Kürt sorununun çözümünde provokasyon kaygısı
Kürt sorununda çözüm tartışmalarının sürdüğü bugünlerde askeri operasyonlar da hız kesmeden devam ediyor. Kırsal bölgelerden gelen haberler arasında özellikle korucu, itirafçı ve askerlerden oluşan grupların faaliyetlerinin aynı dönemde ve benzerlikte olması dikkat çekiyor.
Hükümetin 'Kürt açılımı' ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın önümüzdeki günlerde açıklanması beklenen yol haritası büyük bir merakla beklenirken, bölge illerinde yaşanan olaylar kamuoyunu kaygılandırmaya başladı. KCK'nin eylemsizlik kararı aldığı 3 ayda Bilge Köyü katliamı, Beytüşşebap'ta iki DTP'linin öldürülmesi, Siirt'te bir çocuğun, Van'da ise Koçerin çadırının taranması gibi olaylar da artış gösterdi. Yine Tunceli Çemişgezek İlçesi'nde köy minibüsünü taramanın planlandığı ortaya çıktı. Bu gibi olaylar ise kamuoyunda 'provokasyon yaratılabilir' kaygılarını güçlendirdi. Son bir ay içinde yaşanan olaylar şöyle: Dersim'de 'Beşağaç' planı: Provokasyon arayışlarına ilişkin en yeni haber dün Dersim'in Çemişgezek İlçesi'nden geldi. Geçtiğimiz yıl Şırnak'ın Beytüşşebap İlçesi'ne bağlı Beşağaç Köyü'nde köy minibüsünün taranarak 12 köylünün öldürülmesi olayının bir benzerinin Dersim'in Çemişgezek İlçesi'ne bağlı Toratlı Köyü'nde (Deko) planlandığı iddia edildi. Çemişgezek İlçe Jandarma Komutanlığı İstihbarat Komutanı olduğu söylenen Ömürcan adlı kişinin, A.D. (24) adlı genci baskı ve tehditle ajanlaştırdığı ve bu kişiden A.A, A.H.D. ve M.K. adlı köylüleri öldürerek evlerini yakması ve köy minibüsünün taranmasının istendiği öne sürüldü. Köy katliamı PKK'ye mal edilecekti 'Şüpheli' ve adından 'katliam' diye bahsedilen olay Mardin'in Mazıdağı İlçesi'nin Bilge Köyü'nde yaşadı. Bilge Köyü'nde 6'sı çocuk 16'sı kadın 44 kişinin katledildi. Yaşanan olayın ardından medya, önce 'kız alıp verme' dedi ardından 'kan davası' ve 'toprak davası' gibi iddiaları ortaya attı. Tanıkların anlatımları, ortaya atılan iddialardan uzakken, olaydan iki saat sonra askerin olay yerine gelmesi şüpheleri daha da arttırmışken, köydeki katliamın PKK'ye mal etmeye çalışıldığı ancak tanıkların ortaya çıkmasıyla bu oyunun bozulduğu belirtildi. Korucular, Güçlükonak ve Beşağaç Köyü'ndeki katliamlara benzer bir senaryo hazırladıklarını sorgularında ifade edildi. Bölgede 'hançer timi' hareketliliği Şırnak'ın Beytüşşebap (Elkê) İlçesi'nde 25 Mayıs günü DTP'li Necman Ölmez ve Ferhat Ediş başları taşla ezilip, sırt bölgeleri ise kesici aletlerle kesilerek öldürüldü. Cinayetin ardından ortaya çıkan detaylar sonrası olayın bölgede faaliyette bulunan 'Hançer Timi' adı öne çıktı. İHD'nin olay hakkında hazırladığı raporda 'Cinayetler planlı ve organizeli bir şekilde yapılmıştır. Bu cinayet çevrede çok büyük bir gerilim ve korku yaratmıştır. Çevrede bulduğumuz M16 mermiye bakarak olaya korucuların veya kamu personelin karışma ihtimali de vardır. Ancak bu iddia savcının yapacağı araştırma sonucunda ortaya çıkarılacaktır' denildi. Hançer Timi işi başında 2 DTP'linin öldürülmesi olayı ardından asker, korucu ve sivil insanlardan oluşan 'Hançer Timi' bölgedeki çalışmalarına devam ettiği de gelen bilgiler arasında. 'Haçer Timi'nin, Şırnak bölgesi Meydan Kolya, Meydan Zengil, Faraşîn, Laleşî yaylaları, Çela Cenge, Siwara Xele alanları ve köylerde devriye gezdiği bildirildi. Yerel kaynakların verdiği bilgiye göre, bu timin HPG'lilere karşı pusu attığı, özellikle Ahmedê Xurse kod isimli bir kişinin bire bir timin eylemlerine katıldığı iddia edildi. Ayrıca 5 Ağustos günü Hakkari'nin Çela Cenga alanında 2 HPG'linin pusuya düşürüldüğünü ve burada infaz edildiğini ileri sürüldü. Hakkâri'nin Yüksekova İlçesi kırsalında çok sayıda köye 15 kişilik JİTEM mensubunun PKK'lilerin kıyafetleri giyerek ve yüzlerine maske takarak her evden bir haftaya kadar 150 TL para istedikleri iddia edildi. Benzer bir grubun ise Bingöl'ün Genç ilçesinde PKK'lilerin kıyafetleri ile köylerde dolaştığı bildirildi. Diyarbakır'ın Kulp İlçesi Tuzla (Xerzika) köyü sakinleri bölgelerinde itirafçı ve koruculardan oluşan 13 kişilik bir timin gezindiğini belirtti. Bu timin köyün için de bulunduğu ormanlık alanı ateşe verdiği öne sürülerken, bu yangın sonrası köylülere ait bine yakın badem, fıstık, incir, ceviz ağacının yanı sıra binlerce dönümlük ormanlık alan ise zarar gördü. Aynı bölgede bir ev