Hükümet çözüm değil, yöntemini açıkladı
Hükümet'in 'Kürt açılımı' ile ilgili açıklama yapan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, 'Herkese kaybettiren bu sorunun çözülmesi gerekiyor' dedi. Çalışmayı 'devlet çalışması' olarak nitelendiren Atalay, 'demokratik açılım' olarak tanımladığı çalışma ile ilgili muhalefet partileri ve bütün kurum kuruluş ve toplumsal kesimlerle görüşeceklerini söyledi.
Hükümetin kısa süre önce, 'MGK üyesi' bakanlarla Kürt sorununa ilişkin başlattığı çalışmaya ilişkin, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, bakanlık binasında basın toplantısı düzenledi. Yapılan çalışmanın detayları konusunda bilgi vermeyen ve daha çok yöntem üzerinde duran Atalay, sorunu mutabakatla çözmek istediklerini belirtti. Atalay, Başbakan'ın talimatları doğrultusunda başlattıkları çalışmanın yoğun bir şekilde ve tempolu bir şekilde devam ettiğini ifade ederek, 'Konunun ne kadar hayati olduğunu biliyoruz. Milletimize her açıdan kaybettiren bu sorunun çözülmesi gerekiyor' dedi. Atalay, şimdiye kadar çözüm için 'kararlı ve sabırlı' adımlar attıklarını ileri sürerek, yürütülen çalışmada üslup ve yöntem konusunun önemine değinerek, 'Bu konuda kamuoyunu aydınlatmak istiyoruz. Bu tür hassas konularda üslup ve yöntem işin özünden daha önemli olabiliyor. Bakanlık olarak bu işin koordinasyonunu yürütüyoruz' şeklinde konuştu. 'Henüz bir sonuca ulaşmadık' Yürütülen çalışma konusunda henüz bir sonuca ulaşılmadığını ve karar alınmadığını ifade eden Atalay, Bakanlık adına yürütülen çalışma hakkında yapılan haberlere de tepki gösterdi ve siyasi partilerin bunun üzerinden yorum yapmamasını istedi. Çalışmayı 'Büyük bir titizlik ve hassasiyet' içinde yürüttükleri ve böyle olması gerektiğini dile getiren Atalay, öte yandan da sorunu 'terör sorunu' olarak nitelendirerek bunun da çözmek istediklerini söyledi. Herkesin çözüm için olumlu bir yaklaşım sergilediğini belirten Atalay, 'Bu olumlu yaklaşımı da fırsat bilerek kendi sorunlarımızı kendimiz çözmeliyiz. Geçmişten ders almalıyız' dedi. 'Gelin geleceğimizi ipotek altına alan, lokmamızı küçülten bu sorunu çözelim' Bu olumlu atmosferin sürecin gelişmesi için önemli bir alt yapı sunduğunu belirten Atalay, 'Daha fazla demokrasi, hak ve özgürlükler sağlandığında çözümsüz birçok sorunun çözüldüğünü gördük. Demokratik, hak ve özgürlükler önündeki engellerin kaldırılması hususunda önemli taahhütlerde, bulunduk ve bunları bir bir uygulamaya koyduk' dedi. Çözüm için çalışmaların yeni bir ivme kazandığının altını çizen Atalay, 'Bugün farklı bir ivme kazanılmıştır bunu kullanmak istiyoruz' dedi. 'Kürt meselesi olarak değerlendirilen sorunun da, her vatandaşın kendisini özgür ve hür hissedeceğini düşünerek çözüleceğini düşünüyoruz' diyen Atalay, 'Çözümün yolu demokratikleşmedir. Yaptıklarımız yapacaklarımızın göstergesidir. Bu bir toplumun meselesidir. Herkesin bu konuda yıkıcı değil, yapıcı olması gerekiyor, çözüme katkı sunması gerekiyor ve biz bunu bekliyoruz. Buna herkesi dahil etmeye çalışıyoruz. Bunu bir devlet çalışması olarak yürütme kararlılığı içindeyiz' dedi. Çözümsüzlüğü savunarak, politika yapmanın hiç kimseye faydası olmadığını ifade eden Atalay, 'Bütün siyasi aktörlere de sesleniyorum. Gelin bu sürece katılın. Geleceğimize ipotek koyan, lokmamızı küçülten bu sorunu gelin çözelim' dedi. 