
Hrant Dink için Paris'te anma
Fransa'da faaliyet gösteren Türk ve Ermeni dernekleri, geçtiğimiz yıl 19 Ocak'ta İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen Ermeni gazeteci Hrant Dink için bir anma programı düzenledi.
'Hrant Dink ile 6 Saat' adıyla düzenlenen anma toplantısı, Türkiye Kökenli Vatandaşlar Topluluğu L'ACORT, Türk göçmen derneği 'Elele' Ermeni Diasporası Araştırma Merkezi, Ermeni Audovisuelle Derneği A.A.A ve HOS Şimdi grubu tarafından organize edildi.
Türk ve Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı 10. Paris Belediyesi'nde yapılan ve Hrant Dink'in anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan anmaya, Dink'in avukatı Fehriye Çetin, Profesör Baskın Oran, Agos Gazetesi Yayın Yönetmeni Aris Nalcı ve Defne Gürsoy konuşmacı olarak katıldı.
Türk devleti gerçekleri unutturmak için baskı yapıyor
Devletlerin tarihleri ve geçmişleri ile iki şekilde ilişki kurduklarını söyleyen Avukat Fethiye Çetin şöyle konuştu: 'Ya tarihleri ve geçmişleri ile yüzleşerek sorunlarını çözmeye çalışıyorlar yada baskı ile unutturmaya çalışıyorlar. Türk devleti de baskı ile tarihi unutturmayı seçti. Türk devleti gerçeklerin unutturulması için baskı politikaları uyguluyor' şeklinde konuştu. Bu yüzden üçüncü ve dördüncü kuşakların 1915'te yaşananları hatırlamadığını belirten Çetin, 'Bundan kurtulmak için kolektif ve toplumsal bir hafıza çalışması yapmamız gerekiyor. Bu blokajdan ve acıdan ancak böyle kurtulabiliriz' dedi. 'Geçmişi ağır suçlarla örülü toplumlarda tarihi ile yüzleşmek çok acı ve şiddetli geçiyor' diyen Çetin sözlerini şöyle sürdürdü: 'Çünkü yaralar çok derindedir. Bu yüzden hatırlama çok acı ve sancılı geçiyor.'
Hatırlamanın her iki tarafta da şiddetle yaşanmaması için demokratik bir mücadele gerektiğini belirten Çetin, Hrant Dink'in de bunun mücadelesini verdiğini ve bu yüzden öldürüldüğünü söyledi.
Türk devletinin Hrant Dink cinayeti ile ilgili bilgileri gizlediğini belirten Avukat Fethiye Çetin, devlet kurumlarının kendi elemanlarını koruyarak soruşturmanın ilerlemesini engellediğini belirtti. Bundan dolayı kamu görevlileri ile ilgili açılan ayrı davalardan bir sonuç çıkmadığını söyleyen Avukat Çetin, oysa bu cinayetin bir hazırlık süreci olduğunu ve Hrant Dink hedef gösterilerek bu suikastin adeta hazırlandığını kaydetti.
Hrant Dink'i, fikirlerini yer üstünde değil de yerin altında görmek isteyen bir düşüncenin öldürdüğünü beliren Agos gazetesi Yayın Yönetmeni Aris Nalcı da 19 ocak tarihinin Türkiye için kapkara bir leke olarak hatırlanacağını söyledi. Nalcı'nın ANF'ye yaptığı açıklamada Dink cinayetinin ardından da gazeteleri üzerindeki baskıların hala devam ettiğini söylemesi dikkat çekti.
Türkiye'nin bugün çok acı bir durumda olduğunu ifade eden Profesör Baskın Oran da Hrant Dink'in kendisinin tanıdığı üçüncü Ermeni olduğunu söyledi.
Türkiye'de olduğu kadar cehaletin eğitimle bile mümkün olmadığını söyleyen Baskın Oran, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tarihi boyunca bütün büyük sorunlarını çözmek yerine gömmeyi ve gizlemeyi tercih ettiğini belirtti.
Korku toplumu
Türkiye de devletin bir korku toplumu yarattığını kaydeden Baskın Oran: 'Bugün bu gizlenen Ermeni Sorunu, Kürt sorunu ve İslam sorunu gibi sorunlar artık kokmaya başladı. Ve Türkiye bu kokudan korkuyor. Ben de korkan insanlardan korkuyorum. Türkleri bugün birbirlerine sıkı sıkı bağlayan da işte bu korkudur'
Türkiye'de bir Sevr paranoyası olduğunu belirten Baskın Oran, 1915'te yaşananların bazı devletler tarafından soykırım olarak tanınmasının Türkiye'deki Sevr paranoyasının daha da büyümesine yol açtığını ileri sürdü. ASALA'nın eylemlerinin de Türkiye'de Ermenilere yönelik nefreti arttırdığını söyleyen Baskın Oran, Dink'in ise Ermeni sorununu Türkiye'nin kendi iç dinamikleri ile çözmesinden yana politika yaptığını söyledi.
Toplantıyı yöneten organizatörlerden Defne Gürsoy da 'Biz Türkiyeliler Türkiye'deki bu cinayetlerden ve bu psikozlardan utanıyoruz' dedi.
