AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspace

Merhaba Misafir, Forumlarımıza hoşgeldiniz.

Üye olmak için burayı tıklamanız yeterli. Kayıt işlemi ücretsiz olup, konulara cevap yazabilmeniz için gereklidir.
Hatırla
Parolanız
   

Big Bang deneyinde önemli adım


09.08.2008 16:58

kEditör


Administrator


Mesaj sayısı 18

Kayıt Tarihi: 24.08.2006, 19:42:13
Büyük Patlama teorisi ispatlanacak mı?

İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ne ait tünele indirilen dev mıknatıslardan yarın ilk kez proton akışı sağlanacak. Büyük hadron çarpıştırıcıs adlı parçacık hızlandırıcında protonlar, tünelin çevresine yerleştirilen süper iletken mıknatıs parçaları tarafından yönlendirilecek.Böylece zıt yönlerde dönen iki proton ışını üretilecek.Senkronizasyon testi adı verilen test iki gün sürecek.

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nin yürüttüğü gelmiş geçmiş en büyük fizik deneyi 10 Eylül’de start alacak.Deneyde, büyük patlama sonrası evrende oluşan koşullar yeniden yaratılacak.Bir sonrkai aşamada ise, proton ışınlarının belli noktalardan geçerek büyük bir kuvvetle birbiriyle çarpıştırılması planlanıyor. Bilim dünyası, çarpışmalar sonunda şimdiye kadar keşfedilmemiş yeni parçacıkların açığa çıkmasını bekliyor.

Big Bang ya da Büyük Patlama nedir?

Big bang ya da Büyük Patlama, evrenin yaklaşık 13,7 milyar yıl önce çok yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan bir bilimsel teoridir.

Galaksiler nebulözler ve yıldızlararası plazmanın bu şekilde meydana geldiğini savunur. Bu ilk infilaktan bu yana çok daha küçük patlamalar halen devam etmekte (süpernovalar) ve evren, genişleyip büyümeye devam etmektedir. Gerçekten de dünyadaki gözlem evlerinden izlenen uzak galaksilerin ışığındaki kırmızıya kayış, bunun ispatı olarak kabul edilmektedir.

Büyük patlamadan gelen radyasyon, ilk defa 1964'te tesbit edilmiştir. New Jersey'deki Bell Laboratuvarlarından Arno Penzias ve Robert Wilson, Samanyolunun dış kısımlarından gelen belirsiz radyo dalgalarını ölçmeye çalışıyorlardı. Fakat bunun yerine gökyüzünün her tarafından gelen bir radyasyon buldular. Bu ışınımın bütün yönlerdeki parlaklığı aynı idi ve yaklaşık 3° Kelvin (yaklaşık -270,15 santigrak) sıcaklığında bir ortamdan geldiği anlaşılıyordu. Daha sonra Penzias ve Wilson, bu buluşları için bir Nobel ödülü kazandılar.

Bu kozmik fon radyasyonunun, büyük patlamadan hemen sonra evreni dolduran sıcak gazdan geldiği tahmin edilmektedir. Astronomlar, 1920'lerden beri evrenin genişlediğini biliyorlardı. Bu genişlemenin hızı da, yaklaşık 13,7 milyar yıl kadar önce bütün maddenin tek bir anda aynı noktada bulunması gerektiğini gösteriyor. İşte tam bu ilk zamana büyük patlama denilmektedir. O zamandan beri de evren sürekli olarak büyümektedir.

Büyük patlamadan sonra evren radyasyondan yayılan çok sıcak gazla dolmuştur. İlk önce gaz, temel parçacıklardan meydana gelmişti: Önce kuarklar oluştu ve bunlar bir araya gelerek protonları ve nötronları meydana getirdi; daha sonra da elektronlar ortaya çıktı. Büyük patlamadan 300.000 yıl sonra, sıcaklık 3000 °K'ye(2726,85 santigark) düşünce bu parçacıklar birleştiler ve ilk atomlar oluştu.

Bu durum, evrende büyük bir değişiklik getirdi. O zamana kadar elektrik yüklü parçacıklar radyasyonu çok kolay emerlerdi. Radyasyon çok uzağa gidemediğinden, gaz da şeffaf değildi. Fakat nötr atomlar radyasyonu iyi ememediler. Bu durumda hareketine bir engel kalmadığından, radyasyon uzayda yayıldı.

