AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

Hatip Dicle: Türkiye 20-25 bölgeye ayrılsın

Hatip Dicle: Türkiye 20-25 bölgeye ayrılsın 9. Diyarbakır Kültür ve Sanat Festivali kapsamında Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda düzenlenen “Kürt Sorununda Demokratik Çözüm Modeli” panelinde DTP Eş Genel Başkanı Emine Ayna yanlış olanın Anayasa olduğunu belirterek “Evet biz Anayasaya aykırıyız” dedi. Ayna, Demokratik özerklik, İskoç Modeli, federalizm ya da bağımsızlık hepsinin tartışılması gerektiğini savunurken, DEP Milletvekili Hatip Dicle de Demokratik Özerklik Projesi çerçevesinde Türkiye’nin üniter yapısını bozmadan 20-25 bölgeye ayrılması gerektiğini söyledi.

Türkiye Barış Meclisi Sözcülerinden Ayhan Bilgen’in moderatörlüğünü yaptığı paneli DTP Eş Genel Başkanı Ahmet Türk’ün de bulunduğu çok sayıda siyasetçi, aydın, yazar ve yurttaş izledi. İzleyiciler salona sığmazken panel kapalı devre yayın ile dış salona aktarıldı.

Gazeteci-yazar Oral Çalışlar son günlerde Kürt sorununun çözümü yönündeki iyimser havayla ilgili olarak, “Bir taraftan Cumhurbaşkanı’nın, Genel Kurmay Başkanı’nın söylemlerinde ciddi bir değişiklik görüyoruz. Ama bir yandan DTP’lilerin, Kürt siyaseti ile bağlantısı var diye KESK’e yönelik operasyonlar yapıldığını görüyoruz. Evet söylemde bir değişiklik var ama pratikte henüz bir değişme yok” dedi. Çalışlar Kürt sorununun toplumsal zeminde çözüldüğünü ancak siyasetçiler ve siyasi düzlemde çözümün nasıl olacağı konusunda sorunların olduğunu söyledi. Çalışlar, DTP’nin Kürt kimliğinin temsilcisi olduğunu ifade etti. Çalışlar, “DTP’nin ve Kürtlerin Türkiye’nin demokratikleşmesinde çok önemli bir şans olduğu”nu söyledi. Dünden bugüne Kürtlerin değişik şekillerde reddi ve inkarından bugünlere gelindiğini ifade eden Çalışlar, “Önce Kürtler yok dediler, ardından varlar ama hakları yok dediler şimdi de siyaset zemininde meşru değillerdir, diyorlar. Bugün artık meşruiyet kavgasına girildi. Kürtler artık siyasi meşruiyet istiyorlar” dedi.

Uras: Yol haritası gerekiyor

ÖDP Milletvekili Ufuk Uras “çok somut adım atma zamanı” olduğunu söyleyerek, “ 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne değin kapsamlı bir yol haritası ortaya koymak, kapsamlı bir af, kapsamlı bir anayasa değişikliği, silahlı siyasetten açık siyasete geçecek kapsamlı adımların atılması zamanıdır” dedi. Uras Türkiye siyasetinde bir dönemece gelindiğini ifade ederek, geleneksel siyaset son kullanım tarihini doldurduğunu söyledi. DTP’nin emek siyaseti-kimlik siyasetinde çok somut olarak çalıştığını ifade ederek, “DTP kot taşlama işçilerinin sorunlarında da yer almaktadır, Tuzla tersanesi işçilerinin sorunlarında da var. Kimliğinden yoksun olanlarla, yoksulların mücadelesinin ortak hattı önemlidir” dedi.

Politik inisayitif almak durumundayız

Başbakan Erdoğan’ın yaptığı açıklamaların “bir geleceği, önünün ve arkasının olmadığı”nı ifade eden Uras, “Aynı faşizan uygulama DTP’ye, KESK’e, Eğitim-Sen’e bölgedeki tepkilere yönelik olmaktadır” dedi. Uras konuşmasını sürdürdü: “DTP’nin bir de Kosova’da olduğunu bilir misiniz? Kosova’da bir DTP vardır. Meclis Başkan Vekilimiz gider ziyaret eder. Kosova’daki DTP’nin adı Demokratik Türk Partisi’dir. Kosova’daki bu partinin ne kadar siyaset yapma hakkı varsa Türkiye’de de aynı hakkın olması geçerli değil midir? Aynı şey Bulgaristan için de geçerlidir.”

