| |
|
|
|
|
 |
Üye
Mesaj sayısı 6
Kayıt Tarihi: 26.09.2006, 01:52:28
|
Yönetmen, oyun yazarı ve 'Ezilenlerin Tiyatrosu'nun yaratıcısı Augusto Boal, arkasında büyük bir teatral miras bırakarak yaşama veda etti. Kendi içinde bir devrim gerçekleştiren Boal'in tiyatro dünyasına bıraktığı kuramı devam eden, geliştiren ve çalışanların bu tarzı daha çok sahiplenmeleri gerekiyor. Özellikle ezen ve ezilen ikilemin çok olduğu ülkelerde…
Uzun zamandır lösemi hastalığıyla mücadele eden 78 yaşındaki tiyatro kuramcısı Boal, geçtiğimiz hafta sonu Ezilenlerin Tiyatrosu'nu ve sevenlerini öksüz bıraktı. Columbia Üniversitesi'nde tiyatro eğitimi alan Boal, 'Ezilenlerin Tiyatrosu' kuramını 60'lı yılların başında oluşturdu. Paulo Freire'nin 'Ezilenlerin Pedagojisi' kuramından yola çıkarak oluşturulan kuram, oyuncu, metin yazarı, yönetmen ve seyirci arasında toplumu politize edecek bir diyalog kurmanın yolunu ortaya koyar.
Augusto Boal, 'Ezilenlerin Tiyatrosu'nu oluşturma gerekçesini; “Benim için her zaman olası olan ve şimdi de gerçekleşen bir şey bu: tiyatro politikadır; politika da tiyatro. İşte benim önermem bu bileşimde yatıyor. Bu bileşim tiyatroyu da, politikayı da daha verimli kılacak. Ben izleyicinin kendini oyun kişisi yerine koyduğu, olası çözümleri keşfedip sahne üzerinde tartışabileceği bir demokratik tiyatro öneriyorum. Ve işte bu noktada ortaya çıkan politik bir izleyici oyuncuya dönüşür ve oynar. Oy kullanan kişi kanun yapan kişiye dönüşür. Sokak tiyatrosu Meclis olur ve Meclis artık sokaktadır” diye açıklar.
Ezilenlerin Pedagojisi'nden tiyatroya...
Ezilenlerin Tiyatrosu, Paulo Freire'nin Ezilenlerin Pedagojisi kuramından yola çıkarak Augusto Boal'in oluşturduğu bir tiyatro kuramıdır. Augusto Boal’ın yazdığı ve Türkiye'de basılan Türkçe çevirisi 'Ezilenlerin Tiyatrosu' kitabının "Aristotales'in Baskıcı Tragedya Sistemi" başlığı altında Aristotelyen katharsis tiyatrosunu analiz ediyor. Seyircinin düşünme ve eylemde bulunma etkinliğini sahne üstündeki oyuncuya devreden edilgen bir rol üstlenmesi Boal'in karşı durduğu ana unsurdur. Aristotelyen katharsis tiyatrosunda teatral üretim araçlarını elinde bulunduranın yazar, yönetmen, oyuncu ve tiyatro etkinliğini düzenleyen şahıslardır; seyirciye yüklenen işlev ise kendisine gösterilenler üzerine fikir yürütmesidir.
Freire'nin 'Ezilenlerin Pedagojisi'nde ileri sürdüğü ezen-ezilen ve öğreten-öğrenen karşıtlığı, Boal'e göre, Aristotelyen katharsis tiyatrosunun oyuncu-seyirci karşıtlığına tekabül eder. Bu açılımı baskı kurmaya yönelik bir model olarak ele alan Boal, eylemde bulunma iradesinin seyirciye devredilebileceği bir alternatif model önerir. Seyirci ve oyuncu ayrımının ortadan kalktığı bu yeni tiyatro anlayışında yeni bir terim ortaya çıkar: seyirci-oyuncu.
Ezilenlerin Tiyatrosu, aslında Augusto Boal'ın geliştirdiği bir siyasal halk tiyatrosu biçimidir. Görünmez tiyatro, forum, gazete tiyatrosu gibi biçimsel ve içeriksel çeşitli tanımlar da edinmiş olan Ezilenlerin Tiyatrosu, ilk kez 1956'da Brezilya'da gerçekleştirilmiş, daha sonra Latin Amerika, ABD ve Avrupa'da örneklendirilmiş. Ezilenlerin Tiyatrosu'nda odak, seyircilerin oyuna müdahale edebilmesi ve izleyicinin oyuna bağlanmalarıdır. Geleceğin ve Devrimin genel provası yerine geçen Ezilenlerin Tiyatrosu, açık sokak tiyatrosu olarak, gözle görülmeyen siyasal ve toplumsal baskıya karşı izleyicinin oyuncu haline gelerek tavır almasını ve eylemde bulunmasını amaçlıyor.