Baskın Oran'ın konuşmasına tepki
Baskın Oran'ın sorulara rağmen konuşmasında ısrarla soykırım tabirini kullanmaması ve kaçamak cevaplar vermesi bazı katılımcılar tarafından tepkiyle karşılandı.
Konuşmaların ardından katılımcıların sorularının cevaplandığı oturumda Baskın Oran, aralarında generaller ve hukukçuların da bulunduğu Ergenekon Çetesi'nin bazı üyelerinin yakalanmasının Hrant Dink cinayetinin aydınlatılması için bir süreç başlatabileceği gibi bu tür cinayetlere karışmış isimlerin aklanmasını da gündeme getirebileceğini belirtti. Oran bu operasyonların artık çürümüş ve işe yaramayan bazı kurumların ortadan kaldırılması amacıyla da yapılmış olabileceğini ifade etti.
Aynı soruya cevap veren Fethiye Çetin ise 'Bunların arasında Hrant'ı hedef gösterenler de var. Hrant hakkında dava açarak O'nu hedef gösterenler de var. Mahkemeye gelip Hrant'ı linç etmeye çalışanlar da var. Bu yüzden cinayetin hazırlığının önemli olduğunu söylüyoruz' dedi.
Sadece darbe hazırlayanlar değil yapacaklar da yargılanmalı
Bunların içinde hakkında bir çok suç duyurusu olmasına rağmen yargılanmayanların da olduğunu belirten Çetin sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bunların içinde emekli general var.
Hakkında bir çok suç duyurusu olan biri. Susurluk olayını araştıran Meclis Komisyonu'na gidip ifade vermeyi reddeden bir general. Bu general mahkeme tutanaklarında bile varlığı ispatlanan ancak buna rağmen varlığı devlet tarafından reddedilen ve yargılanmayan JİTEM'in kurucusu. JİTEM de şimdiye kadar hala hesabı sorulamayan bir çok olay ve cinayetin sorumlusu. Ve buna rağmen bunlar yargılanamamışlardır. Bu yüzden bu tutuklamalarla sadece Dink cinayeti değil başka bir çok cinayet ve olay aydınlatılabilir. Ama bunları sorgulayıp bırakmakla kalınırsa hiçbir şey çıkmayabilir. Bunlar bir darbenin alt yapısını hazırlamak için cinayetleri işlediklerini söylüyorlar. Bunlar bir darbe hazırlıyorlarsa o zaman darbeyi yapacaklar da vardır ve bunların da tutuklanıp yargı önüne çıkarılması gerekiyor. Bunlar yargılanmazsa buradan bir şey çıkmaya da bilir.'
Toplantıda soruların cevaplanmasının ardından diyalog için sivil toplum örgütü temsilcilerinin katıldığı bir yuvarlak masa toplantısına geçildi. Sivil toplum örgütü temsilcileri Ermeni soykırımının tanınması ve Türkiye'nin demokratikleşmesi için yapılan bu anma toplantısının bir başlangıç olarak kabul edilerek bundan itibaren harekete geçilmesi gerektiğini dile getirdiler.
Soykırım da PKK'NİN mücadelesi sayesinde tartışılıyor
Türkler ile Ermeniler arasında bir diyalog için aracıların oluşturulması ve bir eylem programının oluşturulması gereğinin dile getirildiği toplantıda konuşan bir katılımcı, Baskın Oran'ın konuşmasına atıfta bulunarak Türk demokratların olayları çarpıttığını belirtmesi dikkat çekti. Ermeni Soykırımının sanki bir olayla bugün tartışmaya açıldığını göstermeye çalıştığını belirten Serkisyan adındaki Ermeni katılımcı 'Bugün Ermeni Soykırımının tartışmaya açılması PKK'nin yürüttüğü mücadele ile bugüne gelmiştir. Ben PKK'li değilim PKK'yi savunmuyorum. Ama olayları çarpıtmayalım. Türk demokratlar bugün buraya gelmiş misafir sanki hiçbir şeyden haberleri yok hadi gelin tanışalım diyerek diyalogdan söz ediyorlar.'
Kürtlere Ermenilerin birlikte yaşayacağı anlar yaratılsın
Türkiye'deki azınlıklar üzerine kitap yazan araştırma yapan Baskın Oran'ın 'Hrant Dink benim tanıdığım üçüncü Ermeni idi' demesine de değinen konuşmacı 'Bakın yıllardır Türkiye'nin Doğu'sundan Kuzeyi'ne yığın insan göç ediyor ve bu halklar birbirlerini iyi tanıyor. Ermenileri tanımadığını söylemeniz Türkiye'deki halkların birbirlerini tanımadığını söylemek doğru değil. Ben bu sorunun çözümü için Kürtler ile Ermenilerin birlikte yaşayacağı alanların yaratılmasını öneriyorum' şeklinde konuştu.
Daha önce Paris Belediye'sinde yapılacağı duyurulan etkinliğin 10'uncu Paris belediyesine kaydırılması dikkat çekerken, Paris Büyükşehir Belediye Başkanı Bertrand Delanoe de bir dayanışma mesajı gönderdi.
Kaynak: ANF
Yazdır | gulbahar | 27.01.2008, 19:40:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|
|
|