'Kürtçe konuşma' savcıları böldü
İzmir Cumhuriyet Savcısı Zafer Sercan Yetişer, Kürtçe konuştukları gerekçesiyle DTP belediye başkan adayı Şeyhmus Sercan ve DTP PM üyesi Cemal Çoşkun hakkında soruşturma açtı. Daha önce Digor Cumhuriyet Başsavcısı ise 'Kürtçe konuşma'nın önünde herhangi bir engelin bulunmadığı gerekçesiyle soruşturmaya gerek olmadığına karar vermişti. Bu kararı değerlendiren Cemal Çoşkun, mahkemelerin birbirinden habersiz olduğunu ve yargının kafasının karışık olduğunu belirtti.
Birçok Kürt siyasetçinin yargılanmasına neden olan 'Kürtçe siyaset yasağına' bir soruşturmada İzmir Cumhuriyet Savcısı Zafer Sercan Yetişer'den geldi. 29 Mart 2009 tarihinde yapılan Mahalli İdareler seçimi öncesinde İzmir'in Karabağlar İlçesi'nin Eserken pazaryerinde yapılan toplantıya katılan DTP Gaziemir Belediye Başkan Adayı Şehymuz Seyhan ile Karabağlar Belediye Başkanı Adayı ve DTP PM üyesi Cemal Çoşkun'un Kürtçe konuştukları gerekçesiyle haklarında soruşturma açıldı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Yetişer hazırladığı iddianamede, DTP belediye başkan adaylarının Türkçeden başka bir dil (Kürtçe) kullandıklarını tespit ettiklerini belirterek, 298 sayılı kanunun 58. maddesine göre seçim propagandalarında Türkçeden başka bir dillin kullanılmasının yasaklandığı hükmünün yer aldığını kaydetti. Cumhuriyet Savcısı Yetişer, DTP'liler hakkında Kürtçe konuştukları gerekçesiyle şunlara yer verdi: 'Şüpheli Cemal Çoşkun ifadesinde, mevcut anayasa ve yasaların toplumsal ihtiyacı karşılayacak yasalar olmadığı için, Kürtçe konuştuğunu beyan etmiş, bu itibarla suçlamayı açıkça kabul etmiştir. Diğer şüpheli Şehmuz Seyhan'da toplantıya katılan insanların çoğunun Türkçe bilmediğini bu yüzden Kürtçe ile konuştuğunu beyan ederek suçlamayı açıkça kabul etmiştir.' İki ayrı savcı, iki ayrı karar Cumhuriyet Savcısı Yetişer, DTP'li belediye başkanlarının yapılan toplantıya katıldıklarını ve Kürtçe konuştuklarını beyan ettikleri gerekçe göstererek, DTP'liler hakkında hapis cezasının verilmesine karar verdi. Daha önce Muş'un Digor İlçesi'nde DTP'nin seçim bürosunun açılışında Kürtçe konuştuğu gerekçesiyle hakkında dava açılan Çoşkun'un duruşması Kürtçe konuşma yasağına karşı emsal bir karar olmuştu. Çoşkun'u yargılayan Digor Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Tütüncü, 'Devlet yetkililerinin Kürt ırkına mensup kişilerin diliyle konuştuğu, TRT 6'da Kürtçe yayın yapıldığı bir dönemde Türkçeden başka dil kullanılması yasaktır hükmünü taşıyan maddelerinin hükümsüz kaldığı ve uygulama olanağının bulunmadığına' kararını vermişti. 'Yargının kafası karışık' Cemal Çoşkun, İzmir Cumhuriyet Savcısı Yetişer'in kendisi hakkında açmış olduğu soruşturmanın kabul edilemez olduğunu ve daha önce yine Kürtçe konuştuğu gerekçesiyle Digor Cumhuriyet Başsavcısı'nın açılan soruşturmaya gerek olmadığını kararını hatırlattı. Çoşkun, hükümetin bir yandan Kürtçe Tv açtığını bir tarafdan Kürdoloji bölümünün açıldığını ancak Kürtçe konuşanlara da davaların hala açıldığını ifade ederek, şunları söyledi: 'Mevcut Anayasa ve siyasi partiler kanunu bugünkü ihtiyaçları karşılamıyor. Bu boyutuyla bu yasalar oldukça sıkıntılar sürekli devam edecektir. Digor savcısı bu sıkıntıları bir nevi aşmıştı. Şimdi de böyle bir soruşturmanın açılması düşündürücüdür. Kabul edilecek bir durum değildir. Bu kararın ayakları havada kalmıştır. Bu anayasa bir an önce değiştirilmelidir. Kürtlerin dili Anayasal güvenceye alınmalıdır. Kurumlar birbirinden haberdar değildir. Savcılar birbirinden habersiz kararlar veriyorlar. Yargının kafası çok karışık.' Kaynak: DİHA Yazdır | kEditor | 29.06.2009, 16:19:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|