taranırken, tarama olayının da aynı grup tarafından yapıldığı belertildi. Köylüler İHD'ye başvurularının yanı sıra köylüler konu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Diyarbakır'ın yanı sıra Şırnak, Batman, Siirt, Tunceli'nin de aralarında bulundu çok sayıda bölge ilinde orman yangınları çıktı. Koçerlerin çadırı tarandı Hançer Timi'nin Bitlis merkez ve köylerinde görüldüğü iddiasının ardından Gevaş İlçesi'nde Koçerlerin bulunduğu çadırlar 7 Ağustos gecesi kimliği belirsiz yüzü maskeli kişilerce uzun namlulu silahlarla tarandı. Saldırıda Ayşe (55) ile kızı Asya Yasak (14) yaralandı. Yaralanan anne ve kızın sakat kalma ihtimallerinin olduğunu ifade edilirken, başlatılan soruşturma sonrası olayın failleri hala bulunamadı. Şırnak'ın Beytüşşebap (Elkê) İlçesi'nde yayla yasaklamalarının yanı sıra Jîrkî Aşireti mensubu korucuların Siirt yöresinden gelen Koçerlere silahla saldırdığı iddia edildi. Saldırıda birçok koyunun telef olduğu ve bir kısmına ise korucular tarafından el konulduğu ileri sürüldü. Öte yandan bölgede 90'lı yıllarda birçok faili meçhul cinayette ismi geçmiş, JİTEM elemanı olarak çalışan birçok kişinin de yeniden bölgeye gönderildiği iddia edildi. Siirt'in Baykan İlçesi'nde DTP Siirt İl Başkanı Sıdık Taş'ın yeğeni olan Hakan Uluç (10) 6 Ağustos tarihinde silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Cinayet sonrası gözaltına alınan olmazken, Uluç'un öldürüldüğü Oymaklı (Şeşkeft) köyü hariç çevredeki tüm köylerin hem korucu olması hem de olayda kalaşnikof kullanılması dikkat çekti. Hançer Timi benzeri bir grubun Bitlis merkez ve köylerinde görüldüğü iddia edildi. 3'erli 4'erli gruplar halinde dolaşan ve HPG'lilerin kıyafetlerini giydikleri belirtilen timin, özellikle akşam saatlerinde ortaya çıktıkları söylendi. Çobanlarla ilişkilendikleri öğrenilen grupların, ayrıca Güroymak (Norşên) İlçesi'ne bağlı Meştak Köyü yakınlarında da köylüleri, kendilerine yemek getirmeleri için tehdit ettikleri belirtildi. Mutki İlçesi'ne bağlı Xeça Reş ve Geliyê bölgelerinde ise silahlı sivil giyimli kişilerin dolaştığını ifade eden yerel kaynaklar, bu grupların geceleri bölgedeki köyleri dolaştıkları öğrenildi. Siirt'in Eruh İlçesi Kekliktepe (Xalidyê) Köyü'nde 26 Temmuz tarihinde korucuların Halime Sercan adlı bir kadını, silah dipçikleriyle döverek ağır yaraladığı iddia edildi. Kolunda ve kafasında kırıklar bulunan Sercan, Siirt Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Sercan'ın 20 gün önce yaşanan bir olaydan kaynaklı darp edildiği iddia edildi. Batman'ın Sason İlçesi Karameşe (Sebane) Köyü'ne bağlı Tire Mezrası'nda 20 Temmuz tarihinde 200 bin dönümlük ormanlık alanda yangın çakmasına tepki gösteren köylülerden Mehmetşah Bayındır, ormanlık alanın asker ve korucuların denetimi altında olduğunu söyledi. Ağrı'nın Diyadin İlçesi'ne bağlı Aşağı Oğul (Jêra Davan) korucuları 3 Ağustos tarihinde, Yukarı Oğul (Jura Davan) Köyü'ne saldırdı. Çıkan çatışmada 3 korucu yaşamını yitirirken, 4 kişi yaralandı. Korucuların saldırısı sonrasında hiç bir güvenlik önlemi alınmadığı ve can güvenlikleri olmadığını belirten köylüler, köylerini terk etti. Operasyonlar arttı 29 Mart yerel seçimleri sonrası artan operasyonlar mayıs ayı ile birlikte tüm bölge illerine yayıldı. Karada binlerce asker ve korcunun katıldığı operasyonların yanı sıra Kürdistan Fedaral Bölgesi'ne yönelik onlarca hava saldırısı, obüs ve top atışları yapıldı. Operasyonlarda en az 40'ın üzerinde HPG'li, 30'a yakın ise asker yaşamını yitirdi. Operasyonlar Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Hakkari, Hatay, Bingöl ve Dersim olmak üzere bir çok bölge ilinde aralıklarla devam ettiği öğrenildi. Dicle İlçesi'ne bağlı Heredan (Kırkpınar), Tunagraq, Şingrik (Yokuşlu), Ziyaret Tepesi ve Dilbi kırsal alanlarında TSK'ya bağlı askeri birlikler Temmuz ayı içinde sık sık operasyonlar düzenlendi. Kralkızı ve Dicle Jandarma Taburu'na bağlı askerler tarafından başlatılan operasyona, özel harekat timleri ve köy korucuları da destek veriyor. Şırnak bölgesinin geniş kapsamlı operasyonların yanı sıra Temmuz'un ilk haftası askeri alanlarda patlayan bombalar sonucu 4 sivil vatandaş yaşamını yitirirken, 3 korucu, 2 asker ve 9 sivil vatandaş ise yaralandı. Kaynak: Gundemonline Yazdır | gulbahar | 18.08.2009, 12:04:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|