Uzay genişledikçe radyasyonun dalga boyu uzadığı için, daha soğuk bir cisimden geliyiormuş kanaatini vermeye başladı. Bizim radyasyonu ölçebildiğimiz şimdiki zamana kadar radyasyon, mutulak sıfırın ancak birkaç derece üstündeki sıcaklıklara kadar soğudu.

Penzias ve Wilson tarafından bulunan kozmik fon radyasyonu, bu düşünceye uymaktadır. Hem sıcaklık doğru derecedeydi hem de radyasyon bütün gökyüzünde aynı sıcaklıktaydı; çünkü bütün yönler büyük patlamaya doğru gidiyordu.

Fakat bu keşif ortaya çözülmesi gereken bir de bilmece çıkardı. Fon radyasyonu, büyük patlamadan 300.000 yıl sonra gazın son derece homojen olduğunu göstermektedir. Gazın içinde büyük topaklar ve delikler olsaydı, bunlar radyasyonun gökyüzündeki dağılımında sıcak ve soğuk bölgeler olarak gözükecekti. Öte yandan bugün çok topaklıdır. Kümeler, ince uzun gruplar halinde toplanan galaksiler ve bunların aralarında boşluklar vardı. Bu büyük yapıların orijinal gazın içindeki topaklardan çıkmış olması gerekmektedir. Tıpkı sütün topaklanarak peynire dönüşmesi gibi.

Kozmoloji ile uğraşan bilim adamları, fon radyasyonu iyi incelenirse, bunun sıcaklığında bazı sapmalar bulacaklarına inanmaktadırlar. Astronomlar, kozmik fon radyasyonunun sıcaklığını 1960'lardan beri giderek artan bir dikkatle ölçmektedirler. Birkaç yanılmanın dışında, yalnızca ortalama sıcaklıktan sapmalara sınırlamalar koyabilmişlerdir. Yerden yapılan son deneyler, bunların da bir Kelvin'in 30 milyonda birinden fazla olamayacağını gösteriyor. Yerden gözlem yapan astronomlar, kozmik fon radyasyonunu incelediklerinde iki hususla karşılaşmaktadır: Birkaç santimetre daha uzun dalga boylarında gözlem yaptıkları zaman bizim galaksimiz Samanyolu'ndan gelen radyasyon, zayıf fon radyasyonundan baskın çıkıyor. Bizimi galaksimizdeki parlak ve karanlık kısımlar, fon radyasyonundaki herhangi bir sapmayı kolaylıkla maskeliyorlar.

Daha kısa dalgaboylarında ise Samanyolu daha zayıftır; fakat bu dalgaboylarındaki radyasyon, Dünyanın atmosferindeki su buharı tarafından emilmektedir. Dünyanın her yerinde, çeşitli gruplar, yüksek dağlar, Antarktika ve yüksekte uçan balonlar gibi havanın kuru olduğu yerlerden gözlem yaparak bu problemi çözmeye çalışmışlardır.

Buna en iyi çözüm, bir uydudaki kısa dalgaboylu bir radyo alıcısıdır. 1970'lerin ortalarında, bu gözlemcilerin çoğu, NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezindeki bilim adamlarıyla işbirliği yaparak Kozmik Fon Keşif Uydusu COBE'nin tasarımına katkıda bulundular.

18 Kasım 1989da COBE, yörüngesine mükemmel bir şekilde oturtuldu. COBE'nin taşıdığı üç araçtan iki tanesi gökyüzünü uzun kızılötesi dalgaboylarında gözlemledi. Araçlar, uzaydan gelen zayıf sinyallerin uzay aracının kendi sıcaklığından etkilenmemesi için sıvı helyumla soğutulmaktaydı. Bu araçlar görevlerini seferin dokuzuncu ayında sıvı helyumun bittiği sırada tamamladılar. Araçlardan biri fonun ortalama sıcaklığını görülmemiş bir hassasiyetle ölçerek 2.735 °K değerini buldu. Diğeri de ilk defa olarak, uzun kızılötesi dalgaboylarında uzayın haritasını çıkardı.

