın amacı çok net olmasına rağmen geçtiğimiz bir ayda kafaların karıştırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bu bizi üzdü. Amacımız bu ülkede yaşayan her vatandaşın daha mutlu olmasını sağlamaktır. Öte yandan bu meselenin ortaya çıkardığı maliyetin çok yüksek olduğu görülmektedir' diyen Atalay, ellerin ekmek yerine tetiğe gitmesinin engellenmesi gerektiğini söyledi. Yapılan eleştirileri 'Katılmadığımız toplantıları bize mal ederek bir takım hayali projeler üreterek süreci sabote ediyorlar' diyen Atalay, CHP ve MHP'yi kast ederek kendileriyle görüşmemelerini de eleştirdi. Şimdiye kadar herhangi bir paket ortaya koymadıklarını ve bunu ortak hazırlamaya çalıştıklarını söyleyen Atalay, 'Diğer siyasi partilerle paylaşılsa bir birimizi anlasak inanıyorum biz herhangi bir paket ve eylem planı çıkarmadık, Bu tür ortak aklı bularak bunları olgunlaştırmaya çalışıyoruz. Buna rağmen muhalefet bizi içeriği açıklamamakla suçladı. Diğer yandan demokratik açılımı sürecinin Türkiye'yi böleceği yeni azınlıklar yaratacağımız söylüyor. Bu çelişkiye de dikkat çekmek istiyorum' dedi.
'Kırmızıçizgileri paylaştı'
Ortaya konular 'kırmızıçizgileri' de 'Hiç kimse devletin bütünlüğünü milletin birliğini resmi dilin Türkçe olduğunu ve bayrağımızın ay yıldızlı bayrak oyduğunu kimse tartışmıyor' diyerek sahiplenen Atalay, 'Başbakanımızın bu konuda çok ileri ifadeleri vardır' dedi. Projeyi bir kez daha milli birlik projesi olarak nitelendiren Atalay, 'Bu projede tek bir muhatabımız vardır oda milletimizdir, biz millete güveniyoruz, bu güven öyle yalın bir güven değil' dedi. Yaptıkları çalışmada hedeflerinin net olduğunu da dile getiren Atalay, 'Bu süreç sonunda ulaşmak istediğimiz sonuçlar vardır. Bizim hedefimiz ve hedeflerimiz nettir. Demokratik açılım başarıldığında terör sonu erecek, çeyrek asırdır akan kan duracak ve anaların yüreği sızlanmayacak, kardeşliğimiz daha pekişecek, insanlarımızın mutluluğu ve refahı için daha fazla kaynak ayrılacak. Her daha huzurlu ve daha müreffeh bir Türkiye de yaşayacak, vatandaşın devletine aidiyet bağı güçlenecek, farklılıklar ayrışmanın değil, birlikteliğin kaynağı olacak, demokrasimizin standartları yükselecek' diye konuştu.
