AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace

Merhaba Misafir, Forumlarımıza hoşgeldiniz.

Üye olmak için burayı tıklamanız yeterli. Kayıt işlemi ücretsiz olup, konulara cevap yazabilmeniz için gereklidir.
Hatırla
Parolanız
   
Forum
 Siyaset, İdeoloji, Sistemler, Devlet Yapıları / Güncel Politika
        Haluk Gerger: Obama finans kapitalin temsilcisi

Haluk Gerger: Obama finans kapitalin temsilcisi


07.11.2008 13:54

mahirs


Üye


Mesaj sayısı 41

Kayıt Tarihi: 06.10.2006, 05:15:45
Ortadoğu üzerine araştırmalarıyla bilinen araştırmacı yazar Haluk Gerger'e göre, ABD'nin yeni başkanı Barack Obama, finans kapitalin bir temsilcisi ve bu nedenle tekellerin ihtiyaçları doğrultusunda hareket edecek. Amerika'da yaşanan mali krizin bir 'sistem sorunu' olduğunu belirten Gerger, Obama'nın piyasayı biraz canlandıracak girişimlerde bulunmaktan başka atacağı başka bir adım olduğunu düşünmüyor. Gerger'e göre, Obama, Afganistan savaşını Pakistan'a yayabilir ve Irak'ta da krizi yönetmek için savaşın yükünü daha çok Irak ordusu ile işbirlikçi hükümete yıkmak için adımlar atabilir, Türkiye-ABD ilişkilerinde de önemli bir değişiklik olmayacak.

- Barak Obama'nın başkan seçildiğinin kesinleşmesinin ardından yaptığı ilk açıklamanın siyasal mesajları nelerdir sizce?

- Obama'yı derisinin renginin ötesinde, neyi temsil ettiğiyle, ideolojik konumu ve politik-stratejik durumuyla değerlendirmek gerekiyor. Sadece derisinin rengine bakarsak, örneğin bundan önce saldırgan Amerikan ordusunun genelkurmay başkanı bir siyahtı. Emperyalizmin dış siyasetini yürüten dışişleri bakanı da bir siyah. Tek başına siyah deri rengine sahip olmak Obama'yı ne ilerici ne de gerici yapar. Obama esas olarak, finans kapitalin ve tekellerin bir temsilcisi. Onların çok yıpranmış imajlarını yeniden düzeltmek, çok yönlü iç ve dış sorularına bir çözüm olabilmek için cilalanarak seçilmiş biri.

Kuşkusuz, Amerikan toplumunda bir umut yarattı. Ama sonuçta, Amerikan tarihinde en fazla bağış toplayan başkan adayı oldu. Bağışların büyük bir bölümü şirketlerden, tekellerden ve bankerlerden geldi. Onlar, Obama'yı desteklediler. Obama da, Bush gibi finans kapitalin siyasetini uygulayacak. Obama da, finans kapitalin dinamiklerinin tutsağı olacak.

Ama şu açık, Amerikan emperyalizmi büyük yenilgiler yaşıyor. Irak'ta yenilgiyi yönetecek bir lidere ihtiyaçları vardı. Bush bunu yapamadı. Bu nedenle, bozulan imajı düzeltmek için bir takım girişimlerde bulunacaktır.

- Amerikan ekonomisinin şu an içinde bulunduğu mali krize ve Irak ile Afganistan politikalarında açığa çıkan siyasi krize bir çare olur mu Obama?

- Olamaz. Böyle umut halinde gelip, sonra büyük düş kırıklıkları yaratan çok önderler gördük. Çünkü bu sorunlar, sistem sorunları. Finans kapital, krizin faturasını büyük ölçüde emekçilere ve yığınlara ödetmek istiyor. Kurtarma denilen plan da bu. Şimdi bu yapılırken, tam tersi bir siyaset izlemek elbette doğası gereği mümkün değil. Obama da, Bush'un yaptığının bir benzerini vaat ediyor. Bush, bir ara herkese çekler gönderdi. Harcasınlar da piyasa canlansın diye. O da benzer bir şey yapıyor, geliri az olanlara vergi iadesi yapacağını ve vergileri düşüreceğini söylüyor. Böylece onlar harcayacak ve piyasa canlanacak. Başka da yapacağı bir şey yok.

- ABD'nin dış politikasında özellikle İran, Irak ve Afganistan konusunda bir değişim mümkün mü?

- Bir değişimin olacağı anlaşılıyor. Ama nasıl? Mesela, Obama, Afganistan'a daha fazla asker göndermeyi planlıyor. Afganistan'daki savaşı derinleştirmek ve yaymak istiyor. Bin Ladin'i yakalama ya da öldürme sözü verdi. Bir Pakistan cephesi bile açabilir.