Üçüncü ölçüm aleti fon radyasyonunun parlaklığındaki sapmaları aramak için tasarlanmıştı. Altı diferansiyel mikrodalga radyometreden oluşan bu düzenek gözlemlerine devam ediyor; çünkü bunların soğutulması gerekmiyor. Bunlarla gökyüzü şimdiye kadar iki kere tarandı ve üçüncü taramaya devam edilmektedir. Radyometreler gökyüzünü 3.5, 5.7 ve 9.5 milimetre olmak üzere üç kısa radyo dalgaboyunda gözlemlemektedir.

Halen, dünyanın çeşitli yerlerinde aynı derecede hassas aletlere sahip ekipler COBE'nin görebileceğinden daha küçük, bir açı dakikası sapmalar bulmak için gözlem yapmaktadır.

Kaynaklar: Yeni Özgür Politika ve Wikipedia


__________________________________________________
│▒│ /▒/
│▒│/▒/
│▒ /▒/─┬─┐
│▒│▒|▒│▒│
|▒ |▒ |▒ |▒ |
│▒┌──┘▒│
└┐▒▒▒★/

Ne bi almani u ingilizi/ u ne bi fransi
em perwerdehiya xwe dixwazin/ bi zimane zikmaki
ne bi farisi, ne bi erebi/ u ne bi tirki
zimane me, zimane kurdi/ bikin zimaneki fermi
bi feyili, gorani, dimilki/ sorani, kurmanci
her herem, her devok/ her zaravayeki
binvisenin, bixwenin/ bifikirin, bipeyvin
ci pewist dike bikim/ ji bo na azadiya zimane min
zimanen me dibejin/ dibejin em kurd in
edi bes e/ hew dikarin canda me inkar bikin
edi bes e, dive em edi le/ xwedi derkevin.

Em fedi dikin, qiymet nadin/ bikaranina ziman
komplekseki me heye/ ere beguman
naye qebul kirin/ em canda xwe bi xwe bikujin
dev ji nuceyen wan/ u dev ji diziyen wan berd in
dive em edi li televiziyonen kurdan/ temase bikin
pirtuk, kovar u rojname/ her roj bixwinin
li Muzika kurdi guhdar bikin/ govenda kurdi bileyizin
dive wek kurdiya cepemeni ye/ kurdiya xwe pesbixin

u ne bi tene/ bi bikaranina peyven rojane
bi her awahi/ ziman e, yekitiya me
bila bizanibin em hene/ u zimane me heye
zimane me nasname, dirok/ u hebuna me ye.

Bi kurdi ji me re digotin/ em ji bi kurdi dibejin
Bi kurdi dipeyivin/ deng dikin u diaxifin
Bi kurdi qise dikin/ sore dikin u distexilin
Bi kurdi xeber didin/ u bi kurdi dua dikin
Bi kurdi sohbet dikin/ cer dikin u sixef fikin
Bi kurdi gazi dikin/ u daxuyani didin
Bi kurdi pistepist dikin/ u bi kurdi diqirenein
Bi kurdi, bi kurdi/ em bi kurdi, distrenin.
Kullanıcı çevrimdışı Yazıcıya Gönder
 

06.09.2008 14:18

mahirs


Üye


Mesaj sayısı 41

Kayıt Tarihi: 06.10.2006, 05:15:45
Tehlikeli deneyler...

Bu tür bir deneyin neye yol açacağı hesaplanabilir mi blmiyorum ama sanırım sonunda kendi sonumuzu kendimiz hazırlayacağız. Milyarların yatırıldığı ve birçok devletin işbirliğinde gerçekleştirilen bu "büyük organizasyon" bize neyi ispat edecek? Evrenin nasıl oluştuğunu mu, nasıl varolduğumuz sorusunun cevabını mı? Bilim ve sermaye tanrıya her zaman ilgili oldu ama genelde iktidar hesaplarıyla. Şimdi yeni bir iddia ile karşımıza çıkıp, şu an yaşadığımız sorun veya sıkıntılardan bizi alıp nereye götürecekler hep birlikte göreceğiz.

Konuyla ilgili olarak, BBC gibi "saygın" bir kaynakta okuduğum bir yazıyı da sizlerle yorumsuz olarak paylaşayım istedim. Yapılmak istenenin ne olduğu konusunda, "madde, karşıt madde ve tanrı" arasındaki ilişkiye yaklaşım ve buna bakış açısı bize dikkat çekici işaretler veriyor.

