AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

Erdoğan: Sorun sadece askeri yöntemlerle çözülmez

Erdoğan: Sorun sadece askeri yöntemlerle çözülmez Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan, 'Ulusa Sesleniş' konuşmasında başlatmış oldukları demokratik açılımın gerekçelerini anlattı. 'Bu ülkede artık insanlık ayıpları, faili meçhuller yaşanmasın' diyen Erdoğan, yeniden 'tek' vurgusunu yaptı.

Konuşmasına halkın ramazan ayını kutlayarak başlayan Erdoğan Türkiye'de kutlanan zafer bayramı haftasına değinerek ülkenin sahip olduğu her güzelliğin 'etle tırnak gibi birbirinden ayrılamaz olan Türk milletine ait olduğunu' söyledi. Erdoğan 'Bu bakımdan iktidarımız hep şunu işledi: Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet' dedi.

Hükümetin demokratik açılım çalışmalarına değinen Erdoğan, 'Bizim bu açılımdan muradımız, bu ülkede yaşayan herkesin ama herkesin, kendini özgürce ifade edebileceği demokratik ortamı tesis edebilmektir' diye konuştu.

Artık faili mechuller yaşanmasın

'Her vatandaşımızın devletinden insanca bir hayatın asgari şartlarını oluşturmasını beklemek gibi bir hakkı vardır' diyen Erdoğan 'Bu ülkede artık insanlık ayıpları, faili meçhuller yaşanmasın; masumlar suçlu ilan edilmesin, suçlular cezasız kalmasın istiyoruz. Her insanımız bu bayrağın gölgesinde kendini güvende hissetsin, devletine güvensin istiyoruz' şeklinde konuştu.

Erdoğan 'Milli Birlik Projesi olarak demokrasi milletimizin en büyük güvencesi olsun' dedikten sonra Türkiye'nin uzun yıllardır 'terör' gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu söyleyerek, 'Bu ağır tecrübe canımızdan binlerce gencecik can koparıp almıştır' diye belirti.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

'-İnsanlarımızın arasına tarih boyunca ekilememiş bu fesat tohumlarını ekenlere, daha ilk günden, en gür sesimizle 'dur' demeliydik ama diyemedik. 25 yıl önce bu denilmeliydi. Hiç değilse bugün yaşadığımız onca acının, ödediğimiz onca bedelin ardından hiç değilse bugün bu gidişata artık 'dur' demeliyiz. İşte 7 yıldır bunun hazırlığı içinde olduk'

-Üzülerek ifade edeyim ki, toplum olarak bugüne kadar bu konuyu bütün boyutlarıyla değerlendirmeyi, çözümü soğukkanlılıkla, aklıselimle tartışmayı pek başaramadık. Bize dayatılan ön yargıları, bizi birbirimize düşürmek için tezgâhlanmış korku ve fesat tuzaklarını hakkıyla aşamadık'

-Yıllardır söylenegeldiği üzere bu mesele sadece askeri tedbirlerle çözülebilecek bir mesele değildir. Bu mesele çok boyutlu bir meseledir, toplumsal bir meseledir, sosyal bir meseledir ekonomik bir meseledir, kültürel bir meseledir. İşin psikolojik boyutu vardır. Hepsinin ötesinde bunun siyasi, diplomatik boyutu vardır, bu bir insanlık meselesidir, bir demokrasi meselesidir.

-Sorumluluğunu hakkıyla taşımayan, her şeyi güvenlik güçlerine havale eden yönetim anlayışları, yaşanan siyasi ve ekonomik krizler, demokrasinin zaafa uğratılması gibi nedenlerle, bu aklıselim noktasına bir türlü gelinememiştir.