Irak'ta ise muğlâk bir biçimde '16 ayda çekileceğiz' diyor. Bu emperyalizmin bölgeden çekilmesi değil, demin dediğim gibi, yenilgiyi daha iyi yönetmenin bir aracı olarak düşünülüyor. 1975'de Kissenger-Nixon ikilisinin Vietnamlaştırma politikası gibi, yükü daha çok Irak ordusunun ve işbirlikçi hükümetin üzerine yıkarak, Arap'ın Arap'ı öldürmesini biraz daha derinleştirerek, bir yönetim biçimi düşünüyor. Ama emperyalizmin gerek İsrail gerek İran meselesi olsun aynı politikası devam edecek ve emperyalizmin Ortadoğu'dan çekilme politikası yok.

Mesela İran'a ilişkin olarak, doğrudan görüşeceğini söylüyor. Bush da gizli gizli görüşüyordu. İran ile ABD arasındaki sorun görüşüp görüşmeme sorunu değil ki. İran, ABD'nin taleplerine itiraz ettiğinde ne olacak? Obama'nın bir diplomatik çözüm perspektifi yok. Siyonist devleti tam olarak desteklediği açık. Bu bakımdan baktığımızda bu umut balonu çok kolay ve çabuk sönecek gibi görünüyor.

- Türk basını, seçimden haftalar önce Amerikan seçimlerini manşetine taşımaya başladı. Türk basının, Amerikan seçimini olan ilgisi normal mi?

- Normal. Çünkü Amerika'nın krizi onun işbirlikçilerinin, tetikçilerinin krizidir. Onlar da bu yeni cilaya, işbirlikçiliğinin gereği olarak sarılmak zorunda. 'Bu krizi, Obama imajıyla atlatabiliriz' hevesi içinde bunu bir propaganda vesilesine dönüştürüyorlar. Bu bunalımlarını en azından söylemde aşmanın ucuz bir yolu bu ve Türk medyasına yakışanı da budur.

- Obama'yla Türkiye-ABD ilişkilerini seyri nasıl olur?

- Türkiye ile ABD arasındaki çıkarlar öyledir ki, Obama'yı da aşar. Amerikan devleti aşağı yukarı benzer politikalarını sürdürür. Çok özel ve önemli bir değişiklikler olacağını sanmam.

- İlk kez bir siyahın ABD Başkanı seçilmesinin Amerikan tarihi bakımında anlamı nedir?

- Siyahlar bakımından manevi olarak bir önem taşıyor. Siyahlar Amerikan toplumunun yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor. Genelkurmay Başkanı, dışişleri bakanı siyahlardan oldu. Başkanının da siyah olması siyahlar bakımından bir moral anlamının olduğu görülüyor. Kölelik ile köleliğe yakın çok uzun bir tarihsel geçmişten sonra, bir hoşnutluk siyahlarda olabilir. Ama şunu unutmamak lazım; Obama bir Tom amca. Yani, siyah hareketleriyle herhangi bir bağı olmuş, siyahların özgürlük mücadelesi ve insan hakları mücadelesiyle özdeşleşmiş, onun içinde yer almış biri değil. Ayrıca, 'ırk önemli değil, milli birlik ve beraberlik önemli' diyor. Bir truva atı gibi biri. Esas olarak ruhu beyaz, teninin rengi siyah.

Röportaj: Ruken Adanalı / ANF


__________________________________________________
Mücadele = Özgürlük
Kullanıcı çevrimdışı Yazıcıya Gönder
 

10.11.2008 17:54

metince


Üye


Mesaj sayısı 3

Kayıt Tarihi: 17.09.2008, 13:09:20
bakış açısı

Soruna bakış açısını bu yazıda hiç çözümleyici bulmadım. Somut veriler az denecek kadar az, türk medyasının ilgisi için söylenen şeyler sanki bir intikam duygusu taşıyor, gerçeklikten çok duygusal özler taşıyor/ yada gerçekleğin en ifade edilemiyeceği şekline sahip. Tenin siyah ruhunun beyaz olması vs. bende bunlara katılıyorum fakat o sistem oraya çokda fazla bişey getiremez fakat değişim bu kadarda küçümsenmemeli bence..
Kullanıcı çevrimdışı Yazıcıya Gönder
 

Sayfayı yazdır  |  Önceki Konu  |  Sonraki Konu
Hızlı Menü
 



Forum istatistikleri
Konular:333, İletiler:446, Kullanıcılar:1499
Aramıza en son katılan üyemiz, rasalat
Doğum Günü Olanlar
Nurtanem (41), harpoon (30), baro (23), fırat yılmaz (20), şehitlere (22), şırnaklı (47)