'Big Bang deneyi tehlikesiz'

Evrenin nasıl meydana geldiğini anlamak için gelecek hafta büyük bir atom parçalayıcıyı çalıştırmaya hazırlanan bilim adamları, dünyayı yutacak bir kara delik meydana geleceği endişelerinin yersiz olduğunu söyledi.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı projesinin yeni güvenlik analizinde, yapılacak deneyin, dünyanın her gün yüksek enerjili kozmik ışınlarla çarpışmasından farksız olduğu vurgulanıyor.

Deneyi yapacak olan Avrupa Nükleer Araştırmalar Örgütü'nden (CERN) beş fizikçinin hazırladığı analizde "Doğa bugüne dek bu deneyi yaklaşık 100.000 kez yapmış durumda - ve gezegenimiz hala ayakta" deniyor.

Özellikle internette dolaşan bazı mesajlarda, atom parçalayıcının 10 Eylül Çarşamba günü çalıştırılmasıyla bir kara deliğe yol açacak güçlü enerji alanlarının ortaya çıkacağı, ya da garip bir parçacığın oluşarak, dünyayı sıcak bir sıvıya çevireceği söylentileri yer alıyor.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarındaki 27 kilometre uzunluğundaki bir tünele yerleştirildi.

Tünel Jura Dağları'nın altında, 50-175 metre derinlikte bulunuyor.

Alet Çarşamba günü ilk kez çalıştırılacak ve birbirine zıt yönlerde hareket eden, iki paralel proton demeti yollayacak.

Protonlar ışık hızına yaklaştığında, çarpıştırıcının içindeki süperiletken mıknatıslar ışın demetlerinin yönünü değiştirerek, protonları muazzam bir hızla birbiriyle çarpıştıracak.

Amaç, 14 milyar yıl önce evrenin meydana geldiği Big Bang/Büyük Patlama'dan mikrosaniyeler sonraki ortamı yeniden yaratmak.

Çünkü bugünkü evrenin temel taşlarının o anlarda şekillendiği düşünülüyor.

Bilim adamları çarpışmadan doğacak "enkazı" inceleyerek, evrende bugüne dek sır olarak kalan bazı konulara ışık tutmayı umuyor.

Örneğin madde, karşıt maddeye nasıl galip geldi? Karanlık madde nasıl oluştu? Hatta evrende daha da fazla boyut olduğunun kanıtları bulunabilir mi?

CERN bilim adamlarının hazırladığı yeni güvenlik raporu, ortaya çıkacak kara deliklerin "mikroskopik" boyutlarda olacağını ve büyüyecek, hatta varlıklarını sürdürecek enerjiden yoksun olacakları için hemen yok olacaklarını savunuyor.

Rapora göre "Her bir proton çarpışmasından ortaya çıkacak enerji, iki sivrisineğin çarpışmasıyla ortaya çıkacak enerjiden farklı değil."

Fransa hükümeti ise resmi bir kuruluş olan Nükleer Güvenlik Kurumu'ndan ayrı bir rapor istedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 29 Ağustos'ta deneyin durdurulması için yapılan başvuruyu reddetmişti.

Başvuruyu Almanya'daki Tübingen Üniversitesi'nden bir biyokimyacı liderliğindeki bir grup vatandaş yapmıştı.

HADRON ÇARPIŞTIRICISI

Hazırlık süresi: 14 yıl
Bilim ekibi: 40 ülkeden 10 binden fazla bilim adamı
Protonların çarpış hızı: Işık hızının %99,9999999'u
Deney ortamındaki sıcaklık: Yıldızlar arasındaki düzlemden daha soğuk
Çarpıştan sonra yok olma hızı: Saniyenin trilyonda birinden daha az
Bütçe: 6,2 milyar euro'ya varması bekleniyor

Kaynak: http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2008/09/080905_hadron.shtml


__________________________________________________
Mücadele = Özgürlük
Kullanıcı çevrimdışı Yazıcıya Gönder
 

Sayfayı yazdır  |  Önceki Konu  |  Sonraki Konu
Hızlı Menü
 



Forum istatistikleri
Konular:333, İletiler:446, Kullanıcılar:1499
Aramıza en son katılan üyemiz, rasalat
Doğum Günü Olanlar
Eysan (28), dewrim (18)