AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Yaşam

Kürtçe yasağı yasa çiğnenerek aşılacak

Kürtçe yasağı yasa çiğnenerek aşılacak Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir bir programda Kürtçe konuştuğu için Gün TV kapatılmasını kınayarak, yasağa rağmen Kürtçe seçim propagandası yapacağını açıkladı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in kendisinin Kürtçe konuştuğu bir programdan dolayı kapatılan Gün TV’ye destek vererek “Seçim propagandasını Kürtçe yapmak yasak mı? Bu yasağı ihlal edeceğiz. Çünkü ihlal etmeden değişmediğini gördük” dedi. “Eskiden siyasal iktidarlar Kürtlere hiç değilse Yeniçeri rolünü veriyorlardı. AKP hükümetinin biçmiş olduğu misyon ise Kapıkulu askerliğidir” diyen Baydemir, AKP’nin istediği prototipte Kürt olmayacaklarını söyledi.

Gün TV yönetici ve çalışanları, basın mensupları ve DTP’li politikacılar Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde televizyon kanalının kapatılmasını kınayan bir açıklama yaptı. Gün TV Genel Yayın Yönetmeni Diren Keser kendilerine bugüne kadar 99 kez çeşitli müeyyideler uygulandığını söyledi. Kürtçe yayın yapan ve bunu inatla sürdürme gayreti içinde olan bir yayın kuruluşu olduklarını ifade eden Keser, “Bir ülkenin Başbakanı bir kanal için ‘hayırlı olsun’ diyecek, yine aynı ülkede yayın yapan başka bir kanala ‘hayır’ diyecek. Biz yine üstüne basa basa diyoruz ki demokrasi herkes içindir” diye konuştu.

‘Hayırsız bir karar'

Baydemir, Başbakan Erdoğan’ın TRT Şeş’in açılışı dolayısıyla yaptığı “Hayırlı olsun” sözüne gönderme yaparak, “Düşünceyi ifade etme özgürlüğü açısından, haber alma, haber yayma özgürlüğü açısından verilen karar hayırsızdır. Hayırsız bir kararın hayırlara vesile olmayacağı da açıktır” dedi.

Gün TV’nin 12 gün boyunca ekranının karartılacak olmasını ekonomik nedenlerden dolayı kepenk kapatan esnafa benzeten Baydemir, “Nasıl ki AKP hükümeti özellikle bu son dönemde kentimiz Diyarbakır’da bir daha açılmamacasına kepenkler indirtiyorsa, ekonomide esnaf kepenk indiriyorsa bir başka açıdan da basın yayın araçlarının, kitle iletişim araçlarının kepengi kapatılıyor” dedi.

Kayıt dışı reform

Buna sessiz kalınması durumunda sıranın başkalarına da geleceğine vurgu yapan Baydemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkedeki kayıt dışı ekonomiden haberdardık, kayıt dışı bir ekonominin var olduğunu hepimiz biliyorduk. Ama bu kayıt dışı reform meselesi ilk defa Erdoğan’ın hükümetiyle Türkiye gündemine girdi. TRT Şeş kayıt dışı bir reformdur. Bir yandan böylesi bir açılım diyeceksiniz, öte yandan Kürtçe bülten arası bir belediye başkanının, adayının 15 dakikalık konuşmasını kapatma gerekçesi yapacaksınız. Ama açmış olduğunuz aynı Tv kanalı sizin Diyarbakır mitinginizi alt yazıyla canlı yayınlayacak. Bu mu senin demokrasi anlayışın? Bu mu senin özgürlük anlayışın? Eğer buysa ben reddediyorum. Senin özgürlük anlayışına da ‘E di bese’ diyorum. ‘Artık yeter’ diyorum.”

‘Konuşarak yasağı ihlal edeceğiz'

“Hangi yasaya aykırı olursa olsun ben Kürtçe konuşmaya devam edeceğim” diyen Baydemir, “Seçim propagandasını Kürtçe yapmak yasak mı? Bu yasağı ihlal edeceğiz. Çünkü ihlal etmeden değişmediğini gördük. Eğer değişim oluyorsa da mutlaka bu çaba sonucu, bedel sonucu olmuştur. 12 günlük bu hayırsız kararı çabalarımızla hayırlı sonuçlara götürmesi için, özgürlüklerin önünün açılması için bir zemin, bir vesile haline dönüştürülmesi gerektiğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

‘Kapıkule Kürtleri olmayacağız'

“AKP iktidarının istediği tip ya da istediği prototip Kürt olmayacağız” diye meydan okuyan Baydemir, “Eskiden diğer siyasal iktidarlar bana göre Kürt politikacılarına hiç olmazsa Yeniçeri rolünü veriyorlardı. Şimdi AKP hükümetinin biçmiş olduğu misyon Kapıkulu askerliğidir. Vallahi biz size Kapıkulu askerliği yapmayacağız. Çok beklersiniz” dedi.

Baydemir sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yine AKP iktidarının istediği sadece kendisine Müslüman olan Müslüman tipi de olmayacağız. Biz Müslümansak herkese Müslüman olacağız. Herkesin hakkını ve hukukunu koruyacağız. Bizim inancımız da budur.