Meclisin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini ifade eden Uras, “Bunu telafi etmek için de bugüne kadar ne yapıyorsa tam tersini yapmalıdır. Statükocu vesayet anlayışını değiştirilmelidir” dedi. Uras konuşmasını sürdürdü: “Eş anlı olarak demokratik reformların yapılması şiddet ortamının sönümlendiğini göstermiştir. 1 Eylül Dünya Barış Gününe bu politik insiyatifi almak durumundayız. Dağdakine siyaset yapmanın yolu ovada siyaset yapana siyaset hakkı verilmelidir.”

Ayna: Başbakan artık konuşmasın

DTP Eşbaşkanı Emine Ayna ise, “Türkiye’de Kürt sorunu çözülmeden kimse iyi şeyler olacak demesin. Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanları, Cumhurbaşkanları yurt dışında konuşmasınlar; gelsinler bizimle konuşsunlar. Cumhurbaşkanı’nın bir uçakta iyi şeyler olacak cümlesinin hemen ardından gelen tutuklamalarla iyi şeyler olmadığını görüyoruz” dedi. Sorunun Kürtlerin taleplerinde olmadığını, esas sorunun devletin Kürt sorununu çözmek isteyip istememesinde yattığını ifade eden Ayna, Kürtlerin Türklerin sahip oldukları tüm haklara sahip olması gerektiğini ifade etti.

Biz anaysaya aykırıyız

12 Eylül darbesinin ürünü olan ’82 Anayasası’nın bir an önce değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Ayna, “Anayasa tümden değişmedikçe Türkiye’de haklardan ve özgürlüklerden bahsetmek şansımız olamaz. Askeri vesayetten kurtulma şansımız olamaz. DTP’ye kapatma davası anayasaya aykırılıktandır. DTP’li milletvekillerinin tümü hakkında hazırlanmış fezlekeler var. Ama burada yanlış olan biz değiliz Anayasadır. Evet biz Anayasa’ya aykırıyız” dedi. Ayna konuşmasını sürdürdü: “Anayasanın çerçevesinde çözümü nasıl tartışacağız. İyi şeylerin olabilmesi için tek millet, tek devlet kavramlarından kurtulmamız lazım.”

Kürt sorununu bir bütün içinde değerlendirmek gerektiğini ifade eden Ayna, son günlerdeki tartışmalardan çok büyük beklentilere sahip olmadıklarını söyledi. Ayna çözümü şöyle sıraladı: “Kürtlerin haklarını Anayasal güvence altına almak zorundayız. Sorunu bireysel haklar bağlamından çıkarıp ulusal ve siyasal bir sorun olarak görmemiz gerekir. Anadilde eğitim, okullarda verilmelidir. 20 milyon Kürdün üniter yapıyı bozmayacak şekilde bir çözüm bulması gerekir. Bunun adı Demokratik özerklik olur, İskoç Modeli, federalizm ya da bağımsızlık olur. Bunların hepsini tartışmak lazım.”

Dicle: Türkiye 20-25 bölgeye ayrılsın

DEP eski Miletvekili Hatip Dicle ise, bir an önce yerinden yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, katı statükocu yapının tasfiye edilmesi gerektiğini söyledi. Dicle, Demokratik Özerklik Projesi’nin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin üniter yapısını bozmadan 20-25 bölgeye ayrılması gerektiğini ifade eden Dicle, bölge meclislerinin kurulmasının istediklerini söyledi. Dicle şunları söyledi: “Üniter devlet yapısı bozulmadan Türkiye 20-25 bölgeye ayrılmalıdır. Örneğin İstanbul Trakya bir bölge olarak yönetilmelidir. Dış ilişkiler ve savunma Ankara’dan yönetilmedilir” dedi. Dicle özetle şöyle dedi: “Bir kaç ilden bir bölge oluşturulur. Bu bölgenin genel meclislere benzer seçimle gelen bölge meclisleri oluşturulur. Bunların bir yürütme kurulu olur. İstanbul-Trakya bir bölge olur. Bu 20-25 bölge Türkiye’nin üniter yapısını bozmamalıdır. Dışişleri, Savunma ve Maliye Ankara’da kalmalıdır. Ama onun dışındaki alt hizmet birimleri eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye kadar hepsi yerel otoritelere devredilerek bir demokratik çağdaş yerinden yönetim modeli geliştirilmelidir. Bununla 1921 Anayasa ruhunun güncelleştirilmesi, Lozan’ın yeniden güncelleştirilmesi ve bin yıllık kardeşlik ve ortak vatan değerinin yeni bir demokratik çözüme varmasıdır.” Dicle bunun örneğinin İspanya ve İtalya’da mevcut olduğunu söyledi.

Kaynak: ANF

YazdırYazdır | kEditor | 30.05.2009, 16:28:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar
Azat'ın çilesi - (Makale)

Okuyucu değerlendirmesi