'DTP'yi de eleştirdi'
Sürece komplo teorileriyle yaklaşılmaması gerektiğinin altını çizen Atalay, 'Siyaset sorun üretme ve sorundan beslenme değildir. Türkiye'nin her kesiminden toplumsal desteğe sahip olan AKP bütünlüğünde sigortasıdır' diye konuştu. 'Hükümetler sorun çözmek için vardır, Yıkıcı değil yapıcı olmak gerekiyor, biz pozitif siyasetten yanayız' diyen Atalay, 'Kimseye kapımızı kapamıyoruz, sorunun değil çözümün parçası olun, Bu çözüm sürecine siz de katkıda bulunun bunu tıkamayın' çağrısında bulundu. 'Konunun ne kadar hassas olduğunun farkındayız milletimizin hassasiyetlerini biliyor ve paylaşıyoruz, Biz ne yaptığımızı biliyoruz, adımlarımızı düşünerek ve hesaplayarak atıyoruz. Bu süreci bir bütünleşme bir restorasyon süreci olarak yürütüyoruz' şeklinde konuşan Atalay, 'Kimsenin şüphesi olmasın kaygıya kapılmasın, milletimizin duyarlılıkları da gözetiyoruz' dedi. DTP ve Kürtleri 'Afaki öneriler, toplumumuzu rahatsız edecek teklifler çözüme karşı çıkarmaktır' sözleriyle eleştiren Atalay, 'Çözüm sürecine karşı çıkmak ne kadar doğru değilse kabul görmeyecek öneriler dile getirmekte doğru değildir' diye konuştu. Atalay, 'Bu sorumluluktan kaçanları milletin vicdanına havale ediyoruz' dedi. Bundan sonraki çalışmalar hakkında bilgi veren Atalay, aynı zamanda diplomatik çalışmalar yürüttüklerinin altını çizerek, 'Sorunun siyasi ekonomik sosyal kültürel ve güvenlik boyutlarını dikkate aldık ve çalışlarımızı bu konuda yürütüyoruz. Şu anda diplomatik görüşmeler devam ediyor. Şimdiye kadar yapmış olduğumuz çalışmalar ve görüşmelerimiz elde ettiğimiz görüş eve öneriler analiz ediliyor. Bizim bir çalışma grubumuz var. Dış işleri bakanlığı ve diğer kurumlarımızla iş birliğimiz sürüyor. Bu değerlendirmeler yaptığımız taslak çalışma, kısa orta ve uzun vade ile ilgili görüşlerimizi başbakana sunacağız' dedi.
'Çerçeve, meclis açıldığında kamuoyuna meclisten duyurulacak'
'Parlamento yasama yılına başlayana kadar bu çalışmaları belirli bir seviyeye getirmeyi amaçlıyoruz' diyen ve adres olarak TBMM'yi gösteren Atalay, şöyle konuştu:
'Bu çalışmaların geldiği aşamanın açıklanacağı yer meclis çatısı olacaktır. Demokratik açılımın asıl sahibi milletimizdir. Adreste TBMM'dir. Bu süreci böyle yürüteceğiz. Kamu içinde bu çalışma ağırlıklı olarak devam edecek, meclis açıldığında önerilerimiz orada dile getirilecek. Baştan beri sabır, samimiyetle yürüttüğümüz bu çalışmanın tıkanmaması için herkesi katılmaya ve destek vermeye çağırıyorum. Bu atmosfer çok önemli bir fırsat bu fırsatı bir kez daha kaçırmayalım. Olumlu katkı sağlayan basın çalışanlarına teşekkür ediyorum. Bu müthiş bir atmosferdir Türkiye çok önemli bir sorununu tartışıyor, siz basın bu sürece büyük katkı verdiniz.'
'Öncelik hedef silahların bırakılması'
Daha sonra gazetelerin sorularını yanıtlayan Atalay, bu sürçle ilgili olarak bir Anayasa değişikliğinin söz konusu olmadığını belirterek, Anayasa'nın değişmesi için de çok talep aldıklarını söyledi. Atalay, yaptıkları çalışma boyunca bütün devlet kurumlarının çalışmalar yürüttüğünü kaydederek, gündemlerinde genel affın olmadığını da sözlerine ekledi. Öncelikli hedefleri arasında silahların bırakılması ve tasfiye olduğunu savunan Atalay, Suriye ve Irak gibi ülkelerde de sürekli görüşme halinde olduklarını belirtti. Atalay, resmi dil ve eğitim dilinin Türkçe olduğunu kaydederek, bu konuda herhangi bir çalışma yapmadıklarını ve bir ay boyunca sağlıklı bir çalışma yürüttüklerini iddia etti. Sürdürdükleri çalışma kapsamında Mahmur Kampı'nın da gündeme geldiğini söyleyen Atalay, Mahmur Kampı'nın farklı bir yeri olduğunu da ifade etti.
Kaynak: DİHA
Yazdır | kEditor | 31.08.2009, 17:30:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|