Sezen Aksu ve Mikail Aslan'dan muhteşem düet
Dersim 9. Munzur Kültür ve Doğa Festivali'nde dün akşam düzenlenen ve sanatçılar Sezen Aksu, Mikail Aslan, Diyar, Ali Asker'in de katıldığı konsere on binlerce kişi katıldı. Mikail Aslan ile Sezen Aksu'nun Kürtçenin Zazaki lehçesinde seslendirdiği düet unutulmaz anlar yaşattı.
Bu yıl 'Munzur Vadisi 1. derece sit alanı ilan edilsin' sloganıyla düzenlenen 9. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, panel, sergi ve konserlerle devam ediyor. Türkiye illerinden ve yurtdışından çok sayıda kişinin katıldığı festival, bu yılki yoğun programı ve katılımcılarıyla uluslar arası bir boyut kazanma yolunda gidiyor. İl merkezinin genelinde yapılan festival kapsamında, imza kampanyaları, hediyelik eşya, yiyecek ve giyecek stantlarının açılırken, gün boyu yapılan etkinliklere katılımın yoğun olduğu gözlendi. Festival kapsamında, eski askeri kışla olarak kullanılan tarihi yapıda açılan farklı konularda resim ve heykel sergileri büyük ilgi gördü. Yapılan sergi açılışının ardından Belediye Konferans Salonu'nda düzenlenen 'Günümüzde Alevilik ve sorunları' konulu panelde Alevilik ve sorunları tartışıldı. Moderatörlüğünü Özgür Demokratik Alevi Hareketi Sözcüsü Ergin Doğru'nun yaptığı panele, DTP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis, BDP Genel Başkanı Demir Çelik, Araştırmacı-Yazar Sırrı Öztürk, Araştırmacı-Yazar Esat Korkmaz ve ABF Genel Sekreteri Kazım Genç konuşmacı olarak katıldı.
'Kızılbaşlılık bir inanç ve felsefedir'
Panelde ilk konuşmayı yapan Şerafettin Halis, Alevilerin yaşadıkları sorunları ve DTP olarak bu sorunlara ilişkin Meclis'te yaptıkları çalışmaları anlattı. Meclis'e Alevilik sorunu için 7 kişilik bir komisyon kurduklarını belirten Halis, 'DTP olarak, kesinlikle Cem Evleri, Alevilerin ibadet merkezi olsun diye bir talepte bulunmadık. Çünkü nasıl camiler Müslümanların, kiliseler de Hıristiyanların ibadet mekanı ise cem evleri de tartışmasız Alevilerin ibadet merkezidir, biz bunu tartışmayı dahi kabul etmiyoruz. Alevilerin bu ibadet merkezlerinin yaygınlaştırılmasını ve anayasal güvenceye alınmasını istedik. Alevilik İslam dışımı, İslam içimi tartışmalarını kabul etmiyoruz, biz bu tartışmaları Alevilere hakaret olarak görüyoruz' dedi. Ardından konuşan Esat Korkmaz da, 'Kızılbaşlık bir felsefe ve inançtır.
Önce egemenin, zalimin ideolojisini parçalamakla yükümlü olan Kızılbaşlar sisteme karşı başkaldırıda bilinenin dışında farklı türden bir başkaldırıdır' dedi.
Ardından söz alan diğer konuşmacılar da Alevilik inancı ve sorunlarına ilişkin söz aldı. Panelin ardından stadyumda yapılan ve Tuncelili yerel sanatçılar, sanatçı Lütfü Emre Gültekin, Ali Asker, Sezen Aksu, Diyar ve Grup Yorum'un katıldığı konserlerle devam etti. 20 bini aşkın kişinin katıldığı stadyum etkinliklerinde, sarı kırmızı yeşil flamalar, İbrahim Kaypakkaya posterleri ve Munzur'a baraj yapılmamasına yönelik pankartlar açıldı. Etkinlikte askeri düzende ve yeşil sarı kırmızı flamalarla yürüyen gençler, sık sık 'Biji serok Apo', 'Selam selam İmralı'ya bin selam', Munzur özgürdür özgür akacak' ve 'Munzur'a uzanan eller kırılsın' sloganları attı.
'Dersim isminin Tunceli olarak değiştirilmesi operasyon ve asimilasyondur'
Stadyumda yapılan etkinliklerin açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Edibe Şahin, Munzur Festivali'nin her geçen yıl daha görkemli geçtiğini ve giderek uluslararası bir özellik kazandığını kaydetti. Şahin'den sonra konuşan Tuncelililer Dernekleri Federasyonu (TUDEF) Genel Başkanı Özkan Tacer, 68 kuşağının yarattığı mücadeleyi, Şeh Bedrettinlerden, Mahirlerden, Denizlerden, Mazlum Doğanlardan ve İbrahim Kaypakkayalardan bugüne getirildiğini belirtti. Tacer konuşmasında, 'Bizleri Dersim'den göç ettirmeye zorlayan, 38 sürecinde tehcir hareketiyle dinimizi yok etmek isteyen, Alevi Kızılbaş kimliğimizle bizi saymayan, yetmiyormuş gibi barajlarla doğamızı yok eden bu anlayışa karşı, bir kez daha sesleniyorum, Dersim onurludur, onurlu kacak. Dersim'e sefer olur ama zafer asla' dedi. Ardından konuşan Şerafettin Halis de, Dersim isminin Tunceli olarak değiştirilmesinin, operasyon ve asimilasyon olduğunu belirterek, 'Önce adımızı aldılar sonra da canımızı. Yetmedi kültürümüzü inancımızı tarihimizi ve onurumuzu almaya çalıştılar. O kadar kolay değil. Çalınmış adımıza rağmen 74 yıldır onurumuzu koruyoruz. Bir coğrafyanın insanlarını sevmeyenler o coğrafyayı da sevmez. Bizi sevmeyenler doğamızı da sevmiyor. Bizim özgürlüğümüze kelepçe vuranların yanı başımızdaki Munzur'a da kelepçe vurmak istiyor' dedi.
