Erdoğan başka Türkiye'de yaşıyor
Ekonomide pembe tablolar çizen Erdoğan, IMF ile anlaşmanın arifesinde ülkenin kalkındığını iddia etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bambaşka bir ülkenin başbakanıymış gibi pembe tablolar çizdi. Krizin ‘fırsat’ olarak görülmesi gerektiğini savunarak IMF ile anlaşmak için türlü yollar arayan Erdoğan, iktidarları döneminde duble yollar yapıldığını, konut inşaatına başlandığını, uçak fiyatlarının düştüğünü, turist sayısının arttığını ifade ederek AKP’nin Türkiye’yi kalkındırdığı iddiasında bulundu. AKP, yerel seçimler öncesinde Kızılcahamam’da kampa girdi. Yerel seçim ve ekonomik krizin değerlendirileceği kamp, Başbakan Erdoğan’ın açılış konuşması ile başladı. İktidarlarının başkalarının sesine kulak tıkayan iktidar olmadığı iddiasında bulunan Erdoğan, “Statükoculuk bizim kitabımızda yer bulamaz. Hukuksuzluk bizim lugatımızda yer bulamaz. Yolsuzluk bizim aramızda yer bulamaz” diye konuştu. Kıbrıs ve AB konusunda AKP’nin ezberleri bozduğunu savunan Erdoğan, AKP’nin kriz üreten değil karşılaştığı krizleri başarı ile yürüten bir parti olduğunu iddia etti. AKP değişimin adresiymiş! Hükümetin icraatlarını ve ulaşımda yapılanları aktaran Erdoğan, “Slogan değil iş ürettik. Bütün illerde üniversite olmaz diyorlardı. 54 tane yeni üniversite açtık” diye konuştu. Medyayı da eleştiren Erdoğan, “Okul açıyoruz bir kısım medya kenarda köşede yer veriyor. Ama bir okul unutulmuşsa, kitap gönderilmemişse hemen manşeti atıyor. Yolsuzluğun egemen olduğu iktidarda bunları siz yapabilir misiniz?” ifadesini kullandı. AKP’nin siyaset de değişimin, dönüşümün adresi olduğu iddiasında bulunan Erdoğan, “Statükoculuk bizim kitabımızda yer bulamaz. Hukuksuzluk, yolsuzluk, yasakçı anlayışlar bizim anlayışımızda yer bulamaz” dedi. AKP’nin seçim yardımları dağıttığı eleştirilerine ise Erdoğan, “Neymiş herkese bir cumhuriyet altını veriyormuşuz, kömür dağıtıyormuşuz. Milletin tercihini karalamaya kadar götürüyorlar işi” yanıtını verdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının AKP hakkında açtığı davanın Türkiye’ye kaybettirdiğini ifade eden Erdoğan, “Ama kaybettirenler Türkiye’ye bunun hesabını verecekler. Ben partimin, partililerimin laik karşıtı olduğunu kabul etmiyorum. Bunu söyleyenler bir iftiranın içindedirler. Başörtülü olanı, örtüneni laiklik karşıtı gösterenler bugün de ortaya çıksınlar, gündeme ilişkin konuşsunlar da görelim” diye konuştu. Kriz itirafı Enflasyonu dize getirdiklerini savunan Erdoğan, “Şimdi diyorlar ki 11 puan oldu. Bizden kaynaklanmayan bir kriz nedeniyle bizi suçluyorlar. Biz aldığımızda yüzde 30’du. Şimdi yüzde 11. Hangisi daha büyük” diyerek krizin Türkiye’yi teğet geçmediğini de itiraf etti. Hükümetin krize karşı paket uyguladığını savunan Erdoğan, “Geç kalındı, önlem alınmadı gibi ithamlar son derece saçma” yorumunda bulundu. Kızılcahamam’daki kampa, milletvekilleri, MKYK üyeleri ve partinin kurucuları aileleri ile birlikte katılıyor. Bugün de sürecek kampta Başbakan Erdoğan başkanlığında ekonomi değerlendirme toplantısı yapılacak. Kampın bir diğer gündemi ise yaklaşan yerel seçimler olacak. ‘Kürt sorunu’ takiyesi Erdoğan, konuşmasında 2005 yılındaki konuşmasını yeniden hatırlatarak partilerinde omurgasızlık olmadığını savundu. Kürt sorunu konusunda söylemlerinin değişmediğini savunan Erdoğan, kendisinin kimlik siyaseti sorunu olmadığını söyledi. Erdoğan, “12 Ağustos 2005’de Diyarbakır’da ne söylemiştik. İlla her soruna bir ad koymak gerekmez. İlla ad koyalım diyorsanız Kürt sorunu da bir milletin bir parçasının değil hepsinin sorunudur. Çünkü güneş herkesi ısıtır, yağmur herkes için rahmettir. Millet olmak işte budur. Kürt sorunu ne olacak diyenlere diyorum ki bu ülkenin Başbakanı olarak o sorun herkesten önce benim sorunumdur” diye konuştu. Tek devlet, tek millet ve tek bayrak prensibiyle Kürt sorununun çözüleceği iddiasında bulunan Erdoğan, “Meclis’te benim TC vatandaşlığımla sorunum yok diyemeyen var. Çünkü emir başka yerden geliyor” diyerek DTP’yi başka yerlerden emir almakla suçladı. Diyarbakır ziyaretini de değerlendiren Erdoğan, “Dicle Üniversitesi’nin açılışına gittim. Gittiğim gün Diyarbakır’ın çöpleri temizlenmemiş. O çöpü almamak suretiyle belediye halkına saygısızlık yapmıştır. Diyarbakır gezimden önce dükkanları açmayın diye tehdit ettiler. Şehirleri, halkımı bu pislikler içinde bırakanları halkım 29 Mart’ta sandığa gömecektir. Halkım benim bunlara layık değil. Ben de İstanbul’u ‘94’te böyle aldım” diye konuştu. Evrensel Yazdır | gulbahar | 30.11.2008, 19:23:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|