Milli birlik-bütünlük projesi

-Bugün gelinen nokta işte bu muhasebe noktasıdır. Bu noktada meseleyi yeniden düşünerek, milletimizin acılarına son verecek ve kardeşleri birbirine düşüren bu fitneyi bitirecek aklıselimi yine birlik ve beraberlik içinde tesis etmeyi umut ediyoruz ve diyoruz ki, hep birlikte ama hep birlikte kim olursa olsun gelin taşın altına elimizi sokalım'

-Şundan hiçbir insanımız şüpheye düşmesin: Bu silkiniş, asırlar boyunca bir ve beraber yaşamış olan milletimizin yeniden tarihe yön verecek bir haşmet ve azamete ulaşmak üzere birbirine kenetlenmesi, milli birlik-bütünlük projesini, sürecini hayata geçirmesidir.

'Üniter devlete karşı hiçbir girişime asla izin vermeyiz'

-Kim bu kardeşlik projesinden bir ihanet planı çıkarmaya çalışıyorsa Türkiye'ye büyük kötülük ediyor. Anayasamızın belirlediği ölçüler ortadadır. Türkiye'yi bölmeye, bütünlüğümüzü bozmaya, üniter devlet yapımızı ortadan kaldırmaya yönelik hiçbir niyet ve girişime asla ve asla izin vermeyiz. Türkiye'nin menfaatlerine halel getirecek en küçük bir adımı bile asla ve asla atmayız.

-Bu açılım, demokratik bir açılımdır. Bu açılım, sevgi ve kardeşlik açılımıdır. Bu açılım, ortak bir duyguda buluşma açılımıdır. Bu açılım, ortak aklın tecellisidir. Atılan bu adım, anaların gözyaşları daha fazla akmasın, acılar daha fazla yüreklere çökmesin, gönüller mahzun olmasın, kardeş kardeşe düşman olmasın diye atılıyor, bu amaçlara nasıl karşı çıkılabilir?

'Asıl kötü olan bu yaranın çeyrek asırdır sürmesi'


-Bu ülkenin doğusu da batısı da kuzeyi de güneyi de aynı coşkuyu kuşansın, aynı atılım heyecanını yaşasın, her insanımız ülkesine, devletine, bayrağına aynı gurur ve mutlulukla sahip çıksın istiyoruz, bunun neresi kötü? Asıl kötü olan, bu yaranın çeyrek asırdır kanamaya devam etmesidir.

-Bu millete asıl kötülüğü, bu acıya seyirci kalanlar, bu yarayı bir an önce iyileştirmek için gününü gecesine katmayanlar yapmıştır. Asıl büyük yanlışı, yetki ve sorumluluğu elinde bulundurduğu halde, yıllar yılı hamasetle idare edip, sorunu görmezlikten gelen makam sahipleri yapmıştır.

-Asıl sorgulamamız gerekenler, vatandaşına en temel hakları fazla gören, bu ülkeye tarih boyunca bağlı kalmış gönülleri kıran, küstüren zihniyetlerdir. Bu ülkenin yalnız doğusunda değil, batısında da kuzeyinde de güneyinde de mahrumiyet bölgeleri oluşmasına göz yuman, buralara götürülmesi gereken hizmetlerin parasını hırsıza, arsıza peşkeş çekenlerdir.

'Gelin bunları sorgulayalım'

-Asıl sorgulamamız gerekenler, insanlarımızın birlik ve beraberliğine kasteden kirli çeteleşmeler, karanlık örgütlenmeler, iftira tezgahlarıdır; adalete güveni zedeleyen, otoritesini saygıyla değil korkuyla kabul ettirmeye çalışan yönetim anlayışlarıdır. Gelin bunları sorgulayalım, bu hatalara, bu yanlışlara bir daha düşmeyelim diyoruz, bunda ne kötülük var?

-Bizim kimseye, 'her şeyi biz yapalım', 'kuralı biz koyalım', 'çerçeveyi biz çizelim' gibi bir dayatmamız yok. Çünkü biz Türkiye'nin tamamı değiliz. Biz herkese bir çağrıda bulunuyoruz. Gelin bu ülkenin kanayan bütün yaralarına, evet, tekrar söylüyorum, bütün yaralarına merhemi hep birlikte bulalım diyoruz. Burada siyasi istismar yapılmaz, burada siyasi rant hesabına girilmez. Herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyoruz.

