| |
|
|
|
|
 |
Üye
Mesaj sayısı 30
Kayıt Tarihi: 14.03.2007, 22:25:47
|
Tarihe Ekim Devrimi olarak geçen, Rusya’daki büyük sosyalist işçi devriminin 91. yılındayız. Ekim Devrimi, adını Rusya’nın o günlerde kullandığı takvime göre 25 Ekim’de gerçekleşmiş olmasından aldı. Bugün kullanılan takvime göre ise 7 Kasım 1917’de gerçekleşti.
Ekim Devrimi, Tüm Rusya Sovyetleri Kongresi’nin toplanacağı gün başladı. Bolşevikler Petrograd Sovyeti bünyesinde bir Askeri Devrimci Komite oluşturmuşlardı. Garlar, PTT, elektrik santrali, önemli köprüler, cephanelikler, erzak ambarları, büyük matbaalar ve nihayet sembolik önemi çok büyük olan Devlet Bankası kansız biçimde ele geçirildi. Kışlık Saray kuşatıldı ve gece yarısı devrimciler tarafından ele geçirildi. Aynı anlarda Petrograd’daki devrimcilerin karargahı haline gelmiş olan Smolniy Enstitüsü’nde Sovyet Kongresi toplanıyordu. Lenin, coşkulu alkışlar eşliğinde kürsüye yöneldi. Uzun süren alkışların sonunda Lenin, devrimin zaferini ilan etti. Sovyet kongresi yeni devletin hükümeti konumunda olan Halk Komiserleri Konseyi’ni seçti. Devrimin ilk kararları alındı: Geçici hükümetin tüm görevlileri görevden alındı, ölüm cezası kaldırıldı, devrimci siyasi suçlular özgürlüğüne kavuşturuldu, büyük toprakların kamulaştırılması, küçük üreticinin korunmasına yönelik kararlar alındı, cinsiyetçi ve ayrımcı yasalar kaldırıldı, fabrikalarda işçi denetimi getirildi ve uluslara kendi kaderlerini tayin etme hakkı tanındı. Nihayet en önemli sorun olan dünya savaşı sorununda derhal bir barış sağlanması kararı alındı.
Bu büyük devrim sadece bir iktidar değişikliği değildir. Ekim Devrimi, bir yöntemdir. İşçi sınıfının sorunlarını çözmek için geliştirdiği son derece radikal ve bir o kadar da etkili bir yöntem. İşçi sınıfının ve halkın çoğunluğunu oluşturan emekçilerin karşısına çözüm diye çıkartılan her şeyin aldatmacadan başka bir şey olmadığının kanıtıdır.
Ekim Devrimi, onu gerçekleştirenler tarafından her zaman Dünya Sosyalist Devrimi’nin bir parçası, bir başlangıç noktası olarak görüldü. Kapitalizm, geçtiğimiz yüzyıl boyunca işçilerin başka ülkelerde yeni Ekim Devrimleri yaratmasının korkusuyla yaşadı. Bugün bile, Ekim Devrimi’nin ülkesi SSCB'nin dağıtılmasının üzerinden onlarca yıl geçtikten sonra da korkmaya devam ediyor. Burjuvazinin yazar, çizer takımı sosyalizmi hala baş düşman olarak görüyor. Hala orak ve çekiç kâbuslarına girmeye devam ediyor. Bizler için ise hem işçi sınıfının kazandığı en büyük zafer olmasıyla hem de yaşanılan sorunlardan çıkarttığımız devrimci derslerle, özellikle bugünün dünyasında, Ekim Devrimi, emeğin ve insanlığın kurtuluşunun yolunu aydınlatmaya devam ediyor.
Kaynak: Yeni Ortam
|
Yazıcıya Gönder
|
|
|