AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Kadın

Kürt, Beluci, Kızılderili ve Brezilyalı kadınlar güçlerini birleştirdi

Kürt, Beluci, Kızılderili ve Brezilyalı kadınlar güçlerini birleştirdi Uluslararası Özgür Kadınlar Vakfı organize ettiği “Cins ve Emansipasyon” seminerde Kızılderili, Brezilyalı, Beluci ve Kürt kadınları güçlerini birleştirme kararı aldı.

Brezilya’da düzenlenen 9. Sosyal Forum’da yapılan seminere Dünya Kadın Yürüyüşü Brezilya temsilcisi Tataou Gohinho, Kızılderili kadınlar adına Cecilia ve Bellucistan adına Munire Sulemani katıldı.

Seminerde DKY temsilcisi Brezilya’daki Kadın mücadele gelişimine değindi, Breziliya’da kadın hareketlerinin yeni geliştiğini kaydeden Gohinho, uzun süre kadınların örgütlü gücünün zayıf kaldığını belirti. Bundan dolayı da politik birliği sağlanmanın da zorlu bir süreç yaşattığını, tam olarak örgütlenme bilincinden yoksun kaldığını söyledi.

Dünya kadın yürüyüşünün feminist ve antikapitalist bir bakış açısına sahip olduğunu ancak Brezilya da tüm kadınların bu çatı altında birleşmediğini ifade eden Gohinho “Uzun süre kadın hareketi tanınmadı” dedi. Kadın özgürlüğünü ve iradesini geliştirmek için üç aşamalı çalıştıklarını belirtirken bunların, yeni bir düzen yaratmak için kadınların iş yerlerinde yetkinleşmesi asgari maaşlara karşı, modern köleliği meşrulaştıran ucuz iş gücü sektörüne karşı, kadın ticareti ve fuhuşa karşı mücadele etme olduğunu vurguladı.

Gohinho’dan sonra söz hakkı alan Uluslararası Özgür Kadınlar Vakfı temsilcisi Nursel Kılıç ise Kürt kadın hareketinin gelişim düzeyini, mücadele aşamalarını ve son olarak katıldıkları ‘Namus Özgürlüğümüzdür biz kimsenin Namusu değiliz’ kampanyasını değerlendirdi.

İlk başlarda Kürt kadınlarının kendilerini Ulusal Kurtuluş Hareketinde ilk olarak kimlik olarak tanıma imkanına kavuştuğunu ve bu çerçevede ilk örgütlülüklerini geliştirdiklerini belirten Kılıç cins bilincinin gelişmesi ile birlikte daha özgün bir örgütlenme düzeyine ulaştıklarına dikkat çekti.

Fakat o tarihten günümüze hem kimliğinden kaynaklı, hem cinsinden kaynaklı ve ataerkil sistemin ürünü olan cinayetçi yaklaşımlarla yaşamın her alanında karşılaştıklarını söyleyen Kılıç, hem devletten kaynaklı hem de toplum içerisinde yaşadıkları baskılara karşı önemli bir bilinçlenme düzeyine vardıklarını kaydetti. Ancak siyasi alanda ve sivil örgütlenmelerde ciddi bir güç haline gelen kadının omuzlandığı ve en ağır mücadele alanı olan toplumsal sorunların halen yoğun bir şekilde kendisini gösterdiğini aktardı.

Kılıç, “Örgütlü kadınların kendilerinin de bir parçası olduğu toplum tarafından yeni bir zihniyet ve var olan egemen sistemi aşma ve dönüştürme amacını taşıdıklarını için zaman zaman kabul görmediklerini ve tehlike altında olan kadınlara destek sunmak istediği için tehdit ediliyorlar” dedi.

Erkek egemenlikli sistemin bunu yaparken kadın mücadelesini pasifize etmeye çalıştığını dikkat çeken Kılıç, “Örgütlü kadının kendisi de bu toplumdan gelmektedir, isyan etmeye çalıştığı için mağduriyetçiliği karşı direndiği için ona müdahale edilmeye çalışılıyor” şeklinde konuştu. Dört parçadaki Kürt kadınlarının karşılaştıkları recm, namus cinayetleri, kadın sünneti gibi vahşetlere de değinen Kılıç tüm bu uygulamalara karşı geliştirilen “Namus özgürlüğümüzdür biz kimsenin namusu değiliz” kampanyasını katılımcılara tanıttı.

Kılıç, namus olgusunun salt doğu ülkelerine ait olmadığı farklı biçimlerle ve farklı isimlerle dünyanın birçok yerinde uygulandığını ifade ederken buna karşı örgütlüğünün, bu zihniyeti dönüştürme amaçlı toplumsal bilinçlenme çalışmasının yükseltilmesi gerektiğini dile getirdi.

Beluci kadınlar: Bizim de Kürtler gibi kimliğimiz, dilimiz yasak

Belucistan Halk Partisi temsilcisi Munire Sulemani kendi ülkesinde kadınların birçok yönüyle karşılaştıkları ayrımcı yaklaşımları şöyle anlattı: ‘Bizimde Kürt kız kardeşlerimiz gibi kimliğimiz, dilimiz ve kültürümüz yasaktır, üç parçaya bölündüğümüz İran, Pakistan ve Afganistan’da biz politik olarak da karar mekanizmalarına ulaşamıyoruz, bir çok yönüyle hem devletsel olarak hem de toplumsal olarak baskı görüyoruz.”

Kadınların her parçada çok farklı olduklarını söyleyen Sulemani devletlerin imha amaçlı geliştirdikleri uyuşturucu ve fuhuş sektörlerine en fazla kadınların sürüldüklerini belirtti.

Ardından söz alan Cotopaxi’nin Başkan Yardım Cecilia Velasque Kürt kadınlarının ve Beluci kadınlarının değerlendirmelerini dinledikten sonra Latin Amerikalı kadınların bu halklar hakkında birçok noktayı bilmediklerini ve tecrübeleri hakkında bilgi almanın kendilerine çok zenginlik katacağını ifade etti. Velasque “Bizde ulusal mücadelemizi verirken uzun bir dönem cins sorunumuzu unuttuk, bizde de cinsiyetçi yaklaşımlar oldukça fazla, buna karşı kadın olarak birbirimize sahip çıkmalı, birbirimizi korumalıyız” dedi.

Tartışmalar sonucunda kadınlar yeni bir network etrafında enformasyonlarını ve güçlerini birleştirme kararı aldılar.

Kaynak: ANF

YazdırYazdır | gulbahar | 02.02.2009, 12:23:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar
Tahrik - (Makale)
Kadın ve Savaş - (Makale)

Okuyucu değerlendirmesi