'Herkesimin bu çalışmaya katılması önemlidir' Başbakan'ın 2005 Diyarbakır konuşmasını hatırlatan Atalay, 'Bu sürece bütün kurum ve kuruluşların destekleri alınmakta olup, alınan öneriler değerlendirilmeye başlanmıştır. Bakanlık olarak koordine ediyoruz. Görüşler ve katkılar geliyor bunları derleyip topluyoruz. Bu konuda yazılan kitap, değerlendirme, yapılan konuşma ve mülakatları da göz önüne alıyoruz. Bu çalışmayı yürütürken mümkün olan en geniş katılımı ve mutabakatı sağlamayı amaçlıyoruz. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere herkesin katkısı istenecek görüşleri alınacak' dedi. Sürece katılımın mutabakat açısından önemli olduğunu belirten Atalay, 'Öte yandan sivil toplum kuruluşları meslek örgütleri, medya temsilcileri ve akademisyenlerin görüşlerini alma yönünde gayretlerimiz olacak. Çalışmalarda herkesi kucaklayacağız. Bu çalışmanın esasını herkesin güvenli ve müreffeh bir yaşam sürdürmesi gerektiği inancıyla yapıyoruz' diye belirtti. 'Türkiye modelini oluşturacağız' Çözüm için diğer ülkelerin örneklerini incelediklerini ve bu konuda İspanyol bakan ile de görüştüğünü kaydeden, 'Bu ülkelerin birikim ve tecrübelerini inceliyoruz. Ancak hiçbir ülkenin uyguladığı modeli tam olarak uygulama durumumuz olamaz. Kendimize ve Türkiye'ye güveniyoruz. Umarım, bu çalışmaların sonucunda, çözüm konusunda dünyaya örnek olacak bir Türkiye modelini de biz oluştururuz' şeklinde konuştu. Herkesin özverili davranmasını ve sürece katkı sunmasını isteyen Atalay, şöyle konuştu: 'Bütün kesimlerin bu süreci sabote edecek tutum ve davranışlardan uzak duracağına inanıyoruz. Bu süreç böyle bir süreçtir. Bizim çalışmalarımız herhangi bir tarihe bağlı olmadığı gibi, bir tarihe kendimizi bağlama durumumuz yoktur. Çalışma sürüyor aceleye getirmeden, ama kararlı bir şekilde süreci yürütmek istiyoruz. Çözüm sürecine ilişkin çalışmalarımız yeni başlamış değil. Kısa orta ve uzun vadeli adımlar atacağız. Önümüzdeki dönemde yazılı ve görsel basının temsilcileri görüşeceğiz. Bugüne kadar yazılmış bütün yazıları arşivimizde inceliyoruz. Bu konudaki güzel değerlendirmelere bakarken hakkı veren olumlu atmosfere bakarak, ülkemizde çok zengin bir basın yapımız var, büyük bir entelektüel birikimimiz var. Bu birikimi bunun için değerlendirmek istiyoruz.' 'Siyasi partilerin katkılarını bekliyoruz' Her boyutuyla çalışmanın yürütüldüğünü ifade eden Atalay, yaptıkları çalışmanın da, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 15 Ağustosta yapacağı açıklamaya bağlı olmadığını söyledi. DTP'den bir beklentilerinin olup olmadığına ilişkin bir soruyu da cevaplandıran Atalay, 'Atmosferi biliyorsunuz, toplumda oluşan olumlu atmosferi pozitif sonuçlara götürmektir. Bu manada siyasi partilerimizin katkılarını bekliyoruz' şeklinde konuştu. Af konusundaki bir başka soruyu da cevaplandıran Atalay, 'Hükümet inisiyatif aldı biz kendi çalışmamızı yürütüyoruz. Bütün Türkiye büyük bir mutabakat içinde bu sorunları çözeceğimize inanıyorum. İlgili bütün kurumlarla görüşeceğiz. İspanya başbakanıyla görüştüm. Görüş almadım. İnceliyoruz dedim. Olumlu bir atmosfer ve pozitif bir süreç ve pozitif bakalım. Bütün siyasi partilerin katkıları bizim için önemli. Bizim önümüzde bir de terör sorunu var. Terör çizgisi önemli bir çizgisidir. Meclis açıldıktan sonra bu konuda umuyorum ki bu konuda çalışmalar ve hareketlilikler olur. Yasal düzenleme gerektirmeyen ve yasal düzenleme gerektiren tedbirler vardır' dedi. Kaynak: DİHA Yazdır | kEditor | 29.07.2009, 14:09:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|