Gazeteciler basın özgürlüğü gününe tutsak giriyor
Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü vesilesiyle bugün yazılı açıklama yaparak, Türkiye'deki tutuklu gazeteciler gerçeğine dikkat çekti.
TGDP tarafından yapılan açıklamada, “Dünyada ve Türkiye’de halkın haber alma hakkını, düşünce ve ifade özgürlüğünü, söz-eylem-örgütlenme özgürlüğünü savunan çok sayıda gazeteci ve yazar, “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü”nde çeşitli saldırılara maruz kalmaya devam ediyor” denildi. Son olarak 30 Nisan'da, Devrimci Hareket dergisi çalışanı Mehmet Yeşiltepe'nin tutuklandığına dikkat çekilen açıklamada 23 gazetecinin tutuklu olduğuna dikkat çekildi.
“3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü”nü Türkiye’de 6'sı Atılım gazetesinden, 6’sı Gündem gazetesi ve Dicle Haber Ajansı (DİHA) geleneğinden, 2’si Özgür radyodan olmak üzere 23 gazeteci ve yazar cezaevlerinde karşılıyor” denilen açıklamada, “Terörle Mücadele Yasası (TMY), 301 gibi yasal düzenlemeler, düşünce ve ifade özgürlüğünü engellemeye devam ediyor” denildi.
Saldırılar tırmanıyor
Sadece 2008 yılında Türkiye’de 435 gazeteci, yazar, yayıncı, insan hakları savunucusunun düşüncelerinden dolayı mahkemeye sevk edildiği belirtilen açıklamada bu sayının 2007 yılında 254 olduğuna dikkat çekildi. “Bu saldırıların tırmandığının göstergesidir” denildi.
Türkiye’nin 173 ülke içerisinde Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması’nda 102. sırada bulunduğu belirtilen açıklamada “Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu olarak 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü kutluyor, gazetecilere, yazarlara, yayıncılara, insan hakları savunucularına yönelik saldırıları protesto ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
GGC, Basın Özgürlüğü Günü'nü kutladı
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) yayınladığı mesajda, 3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü'nü kutlayarak, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında haklarında soruşturma açılan, cezaevinde bulunan ve kapatılan gazetelerin yanında mesleki dayanışma içerisinde olduklarını açıkladı.
GGC Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, basın özgürlüğünün sadece gazetecilere özgü bir hak olmadığı, demokratik toplumların ve demokratikleşmenin olmazsa olmaz kurallarından biri olduğu için bunu önemsedikleri kaydedildi.
Bir ülkenin ne kadar demokratikleştiğini görmek için o ülkenin düşünce ve ifade özgürlüğünü ne kadar önemsediği veya önemsemediğine bakmak gerekirtiği kaydedilen açıklamada şunlara yer verildi:
"2009 Basın özgürlüğü raporuna göre, Dünya nüfusunun sadece yüzde 17’si basının tamamen özgür olduğu ülkelerde yaşıyor. Raporda, 62 ülkede basın özgürlüğü olmadığı, 61 Ülkede kısmen özgür bir basın bulunduğu, 70 ülkedeyse basının “Özgür” olduğu belirtiliyor. Türkiye ise basın özgürlüğünde 195 ülke arasında Arnavutluk ve Tanzanyay’la birlikte 101’nci sırayı paylaşıyor. Ülkemizde asıl sorun ise 301’nci maddede halen gerekli düzenlemenin yapılamamış olması. Bu nedenle, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla en büyük beklentilerimizden birisi, basın özgürlüğünü daha da sınırlandıracak bu tür yasal değişikliklerden vazgeçilmesi olacaktır."
"Biz bölgede yaşayan ve mesleğin her türlü sıkıntısını yaşan ve yaşadığımız coğrafyada acılara ortak olan, tanık olan gazeteciler olarak, bütün meslektaşlarımızı her türlü şiddete karşı çıkarak, barış, demokrasi ve insan hakları için çalışmaya davet ediyoruz" denilen açıklamada, Basın Meslek İlkelerinin 1.maddesi gereğince de yayınlarda, hiç kimse ırkı, cinsiyeti, sosyal düzeyi ve inançları nedeniyle kınanamaz ve aşağılanamaz ilkesi hatırlatıldı.
Açıklamada, gazetecilik mesleğinin etik ilkelerine uymanın, ırkçı bir dil kullanımından kaçınmanın bugün her zamankinden daha çok önemli olduğu vurgulandı.
Kaynak: Atılım ve ANF'den derlenmiştir
Yazdır | kEditor | 03.05.2009, 10:26:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|