| |
|
|
|
|
 |
Administrator
Mesaj sayısı 178
Kayıt Tarihi: 27.02.2007, 00:08:44
|
Senatör Barack H. Obama, gerekli delegeleri elde ederek ABD başkanlığı için Demokrat Parti’nin adayı olarak Amerikan tarihinde yeni bir sayfa açmakta.
Bunu ise Channing Phillips, Shirley Chisholm, Jesse Jackson, ve Al Sharpton’ın yapamadığı adaylık için gerekli delege sayısını elde ederek başarmıştır.
Tabii ki, başkanlık için çok sayıda siyah aday vardı; fakat bunlar gerçekten seçimleri kazanmaktan çok, birtakım sorunları gündeme getirme gayretinde olan veya muhalefet geliştirmeye çabalayan üçüncü parti gayretleriydi.
Bunlardan en çok bilinenleri; eski Kara Panterler Enformasyon Bakanı Eldridge Cleaver, Dick Gregory, Dr. Lenora Fulani ve eski ABD Temciler Meclisi Kadın Üyesi Cynthia McKinney’dir.
Fakat burada az önce anılanlardan bambaşka bir şey var; çünkü Obama’nın adaylığı, onu kazananların arasına sokmaya çok yakın.
Obama’yı seleflerinden ayıran bir diğer farklılık, onun siyasi haklar, siyah özgürlüğü, sosyalist ya da savaş karşıtı hareketlerden gelmemiş olmasıdır. (Onun konuşmalarında sık sık söylediği gibi: "Ben tüm savaşlara karşı değilim, yalnızca anlamsız savaşlara karşıyım.")
Aslında, muhaliflerinin Obama’yı liberal solcu olarak göstermelerine rağmen bu hiç de doğru değil. Obama iç ve dış politika meselelerinde onun senatör atası Cumhuriyetçi Parti’den Edward Brooke’a daha yakın olarak görülmelidir.
Dolayısıyla, Afrikalı babasının kuvvetiyle siyah olmasına rağmen Obama, kendisinin Beyaz Saray’a olan uzun ve zor tırmanışında siyah politik grupları titizlikle dışlamaktadır.
Siyah Amerika’nın gerçek ve uzun süredir devam eden mağduriyetlerinden dikkatle uzak durmuştur. Gerçekte, Senatör Hillary Clinton (ve onun taşkın kocası eski Başkan Bill) Süper Salı Şubat ön seçimlerinde Obama’yı siyahi aday olarak sınıflandırmak üzerinden bir siyasi kampanyayı ön plana çıkarana kadar, Obama ırksal sorunları gündem edinen bir politik eğilim içerisinde bile değildi.
Bu ön seçim Obama’yı yaraladı ve delege sayısında üstün olmasına rağmen, Ohio ve Pennsylvania gibi kasımda kazanması için gerekli olan birçok önemli eyalette kaybetti.
Politika, aslında güçleri yokken insanları iktidarda olduklarına inandırma sanatıdır.
Krallığın anahtarlarının siyahi bir adama verildiği saatin ne kadar korkunç geçeceği ise kriter olarak görülebilir.
Diğer Amerikan şehirlerinde olduğu gibi, siyahi belediye başkanlarının, hazineler hemen hemen boşken ve vergi tabanları da neredeyse en alt seviyedeyken başkan olmalarına müsaade edildi. Tarihin bir cilvesi olarak ulusun bir imalat alanı olmasıyla, küreselleşmenin sosyo-ekonomik yıkıntıları arasında ve mezbahaya dönmüş dış politika kıskacında; düzenin muktedir olanları imparatorluğun esmer ve şirin yüzlü bir görüntüsüne ulaşmışlardır.
İnanılabilecek gerçek değişim, yalnızca az sayıdaki siyasi yöneticilerin değişimiyle değil, imparatorluğun ve sermaye hırsı için yapılan savaşların sona ermesiyle mümkün olabilir.
Korkuyorum ki, bu değişim 'hâlâ' gelmek üzere olandır.
Evrensel
|
Yazıcıya Gönder
|
|
Üye
Mesaj sayısı 1
Kayıt Tarihi: 02.11.2008, 11:03:04
|
Bu Obama Türk düşmanı ya. Adam Ermeni soykırımı iddialarını destekliyor. Ben istemem bunun başa gelmesini. Amerika da görücek bizim büyüklüğümüzü bir gün.
|
Yazıcıya Gönder
|
|
| Forum istatistikleri |
 |
Konular:333, İletiler:446, Kullanıcılar:1499
Aramıza en son katılan üyemiz, rasalat |
| Doğum Günü Olanlar |
 |
Eysan (28), dewrim (18) |
|