'Alevilerin gerçek temsilcisi DTP'dir'
DTP Eşbaşkanı Emine Ayna da, DTP'nin Alevilerin Meclis'teki temsilcisi olduğunu, Alevilerden oy alarak meclise gelen hiçbir milletvekilinin Dersim adını kullanmadığına dikkat çekti. Ayna, 'Tunceli'de ısrar ediyorlar. İlk kez DTP'nin meclise girmesiyle Dersim güncelleşti, Dersim gündeme geldi. Neden Dersim? Dersim'e Tunceli adının konma nedenlerine bakmamız yeterlidir. İsimleri çok önemsediğimizden değil ancak biliyoruz ki Dersim'in ismi Tunceli olarak değiştirilirken aslında amaçlanan Dersim'in özgürlük mücadelesinin tarihini yok saymak ve tarihten silmekti. Bu yüzden Dersim önemlidir, bu yüzden buranın adı Tunceli değil Dersim'dir' dedi.
'Hükümet Kürt sorununu muhatapsız çözmek istiyor'
Hükümetin açıklayacağını söylediği projeye de dikkat çeken Ayna, hükümetin Kürt sorununu muhatapsız çözmek istediğini ve çözüme yönelik bir projesinin olmadığını kaydetti. Çözüm için muhatabın Hükümetin çözüm için görüşeceğim dediği kurumların MİT ve MGK olduğunu belirten Ayna, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın Kürt sorununa yönelik konuşmasına dikkat çekti. Ayna konuşmasında, 'İçişleri Bakanı'nın yaptığı açıklama kısa vadeli, orta vadeli, uzun vadeli düşüncelerini aldıktan sonra kısa, uzun vadeli proje tartışacaklarını ve açıklayacaklarını söylüyorlar. Bir halk tabiri vardır, 'Ölme eşeğim yaz gelsin'. Burada insanlar ölüyor. İki gün önce Iğdır'da bir yargısız infaz gerçekleştirildi. 5 gün önce Şırnak'ta iki genç Kato Dağı Festivali'ne katılmak için yola çıktılar yolda korucular tarafından durdurulup öldürüldüler. İnsanlar ölüyor. Şiddet politikalarını Türkiye Cumhuriyeti 1924 yılından beri uyguluyor. Şiddet şiddeti doğurdu, bugün şiddeti çözmek barışçıl bir dille mümkündür. Siz binlerce insanın ortaya çıkıp her yıl ama her yıl kendisini hak mücadelesini yürütücüsü olarak gördüklerini terörist olarak damgalarsan bu sorun çözülemez, çözümsüz kılan sen olursun. Çünkü geliştirdiğin dil şiddet dili olur barış dili olmaz' dedi. Ayna'nın konuşmasının ardından DTP öncülüğünde Dersim isminin geri alınması için imza kampanyası başlatılacağı duyurusu yapıldı.
Sezen Aksu ve Mikail Aslan'dan Zazaki düet
Yapılan konuşmaların ardından ilk sahneyi sanatçı Ali Asker aldı. Ardından sahne alan Sezen Aksu, on binlerce kişinin sevgi gösterisiyle karşılandı. Aksu'nun sahne almasıyla platforma yığılan kalabalık izdihama neden oldu. Yoğun ilgiyle şarkılarını seslendiren Aksu'ya kalabalık eşlik etti. İlk şarkısını seslendirdikten sonra konuşan Aksu, insanın olduğu kadar doğanın ve doğadaki tüm canlıların da yaşama hakkı olduğunu belirtti. Aksu, Türkiye'nin İstanbul, İzmir'le sınır olmadığını belirterek, bölgede de konser vermenin mutluluk verici olduğunu kaydetti. Tunceli'ye gelmekle çok mutlu olduğunu söyleyen Aksu, barış ve kardeşliğe vurgu yaptı. Aksu şarkısını seslendirirken, Beşiktaş'ın Çarşı Grubu taraftarları, sahne önünde, 'Seçimde sınavda dokuzonbeşte, Munzur'da baraj istemiyoruz' yazılı pankart açtı. Sanatçı Erkan Oğur ile düet yapan Aksu, ardından Mikail Aslan ile Kürtçenin Zazaki lehçesinde bir parçayı beraber seslendirdi. Aksu ve Aslan'ın düeti unutulmaz anlar yaşatırken kalabalık şarkının ardından sloganlar attı. Aksu'nun seslendirdiği hareketli parçalar eşliğinde oynanan dansların ardından sahne alan Diyar'ın da seslendirdiği Kürtçe parçalar ile halaylar çekildi. Grup Yorum'un sahne alması saat 01.30'u bulurken, Grup Yorum saatin geç olması nedeniyle programını erken bitirdi. Festival panel, konser ve sergilerle devam ediyor.
Kaynak: DİHA
Yazdır | kEditor | 31.07.2009, 14:10:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|