Yine Başbakanın istediği liberal de olmayacağız. Başbakanın istediği tip demokrat da olmayacağız. Biz kendimiz olacağız, kendimiz olacağız, kendimiz olacağız. Ve kendi tipimiz olan Kürt olacağız. Bunun bedeli neyse de bunu ödemeye de hazırız. Zaten 15, 20, 30 hatta 70 yıllık sürecimiz de bunun ifadesidir, göstergesidir.”

Karar AKP ve MHP oyları ile oldu

Gün TV’nin kapatılmasında “AKP’nin suçu ne?” diye kimsenin haber yapmaması gerektiğini de ifade eden Baydemir, “Bu bağımsız yargının işi değildir, tam da Ak Parti’nin işidir. YSK’nın kararına baktığımızda AKP ile MHP’nin temsilcisinin aynı oy kullanacağını göreceksiniz. Bu itibarla da ben bu hayırsız kararı hayırsız ilan ediyorum” dedi.

Kışanak: Kürtçe devlete serbest

Kararı kınayan DTP Diyarbakır Milletvekili Gülten Kışanak, kararın Kürtçenin sadece devlete, AKP’ye ve Başbakan’a serbest olduğunu; halka ve muhalefet partilerine yasak olduğunu gösterdiğini söyledi. Kışanak, “Kürtçe hala sadece devletin tekelinde kullanılmak istenen bir imkan olarak görülüyor. Hala bu halkın kendi dilinde politikacılarını dinlemesine, yayınları dinlemesine izin verilmiyor. Bu karar bize çok açık ve net bir şekilde Kürtçe üzerindeki yasakların çok katı bir şekilde devam ettiğini, devletin de Kürtçeyi sadece ve sadece kendi politik amaçları dışında kullanmaya çalıştığını gösterdi” dedi.

Karar halkın iradesine müdahale

Kararın seçim sürecinde verilmiş olmasını “halkın iradesine yönelik bir müdahale” olarak değerlendiren Kışanak, Türkiye’deki yüzlerce ulusal ve yerel TV kanalında DTP çalışmalarına yer verilmediğini söyledi. Yasayla bütün partilere eşit davranmak zorunda olan TRT’nin de DTP çalışmalarına yer vermediğini söyleyen Kışanak, “Onlarca TV kanalı gün boyu Başbakanın, AKP’nin mitinglerini, açılışlarını, faaliyetlerini naklen yayınlamaktadır. Bu seçim kurulları, RTÜK, bu kanallara işlemiyor mu?” diye sordu. Bu kanalların içinde bir tek Gün Tv’nin DTP’nin faaliyetlerine hakkaniyet ölçüsünde doğru ve dürüst habercilik ilkeleri doğrultusunda yapın yaptığını anlatan Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Seçim sürecinde bu kanal kapatıldı. Çok açık ve net bir şekilde ‘Biz seçim sürecinin demokratik kurallarla işletmek istemiyoruz’ demektir Biz bu seçim koşullarını DTP’ye eşit olanaklar yaratan bir süreç olarak görmüyoruz. Devletin, medyanın bütün olanaklarını kullanarak yargıyı en siyasallaşmış bir şekilde kullanarak yasaları en dar biçimde yorumlayarak ‘Biz DTP’nin politikalarının halka ulaşmasını engellemeye çalışacağız. Biz halkın iradesini değil devletin istediğini sandıktan çıkarmaya çalışacağız’ demektir. Bu çok açık ve net bir şekilde demokrasiye karşı bir yaklaşımdır. Halkın iradesini kırmaya çalışan bir yaklaşımdır. Adaletten, vicdandan, hukuktan yoksun bir karardır.”

Kışanak, bu engellemelerin tersi bir etki yaratacağını düşündüğünü söyledi. Demokrasi Platformu Sözcüsü Ali Öncü de yaptığı konuşmada kararı protesto etti.

Şimşek: Cevabı halk seçimde verecek

Açıklamanın ardından Kürt kurum ve kuruluşları Gün TV’nin yayın yaptığı Galeria önünde açıklama yaptı. Kürdi-Der, Azadiya Welat, Tuhad-Fed, Tuhad-Der, Meya-Der, Demokratik Özgür Kadın Hareketi, Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi, Kürt Enstitüsü ve Göç-Der adına ortak açıklamayı yapan DTP Diyarbakır İl Başkanı Ali Şimşek, AKP’yi Kürtlerin değerleri ve duyguları ile oynamakla suçladı. AKP hükümetinin Kürt diline yaklaşımını “iki yüzlü” olarak niteleyen Şimşek, “AKP kendisi gibi düşünmeyen yerel basını susturmanın çabası içine girmiştir. Bu iki yüzlüce politikayı halkımıza dayatanlara en iyi cevap, yerel seçimlerde verilecektir” dedi.

Kaynak: ANF NEWS AGENCY


YazdırYazdır | gulbahar | 20.03.2009, 13:04:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar

Okuyucu değerlendirmesi