Augusto Boal hakkında
Augusto Boal teatral yaşamına 1960'lı yıllarda Brezilya'da Arena Tiyatrosu'nda başlar, ancak askeri darbenin ardından ülkesini terk etmek zorunda kalır. 1970'lerin başlarında Peru'da yakın dostu Paolo Freire'nin eğitim felsefesinden esinlenerek ilk Ezilenlerin Tiyatrosu çalışmalarını başlatır. Tiyatronun, hayatı değiştirmenin bir aracı, seyircilerin ise pasif bir konumda oyuncuları izlemekle yetinmeyen aktif katılımcılar haline getirilmesini amaçlayan bu girişim, kısa bir süre içinde Güney Amerika sınırlarını aşar ve dünyanın birçok ülkesinde politika ve tiyatro üzerine kafa yoran sayısız kişinin esin kaynağı olur. 1971'de tutuklanmış ve kendisine işkence yapılmış, ardından 1973 yılında ilk kitabı 'Ezilenlerin Tiyatrosu'nu çıkardığı yer olan Arjantin'e sürülmüştür. Boal, daha sonra uzun yıllar Fransa başta olmak üzere Avrupa'da kalmış. Paris'te 'Ezilenlerin Tiyatrosu'na birçok merkez açarak 12 yıl boyunca tiyatroya devrimci yaklaşımını taşıdı ve 1981'de 'Ezilenlerin Tiyatrosu' için ilk uluslararası festivali düzenledi. Brezilya'nın askeri diktatörlüğünün düşüşünden sonra Boal yaşadığı yer olan Rio de Janeiro'ya döndü. Augusto Boal, çalışmalarıyla tiyatroyu demokratikleştirmek, ezilenlerin sesi haline getirmek için yaklaşık yarım yüzyıldır çabaladı. Boal 2008'de Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi. Nisan 2008'de Dundalk Teknoloji Enstitüsü, Boal'a 'Barış ve Demokrasi İçin Çapraz Kenar Ödülü'nü vermiştir. Boal, 2009 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi'ni de kaleme almıştı. Başlıca eserleri şunlardır: Ezilenlerin Tiyatrosu, Oyuncu ve Oyuncu Olmayanlar İçin Oyunlar, Tiyatro ve Terapi Metodu.
Türkiye'de Ezilenlerin Tiyatrosu tekniği
Türkiye'de Ezilenlerin Tiyatrosu tekniğini uzun zamandır uygulayan gruplardan biri olan Tiyatro Boyalı Kuş'un Genel Sanat Yönetmeni Jale Karabekir, Boal ile geçen yıl birebir tanışma fırsatını da buldu. Karabekir, Boal ile olan tanışıklığını şöyle anlatıyor; "Augusto Boal ile tanışmam 1990'ların sonuna rastlar. O zamanlar tiyatro bölümünde öğrenciydim. Görünmez Tiyatro, Forum Tiyatrosu üzerine makaleler okuyorduk. Ben o zamanlar Gazi Mahallesi'nde kadınlarla tiyatro çalışıyordum. Daha sonra Okmeydanı'nda kadınlarla çalışmaya başladım ve Ezilenlerin Tiyatrosu yöntemleri artık olmazsa olmaz hale gelmeye başladı. Çünkü kadın sorunlarını seyirciye göstermek artık yetmiyordu! Artık seyirci daha fazlasını istiyordu! Bu da Augusto’nun kuramında saklıydı: Seyircinin Tiyatrosu".
Ezilenlerin Tiyatrosu'nun Türkiye'de çok fazla bilinmiyor diyen Karabekir, "Ama kanımca Brecht'ten sonraki en ilerici ve devrimci tiyatro tekniği. Çünkü seyirciyi, seyirci-oyuncu haline getiriyor. Yani seyirciyi aktif, gerçek aktörler yerine geçiyor. Bunu tiyatro yoluyla, oynatarak, icra ettirerek (perform) yapıyor. Tiyatronun monolog yapısını, 'diyaloga' dönüştürüyor" diyor.
'Değişim, dönüşüm, devrim'
Tiyatro Boyalı Kuş, 2000 yılından beri Ezilenlerin Tiyatrosu yöntemleriyle kadınlarla, gençlerle, farklı topluluklarla çalışıyor. Feminist bir tiyatro olarak, ilk hedeflerinin kadınlarla Ezilenlerin Tiyatrosu'nu çalışmak olduğunu belirten Karabekir, "Çalıştığımız topluluklarda özellikle cinsiyete bağlı baskı/ezilmeyi, erkek egemen toplumu deşifre etmeyi ve değiştirmeyi kendimize hedef koyduk" diyor. "Değişim, dönüşüm, devrim" ilkesinden asla vazgeçmediklerini ve vazgeçmeyeceklerini belirten yönetmen Karabekir şöyle devam ediyor: "Augusto Boal'ın toplumda yaratmak istediği sosyal ve politik değişim hedefinin izinde gideceğiz. Erkek egemen sisteme karşı, onu yok etmeye dair olan mücadelemizi Ezilenlerin Tiyatrosu’yla sürdüreceğiz…"
2009 Dünya Tiyatro bildirisini bu sene Augusto Boal yazmıştı, 27 Mart'taki oyunlarından önce bildiriyi, kıvançla okumuş Tiyatro Boyalı Kuş. Augusto'nun ölümünden dolayı üzüntü içinde olduklarını belirten Karabekir, son olarak şunları söyledi; "Bizlere artık, onun yolundan yürümek kalıyor. Boal, 'Mutlu olmak için cesaretli olun!' diyordu. Cesaretli olmaya…"
|
Yazıcıya Gönder
|
|
|