'Bu bir demokrasi meselesidir'

-Neden olmayacağını yıllarca konuştuk, gelin bugün de nasıl olacağını konuşalım diyoruz.

-Bu mesele bu milletin meselesidir, bu ülkenin meselesidir, gelin bir ucundan tutun da bu ağırlığı bu ülkenin üstünden kaldıralım diyoruz. Tarih boyunca diz kırıp aynı sofraya oturmuş, aynı türküyü beraberce söylemiş, vatanı savunmak için aynı cephede saf tutmuş bu insanların gönül ahengini bozan nedir, gelin birlikte bulalım diyoruz. Bu mesele demokrasi meselesidir diyoruz, çözümü arayıp bulmak görevi herkesten çok milletten vekalet alanlara düşer diyoruz. Bu meseleyi her türlü önyargıdan, her türlü polemikten, her türlü asabiyetten, her türlü istismarlardan uzak biçimde gelin milletin huzuruna getirelim diyoruz.

'Gelin yanlışları düzeltelim'

-Üniversitelerimiz konuyu tartışsın, aydınlarımız, sanatçılarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, medyamız, yediden yetmişe bütün insanlarımız bu konuyu hakkını vererek bir daha düşünsün diyoruz.

-Vatan toprağının bir köşesindeki bir yara gün gelir bütün vücudu sarar, kangrene çevirir, gelin daha fazla geç kalmadan o yarayı hep birlikte saralım diyoruz. Gelin yanlış neyse, hata neyse, kusur neyse, çok geç olmadan bütün bu yanlışlıkları düzeltelim diyoruz. Gelin bu ülkeyi demokrasisiyle, adaletiyle, özgürlüğüyle, refah ve istikrarıyla, barış ve kardeşliğiyle dünyaya örnek bir ülke haline getirelim diyoruz.

-Terör'ü bir yol olarak seçenleri her zaman telin ettik, şimdi de ediyoruz. 'Terör' örgütünü bir düşman ilan ettik, şimdi de ilan ediyoruz. Türkiye'nin birliğini, dirliğini, bütünlüğünü her şeyin üstünde tuttuk, bugün de bu hassasiyetimizi aynı kararlılıkla koruyoruz. Bu demokratik arayışlarımız da aslında bu hassasiyetimizin eseridir. İnanıyoruz ki bu demokratik açılımlar sonuç verdikçe, fesat odakları zeminini kaybedecek, 'terör'ün bir yol, bir yöntem gibi gösterilmesine de imkan kalmayacaktır.

'Farklılıkların zenginlik olduğunu fark edeceğiz'

-Bu ülkenin doğusuyla batısını birbirine yaklaştırdıkça, terörün ayaklarının altındaki zeminin ortadan kalkacağını da göreceğiz. İnsanların fikirlerini, inançlarını, kültürlerini yaşamakta alabildiğine özgür oldukları bir ülke haline gelebilirsek, bütün bu farklılıkların bu ülke için bir zenginlik olduğunu fark edeceğiz. Türkiye, kelimelerden, kavramlardan, fikirlerden korkulan bir ülke olmanın utancını daha fazla taşıyamaz.

-Bu ülkede hepimizin, Türkmen'in de Tatar'ın da Kürt'ün de Çerkez'in de Laz'ın da kendini özgür hissederek, kendi kültürüne, geleneğine-göreneğine sahip çıkarak, komşusunun farklılıklarına saygı göstererek geleceğe umutla bakarak yaşamaya hakkı var. Nitekim binlerce yıllık tarihi medeniyet tecrübemiz de bu milli ahengi en güzel biçimde yaşayan ve yaşatan bir millet olduğumuzu görmüyor muyuz, bunu göstermiyor mu? Ancak böyle bir Türkiye güçlü bir Türkiye olarak yoluna devam edebilir.

Kaynak: Gundemonline

YazdırYazdır | gulbahar | 28.08.2009, 12:06:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar
'Sıkışan' kim? - (Makale)

Okuyucu değerlendirmesi